17 Ekim 2011 Pazartesi
ESKİŞEHİR' de ZOR CUMARTESİ
14 Ekim 2011 Cuma
Cilt Lekelerim :(
3 senedir bir çare bulamadığım ama çokta çabalamadığım bir konu bu lekelerim. Hep hayıflanırım, herkesle paylaşırım lekelerimin ne denli fazla olduğunu, sürekli fondöten kullanmak zorunda olduğumu...
Evet düzenli olarak fondöten kullanıyorum, kullanmasam sokağa dahi çıkamam, o kadar yani :( Tatile gitmek (deniz tatili) benim için büyük bir sorundur. Deniz-havuz kıyısında fondötenli olarak dolaştığımı düşünsenize :))) ama sürmedende dolaşınca kendimi eksik, çıplak görüyorum ve tabiki çirkiiin!!
Genç kızlığımdan buyana yazın çillerim çıkar, kış mevsiminde kaybolurlardı. Orta yaş dönemlerimde ise yaz aylarında yüzümde lekelenmeler oluşmaya başladı ama soğuklar başlayıp güneş kendini gizleyince, tekrardan yüzüm tek renk olur, güzelleşirdim. kuzuma hamile kaldığımda yüzümdeki lekeler giderek arttı ve doğum sonrası geçeceğini sandığım lekeler, iyice kamp kurdular suratımda :( Aylar geçti... sonunda 3 yıl oldu halen benimle beraberler. Bunlara uykusuz gecelerin hatırası ki halen uykusuzum, göz torbalarımda eklendiler, ayrıca 39 yaş kırışıklıklarıyla bütünleşip beni çirkinleştirdiler. Zaten kışı sevmem, böyle olunca dertlerimde debreşti bu günlerde. Kendimi beğenmiyorum bu aralar. Soğuk ve kuru hava cildimi kaskatı yapıyor, kuru bir cildim var ve bu havalarda Arap ın yağı misali...herbiryerime kutular dolusu krem sürsem ancak rahatlarım.
Son zamanlarda lekelerim için aldığım 1 kutu mavi anemon çiçeği özlü bir kremim vardı ve bitmek üzere. Ancak ufakta olsa bir açılma olmadı lekelerimde. Oysa baya bir ümitliydim bu kremden. Uzun zamandır Oriflame den aldığım föndetenimden de epeyce memnundum. Geçen hafta bitince yenisini sipariş ettim, ancak yanlış fondöten istemişim, lekelerim hiç kapanmadı bununla. Bir arkadaşla bu durumu paylaşıyordum sohbet esnasında. Bana ebesinden el almış, bitkilerden ilaçlar, cilt kremleri yapan bir bayanın söylediklerini anlattı. Kabartma tozu ve yoğurdu karıp yüzüme sürecekmişim lekeler için. Yanlız bu kürü tam 40 gün aralıksız yapmalıymışım. Tamam dedim, bundan kolayı neki?
Hemen akşam denedim, tabi bol bol sürdüm iyice etkilesin diye :))) Yüzüm ısındıkça yoğurtlar düşmeye başladı yakama :))) Akşam baya komik duruma düştüm kızımla eşimin yanında, eğlendiler utanmadan benimle...Bakalım bu utançla kaç gün yapabileceğim bu uygulamayı. Sonucu bildiririm burdan :)
Evet düzenli olarak fondöten kullanıyorum, kullanmasam sokağa dahi çıkamam, o kadar yani :( Tatile gitmek (deniz tatili) benim için büyük bir sorundur. Deniz-havuz kıyısında fondötenli olarak dolaştığımı düşünsenize :))) ama sürmedende dolaşınca kendimi eksik, çıplak görüyorum ve tabiki çirkiiin!!
Genç kızlığımdan buyana yazın çillerim çıkar, kış mevsiminde kaybolurlardı. Orta yaş dönemlerimde ise yaz aylarında yüzümde lekelenmeler oluşmaya başladı ama soğuklar başlayıp güneş kendini gizleyince, tekrardan yüzüm tek renk olur, güzelleşirdim. kuzuma hamile kaldığımda yüzümdeki lekeler giderek arttı ve doğum sonrası geçeceğini sandığım lekeler, iyice kamp kurdular suratımda :( Aylar geçti... sonunda 3 yıl oldu halen benimle beraberler. Bunlara uykusuz gecelerin hatırası ki halen uykusuzum, göz torbalarımda eklendiler, ayrıca 39 yaş kırışıklıklarıyla bütünleşip beni çirkinleştirdiler. Zaten kışı sevmem, böyle olunca dertlerimde debreşti bu günlerde. Kendimi beğenmiyorum bu aralar. Soğuk ve kuru hava cildimi kaskatı yapıyor, kuru bir cildim var ve bu havalarda Arap ın yağı misali...herbiryerime kutular dolusu krem sürsem ancak rahatlarım.
Son zamanlarda lekelerim için aldığım 1 kutu mavi anemon çiçeği özlü bir kremim vardı ve bitmek üzere. Ancak ufakta olsa bir açılma olmadı lekelerimde. Oysa baya bir ümitliydim bu kremden. Uzun zamandır Oriflame den aldığım föndetenimden de epeyce memnundum. Geçen hafta bitince yenisini sipariş ettim, ancak yanlış fondöten istemişim, lekelerim hiç kapanmadı bununla. Bir arkadaşla bu durumu paylaşıyordum sohbet esnasında. Bana ebesinden el almış, bitkilerden ilaçlar, cilt kremleri yapan bir bayanın söylediklerini anlattı. Kabartma tozu ve yoğurdu karıp yüzüme sürecekmişim lekeler için. Yanlız bu kürü tam 40 gün aralıksız yapmalıymışım. Tamam dedim, bundan kolayı neki?
Hemen akşam denedim, tabi bol bol sürdüm iyice etkilesin diye :))) Yüzüm ısındıkça yoğurtlar düşmeye başladı yakama :))) Akşam baya komik duruma düştüm kızımla eşimin yanında, eğlendiler utanmadan benimle...Bakalım bu utançla kaç gün yapabileceğim bu uygulamayı. Sonucu bildiririm burdan :)
11 Ekim 2011 Salı
Faaliyet Önlüğü- Keçe Yapımı
İnternette araştırıp bakıyorum, malum kuzu ay sonu kreşe başlayacak. İnternette gördüklerim ya kısa oluyor yada kumaşları sert görünümlü oluyor. Şöyle yeri yumuşak olan, hareketini zorlaştıracak türden olmayan bir önlük arıyorum.
En yakın olanı şu olabilir gibi geldi, bunun turuncusu ama ben yinede elimle dokunup, yakından görerek almak istiyorum emin olmak için.
Eğer duyar görürseniz ve Ankara daki bir mağazada var ise adres bilgileri rica ediyorum.
Ayrıca keçe işine girişmek istiyorum ama kar amaçlı değil, kızım ve sevdiklerim için istiyorum, ismini duvarlara yazmak yada sepetlere işlemek istiyorum keçeleri ve magnet yapımı, tablo gibi çalışmalarla süslemek istiyorum kızımın odasını. Evin diğer bölümlerinin isimlerinide işleyip asmak istiyorum kapı köşelerine. Bakalım başarılı olabilecekmiyim :)
NOT: Yukarıdaki resimde bulunan faaliyet önlüğünü yakından görmüştüm. Sert bir muşambadan yapılmış, rahatsız edici ve hareket özgürlüğünü engelleyen cinsten. Ben bunların daha ince olanlarını gördümdü eskiden ve uzun olanlarını ama şimdi arayınca bulamıyorum ne hikmetse.
En yakın olanı şu olabilir gibi geldi, bunun turuncusu ama ben yinede elimle dokunup, yakından görerek almak istiyorum emin olmak için.
Eğer duyar görürseniz ve Ankara daki bir mağazada var ise adres bilgileri rica ediyorum.
Ayrıca keçe işine girişmek istiyorum ama kar amaçlı değil, kızım ve sevdiklerim için istiyorum, ismini duvarlara yazmak yada sepetlere işlemek istiyorum keçeleri ve magnet yapımı, tablo gibi çalışmalarla süslemek istiyorum kızımın odasını. Evin diğer bölümlerinin isimlerinide işleyip asmak istiyorum kapı köşelerine. Bakalım başarılı olabilecekmiyim :)
NOT: Yukarıdaki resimde bulunan faaliyet önlüğünü yakından görmüştüm. Sert bir muşambadan yapılmış, rahatsız edici ve hareket özgürlüğünü engelleyen cinsten. Ben bunların daha ince olanlarını gördümdü eskiden ve uzun olanlarını ama şimdi arayınca bulamıyorum ne hikmetse.
10 Ekim 2011 Pazartesi
Cuma Günü İzni
Cuma sabahı geç uyandık kuzumla, bende iyi durumda değildim, böyle olunca arayıp izin aldım müdürden, kızımla başbaşa bir gün geçirdik hemde akşama kadar.
kuzu bol bol resim yaptı, beraber kek yaptık, trencilik oynadık, pütürlü yemekler yedi, sarılıp koklaştık kuzumla. O mutlu ben mutlu :)
Kızımın en çokta 'anneciğim seni çok seviorum' deyip yamacıma sokulmasını, kedi gibi sırnaşmasını seviyorum. Evet bol bol yaptık bunu cuma günü. Sanırım çalınan bir cuma olduğunun oda farkındaydı ve ekstra mutluydu :)
kuzu bol bol resim yaptı, beraber kek yaptık, trencilik oynadık, pütürlü yemekler yedi, sarılıp koklaştık kuzumla. O mutlu ben mutlu :)
Göksu Park- Kanuni Park
O taraflarda işimiz vardı, bitince gezelim dedik, iyikide uğramışız. Çok hoş saatler geçirdik, hava yazdan kalmaydı. kuzu çok mutlu oldu, sürekli 'nunapark' sayıkladı ama elindekilerden fazlasıyla memnun kaldı. Göksu Park a ilk yapıldığı yıl gitmiştik, görmeyeli ağaçlar büyümüş, çevre düzenlemesi tam anlamıyla mükemmel olmuş, heryaş gurubu düşünülerek aktivite alanları yapılmış.
Maaile trene bindik, suyun dörtbir kenarını dolandık trenle, kuzu çok heyecanlandı, ördeklere, insanlara hep el salladı, tabii bende :) Tüm oyun alanlarına uğradı, hepsine bindi, kaydı. 'anne bikerecik daha lüpseeen' dedi durdu.
Görüldüğü üzere, yeni alınan botları o kadar sıcakta dahi ayağından çıkarmayı başaramadık. 'hamur botlarım' diyerek gezdi. Dikkatinizi söyleyemediği ve önceden yuttuğu 'y' harfine çekiyorum, artık yeni hali 'h' oldu.
Ördeklere yem verdi, onlarla bol bol sohbet etti, hatta diğer çocuklarla konuştu. Kuzumuz mutlu olunca bizimde keyfimize diyecek yoktu. Su insanı dinlendiriyor, buna bütün kalbimle inanıyorum, hele birde doğayla birleşmişse tadına doyum olmuyor.
uykusu gelince eve dönme kararı aldık, zaten daha arabaya biner binmez rüyalara dalmıştı bile.
Eve gelince hazır kuzuda uyuyorken kuruttuğum nanelerimi elimle ufalayıp kavonozlara koyayım dedim, 8 demet nane yetmeyecek sanırım, yine alıp kurutmalıyım.
Ertesi gün Pazar malum, uyuşuk uyuşuk ama yapılacaklarla dolu birgündü. Hem yarın iş var, üfff durumu, hemde yarın iş var ütü yapmak, yıkanmak gerek durumu mevcuttu. Öncelikle dışarı çıkıp soğuk sonbahar gününde şifayı kapmamak için sıkmalık portakal, süt ve bal aldık. Sonra küçük hanım için park gezmemizi yaptık, o oynadı biz keyiflendik.
'Anne büyük salla' diyen bir kızım var, ablalar gibi sallanacakmış :)
Maaile trene bindik, suyun dörtbir kenarını dolandık trenle, kuzu çok heyecanlandı, ördeklere, insanlara hep el salladı, tabii bende :) Tüm oyun alanlarına uğradı, hepsine bindi, kaydı. 'anne bikerecik daha lüpseeen' dedi durdu.
Ördeklere yem verdi, onlarla bol bol sohbet etti, hatta diğer çocuklarla konuştu. Kuzumuz mutlu olunca bizimde keyfimize diyecek yoktu. Su insanı dinlendiriyor, buna bütün kalbimle inanıyorum, hele birde doğayla birleşmişse tadına doyum olmuyor.
Karnımız acıkınca göl kenarında bulunan cafelerden birine girdik, tabi önce çorba varmı diye araştırma yaparaktan. kuzuya çorba bizede bişeyler söyledik aperatif olarak. Eşim beni bişey yemeyelim burda diye uyarmıştı ama sigara kullandığımdan midem geçmişti ve hafif olsun diye gözleme söylemiştim, gerçekten berbattı, yağlıydı ve yanıktı. Ucundan biraz yedim, yağsız kısımlarından kuzuma yedirdim biraz. Bu arada çorbası baya bir biberli olduğundan kuzum içemedi ve bırakıp ayran gözleme yedirdim, bir küçük daninoda yanında yedi. Ama manzaramız muhteşemdi, salıncaklı masalarda oturup gölü izledik.
Eve gelince hazır kuzuda uyuyorken kuruttuğum nanelerimi elimle ufalayıp kavonozlara koyayım dedim, 8 demet nane yetmeyecek sanırım, yine alıp kurutmalıyım.
Nanelerden sonra birazda keyif yapalım diye Türk kahvesi yaptım, aşkımla içtik, evde fala bakan yalan yanlışta olsa benim ya :)) Yaa çok hoş şekiller çıkmış, baya bişeylere benziyorlar ama ben anlayamadım, bu benim falım, anlayan olursa ne olur benim için yorumlayıp yazın olmamı?
Kızımın Kreş Giysileri
Henüz pantif ve iç çamaşırı almadık, gereksiz yere aldığımız yağmur botlarını saymıyorum tabi.
FERBER YÖNTEMİ-Uyku Düzeni-Gece Beslenmesi
Yukarıdaki bebek fotoğrafı http://www.kadinlarkulubu.com/gorsel-yarisma/268365-sevimli-uyuyan-kiz-bebek-amp-cocuk-yarisma-anketi.html linkten alıntıdır. Çok hoşuma gitti, ayrıca benim kızımın doğduğu zamanki halinede çok benziyor :)))
Tam tamına 1 hafta oldu gece sütünü bırakalı :) İstemedi mi? İstedi tabiki ama öyle bağrış çığrış olmadı, mızmızlanarak istedi geceleri sütünü. Ben sadece geçiştirdim ilk günler: 'baban süt almayı unutmuş, yarın alır içersin' diye. Tabi amacım yalan söylemek değil, gündüzden onu hazırlıyorum, bebeklerin biberonla içtiğini, büyük ablaların yatmadan önce bardakla süt içtiklerini anlatıyorum. Gece yarısı bu gerçeği kabullenmek istememesi normal olduğundan. tatlı bir yalan söylüyorum, bunu 2 gece yaptım, 3.gecede düzene girdi. Geceleri canı süt çektiğinde daha ben bişey demeden, kendisi söylüyordu 'ablalar biberonla süt içmez' diye.
Bu konu birdenbire neden gündeme geldi, onu açıklayayım; Uykusuz geceler, uyumayan, ağlayarak uyanan ve en önemliside yanında annesini sabaha kadar isteyen çocuklarla ilgili, hiç okumadıysam yüzlerce makale ve kitap okudum. Sonuca varabildim mi? Hayııır. Tek kazancım sağolsun rahmetli Tracy Hog, onun sayesinde geceleri kuzumu ayağımda sallamaktan kurtuldum. Yanında uzandığımda uyuyuveriyor kuzum 19 aylıktan buyana.
İlk olarak yine bu konuları araştırma halindeyken, Nurtiden arkadaşım ÇORAP AİLESİ nin blogunu okurken rastladım aradığım şeye. Arkadaşım oğlunu Ferber Yöntemine göre uyutmuş ve çook başarılı olmuş ve bu yöntemi ayrıntılarıyla anlatmış blogunda.
Yapmam gereken ilk şeyin gece beslenmesini kesmek olduğunu görünce, ilk gece denemeye karar verdim ve evet bunu hallettik şükür ki. Arkadaşım 6 aylık yada 9 aylık çocuklardan bahsetmiş, evet onlara bu yöntemi uygularken başarılı olabiliriz, çünkü 6-9 aylık bebekler yataklarından çıkamazlar ama benim danayı yatağa bağlamam mümkün görünmüyor... Bu nedenlede 2. kısma geçemedim Ferber de.
Bir şekilde geçmeliyim, gerçi sütten keseli 1 hafta oldu, sıra kendi kendine uyumayı öğretmekte. Önce şu nezle grip karışımı durumu bir düzelsin, ardından kendi kendine uyuyacak inşallah kuzum.
kuzu da güzel olan, uykusu geldiğinde kendisinin bunu söylemesi ve birşeyleri çokça tutturmaması, yani çığlık çığlığa. Öncesinde kendikendine uyuma alışkanlığını sözle empoze etmeyi düşünüyorum. Abla olduğunu ve diğer çocuklar gibi yatağında yanlız uyuması gerektiğinin anlatmalıyım, hatta isterse odasında uyuyana kadar gece lambası yakabileceğimizi ki şimdiye kadar 3 senedir hiç gece lambasına alıştırmadım. Bakalım ilerleyen günlerde neler olacak, başladığımızda gelişmeleri gün gün buradan okuyabilirsiniz.
NOT: (41 kere maaşallah) sabahları kahvaltıda, akşamları yatmadan önce bir su bardağının 4/3 kadar sütü içiyor :) Seve seve, bayılarak olmasada, içilmesi gerektiğini bildiğinden...
Tam tamına 1 hafta oldu gece sütünü bırakalı :) İstemedi mi? İstedi tabiki ama öyle bağrış çığrış olmadı, mızmızlanarak istedi geceleri sütünü. Ben sadece geçiştirdim ilk günler: 'baban süt almayı unutmuş, yarın alır içersin' diye. Tabi amacım yalan söylemek değil, gündüzden onu hazırlıyorum, bebeklerin biberonla içtiğini, büyük ablaların yatmadan önce bardakla süt içtiklerini anlatıyorum. Gece yarısı bu gerçeği kabullenmek istememesi normal olduğundan. tatlı bir yalan söylüyorum, bunu 2 gece yaptım, 3.gecede düzene girdi. Geceleri canı süt çektiğinde daha ben bişey demeden, kendisi söylüyordu 'ablalar biberonla süt içmez' diye.
Bu konu birdenbire neden gündeme geldi, onu açıklayayım; Uykusuz geceler, uyumayan, ağlayarak uyanan ve en önemliside yanında annesini sabaha kadar isteyen çocuklarla ilgili, hiç okumadıysam yüzlerce makale ve kitap okudum. Sonuca varabildim mi? Hayııır. Tek kazancım sağolsun rahmetli Tracy Hog, onun sayesinde geceleri kuzumu ayağımda sallamaktan kurtuldum. Yanında uzandığımda uyuyuveriyor kuzum 19 aylıktan buyana.
İlk olarak yine bu konuları araştırma halindeyken, Nurtiden arkadaşım ÇORAP AİLESİ nin blogunu okurken rastladım aradığım şeye. Arkadaşım oğlunu Ferber Yöntemine göre uyutmuş ve çook başarılı olmuş ve bu yöntemi ayrıntılarıyla anlatmış blogunda.
Yapmam gereken ilk şeyin gece beslenmesini kesmek olduğunu görünce, ilk gece denemeye karar verdim ve evet bunu hallettik şükür ki. Arkadaşım 6 aylık yada 9 aylık çocuklardan bahsetmiş, evet onlara bu yöntemi uygularken başarılı olabiliriz, çünkü 6-9 aylık bebekler yataklarından çıkamazlar ama benim danayı yatağa bağlamam mümkün görünmüyor... Bu nedenlede 2. kısma geçemedim Ferber de.
Bir şekilde geçmeliyim, gerçi sütten keseli 1 hafta oldu, sıra kendi kendine uyumayı öğretmekte. Önce şu nezle grip karışımı durumu bir düzelsin, ardından kendi kendine uyuyacak inşallah kuzum.
kuzu da güzel olan, uykusu geldiğinde kendisinin bunu söylemesi ve birşeyleri çokça tutturmaması, yani çığlık çığlığa. Öncesinde kendikendine uyuma alışkanlığını sözle empoze etmeyi düşünüyorum. Abla olduğunu ve diğer çocuklar gibi yatağında yanlız uyuması gerektiğinin anlatmalıyım, hatta isterse odasında uyuyana kadar gece lambası yakabileceğimizi ki şimdiye kadar 3 senedir hiç gece lambasına alıştırmadım. Bakalım ilerleyen günlerde neler olacak, başladığımızda gelişmeleri gün gün buradan okuyabilirsiniz.
NOT: (41 kere maaşallah) sabahları kahvaltıda, akşamları yatmadan önce bir su bardağının 4/3 kadar sütü içiyor :) Seve seve, bayılarak olmasada, içilmesi gerektiğini bildiğinden...
6 Ekim 2011 Perşembe
Hastayım...Kuzu Kilo Vermiş...Gece Sütünü Bıraktı
Şükür ki kuzu iyi durumda ama ben gripten kırılıyorum resmen :( Dün çok yoğun bir gün geçirdim. İzinliydim tüm gün, öğlen başlayan hastane maceramız, akşamın 5 ine kadar sürdü. Önce annemin 10 gündür süren mide rahatsızlığı için Gastroentrolog randevusuna gittik, mideden çok bağarsaktan şüphe etti hoca, gayta ve kan testi tetkikleri istedi. Bu sabah çıkacaklar.
kuzu içinse kreşten istenilen gayta ve boğaz kültürünü yaptırmamız gerekiyordu ama gaytayı veremedik malesef. Yedirdiğim o kadar üzüm ve içirdiğim suyun faydası olmadı, çişten başka bişey yapamadı. Ayrıca dr.Öge hanım kilo ve boyuna baktı. Kilo verdiğinin farkındaydık zaten ama bu kadarını tahmin etmemiştik. Boy: 92,5 - Kilo: 13,3.
Uykusu gelince Tunalı Hilmi yi dolaşalım dedik. kuzu uyudu, hemde 2 saate yakın, hatta sonunda biz uyandırmak zorunda kaldık. Annemle uzun zamandır başbaşa gezip yemek yememiştik. Bu iyi bir fırsat oldu bize. Hatta Kuğulu Park ta oturup sohbet te ettik :)
kuzu uyanmaya yakın Akay a yürüdük annemle, belki gayta yı alabiliriz diye ama nafile çabalarımız sonuç vermedi. Yıldıray bizi almasa taksiyle dönecek kadar yorgunduk.
Biraz dinlenince kızıma kreş alışverişini yapmak için tekrar çıktık dışarı. Benim meşhur Mini Shop tan,yüklüce bir alışveriş yaptık, epeyce kıyafeti oldu. İçlerinden birini doğum gününde giymesi için ayırdım. Resimlerini çekmeyi unuttum ama artık üzerinde görürsünüz yeni cicilerini :)
Eve gelince babasıyla epeyce trencilik oynadılar...
kuzu içinse kreşten istenilen gayta ve boğaz kültürünü yaptırmamız gerekiyordu ama gaytayı veremedik malesef. Yedirdiğim o kadar üzüm ve içirdiğim suyun faydası olmadı, çişten başka bişey yapamadı. Ayrıca dr.Öge hanım kilo ve boyuna baktı. Kilo verdiğinin farkındaydık zaten ama bu kadarını tahmin etmemiştik. Boy: 92,5 - Kilo: 13,3.
Uykusu gelince Tunalı Hilmi yi dolaşalım dedik. kuzu uyudu, hemde 2 saate yakın, hatta sonunda biz uyandırmak zorunda kaldık. Annemle uzun zamandır başbaşa gezip yemek yememiştik. Bu iyi bir fırsat oldu bize. Hatta Kuğulu Park ta oturup sohbet te ettik :)
kuzu uyanmaya yakın Akay a yürüdük annemle, belki gayta yı alabiliriz diye ama nafile çabalarımız sonuç vermedi. Yıldıray bizi almasa taksiyle dönecek kadar yorgunduk.
Biraz dinlenince kızıma kreş alışverişini yapmak için tekrar çıktık dışarı. Benim meşhur Mini Shop tan,yüklüce bir alışveriş yaptık, epeyce kıyafeti oldu. İçlerinden birini doğum gününde giymesi için ayırdım. Resimlerini çekmeyi unuttum ama artık üzerinde görürsünüz yeni cicilerini :)
Eve gelince babasıyla epeyce trencilik oynadılar...
NOT: Dr.Öge hanıma sorularım vardı. Biri pütürlüdeki ilerlememiz ama yemek miktarlarının azalması ile ilgiliydi, sonuç olarakta kilo vermesi. Pediasure PLus u bırakır bırakmaz kilo gelişiminin durduğunu söyledim. Ömür boyu bu sütle destekleyemeyeceğimizi, pütürlü gıdayla vücudunun barışacağını anlattı, zamanla dengeler yerine oturacak ve kilo+boy gelişimi normale dönecek dedi. İkinci sorum; gece sütünü kesmemle ilgiliydi. Doktor, gece sütünü 1 yaşından itibaren kesmeyi önerdiğini, ayrıca kuzu gibi kusan çocukların zaten gece beslenmesi yapmaması gerektiğini anlattı. Ancak gece içemediği sütü sabah-akşam 1 er bardakla telafi etmemizi söyledi. kuzu ilede konuştu bu konuda. 'annem bana süt vemior' dedi, baya güldük, bunu doktor değilde başkalarına söylese kimbilir ne anlarlar, kızından süt esirgiyor sanırlar dedim :))) 'Çınar beberondan içior, o bebek daha' dedi, yine bizi güldürdü :))
Demek ki içim rahat olmalıymış, 3 gecedir süt vermiyorum ama içim içimi yiyordu, 'uykudan feragat edip kızına süt ver' diyordu içimden güçlü bir ses, diğeriyse 'gece süt içmek sakıncalı dişler için, ayrıca deliksiz uyuması, uyumam için' diyordu. Yine bir not düşeyim bu konuda; annemin sütü bıraktırttığımızdan haberi yok. Doktordan çıkınca;
Ben: Anne dr. kuzuma gece süt vermeyin, gündüz içirin dedi.
Annem: Sakıın...o süt yarıyor ona, ablanın çocukları okula başlayana kadar gece içtiler kilolarca...
Ben: Ama dişi için sakıncalıymış, hem sabah-akşam içmeliymiş sütü artık.(tabi bunları tırsarrak söylüyorum)
Annem: Onların dişlerini görmüyomusun inci gibi maşallah, gündüz içmez senin kızın süt, geceyi kesme.
Ben: Onlar kendilerini hiç düşünmemişler, çocuklar neyi, ne şekilde isterlerse öyle yapmışlar, (burda sinirleniyorum) ben akşamları alıştırıcam, sabahta zaten kreşte kahvaltıyla mecbur içecek.(konu böylece kapandı)
Dün akşam yatmadan bardakla süt içirme denemesini babası üstlendi ve çook başarıyla sonuçlandırdı, maaşallah diyelim ve darısı isteyenlere olsun :) Öncelikle yarım çay bardağı deneyelim derken bizim kız 'şerefeee' diyerek bitiriverdi sütünü ve yenisini istedi, böylelikle bir su bardağının 4/3 ünü içmiş oldu, bunu sabahlarıda başarabilirsek, yarım kilo sütü günlük olarak içirmiş olacağız, inşallah :)
3 Ekim 2011 Pazartesi
Sevdiklerimle Hamsi Tava Ziyafeti - Kereeeem
Seda ile son bir görüşme yaptık gelme saatlerine yakın, ardından kuzu da Keremle konuşmak istedi, arayıp verdim;
N: Keremle konuşmak istiorum.
.....
N: Kerem geldiniz mi?Seni bekliorum, hamsı ar.
.....
N: Delmediniz,onucaz...hadi hoşçakaaal.
.....
N: Kereeeem,Kereeeeem....(Kerem tlfu kapadı sanırım)
Bunları söylerken salondaki koltuğuna bacak bacak üstünde oturur vaziyette ve ilk olarak tlfona çıkan Kerem in annesi Seda yla konuşuyor ve arkadaşını istiyor. İnanılmaz hoşuma gitti, teyzeleriyle ve yeğenleriyle konuşuyordu ama tlfda ilk kez sesini duyduğu Seda ile konuşunca...ne biliiim işte duygulandımda...büyümüş benim kızım :)
Hafta Sonu (1)-Resim Çizdi - Scooter
Kendince hergün resimler yapıyor, sorduğumda herbirine alakasız isimler veriyor :))
Bayramda aldığımız elbiseye takık durumda ve nereye gidecek olsak, aynı elbiseyi giymek istiyor...
Pazar günü AVM ye gittik, can sıkıntısı işte, birde gitmişken kreşten istenilen pijama, iç çamaşırı ve, kıyafetlere bakalım dedik. A City Outlet e gittik, fiyatlar uygun olur diye. İnanılmaz artmış fiyatlar, aşmış kendini AVM, ne outlet i, resmen kazık satıyor mağazalar. Eşim benim Etlik te kuzu için alışveriş yaptığım yeri pek pahalıcı bulurdu, ''kurban olsun orası'' dedi, burayı görünce :)))
Üst katta çay içtik, bu sırada kuzu vızır vızır kıvamdaydı ve bir türlü gönlü olmuyor, ne desem ne yapsam başka şey istiyor... yan masada oturan bay-bayan patates kızartması yiyor...bizimki tutturdu patates kızartması diye...öncesinde ayran istedi, babası gidip aldı. Neyse, biliyorumya 1 tanesini bile yiyemez ama istiyor işte, eşim gidip alayım dedi, yok dedim istiyeyim bir tane. Ayıp olur olmaz derken kızıda kucağıma alıp rica ettim (utandım baya ama elden bişey gelmez). Adamcağız sağolsun, 'isterseniz hepsini alın' demez mi :))) yok dedim 1 tane kafi, yemez zaten... Masaya geldik ve aşkıma gizlice ''istermisin hepsini yesin ve yine istesin :)))'' Baya gülüştük ve bu sırada kuzuyu takip ediyoruz. Kız hepsini yedi...inanamadık ve hemde bir çırpıda yedi, aldığım patates en uzunlarındandı. aşkım bile görünce 'en büyüğünü almışsın' diye dalga geçmişti. Kalk işareti yaptım gizlice, çünkü birtane daha isteyecek :)))
Eve gelir gelmez yolda söz verdiğimiz gibi aşkım patates kızarttı kızına ama bu arada kuzu bir sürü jelibon ve üzüm yiyince, patatesin yüzüne pek bakmadı...
Bu hafta kuzu için scooterı çok revaçtaydı, elinden düşürmedi, daracık evimizin içinde dolandı durdu, AVM ye giderkende yanında getirdi. Koridorlarda sürmeye başlayınca herkesin dikkatini çekti bacaksız :))) Bende bu anı ölümsüzleştirmek isterken, arkadan söylenilenleri dinliyordum (saçlara bak, eteğini sevsinler..vs.) aniden kendini yerde buldu, ben fot.makinesiyle uğraşırken insanlar kuzunun etrafına çullandılar..''aman bişey varmı,hiiiiii düştüüüüü..vs.'' Böyle oluncada tepkilerden korkan bıcırık bastı yaygarayı...işte ilk düşme anı;
Bayramda aldığımız elbiseye takık durumda ve nereye gidecek olsak, aynı elbiseyi giymek istiyor...
Üst katta çay içtik, bu sırada kuzu vızır vızır kıvamdaydı ve bir türlü gönlü olmuyor, ne desem ne yapsam başka şey istiyor... yan masada oturan bay-bayan patates kızartması yiyor...bizimki tutturdu patates kızartması diye...öncesinde ayran istedi, babası gidip aldı. Neyse, biliyorumya 1 tanesini bile yiyemez ama istiyor işte, eşim gidip alayım dedi, yok dedim istiyeyim bir tane. Ayıp olur olmaz derken kızıda kucağıma alıp rica ettim (utandım baya ama elden bişey gelmez). Adamcağız sağolsun, 'isterseniz hepsini alın' demez mi :))) yok dedim 1 tane kafi, yemez zaten... Masaya geldik ve aşkıma gizlice ''istermisin hepsini yesin ve yine istesin :)))'' Baya gülüştük ve bu sırada kuzuyu takip ediyoruz. Kız hepsini yedi...inanamadık ve hemde bir çırpıda yedi, aldığım patates en uzunlarındandı. aşkım bile görünce 'en büyüğünü almışsın' diye dalga geçmişti. Kalk işareti yaptım gizlice, çünkü birtane daha isteyecek :)))
Eve gelir gelmez yolda söz verdiğimiz gibi aşkım patates kızarttı kızına ama bu arada kuzu bir sürü jelibon ve üzüm yiyince, patatesin yüzüne pek bakmadı...
Bu hafta kuzu için scooterı çok revaçtaydı, elinden düşürmedi, daracık evimizin içinde dolandı durdu, AVM ye giderkende yanında getirdi. Koridorlarda sürmeye başlayınca herkesin dikkatini çekti bacaksız :))) Bende bu anı ölümsüzleştirmek isterken, arkadan söylenilenleri dinliyordum (saçlara bak, eteğini sevsinler..vs.) aniden kendini yerde buldu, ben fot.makinesiyle uğraşırken insanlar kuzunun etrafına çullandılar..''aman bişey varmı,hiiiiii düştüüüüü..vs.'' Böyle oluncada tepkilerden korkan bıcırık bastı yaygarayı...işte ilk düşme anı;
Sonrasında zevkle gezdi, turladı AVM koridorlarında...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)


