28 Mayıs 2010 Cuma

19 AYIN BUGÜN BİTTİ :) DAYIN NİŞANLANDI....

   Kuzucum 19 ayın bittiği bu gün biz çok mutluyuz,hem senin büyümene şahit olabilmenin verdiği mutluluk, hemde aramıza yeni katılan dayının nişanlısı Melek ablanın varlığı ile ailemizde yeni bir heyecan ve mutluluk bir arada yaşıyoruz.
Geçen hafta içi nişan alışverişi yaptık güle oynaya.

Hepimiz bu yeni aileyi çok sevdik,dilerim dayınla Melek ablan sonuna kadar bu mutluluğunu kaybetmeden bir yastıkta kocarlar :)
Gelelim nişan resimlerine;

Ne kadarda mutlular maşallah...

Eveeeeet bu kadar hengame,nişan yüzükleri takıldı,pastalar kesildi,oyunlar oynandı,kuzucum senin uyku vaktin geldi,ne yapıcam her odada nişan için gelen misafirler,çare yok uyuyacaksın,anneannen aldı seni salonun otrasında koltukta yer açıp oracıkta uyuttu,1 saat uyudun o kadar kalabalığın ortasında(evde çıt çıksa uyanırsın)hepimiz şaşırıp kaldık haline :)


Yüzükler takılırkenki mutluluklarının bir ömür sürmesi dileğiyle :)


Pastaları kesilirken;



Ertesi gün Melek te bize katıldı ve bir Ankara turu yapalım dedik,Derya teyzenle Azrayı yolcu edip tura çıktık.Ama şanssızlıkki hava buz gibi ve çiseliyor,öncelikle açık hava olsun dediler ve Ahlatlıbele gittik,soğuktan gezilecek gibi değildi ama yinede çocuk parkında 1 saat kadar oynadı koca çocuklar;





Daha fazla soğuğa dayanamayınca soluğu Ankamallde aldık.



11 Mayıs 2010 Salı

Anneler Günü ve Beypazarı...


Oldum olası Beypazarı nı sevmişimdir,ayrı bir uğuru var oranın benim için.Senin varlığını ordan dönüşte öğrenmiştim,sonra tekrar anneannen ve dedenle gitmiştik.Bu sefer yine anneannen ve dedenle hep beraber gittik,masrafları deden çekti :) Yine yatırlara uğradık dua ettik,yine Yaşayan Müzede KURŞUN DÖKTÜRDÜK. Kahvaltımızı İnözü vadisinde yaptıktan sonra ki, sen burda anneannenin sürpriz olarak alıp getirdiği hamakta uyudun,kalkınca mamnı yiyip merkeze gittik,alışveriş vs.vs. baya gezmişiz,havuç suyunuda es geçemem,bir kaç şişe hüplettikten sonra(tabiki sanada içirdim)merkezin sıcağında yemek yiyemeyeceğimizi anlayıp tekrar İnözüne döndük.Dere kenarında harika bi yemek yedik.Sende yine kurduğumuz hamakta 1 saat uyudun kuzucuk,aferin bebişime...
Açık havada kahvaltı ve yemek yemek hepimizin iştahını açtı,Karadenize taşınmayı çok istiyorum,hem senin için; toprağı doğa ve denizi sevmeni istiyorum,hemde babanla bizim için; ki biz çok seviyoruz oraları...

Bir türlü kuzuları okşarken çekemedik seni,okşayıp durdun hatta kuzuları öp kızım deyince popolarından öpüverdin,baya oyalandın onlarla,ayyyy ayyy diye diye gezdin peşlerinde...




Anneannen alışverişte biraz kendini kaybetti :)

Tüm Beypazarı sokaklarını kendi başına süpürdün açık bulduğun heryerde yere oturdun,heryerin kapkara oldu,ama izinliydin,herşey serbest...
Sıra geldi Yaşayan müzede kurşun döktürmeye; görevli bayan önce seni bir güzel okudu,ardından örtüyü başına örtüp (bu arada seni oyalamak bana düştü; cee ceee diyordum sana) kurşunu döküverdi.Allah kabul etsin,nazarlardan kem gözlerden korusun kızımı ve cümlesinin bebeğini... AMİİİİİN...


Kurşun döktürme faslından sonra sonkez çarşıyı arşınlayıp İnözüne geri döndük.Açık hava sana yaradı,gün içinde 3 defa uyudun,sonuncusuda burda oldu.

Akşam üstü 9 gibi evdeydik,Maşallah deyim yine yolda uyudun,gece 11 sularında tekrar cumburlop yatağa....
Pazar günü malum (09.05.2010) Anneler Günü.
Sabah erkenden uyanıp karşı parkta kahvaltımızı yaptık beraberce,hediyeleşme faslından sonra güzelce süslenip hazırlanıp anneannene gittik.Elini öpüp hediyelerimizi verdik babanla.Tüm annelerin hergününün böyle güzel geçmesini diliyorum.Bana bu duyguyu tattırdığın için sana çok teşekkür ediyorum birtanem,bana her anne deyişinde yüreğimi okşuyorsun,çok mutlu oluyorum canım kızım,bir gözüm bir kızım diyorum sana.Seni seviyorum bebeğim....Anneannenede çok ama çok teşekkür ediyorum,sana da bana yaptığı gibi annelik yapıyor,hemde sadece sevgi karşılığında...Allah sana bol sağlık,bol huzur versin,kimseciklere muhtaç etmesin canım anneciğim,seni çoooooooooooooooook seviyorum.

Kutlamalardan sonra çok eski bir tanıdığımızın oğlu Çağrı abinin nikahı vardı.Allah mesut etsin,davete icabet ettik.

Güzel kızım,1-2 ay kadar oldu sanırım tam hatırlayamadım, yatağını açtık büyüttük,nasılsa yatarken ilk aşamada beraber yatıyoruz,sen uykuya daldığında kalkıyorum.Kanepede bunu yapacağımıza, babişinle yatağı açalım dedik,iyide etmişiz,şimdi yatağına kendin çıkabiliyorsun,üzerinde oynuyorsun,oynarkende  'oyni' diyorsun şirinem. Hafta sonu aynı oyuncaklardan bıkmışsındır diye düşünerek deniz simitlerini kanepe altından çıkarıp şişirdik,dakikalarca boğuştun onlarla,sanırım oyuncakları saklayıp yeniden çıkartma fikri süpermiş,yeni sanıp baya ilgiyle oynuyorsun.



Böylelikle odayı yerle bir ettik beraber,bizde seninle eğleniyoruz bebeğim,seninle çocuk oluyoruz...

Arabamızı yenilediiiiik,çok mutlu olduk,darısı isteyenlere olsun...

Brodway ile vedalaşıp cici arabamıza kavuştuk şükür,sanırım sende sevdin yeni arabamızı,herbiryerini elleyip: ayyyy ayyy diye diye öptün.Zaten bu aralar kızmalımıyım sevinmelimiyim (hep sevgi dolu bir kız oldun ama) bilmiyorum ama herşeyi ve herkesi öpüyorsun kuzucum. Bak ne güzel  diyorum,hemen öpüyorsun,dudaklarını uzatıveriyorsun minik kuşum.
Kutlamamızıda yaptık ailece.
Sonra misler gibi uyudun kanatsız meleğim;


Onur abinin eşi Hülya ablanı pek çok seviyorsun,onunla cilveleşip duruyorsunuz,Hülya ablanda hamile ve senin gibi cici bir kızı olacak inşallah,şu an 6 aylık, Allah tamamına erdirsin hayırlısı ile.


Atatürk Orman  Çiftliğinde Tigemin bahçesinde keyifli bir pazar günü geçirdik,piknik yaptık oynadık

Eskiden tlf.u eline verince fazla tutmaz atıverirdin,şimdiyse müptelası oldun çıktın :) Geçenlerde babaannen aradı seni istedi,verdik. Veriş o veriş birdaha elinden alabilene aşkolsun,bu ne cilve bu ne laf kalabalığı,meğer ne doluymuşsunda bilememişiz,ne biliyorsan anlattın,hatta 'babaanne' bile dedin,hemde biz dedirtmedik :) ömürsün sen valla...

Görende hakkaten bisküviyi yiyor sanıcak,emiyorsun sadece ama görüntüsü çok hoş bebişim,inşallah yediğinide görücez... AMİİİİİN

Top oynamak en büyük zevkin oldu,babişinle çimlerde koşturup goooool diye bağırıyorsun :)



Küçük Şekerlik :)

Anneannesinin Gülü :)
Kuşlar için bırakılan ekmekleri kaptığın gibi yalamaya başlayacakken (yemeye diyemiyorum malesef ) elinden saniyelerle kaptım,alem kızım benim :)

Tam Afacan...

nasılda uyurmuş,koştur koştur nereye kadar dimi ya :))

uyanınca afacanlığa devam

Şimal'ide nasıl severmiş...

akşam banyolar yapılıp misler gibi temizlenildi...
ellerimiz buruşana kadar sudan çıkmadık,suda çırpınıp durduk,sonuç ortada sızıp kaldık;
Bu da AVM Güzeli,AVMnin altını üstüne getirdik,herkesin ilgisini çekmeyi başardık,sürekli yanak ve ellerini silmek zorunda kaldım,elleyen öpmeye çalışandan geçilmedi :) pek çok sevimliydin hanım Sultan...Balonlarınla insanlara geçit vermedin,balonuna dokunan oluncada onlara kızıp balonla vurdun...

Alışveriş sonrası Tigeme uğradık,bişeyler atıştırdık...


Buda Kaplıca Keyfi Olsa Gerek...













Henüz çok miniktin Haymana ya gittiğimizde,sanırım 4-5 aylık filan. Kızılcahamam a gittik beraberce,artık büyüdüğünden anneannenle dönüşümlü girdik kaplıcaya. En son senide aldım yanımıza,güzelce hamam keyfi yaptın,çokta hoşuna gitti,korkabileceğini sanmıştım ama su hastası olduğundan ortamla ilgilenmedin bile,sadece suyun keyfini çıkardın.

Kaplıcanın bekleme salonunda TV. olmadığından çantamızdaki tüm malzemeleri önüne döküp yemek yedirdik sana :) Tipitip gibi oldun( Sen bilmezsin eskiden Tipitip sakızı vardı,içindede çizgi karakteri vardı koca gözlüklü komik adamcağız) haline çok güldük bebeğim.
İyice keyif yaptıktan sonra karnımızı da doyurduk,tabi senden fırsat buldukça :) Masayı darmadağan ettin,ekmekleri didip yere attın, masanın altında bir kümes tavuk doyardı,özür dileyerek mekandan ayrıldık,güzel bir hafta sonuydu bebeğim.
Bu arada anneanneninde doğum gününü kutladık,sanırım dedeninki arada kaynadı yine :) Hülya teyzen yaşpasta hazırlatmış,anneannen kapıyı açınca işte manzara böyleydi:

Sürpriiiiiizzzz...Mutlu yıllar anneciğim,sağlıkla,huzurlu nice yıllar diliyorum,Allah sizleri başımızdan eksik etmesin,sizi çooooook seviyoruz...
Hele şu çikolata yiyen güzelede bakın,Maşallah,Maşallah...:))))))))
Malum havalar ısındı,bizim muhitin park-bahçe muhabbeti malum,doğayla içiçe yaşıyoruz burda,şükürler olsun,seni oyalamak bu sayede kolay oluyor,yine günlerden bir bahar günü hep beraber Kanuni  Park ta küçük bir piknik düzenledik, Şimalle iyi anlaştığınızdan saatlerce bana ihtiyaç duymadan oynadın,çikolatayı böyle yemesinide ondan öğrendin.
Güzellikte birinci kızım :)
Çok önemli bir haberim daha var; Barış abin geldi Trabzondan,sanırım 11 yıldır yüzyüze görüşemedik,onu öyle çok özlemişimki inanılmaz derecede çok ama çok,görünce salya sümük oldum,çocukta üzüldü, 'bu ne yav beni gören ağlıyor' diyor karadeniz şivesiyle :) Sarıldık hasret giderdik ama sadece akşama kadar kalabildi,senide çok sevdi Barış abin,sende ona yaklaştın,kan çekti besbelli :)
Bu yıl doğum günü partisi düzenlemedik benim için,hem hastaydım,hemde nedir bilmem içimden gelmedi koca kadın her yıl her yıl parti yap...Yinede babişin pasta getirmiş,mumsuz kalmayayım,illaki üfleyeyim diye,çiçeğide yanında...teşekkürler aşkım,ikinizide çok seviyorum,Allah'ın bana en büyük armağanı sizler ve sevdiklerimin sağlıklı huzurlu varlığıdır.Şükürler olsun sana Yarabbim...
Şekerparem, babişinle benden çok oynuyorsun,eskiden benim kuyruğumdan ayrılmazken,babişinle boğuşup ona takılabilmek için fırsat kolluyorsun :) Ama kıskanmıyorum :)
Parklardan çıkamaz olduk,sanmaki şikayetçiyiz,aksine sen gülüp eğlendikçe biz daha mutlu oluyoruz,senin keşif hallerini izlemek çok büyük bir zevk meleğim,çok cilvelisin,kibarsın ama bir o kadarda afacansın,hızlı co sun.

Nisanın 8 inde Ceren ablanın doğum gününü kutladık hepberaber,Mutlu yıllar güzelim,sağlıklı,huzurlu ve başarılı ol inşallah,seni seviyoruz...



13 Nisan 2010 Salı

FUUUUUUU :)

Buda ne?
Bildiğin ''su'' işte ama sen bıcırığım suya ''fu'' diyorsun, hemde en baştan buyana...
Çok nadir anneannenden öğrenmişsin; futtaaa dediğinde oluyor, ama söylerken seni videoya çekmek isterdimde o an mümkün olmuyorki :) Su isterken muhakkak en az 3-4 defa üstüste fu fu fu fu diyorsun, şöyle müzikli şekilde çıkıyor sözler ağzından :)----1 AY OLDU: suya futta demek gelenek oldu.
***Müzikli deyince aklıma geldi, tıngırtı duysan oynuyorsun meleğim, kendince söz beste yazmışsın, çalıp söylüyorsun, ev kadını gibi elinde birşeyler var ve sen hep şarkılar mırıldanıp geziyorsun evin içinde.
Havalar ısınsada bardaktan suyunu kendin içsen, çok heveslisin ama bardağı eline veremiyorumki...Üstün ıslanıyor,hadiiiii değiştir faslı başlıyor. Yaz olsa kuruyuverir hemencecik.----1 AY OLDU: hala oynuyorsun,hala eline su veremiyorum.
***Geçtiğimiz pazar günü babişinle seni anneannene bıraktık,Afyon a gittik.İçim çok buruk gittim inan aşkım,biliyorum bizi özlüyorsun hafta içi, hafta sonuda bırakınca sanki bize içten içe küsüyormuşsun gibi geliyor. Sabah bırakırken el sallayışın, akşam geldiğimizde ki sevinçten çırpınışın hep gözümün önünde, her anını görmeyi ne çok isterim bilemezsin, seninle olmak dünyanın en değerli hediyelerinden de değerli benim için.

***Bu aralar aklımı kurcalıyor, yaşıtlarına ihtiyaç duyduğunu görüyorum, henüz onlarla oynamasanda, bir şekilde iletişime geçiyorsun, sanırım bu senin için çok gerekli. Acaba diyorum yarım günde olsa kreşemi gitsen,yaşıtlarını görsen, oyunlarına katılsan...Bilmiyorum, bu konuda yardıma ihtiyacım var, ne yapmalıyım, henüz 1,5 yaş bile değilsin ama gözlemlerimde yanılmıyorsam bizden başka oyun arkadaşların olmalı, kendi yaşıtların...Bu hafta sonu kreşlerdeki görevlilerden bilgi almak istiyorum, biliyorum 3 yaş sonrası için kreş tavsiye ediliyor ama kısa sürelide olsa ortak alanda paylaşımı görmeni istiyorum. Çok dikkatli bir çocuksun, süper bir gözlemcisin, insanın gözlerinin içine bakıyorsun tepkileri görmek için, Bakışlarına hayranım,sanki 1,5 yaş değilde 35 yaşındaki kadar anlamlı bakıyorsun...1 AY OLDU: bir gelişme yok,ne araştırdım,nede bu konuda bir adım attım.Ama bakıcam söz aşkım.
***Herşeyi öğrenmek istiyorsun, merak içindesin, dünyayı keşfetmene yardım etmek istiyorum ama sanırım buna benimde ihtiyacım var,tam biliyorum öğrendim derken yanıldığımı görüyorum,herşey,herkes o kadar çok çabuk değişiyorki ben bile ayak uyduramıyorum...Öğrenecek yaşayacak ne çok şey var bir bilsen kuzucum...Allah kolaylıklar versin, iyilerle karşılaştırsın seni bebeğim...
***Bu aralar kelime dağarcığın iyice arttı...Bununla oyna kızım diyorum, 'oyniu' gibi bişey diyorsun. Oynuyorum demek  istiyorsun. Ayşe adını verdiğim bebeğini alıp 'ayşe oyniu' diyorsun. Vs.
***Dün bir gelişme daha oldu,ayını unuttum ama epey ay geçti sana lazımlık almıştık,her akşam ve hafta sonu sana model olmaya çalışıyordum :), dün akşam yine aynısını yaparken yine lazımlığa otur kızım dedim,hadi çiş yapalım...Yine herzamanki gibi oturdun ama herzamanki gibi hemencecik kalkıp üzerine çıkmadın :). Bu sefer sende çişşşşş dedin, eee dedin,Maşallah kızıma,inşallah devamı gelir kuzucum.Yaza tamamen bezi bırakırız belki.---1 AY OLDU: Hiçbir gelişme yok,ama banyoda diş fırçalama faslı lazımlıkta oturarak geçiyor,sanırım çiş için değilde diş fırçalarken oturulan yer olarak aklında kaldı :)
***Sanırım yine diş çıkarıyorsun,bindebir yaşadığımız birşey oldu bu gece,yatışından 1,5 saat sonra ağlayarak uyandın ve uyuyamadın birtürlü, gırtlağından kötü sesler çıkarmaya başlayınca anladım,kusacaksın, ama içindekileri hazmetmişsinde çıkaracak bişey bulamadın bu nedenle,çok zorlandın bir kaç dak. sürdü.Biraz bişeyler çıkardın yine uykuya daldın sevdiğim,minik kelebeğim,kibar kızım,narin kızım benim.
***Ne kadat narin, adın kadar da nazlı bir kızsın sen. Babişin tam ismini bulup koymuşum diyor zaman zaman. Ayrıca ses tonunu babişinden almışsın, ince ve kibar. Benim sesim tok çıkar ve belirgindir tonu :)
***Bu gece banyo yaptırıcam seni,şimdiden gözümün önüne geliyor sevincin, küvetini çıkarınca ortaya başlıyorsun sabırsızca atlayıp zıplamaya, beni banyoya sürüklüyorsun hızlıca,bir heyecan bir heyecan sorma...
***Yarın doktor randevumuz var.Anneannenin ısrariyla gidiyoruz bu sefer. Pazar ve p.tesi fazla kustuğundan endişelenmiş,bize kızdı dr.a götürmüyosunuz diyor. Aslında dr. 1 yaşından sonra aylık kontrole gerek yok,aşılarda ve hasta olduğunda getirin dedi ama anneannene anlatamıyoruzki...Ayrıca diş çıkarırken kusmaların herseferinde artıyor,birde grip olunca üstüne tuz biber oldu doğrusu.Neyse kırmayalımda gidelim anneanneninde içi rahatlasın dedik. Bu ay karma aşın var ama gripken yapmazlar, idrar tahlili yaptıralım, boy-kilo baktıralım diyoruz.İnşallah dr.u görünce çok ağlamazsın bebeğim,elletmiyorsun hiçbiyerini :).---1 AY OLDU: Gittik, aşın 18. ay bitimindeymiş,ilaç vermedi,fazla bişeyi yok dedi,evdeki petitusa devammış.En önemliside şimdi adını unuttum; süt yerine içirilen ama kilo ve boy yapan bir içecek,raporla alınıyor,aldık,içirmeye başladık,faydasını görüyoruz,sanırım çok etkili.Kilo 9.300 gr çıktı,çok düşük çooooooooook.
***Geçen hafta sonu oyun hamuru aldım,yanındada şekilli oyuncaklar olanlarından,hevesle açtık hepberaber,hayvan şekilli oyuncaklarla oynadın ama hamura dokunmanla bırakman bir oldu...Yumuşak hamura dokunmak sanırım hoşuna gitmedi. Sevdirmeye çalıştık,babişinle biz oynadık ama sana oynatamadık,dokunuca elini çekiveriyorsun. İnsancıklar yaptık,hayvan figürleri yaptık, hayvan figürlü oyuncaklarla şekiller çıkardık ama elini hamura dokunmadan bastırıp çektin. Neyse yavaş yavaş alışacaksın dimi kuzum :) Birlikte resim yapmaya çalıştık ama sen sadece karalıyorsun hemde kalemi bastırarak,özensiz şekilde çizikler atıyorsun,yazı tahtana, bizi baya güldürdün. Malzemeleri toplarkende izin vermek istemedin, elinden kalemi alana kadar tüm üstünü,elini yüzünü boyadın afacanım.Bu hafta çalışmalara devam edicez.Hafta içi böyle uzun süreli çalışmalar yapamıyoruz,göz açıp kapayanadek yatma vaktin geliyor.





LÜLELERİNİ YERİM KIZIMIN :)
***Doğduğundan buyana alışkanlığın olan kolunu dilinle yalama huyun devam ediyor.Acıkınca ve uykun gelince hemen bluzunun kolunu ağzına dayarsın ve dilinin ucuyla emermiş gibi yapıp yalarsın,bazen öyle kaptırırsınki kendini şapır şupur sesler gelir :) Duyanda aç-uykusuz bırakıyor bebeği der :)Özellikle uyumaya çalışırken kolun ağzında olur,dalınca kolun düşüverir olduğun yere,minik bebekler gibi...emziğinmiş gibi.Ne emzik aldın bebekken nede beni emebildin.Anneannen bazen kuzumun anasıda babasıda kolu der...
***İki aylıktın tamamen sütüm kesildiğinde...1 ay sonra babişinle denemek istedik acaba versek memeyi alırmı diye...Mümkünmü tamamen unutmuştun bile,elinle nasılda ittiriyordun inanılmaz...

7 Nisan 2010 Çarşamba

TRACY HOGG' un MUCİZESİ (Maşallah Deyin Lütfen )

***Artık kocaman kız oldun meleğim, söylenilen herşeyi anlıyor ve yapabiliyorsun. Havalarda iyice ısınınca sık sık park bahçe gezmeye başladık. Parkı görünce seni durduramıyoruz :) Kocaman kaydıraklardan korkmadan kayıyorsun, felaket hareketlisin, hiç yerinde durmadan hareket halindesin. TV.yi bile ayakta izliyorsun. Maşallah diyeyim yemeklerini aynı iştahla yiyorsun. Ama hala pütürlü gıdaya geçemedik, tabi bu benim hatam, kusma diye başlatamadım. Yaz tatilini bekliyorum, büyük ihtimal Didim deki tatil köyünü düşünüyoruz, oraya gittiğimizde başlatıcam inşallah. Sanırım gitmeden evde alıştırma yapmam lazım, yani önce biraz çatalla ezilmiş gıdalara başlamam lazım.
***Çok uzun zaman oldu TRACY HOGG'un (Bebek Bakım Sorunlarına Mucize Çözümler) kitabını alalı...20 gün önce canıma tak etti, seni sabaha kadar sallamaktan, yok dişi ağrıyordur, yok hastadır vs.vs. diyerek bahaneler buluyordum, sonunda ayaklarımda derman kesildi, uykusuzluktan yıldığım birgün düşünürken....kitabı işyerinden eve götürdüm...Öncelikle uyku kısmını okumalıyım dedim, o gece denedim yöntemlerini. Tam 1 saat yatır kaldır yaptım, sende şaşkın şekilde biraz ağladın, biraz yalvaran gözlerle ağlamaklı bana baktın ama sonunda tuş oldun :) o gece 1-2 kere uyandın, yine aynı yöntem. İşe yaradı yehuuuuuu...Tracy pes etmeyin diyordu, bende pes etmedim. Sütte vermedim gece. Ama artık veriyorum. 10 gün içirmedim, sabahları içersin diye ama başarılı olamadık. sabah uyanınca biberon almıyorsun, bardaktanda su haricinde hiçbirşey içmiyorsun...Neyse süte çok ihtiyacın olduğundan devam edicem içirmeye.
***Geçtiğimiz hafta sonu grip olanadek devam ettik bu yönteme, hasta olunca yatağında uyumak istemedin yatağında, belki hata yapıyorum ama yerinden aldım odandaki kanepede birlikte yatıyoruz 4 gündür. Ama sallamak yok. Bütün bir gece burnun tıkalı olduğundan uyuyamıyordun, Dün itibariyle pek bişeyin kalmadı, belki bu akşam yine yatağına yatırırım seni. Bunlar senin iyiliğin için kuzucum, kendi başına uyumayı öğrenmek zorundasın. Ama benim yanında olduğumu bilmen gerekiyormuş, bu nedenle sen uyuyana kadar yanıbaşında sandalyede oturuyorum. Beraber uyumaktan çok zevk aldığımıda bilmelisin. 'Sarıl kızım bana uyuyalım' diyorum, öylece kollarıma sarılıyorsun, sonra biraz debelenip (yarım saat kadar)uyuyorsun. Mutlaka sırtını bana yaslayarak uyuyorsun, bende yanından kalkarken sırtına battaniyeyi yaslıyorum, onu ben sanarak uyuyorsun :) Tabi bu arada gribi bana sattın :)
***Kitabın diğer bölümlerini henüz okuyamadım, sanırım enbüyük sorunum uyku idi. Daha bitmedi tabi, bundan sonra benim odada olmamam lazım, hele tam olarak bir iyileş, onuda başarıcaz. Sabaha kadar uyanmadan uyuman bizim için bir mucize (en azından 10 aydır sürekli uyanıyordun) İlk günler bizde şok olduk,gidip gidip odana seni kontrol ediyorduk,acaba bişeymi oldu niye uyanmıyor diye, bizede yaranılmaz canım :) Babişini gece uyanıp seni kotrol ederken yakaladım kaçkere :) Nefes alıyormusun diye bakıyor biliyorum.Sonra tam alışmışken hasta oldun, şimdide dişlerin patlıyor galiba, sıkıntıdasın. Biliyorum bunlarda geçicek kuzucum, seni seviyoruz ve herşey senin iyiliğin için.
***Bebeği sabahlara kadar sallanarak uyumak isteyen tüm anne-babalara sesleniyorum, lütfen pes etmeden Tracy nin çözümlerini deneyin, görüceksiniz başaracaksınız. Birkaç hafta sonra geriye dönüşler olabilirmiş, sakın yılmayın. Aylardır farklı şekillerde uyumaya alışmış bebeklerimiz şimdi şaşıracak ve tepki verecekler ama sonunda onlarda kabullenip alışacaklar. Ruh halinizin ve bedeninizin en iyi olduğu, bebeğinizin rahatsızlığının olmadığı bir dönemde başlayın uygulamaya. Bol şans diliyorum kolaylıklar hepinize...

16 Mart 2010 Salı

16 AY BİTELİ, 16 GÜN OLUYOOOR...

Ne çok oldu yazmayalı...Anneciğinin işleri bir arttı sorma birtanem.Babişinle Facebook a üye olmuştuk ama o zamanlar bu kadar sarmamıştı,öylesine girip çıkıyordum.Şimdiyse face de işler iyice arttı,2 tane tarlam var,2 de cafem.Biri baban üzerinden biri benim.Ayrıca çok sevdiğim ama çevremde oynamasını bilen samimi arkadaşlarımın olmadığı Tavla var Face de,orayada takılıyorum.Dolayısıyla işim bitmiyor,bloga yazacaklarımda epeyce birikti,biriktikçede beni gerdi doğrusu,ama başladım işte affet kızım.
***Takip ettiğim bloglar var birsürü,hepsini ihmal ettim biliyorum,yorum yazmıyorum ama itinayla takip ediyorum,yani ediyordum,bu bahçe,cafe işi beni yormaya başladı yetişemiyorum artık,birde görsen işyerinde ne çok işim var,sürüyle,hepsinede yetişmeye çalışmaktan bir deri bir kemik kaldım valla :) Laf aramızda gerçekten bekarlık kiloma geldim diyordumda galiba altınada indim; 52-53 arasında dolanıyorum...Çıtır oldum yani :))))
Yazamadığım süre zarfında pek gezdik pek bir alışveriş yaptık,annişin biraz zam aldıda(söylemesi ayıp) :)
Görüldüğü üzere yeni alınan ayakkabıların kutusu değerlendiriliyor,hiçbirşey çöpe atılmaz bizim evde,mesela bu gördüğün ayakkabı kutusu senin yatağın oldu :))

küçük hanım sonunda doğru düzgün bir ayakkabıya kavuştun,seneye kışa Allah izin verirde görürsek giyeceğin montuda aldık,malum sezonda çok pahalı oluyorlar,şimdiden aldık indirimde.Atkı bere takımı,çorap,giysi vs.
Hepside çok ucuza geldi,Benotton %70 indirim yapmıştı sağolsun :)










Armada da çok beğendiğim çocuk eğlence merkezine sonunda seninle gidebildik,gidiyorduk ama hep uyurken denk geliyorduk.Çok eğlendin kuzucum,resimler çizdin ablalarla,oyunlar oynadın,birsürü çocuk vardı,pek ilgilenmesende onlarla bir arada olmak eminim hoşuna gitmiştir.




Birde diğer çocukların önündeki boya kalemlerini almasaydın :)))
Aynı gün karnımız acıkınca hamburger ısmarladık,buda senin hamburgerle tanışmanın günü olarak kabul ediliyor,minik minik kopardığım parçaları elimle ezerek sana bir güzel yedirdim,tabi hapır şupur değil ama olsun bebişim yavaş yavaş.Malum hala pütürlü yediremiyoruz ama böyle anlarda yiyorsun ne hikmetse,sanırım biz bu konuya pek eğilmiyoruz,biraz uğraşsak olucak.Çünkü ne zaman birilerine oturmaya gitsek,orda edilen ikramlardan sende nasibini almak istiyorsun,biz yerken sende ağzını açıp istiyorsun,bende biraz ezip veriyorum ağzına,hımmm hıımmm diyerek yiyorsun,fazla yemiyorsun,yemek istemeyince öksürüyorsun zaten.Ben sanırım kusarsın diye korkudan veremiyorum sana,aslında biraz uğraşla olacak,ama tatilde söz sana blendıra son diyicez,hatta blendır tatile götürülmeyecek.