11 Nisan 2011 Pazartesi

30.AY DOKTOR KONTROLÜ

Kuzum 30 ayının içinde. Cumartesi dr. kontrolü vardı, aslında kontrolden çok kuzumun kusma problemi hakkında görüşme esaslı bir randevuydu bizimki. Artık dr.u sorunumuzu bildiğinden bize bu sefer kesin endoskopiyi önerdi. Üzülüyorum aslında, çok zor bir işlem olacak, 24 saat takılı kalıcak yavrumda bu alet, büyükler dahi 15 dak. takılı olduğunda dayanamıyor bu merete, 24 saat nasıl dayanacak bilemiyorum :(
Mecburuz bu işlemi yaptırmaya..daha küçükken önermişti dr. ama biz kıyamamıştık yavruma. Bu sefer herşeyi göze aldık, kurtulalım kusmasından diye, en önemliside kendisi kurtulsun, normal bebekler gibi yiyip içebilsin, bu acıyı çekmesin istiyoruz. İnşallah sonuç reflü yada benzeri, çaresi olan bir hastalık olur, bu belirsizlik bizi çok üzüyor. 'zamanla iyileşir, 1 yaşında geçer, 2 yaşında geçer...derken geldik nerdeyse 3 yaşı bitecek' hiçbirşey değişmedi. Bir sorun olduğu kesin ama şimdiye kadar bir sonuç alamadık malesef. Bizim gibi olup bir sorunu çıkmayan bir sürü bebek var ve bazısı 1, bazısı 2 bazısı daha uzun süre devam etmiş ve kendiliğinden geçmiş. Ama bu sorunun kötü bir sonucu oluştu bizde; pütürlü yediremedik öğürdüğü için ve zaten geri olan gelişimi iyice gerilemesin diye blendır kullandık bu güne kadar. Kreşe başlama yaşı geldi çattı, orda çok zorluk yaşıyacak malesef, kiloda vericek, gerçi biz buna hazırız, yeterki alışsın alır tekrar kiloyu diye düşünüyoruz. Bu durum hepimiz için zor bir durum, hakkımızda hayırlısı olsun, yavrum iyileşsin, ameliyatsa ameliyat, ilaçsa ilaç, hazırız yani...

Dr. kontrolünde yüzümüzü güldüren şey yokmuydu; olmaz mı? Süper olmuş boy kilo gelişimi :)
Boy: 89,5
Kilo: 13,050
Boy 50 persantile ulaşmış, kilo 50 persantili geçmiş..çok mutlu olduk çok, Allah her anne-babayı bizler gibi sevindirsin inşallah :)
Tabi bu gelişimi pediasure ye borçluyuz, içmese bu sütü mümkün değil bu kadar hızlı büyümesi. Allah bu ilacı bulandan ve bize verenden razı olsun :)
Şimdi asıl uğraş başlıycak bizim için (uğraş derken zorlanmayız kesinlikle,ne kadar zor olsada bizim için çare olduğundan, elimizden ne gelirse yapıcaz gün alıp yaptırabilmek için).Bu işi en güzel Hacettepe yapıyormuş, talebi karşılayamaz hale geldiklerinden, muayene ve tetkikler için gün alma işlemlerini bir hayli zorlaştırmışlar malesef, bir yolunu bulup yaptırıcaz elbet. aşkım gün almaya çalışacak, bir yolunu bulacak bakalım....

6 Nisan 2011 Çarşamba

At Desenli Pijama ve İlk Parmak Boyası Deneyimi

Yavrum benim...anneannesi at desenli pembeli beyazlı bir pijama takımı aldı yavruma, çok sevdi, çok sevindi, tek tek gösterdi herbirini ve 'bu ne' diye sordu durdu :)
Babasına gösterdi, bir havalara girdiki sormayın, kırıtarak geldi geçti önümüzden, tam Cilve :)))
Bu arada belirteyim hemen; çamaşır sepeti en favori oyuncaklarından, bebekliğinden buyana öyle oldu, pekçok bebekli evde olduğu gibi ve 2. çamaşır sepetimiz, ilkini kırdı hanfendi :)))
İlk kez parmak boyası yaptık canım kızımla, bende kendi ellerimi boyayıp zevkine vardım pisliğin :))) ellerini vıcık vıcık boya yapıp resim defterinde şekiller yaptı, zevkten dörtköşeydi resmen, çok eğlendik, demekki sık sık tekrarlamalıyız bu aktiviteyi :)
Sonrasında hiçbiryere dokunmadan doğru banyoya koştuk, yıkanıp paklandık misler gibi kızımla :)

Nurturia Buluşması-2 nisan 2011

Çok çok çok sevdiğim arkadaşım Yasemin İstanbul dan bizleri ziyarete geldi ve haftalar öncesinden planlar yaptık. Ayrıca Bilge(iça)'de bizi tanımak istediğinden minik kızı Dila Zeynep ile geldi aynı gün :) Ancak hava şartları iyi olmadığından Pelit Pastanesi ni görüşme yeri olarak ayarlama durumunda kaldık.
Çok güzel dolu dolu bir gün geçirdik kızımla o gün. Tabi sabah evde kahvaltısını kusması ve Pelit te yine kusması haricinde :( Sonrası çok güzeldi, tanıştık, kaynaştık, bir sürü yeni arkadaş ve zaten tanıdığım arkadaşlarımlada görüşme imkanı buldum, kuzum da çok eğlendi, çocuk oyun odasıda mevcuttu ve masamızı ona göre ayarlamışlardı mekan sahipleri sağolsunlar. Kahvaltı menüsü beklediğim kadar çeşitli olmasada mekan, servis ve ilgi alaka gayet iyiydi :)

Güzel bir kahvaltı sonrası sağolsun Ülkü cüm bizi evinde ağırladı, birsürü hazırlık yapmış iki çocukla. Ellerine sağlık canım, gülen yüzün ve zahmetlerin için çok tşk ediyorum :)

1 NİSAN

Doğum günümü kutladık naçizane :) Annemlerin yatılı misafiri vardı, getirin bize çay içeriz dedim o gece. Geldiler daha bir şenlik oldu, sohbet muhabbet, çayın yanında pastamıda getirdi canım kocam, üfledik kızımla, tabii bidaha bidaha :)))
kuzu resimlerde de görüldüğü üzere utandı resim çekinirken ne hikmetse :)) Normalde 'çek meni' diye kendi ısrar ederdi ama sanırım misafirden çekindi.
Bu yılda diğer yıllarda olduğu gibi ailemle, tüm sevdiklerimle sağlıklı, huzurlu ve bol paralı bir yıl diliyorum Allah tan :) Amiiin...

DEDEEE...

kuzu dedesine aşırı düşkün, babam çocukla çocuk olmayı öyle iyi beceriyor ki, kuzumun onu sevmemesi, oynamaması mümkün değil. Dede deyince ağzından sanki bir dede daha çıkıyor :) Buda beni ziyadesiyle sevindiriyor :)
Canım babacığım :) kuzum la yerlerde yuvarlanır, onun dilinden konuşup bağrışırlar beraber, resmen peşinde dolaşır dedesinin miniğim :)
Allah ayırmasın anamdan babamdan, sağlıkla nice yıllar görelim inşallah hep beraber :)

30 Mart 2011 Çarşamba

29 AY BİTTİ

     Ne çabuk büyüdün, ne zaman geçti bu aylar, halen minik bir bebekmişsin gibi geliyor, birde bakıyorum konuşan, düşünen, kendi istekleri olan birey oluvermişsin :) Şaşırıp kalıyorum;
*Konuşuyorsun, hemde hiç durmadan ve gayet anlaşılır biçimde, cümleler kurarak,
*Halen Y,V,S harflerini söyleyemiyorsun ve bu sana çok yakışıyor,
*Bize bizi sevdiğini defalarca söylüyorsun,
*Anneciğim, babacığım diyorsun ki buda istediğim en sevdiğim hitap şekli :),
*Söz dinliyorsun, çekinmeyi biliyorsun,
*Titiz bir çocuksun, pasaklı asla değilsin,
*Yemek vakti yemekten, uyku vakti uykudan kaçmıyorsun,
*Hiçbir konuda fazla ısrarcı değilsin,
*Banyo halen ev sevdiğin anlar içinde, sadece çıkma zamanını kabullenemiyorsun :),
*Tam bir sokak çocuğusun, yaz-kış farketmez :),
*Calliou aşığısın, başladığında dünya ile iletişimi kesiyorsun,
*En sevdiğin oyuncağın Ela Bebek oldu, gece ve dışarı çıkarken yanında olsun istiyorsun,
*Nurturia sayesinde pek çok arkadaşın oldu ve ilk günlere göre çok gelişme kaydettin paylaşım konusunda,
*Akrep burcu olarak lider ruh taşıdığını her fırsatta hissettiriyorsun,
*İnce ruhlusun, kıyımsızsın,
Diğer taraftanda;
*Kusmaya devam ediyorsun ara ara,
*Pütürlü yemiyorsun,
*Bez kullanıyorsun, koca dana oldun haberin yok,
*Gece süt için uyanmaya devam ediyorsun ki buna şükür gece 2 defaya indi.
gelişiminle ilgili aldığımız kararlara gelince;
*Kreşe başlıycak 2 aya kadar ama yarım günle başlaması konusunda aşkımla hemfikiriz.
*Kreş pütürlü yemesine yardımcı olacak,
*Kreş bezi bırakmasını sağlayacak,
*Kreş sayesinde düzenli uykulara kavuşucaz,
*Kreş sayesinde annem sabah uykularına kavuşacak.
*Akşamları ve hafta sonları anneme bırakıp daha fazla gezebileceğiz...yehuuuu :)))

Yani bize göre herşeyi kreşte öğrenecek ve biz kolay çocuğa kavuşmuş olucaz :))) Vardır belki böyle birşey, sonrada al senin kız hazır deyiverecekler bize :)))
Peki kreşe başlamasıyla nelerden olacağız;
*Cebimizden para çıkacak,
*Sabah uykularımız bitecek, erkenden kalkıp, giydirecek ve kahvaltısını yaptırıcaz(mümkünmü bilmiyorum)
*Hafta içi erken uyanmaya alışan kuzu, hafta sonlarıda erkenden uyanır olacak ki normalde çok geç uyanıyordu :(

Biz bunları düşünürken kuzunun kreş hakkındaki hislerinden bihaberiz tabiki, alıştırma devresinde yine annem yanında olucak, 1 hafta getirip götürecek annem kreşe ve alışacak henemcik kızımda :) İyi düşünelim iyi olsun dimi :)
NOT:(sonradan eklenmiştir);
'Teleban bozudu'-TV bozuldu
'Anına gelioz annecim'-Yanına geliyoruz annecim

Şanslıyım Hemde Çok :)

     Pazar günü için Nurturia gurubumdaki arkadaşlarımı davet ettim evimize, hemde kim gelmek isterse diye, herkese kapım açık, seviyorum hepsini :)
     Daha önce yüzyüze tanışmadığım 2 arkadaşımda çıkıp gelmişler sağolsunlar, öyle mutlu oldum ki :)
Hülya(Öykü), Ezgi(Zeynep), Seda(Kerem), Yaprak(Poyraz), Ülkü(Nihan-Elif) ve İlknur(Elif ciğim ateşli olduğundan gelemedi)
     kuzum hepsiyle ayrı ayrı oynadı, çıldırdı sevinçten, daha misafirlerimiz gelmeden başlamıştı arkadaşlarının isimlerini saymaya.
     Tekrar tekrar Nurturia hayatıma girdiğin için teşekkür ederim, ne güzel arkadaşlıklar kurdum sayende, nasıl eğlenceli insanlar tanıdım. Dertlerimi paylaştığım, üzüntümle üzülen, sevincimle benden çok sevinen arkadaşlar bunlar. Aklıma gelen herşeyi sorabildiğim akıl hocam aynı zamanda Nurturia :)
Zeynep kuzumu kovaladı öpebilmek için :)), Kerem le uzun süre oynadılar sıkılmadan, Poyraz ilede çok oynadılar kaynaştılar, zaten kuzumun en has arkadaşı erkeklerden oluşuyor :))), Öykü her zamanki gibi hanım hanımcıktı yavrum :), Nihan ile Elif abla kardeş öyle iyi anlaşıyorlarki pekte diğer çocuklara ihtiyaçları olmadı zaten :)
Ezgi cim sağolsun çocuklarla çok ilgilendi, ben ev sahibi olarak pek ilgilenemedim açıkcası bebeklerimizle ama sayesinde bende rahat ettim, canım arkadaşım öpüyorum seni :)

İlknur u ilk kez gördüm ve çok sevdim, tam bir hanımefendi, kibar ama konuşkan, sakin ama içten, hele gamzene bayıldım İlknur cum :)

Yaprak lada ilk kez tanışmış olduk ve kendisinide çok sevdim; en önce güler yüzü dikkatimi çekti ve tabii güzelliği, yakışıklı oğluda annesinin hanımlığından kaynaklı yakışıklı ve kibardı maşallah. Ayrıca hiç yabancılık çekmedik birbirimizle :)
Seda cım, Hülya cım, Ezgi cim ve Ülkü cüm zaten eski arkadaşlarım, hepsini ayrı ayrı seviyorum.
Ülkü nün yavrularına baktığı bu pozu çok sevdim(dik),ancak bir anne çocuklara böyle bakabilir :)
Çok ama çok mutlu oldum, herkes çok içten ve sıcaktı, çocuklarımız çok eğlendiler, o gün çok konuştum, çok eğlendim, hepinizin ayağına sağlık, iyiki tanımışım sizleri :)
Kuzularııım, bunlar bizim diyemi böyle seviyorum bilmiyorum,heee şimdi düşündümde; annelerini sevince daha bir seviyorum bebelerini :)

AVM Gezimiz

Akşam eve gelince canımın gezme istediğini farkettim, aşkım da gelince hadi dedim, gezelim hava alalım, kızımızda iki oyuncaklarla oynasın bedavadan :))) E dedi aşkım, madem yemeğide AVM de yiyelim, felekten bir gün çalalım, hayır dermiyim atladım :)))
kuzu da heyecanla hazırlandı beni uğraştırmadan. Hemen fast food katına çıktık, bu arada Ankamall de idik. Kızımın yemek saatine daha vakit olduğundan ona ayran, kendimizede bişeyler aldık. Pipet istedi hanfendi. Dışarda pipetle bişeyler içmesi işime gelmiyor tabi, üzerine dökmesinden korktuğumdan ama bu sefer izin verdim ve hiç dökmedi kuzum.
Birazda dolaştık tabi, gözümüz gönlümüz açıldı, baktım ne moda ne değil :))) kuzu içinde oyuncakçıya girdik 1 saatte çıkamadık tabi, ne varsa elledi ve oynadı yavrum :)

''Kek Aptım''

     Mutfak dolabını her açtığında çırpma kabını görünce aklına gelir her seferinde ve 'anneciğim kek apalım' der miniğim. Genelde başka zaman derim ama sık sıkta bu nedenle kek pişer evimizde :)
     Yine malzemeleri topladık masanın üzerine, küçük hanımda oturdu başına 'umuta at, un at'(yumurta) diye konuşur benimle, ıh hııı diye ince ama çigi filmden kopmuş gelmiş gibi efektlerde çıkarır kibar kızım :) Ses tonuna bayılıyorum kızımın :))) (bizim sülale kadınlarının sesleri hep kalın(okşan tarzı) olduğundan :))))
Başlar karıştırmaya ve çırpma telini kontrol eder sık sık ve masayada damlatır bunu yaparken. Hemen 'olamaaaz' der 'döküdü anne siil' silerim ve bu çırpma işlemi bitene kadar devam eder 3-4 defa :) Üstelik artık eskisi kadar etrafıda batırmıyor, büyüdüya hanım, dikkat ediyor kendince :))) 
En son beraberce tepsiye dökeriz karışımı ve son kez fırına koyulmuş kek dolu tepsiyi görmek ister, kucağıma alıp gösteririm ve kendisi kapatır kapağı, gelip gidip sorar 'anne kek piştimi?' diye. Nasıl bu kadar heyecanlanıyor, çocuk olmak dedikleri bu mu? Ne güzel şey çocuk olmak, kuzum benim sevinç çığlıkları atıyor kek pişince ve yine beklemesi gerektiğinde kekin soğuması için, maşallah diyorum sabrediyor büyükler gibi....

21 Mart 2011 Pazartesi

Hafta Sonu

          Cumartesi çok sevdiğimiz arkadaşlarımız Hülya, Onur ve minik kızları Nil bize hamsi yemeye geldiler. Nil kocaman olmuş, maşallah çokta güler yüzlü, kuzu, Nil ile çok ilgilendi, özelliklede emziği ile :)) Bir ara baktım ağzına almış emiyor, yavrum bebekken emmemişti, çok uğraşmamıza rağmen. Gece 1 e kadar oturduk, sohbet muhabbet çok güzel bir akşam oldu :)
                 kuzu o gün toplam 1 saat uyumasına karşın, gece 1 e kadar uyumadı Nil için :)
Cumartesi hiç dışarı çıkmadık, sadece babası alışveriş için çıktı. Böyle olunca da pazar günü bize park bahçe yolları gözüktü. Anneannemizi de alıp yürüyüş yoluna gittik, kuzum parkta epeyce oynadı. Kaydıraktan kayan, kendinden büyük çocukları kaymamaları için engellemeye çalıştı. 'omas, dit' diyerek elleriyle indirmeye çalıştı onları :))) Tabi anlatıp engel oldum.
En büyük kaydıraktan kayar hanfendi, aşağısı kurtarmaz, salıncak baya baya hızlı sallanacak, yaşına göre şiddette sallanmak yetmez :))) Hatta salıncakta sallanan çocuğa ki abisi sallıyordu çocuğu, korkmadan 'sen dit, sallanma,menim sallaycak' bile diyebiliyor cadı :))) Çocukta tuhaf tuhaf bakakaldı yüzüne kuzumun :)))
     Koştu oynadı tüm gün gönlünce ama koşarken farkettim ki, çizmesi sanırım dar gelmeye başlamış, sık sık düştü, ayakları birbirine dolandı, tabi birde ayaklarında çizme olunca bilek hareketi kısıtlandı. Anlaşıldı spor ayakkabı zamanı gelmiş kızımın. hiç bir ayakkabısı varken diğerini almadık, yani bilerek değil ama zaten en fazla 4 ay giyebiliyor bir ayakkabıyı, alınca da ayak sağlığı açısından iyisini almaya çalışıyoruz zaten.
     Şimdi bahar sezonunda spor ayakkabı alırız, yaza doğruda havalar ısınınca yazlık açık bir ayakkabı alırız diye düşünüyorum. Geçen sene terlik kullanamıyordu, bu sene farklı olarak birde belki terlik alırız kullanabilirse. Ama kızımızın KIRMIZI renk takıntısı olduğunu daha öncelerde yazmıştım, sırf bu nedenle yeni ayakkabısının kırmızı renk olmasını istiyor. Hatta akşam konuştuk; 'Ben: kızım çizmen sana dar geliyor, sana yeni ayakkabı alalımmı, ne renk alalım? N: kimızı' deyiverdi hemen :))) ama calliou da ki gibi ayak numarasını ölçme aletini istemiyormuş 'omas' diyor, bende ağzını yiyorum, iyice mıncırıyorum.
     Çok işveliydi, iyice işveli oldu. İstemediğimiz birşey yapınca yanımıza yaklaşıp, kollarını açıp sarılıyor ve 'seviyom' deyiveriyor veya poposunu sallayıp, yüzünüde gülümseme ile şirin hale getiriyor :))) Gülmeyip hata yaptığını anlatmaya çalışıyorum ama çoğunca dayanamıyor ve sarılıp seviyorum, tabiii yakalayabilirsem, yıldırım hızıyla ortamdan uzaklaşabiliyor :))) Hareketler çok seri hanfendi de, konuşması bile çoğu kez çok hızlı :))) Maşallah kızıma...
Yaklaşık 2 haftadır ara ara aklına gelip istiyordu bizden, 'tien, anne tiene bineliiiim' diyordu. Bizim yakınımızdaki AVM.lerde yoktu diye gidememiştik. Yürüyüşe çıkınca, birazda alışveriş yapmamız gerektiğinden Antares e girdik, Real kısmına geçerken gördü kuzum treni, kaçırırmıyım, alışverişi yapınca bizde bindik kızımla, çok eğlendik, her önümüzden geçene el salladık, tren efektleri çıkardık ağzımızla :))) Trene binerken aşkım kıskanmış olacak ki bize serzenişte bulundu biraz 'hep sen biniyorsun kuzum la trene, bak babalarda binmiş, bu sefer ben binmek isterdim' diye. Gel sen bin dediysemde kabul etmedi, bir dahaki sefere dedi. Zaten bu eğlenceyi kaçırmak istemezdim :))))
Dünya kadar video birikti ama ben hala bloguma yükleyemiyorum malesef. Kaç kez denedim ama olmadı :(