18 Mart 2011 Cuma

Evi Altüst Ettik

Son bir aydır evle uğraşır olduk, bir gün kuzunun odasını, bir gün bizim yatak odasını ve bir günde salonu değiştirdik beraberce. Salon biraz tuhaf oldu galiba ama bize değişiklik iyi geldiğinden şimdilik böyle idare edelim diyorum. Zaten 1,5 sene kaldı lojmandan çıkmamıza, sıkılana kadar taşınmış oluruz bu evden.
kuzunun odasında yaptığımız değişiklik sonucu kızımız daha geniş bir oyun alanına sahip olmuş oldu, hem bende sevdim bu yeni halini odasının :)
Salonun yeni halini henüz çekmedim. Çarşamba akşamı eşim bana bir sürpriz yapmış, çok ama çoook sevindim. Evleneli 4 yılı devirdik bu güne bugün. Biz evlenirken ne foto albümü yaptırmıştık, nede stüdyoya gitmiştik resim için, sadece nikah salonu resimlerimiz var elimizde. Bir gün albüm yaptırmak istiyoruz ama daha kısmet olmadı. aşkım da çok istiyordu, özelliklede salonda büyük bir resimimizin olmasını. Gitmiş sipariş vermiş, arka fonu ve ilgili resmi seçip yaptırmış eve getirdi. Çokta güzel olmuş, siyah-beyaz yaptırmış, gençliğimizi güzelliğimizi hatırlattı bize, tam çıtırmışız evlenirken :))))
Buna birtek küçük hanım sevinmedi :( 'baba için ne ar?' diye sorunca sürpriz dedik, kendiside bayılır sürprizlere :) heyecanla paketin açılmasını bekledi, resmi görünce çığlığı bastı...'bu süpiz değil' diyerek, hayalleri yıkıldı çocuğun, kendisinin işene yaramıyorsa ne anlamı varki sürprizin :))) zor ikna ettik, kandırdık açıkcası...İşte aslında salonun şeklini değiştirme fikride o anda geldi aklıma, hadi dedim aşkıma, değişiklik yapalım. Annem bize baya söylendi, 'cumartesi torbayamı girdi, şimdi olurmu bu iş, yarın iş var' diye ama kar etmedi bize, koyulduk işe :))) Temizlik yerleştirme hepsi aynı akşam bitti, kuzuma da eğlence çıktı akşam akşam :))) Annemde bir tepsi börek yapıp getirmiş, bir güzel çay demleyip yedik, bir taraftan da kendimizi övdük durduk 'ne güzel yaptık, harika oldu ev, resim ne güzel durdu, şu şuraya nasıl yakıştı vs.' :)))
O akşam kuzunun uyku saati geçtiğinden salonda ayağıma alarak salladım kuzumu, üstelik bizim dizi vardı(Muhteşem Yüzyıl), kaçırmayım diye, TV nin sesini azaltıp salladım kuzumu, tam uykuya daldı derken gözünü aralayıp 'anne güzel' dedi; bizde bana güzel kadınsın felan demek istediğini sandık ve 'teşekkürler kızım, sende güzelsin' dedim. Tekrar uykuyu aralayıp 'anne evin güzel' dedi :)))) tabii biz şok...beğenmiş haspam evide birde söylüyor :))))

Yüzüne Ne Oldu (= ???

     Pazartesi akşamı eve gittik herzamanki gibi, yine üzerimize atladı,sarıldık koklaştık. Annem yüzüne baksana deyince gördüğüm manzara içimi acıttı, çok üzüldüm çok...ne oldu dedim anneme 'düşmüş odasında, benimde haberim yok, biryere çarptı herhalde, fazlada ağlamadı' dedi. kuzuma soruyorum ne oldu diye 'düştüm' diyor sadece. Bir gün önce tırnaklarını kesmiştim ve kenarları tırtıklı kalmıştı, şüphelendim acaba tırnaklarıylamı çizdi diye, çünkü tıpkı tırmık yemiş yada yüzüne tırtıklı bişey sürtülmüş gibiydi. Belli etmedim ama çok üzüldüm kuzuma, ben bakmaya kıyamazken böyle bir acı çekmesine, yara almasına tahammül edemiyorum kuzumun. Ara ara kaç defa sordum ama hep düştüm dedi. Tekrarı olmaz inşallah...
Resmini çektim aynı akşam yüzünün ama sanırım makine fotoshoplu :)) flu çıkmış, yakından görünüşü daha feciydi aslında :(
Aynı akşamın gecesinde sabaha kadar rüyalandı kızım, ağlayarak uyandı herseferinde, anne, baba diye konuştu, zor bir gece geçirdik.
Ertesi gün eve gittiğimde ise yine sol  tarafında bir yara izi vardı. Ablamlara gitmişler o gün ve Şimalle oynarlarken olmuş.  'böle aptı anne Şimal' elleriylede dürtme işareti yaparak anlattı. Yine üzüldüm. Resmini çekmeyi unutmuşum bu sefer. Aleovera dan aldığım First Spreyi sürmüştüm, yine aleoveralı Gelly adında bir krem jel var, onu sürdüm, şimdi daha iyi.
Allah tüm çocukları kazalardan korusun, gözüne yakın yerlerden yara aldığından korkuyorum hep, melekler korumuş yine yavrumu.

11 Mart 2011 Cuma

Doğum Günü Pastasıııı,Sürpriiiiz :)))

         Doğum günün geçeli ve sağolsun Caillou seyretmeye başlayalı, her gün evde d.günü pastası, doğum günü pastasıııı diye gezen ve 'süppiiizzz, pastamı üfficem, iki doğdun ...' söylemleriyle kulaklarımızı çınlatan bir kuş var :) İstisnasız hergün yaşıyoruz bunu ve gülüyoruz haline ve hep alalımda üfletelim bir mumlu pasta deyip geçiyoruz. Nihayet babasının aklına gelmiş dün ve kuzum gibi minik bir pasta ona birde bize alıp getirmiş. Yemek faslından bir süre sonra çıkardık ortaya, mumları yaktık, her yaktığım mumu üfledi, hepsini yaktığımdaysa sevinçle kahkahalarla üfledi mumları, bol tükürüklü üflemeler eşliğinde eğlendik, bizde biraz abarttık oda çoştukça coştu :))) Çatalla mundar edilen pastasından biraz yaladı :) Bizim kız biraz titiz, hem kusmuklu hem titiz, eline küçük bişey değsin, anında sildirir veya üzerine siler :)))

7 Mart 2011 Pazartesi

Pazar Günü

     Hafta sonları oldukça geç uyanıyoruz ailece, bakalım kreş başlayınca ne yapacak. 11 gibi uyandık 'anne karnım acıktı' diyen kuzu sesiyle. ' anne kak uyan' deyip yüzüme dokunuyor, cilveleşiyoruz, aşkım hep bizden önce uyanmış oluyor, mutfaktan çoğunlukla güzel kokular geliyor burnuma ve tam kokuya doğru gidecekken sesimizi duyup geliyor yanımıza :) Sevişip koklaşıp kalkıyoruz yataktan. Genellikle kuzum kahvaltı yaparken kusuyor ve sinirlerimiz altüst oluyor. Yanağıma dokunup 'annesiğim ücülme, ücülme anne, seni doktoa dötücem, kızma bana' diyor yavrum, öpüyor beni, 'sarılalım' diyor, sakinleşiyorum ve tekrar yediriyorum kuzumu, ona calliou açıyorum, bizde tepsiye koyduğumuz kahvaltılıklar eşliğinde salonda TV.izleyerek yapıyoruz kahvaltımızı.
     Sonra aşkım soruyor 'nereye gidelim, ne yapalım, bişeyler düşündünmü' diye. Niyeyse hep benden bekler planı, bende sinir olurum, sen düşün diye. Eğer önceden verilmiş bir karar yoksa hafta sonu hep bunu yaşarız. Bu pazar yatak odasını değiştirelim dedim, yani şeklini. Kafasına yattı beyfendinin. kuzu yaklaşık 3 aydır bizim aramızda yatıyor ve ayrı kalıyoruz diye hayıflanıyorduk. Duvar kenarına alalım dedim yatağı, oda çok dar olunca çok zorlandık ama değdi, etrafı temizle yerleştir derken saat 4 ü buldu.
     Hazırlanıp Antares e gittik. Çok kalabalıktı hiç rahat edemedim, kuzumu kaybetme kaygısı yaşadım sürekli, uzun zamandır yapmadığım kadar rahat gıda alışverişi yaptım, kısıyordum bayadır kesenin ağzını. Eve gelir gelmez kuzuyu yedirdim önce, sonra poşetler boşaltıldı ve denemek istediğim tavuk sosunu(maggi tavuk soso) devreye soktum hemen. aşkım çorbayı yaptı. Oturup bir güzel yedik. Birazda küçük hanıma yedirdim ama ağzını buruşturarak pekte sevmeden yedi. Akşamda bir güzel banyo yaptık kızımla, küvetinde yüzdü eğlendi :) Sonra genişlemiş şekli değişmiş yatak odamızda oynaştık ailece, kuzuyu orda giydirdim, tırnaklar kesildi, saçlar tarandı, popo kremlendi...ohhh miss oldu misss...öptük kokladık miniğimizi :)

     11 sularında da yatağın yeni şekliyle uyuduk miss gibi....hergünümüz böyle olsun, isteyenlerede Allah nasip etsin :)

     NOT: Geçen hafta içinde kuzumun odasının, aşkım salonda TV. izlerken gizlice şeklini değiştirmiştim. Her 2 odanın resmini çekip eklemeyi unutmuşum, pek yakında eklerim :)

Hafta Sonu Gezmelerimiz ve 2. Azımız

    
     Yaklaşık 10 gündür hergece kusuyor, illallah ettik artık, üstbaş, yatak yorgan kalmıyor, 10 gündür kusmuk kokarak gidiyoruz işe, burnumdan bu koku gitmiyor birtürlü. Hatun meğer diş çıkarıyormuş, halen bir ucu kaldı çıkacak, çıkaramadı. Tabi kusmaya devam ama işin garip yanı çocuk kusarken aklıma gelmiyor dişmi diye, o günleri geçirmişiz gibi geliyor sanki. Büyüdükya :))) eee kaldı 3 tane daha, hayırlısı bakalım...
   Cumartesi akşamı aşkımın iş arkadaşına davetliydik. 3 aile olduk, ailenin birinin iki kız bir oğlu var ama onlar lise üniversite seviyesindeler, ev sahibinin 5.sınıfta bir kızı ve 21 aylık ikiz oğulları vardı. kuzu da katılınca seyredin curcunayı :))) Çok güldük, çok eğlendik, çocukları tutmayı beceremedikçe gülme krizi tuttu bizi. İki laf konuşamadık, bir hengamedir gitti resmen :))) Halen düşündükçe gülüyorum. Bu gurubu bizede davet edicez, muhtemelen önümüzdeki c.tesi bizde olurlar. Aslında ben iki aileyi aynı gün değilde ayrı ayrı almak isterdim ama onlar hep beraber alınca bizde mecbur olduk diyebilirim.
İkizler sürekli ellerinde bişeyler yediler, kuzum da özenip eline aldı bişeyler, başlarda yemeden elinde tuttu ama sonraları küçük parçalar koparıp yuttuğunu gördüm, çiğnemeden yutsada bir buda birşey dedim :) Evin altını üstüne getirdiler resmen, kafa beyin kalmadı bizde, yinede 11:30 a kadar kaldım, ayıp dimi :)))

2 Mart 2011 Çarşamba

Kahvaltıya Davetliydik...

    
     Geçtiğimiz pazar Ezgi-Duru-Recai ailesi bizi ve diğer (Hülya-Öykü-Hakan ve Seda-Kerem-Hasan) 2 aileyi kahvaltıya davet ettiler evlerine. Seve seve kabul ettik, çokta iyi etmişiz. Ezgi ve ailesini evlerinde tanımayı çok istiyordum ve bu sayede diğer arkadaşlarımı da görebilecektim. Saat 11 sularında ordaydık. Çok sıcak bir karşılama oldu, şahane bir sofra hazırlanmıştı bizler için, belliki özenilmiş, değer verilerek hazırlanmıştı.

     Kahvaltı ve sohbet eşliğinde süper bir öğlen geçirdik. Ezgi cim çok sıcak kanlı bir bayan, zaten anlaşabileceğime emindim, eşide güler yüzlü ve iyi bir ev sahibi idi ve iyi bir baba :) Resmen eve dönmek istemedim, sohbet sohbeti açıyor resmen Ezgi yleyken ve gülme krizleri :)))) Yanlız Duru ile kuzum pek anlaşamadılar, hep diğerinin elindeki oyuncak için savaşıp durdular, çekiştirdiler, çığlık attılar oyuncaklar için :)))) Taki gitme vakti gelmeye yakın anlaşmaya başladılar, hatta giderken kuzum baya ağladı 'ditmiceeem' diye. Ezgi lere giderken yanımızda kuzumun bebeği ELA yıda götürmüştüm, Duru yla aralarında baya paylaşamadılar bu bebeği ve tam çıkarken Duru yine kaptı bizim Ela yı :))) eğilip anlattım, kuzum onsuz uyuyamaz, bize gelince sende oynarsın filan diye, yavrum yavaşça verdi bana akıllı akıllı :)  
     Çok ama çok eğlenceli bir pazar yaşadım, tekrarını diliyorum ve havalar ısınır ısınmaz Kanuni Park ta brunch düzenlemek istiyorum, çocuklar parkta oynasınlar, bizde yeşillikler içinde oturup sohbet edelim...Tabi görüşmek için o kadar uzun bekleyemem :)))
Eve döndüğümüzde aşklarım çok yorgundu, aşkım nöbetten dönmüştü o sabah, kuzum da kahvaltıda oyun oynamaktan uyumaya fırsat bulamamıştı. Hadi dedim hemen yatağa gömülelim...İkiside uyudu kaldı öylece :) Biraz seyrettim onları, çok ama çok güzel görünüyorlardı;
Ne kadar masum, huzurlu uyuyorlar :)

23 Şubat 2011 Çarşamba

Doktor Kontrolü-28.Ay


                                      Pediasure Plus sen nelere kadirsin :)))
          28. ayının bittiği şu günlerde aslen pediasure için rapor yazdırmaya gitti kızım bugün, babası ve anneannesiyle. Çok mutluyum çünkü pediasure almaya gittiğini bildiğim halde, ençok merak ettiğim boy ve kilo artışı idi. Tabiki sütü yazdırmışlar çok sevindim ama boy-kilo artışını duyduğumdaki sevincimin yerini hiç birşey tutamaz :)
Boy: 87cm.
Kilo: 12,483
     Bir ay önce gittiğimizde geçen 3 ay boyunca sadece yarım kilo almıştı, boyuda yarım santim uzamıştı ve resmen ağlayarak çıkmıştım muayeneden. Eczaneden aldığımız Pediasure Plus sayesinde 1 ayda bu kadar gelişme olması yine gözlerimi yaşarttı, çok sevinçliyim, çok mutluyum. Allah ta tüm anne-babaları bizim gibi sevindirsin inşallah :) Amiiin...
     kuzum yemek yerken yani yutkunurken zorlanıyordu, babası farketmişti baya oldu, bende dikkat edince gördüm; hani boğazın ağrıyınca zor yutkunursun, söyle başını öne doğru alır öyle yutarsınya yemekleri, işte öyle yapıyordu miniğim yutarken. Doktora sormuş eşim nedir, ne olabilir, nodül gibi bişey olabilirmi yada boğazda darlık gibi diye (tabi bunu internetten araştırmıştı öncesinde). Tekrar kontrol etmiş dr. ve 'biraz dar gibi ama ben bunu çıplak gözle göründüğüyle söyleyemem, bizim hastanede bunun filmi yok, başka yerde bir film isteyin mutlaka' demiş. Belki bu bir umuttur, ben hep bekledim çareli bir derdi olsada kurtulsak diye ama sebepsiz demişti doktorlar, tıbbi bişeyi yok dediler hep. Umarım sorunu hallederiz ve bir darlık varsa çareside vardır, kızım başka bebekler gibi yiyip yutabilir ve kusmaz belki...Dua edin lütfen; başkasının başkalarına ettiği duaların daha çabuk kabul olduğuna inanırım ben, kızıma dua edin lütfen, kurtulsun bu yakasını bırakmayan kusma illetinden...

21 Şubat 2011 Pazartesi

27 AY BİTTİ :)

     Canım kızımın, 27. ayını geride bıraktık. Neler mi değişti; Artık çok hızlı ve kelime haznesi gelişmiş şekilde konuşuyor, anlatamadığı birşey kalmadı diyebilirim, boyu uzadı, kilosu arttı. Duygu gelişimi hat safhada, kalabalık ortamda kendini hemen belli eden bir kişiliğe sahip, albenisi olduğu kesin. İnsanlarla çok kolay iletişim kuruyor ve kendini sevdiriyor,bunlar ,iyi tarafları...Kötü demeyeyim ama değişmeyen ve bizi üzen tarafları aynen devam ediyor; pütürlü yemiyor, bez kullanıyor, halen arada kusuyor, halen geceleri uyanıyor :(
     Park-bahçe-AVM. gezilerimiz devam ediyor;
Pütürlü yiyebilsin diye evde yapmadığım şaklabanlık kalmadı ama nafile, sanırım bir zamanı var ve biz o zamanı beklemek zorundayız, zevkle yesin diye yaptığım herşey belki bir kaşık tadımlıkla, belkide küçük bir ısırıkla son buldu ama ara ara yinede devam edicem çalışmalarıma...
Yer bezi seriyoruz, hepberaber ('bererek' diyor) oturup eğlenceli şekilde ve çok iştahlı görünerek yiyoruz yaptığımız atıştırmalıkları ama bizimki iki karıştırıyor, tadına bakıyor bizim zorumuzla ve yemek yerine döküp saçmak istiyor :(
Saçlarını ilk kez böyle bağladım, çok hoşuma gitti görünüşü ama küçük hanım iki dakika sonra bozdu saçlarını...
Çorbalarını ekmek katarak blendırdan geçirdikten sonra, üzerine küçük küçük ekmek parçaları ekleyerek yediriyorum, azda olsa pütür katmış oluyorum kendimce...
Nurturia dan tanışıp kendisine çokçada yakın hissettiğim arkadaşım Hülya, eşi ve minik kızları Öykü yü bize davet etmiştik geçenlerde. Ne iyi etmişim, iyiki düşünüp davet etmişim, sevmekle ne kadar isabet ettiğimi anladım, ne kadar güzel anlaştık, eşim eşiyle nasıl yakınlaştı anlatamam. Öykü çok sakin hanım bir kız, benimki çılgın olunca uyumda kaçınılmaz oldu :) birbirleriyle inatlaşma da olmadı böylece...Biz ailece çok sevdik onları çoook :)
     Yine işyerinden arkadaşım Hatice ve ailesini yemeğe aldık geçenlerde, sağolsunlar kırmadılar, çokta zevkli bir akşam oldu, hepberaber söz vermiş olduğum Hamsi Tava yaptım onlara, umarım beğenilmiştir. kuzum da yedi :))) Hoş bir akşam oldu :)
     Bu hafta sonuda canım Hülya cımda buluştuk,Yasemin(Efe) ve Ülkü(Nihan-Elif) çok zevkli bir hafta sonu oldu benim için, kuzumunn yaramazlıklarıda olmasaydı. Çok hazırlanmış arkadaşım, güler yüzüyle bizi karşıladı sağolsun, herşey mükemmeldi, ellerine sağlık arkadaşım.

24 Ocak 2011 Pazartesi

Melek in Saçı - Nursel in Günü

İstanbul dan döndüğümüzün 2. günüydü kardeşim ve eşi bize geldiler, saçlarının yeni halini çekeyim, görmeyenler görsün istedim :) Bence çok yakışmış, annem sarı istiyordu ama aslına dönmüş, çok güzel olmuş :)
Cumartesi günü koltukaltımdaki dikişleri aldırdık ve Fikriye halam ile Emine yengemler ,Rukkiye halamlara geldiğinde oraya gittik hoşgeldine. Annemle babam geceden gidip orda kalmışlar. Onlarıda alıp geri döndük. Pazar günü ise Nursel cimde gün vardı. Aşkım arkadaşın eşiyle bizi bırakıp, hamama gittiler. Bizde eğlenceli, bol yemeli bir gün geçirdik. Çok uslu durdu kızım, ablalarla konuşup resim çektirdi :)
Kızımın ilk burnunu karıştırırkenki resmi bu :) Bana neden özel geldiyse :))) zaten burnunun yolunu bilmiyordu, ara sıra dokunmaya çalışsada pek beceremiyordu ama şu aralar grip olunca eli burnundan ayrılmaz oldu :)))

İstanbul-Azra nın Doğum Günü

Çok özlemiştim kuzularımı, ablamı, eniştemi ve İstanbul u...
Aşkıma gitmek istediğimi söylediğimde tamam dedi ve istersen 2 gün önceden annenle git dedi ama annem bizimle gelmek istemediğini, yolu artık çekemiyorum, dinlenirim deyince cuma öğleden önce çıktık yola. Yanımıza iş arkadaşım Hatice yide alıp gittik. Eğlenceli bir yolculuk oldu.
En büyük arzum Azra nın doğum gününde yanında olabilmekti.
Güle oynaya,eğlenceli molalar vererek geçirdik yolculuğu, kuzum, Hatice ablasıyla çok iyi anlaştı :)
İstanbul benim 2.evim gibi, ama sürekli kaldığım evim olamaz, sadece ayda birkaç günümü geçirdiğim evim, seviyorum havasını, kokusunu, manzarasını :)
Gittiğimizde ablamlar bizi bekliyorlarmış, kavuştuk, öpüştük. Kuzularımı çok ama çok özlemişim :) Azra cım çok heyecanlıydı, odasına bizim ve kuzumun resimlerini asmış, çok iyi anlaştılar, ne isterse ikiletmeden yaptı, onu memnun etmek için uğraştı kuzum :) Kızımda çok mutlu oldu, nerdeyse yanıma uğramadı o akşam. Biraz oturduktan sonra Hatice ye Kız Kulesini gösterelim dedik. Hep beraber gidip oralarda turlayıp resimlendik :) Hatice İstanbul a ilk kez gelmişti ve inanılmaz sevdi, beğendi :)
                   (Fotoğraf makinemin ayarı kaçmıştı, ertesi gün Eminönü nde düzelttirdim)
Azra ablası kızıma oyuncak hamur hediyesi almış, aparatlarıda çok güzeldi, heyecanla açıp, dakikalarca oynadı onlarla :)                                                                                                     
Akıllıların akıllısı, yakışıklıların şahı canım Utkum, ne saygılısın sen, ne akıllı...gülüşü güzel yeğenim...yok yok ben çok fena özlemişim kuzularımı ve bana yetmemiş hafta sonu görmek :(
Ablaların güzeli, güzel kalplisi ve eniştem değil abimmm benim o, ne kadar şanslıyım bir bilseniz, kurban olduğum Allahım ayırmasın, ağzımızın tadını bozmasın, çok seviyorum onları :)
Ertesi gün kahvaltı sonrası düştük yollara, Eminönü, kapalı çarşı, sultanahmet camii...gezdik, gezdirdik Hatice me :)

C.tesi günü evden çıkıp vapura bindik,vızır vızır başladı kuzum, tamam dedim uykusu var ve uyuyamıyor,mahvolduk yolda izde ama bizimki vapurdan inerken uyuyakaldı, kalış o kalış...inanılmaz şekilde ve hayatında ilk defa gündüz, aralıksız olarak tam 3,5 saat uyudu, arada babasıyla kontrol ettik bişeyimi var diye, ablamın evinin kapısına geldiğimizde gözünü açtı yavrum :)
Eve gelince Azra nın 15 kadar arkadaşını gördük ki, ev okul gibi olmuştu :) Hediyemizi sakladık ve sıcak-soğuk yaparak bulmasını izledik :)
                                              Buldu, açtı ve umarım beğenmiştir hediyemizi :)
Çok eğlendik, yedik içtik,sohbet ettik, ablam öyle çok hazırlık yapmışki tüm lojmanlara yeterdi herhalde yaptıkları, ellerine sağlık, bizi çok güzel ağırladılar ama tadı damağımda kaldı, inşallah yakın zamanda bize gelirler :)
Harika bir geceden sonra pazar günü kahvaltı yapıp vedalaştık, hava erken karardığından yola çıktık malesef, doyamadım, özlemimi gideremedim yeterince :( İyiki doğdun Azra cım, nice sağlıklı, mutlu, bol paralı ve başarılı yıllar geçirmeni diliyorum tüm sevdiklerinle :) Seni Seviyoruz miniğim :)