23 Şubat 2011 Çarşamba

Doktor Kontrolü-28.Ay


                                      Pediasure Plus sen nelere kadirsin :)))
          28. ayının bittiği şu günlerde aslen pediasure için rapor yazdırmaya gitti kızım bugün, babası ve anneannesiyle. Çok mutluyum çünkü pediasure almaya gittiğini bildiğim halde, ençok merak ettiğim boy ve kilo artışı idi. Tabiki sütü yazdırmışlar çok sevindim ama boy-kilo artışını duyduğumdaki sevincimin yerini hiç birşey tutamaz :)
Boy: 87cm.
Kilo: 12,483
     Bir ay önce gittiğimizde geçen 3 ay boyunca sadece yarım kilo almıştı, boyuda yarım santim uzamıştı ve resmen ağlayarak çıkmıştım muayeneden. Eczaneden aldığımız Pediasure Plus sayesinde 1 ayda bu kadar gelişme olması yine gözlerimi yaşarttı, çok sevinçliyim, çok mutluyum. Allah ta tüm anne-babaları bizim gibi sevindirsin inşallah :) Amiiin...
     kuzum yemek yerken yani yutkunurken zorlanıyordu, babası farketmişti baya oldu, bende dikkat edince gördüm; hani boğazın ağrıyınca zor yutkunursun, söyle başını öne doğru alır öyle yutarsınya yemekleri, işte öyle yapıyordu miniğim yutarken. Doktora sormuş eşim nedir, ne olabilir, nodül gibi bişey olabilirmi yada boğazda darlık gibi diye (tabi bunu internetten araştırmıştı öncesinde). Tekrar kontrol etmiş dr. ve 'biraz dar gibi ama ben bunu çıplak gözle göründüğüyle söyleyemem, bizim hastanede bunun filmi yok, başka yerde bir film isteyin mutlaka' demiş. Belki bu bir umuttur, ben hep bekledim çareli bir derdi olsada kurtulsak diye ama sebepsiz demişti doktorlar, tıbbi bişeyi yok dediler hep. Umarım sorunu hallederiz ve bir darlık varsa çareside vardır, kızım başka bebekler gibi yiyip yutabilir ve kusmaz belki...Dua edin lütfen; başkasının başkalarına ettiği duaların daha çabuk kabul olduğuna inanırım ben, kızıma dua edin lütfen, kurtulsun bu yakasını bırakmayan kusma illetinden...

21 Şubat 2011 Pazartesi

27 AY BİTTİ :)

     Canım kızımın, 27. ayını geride bıraktık. Neler mi değişti; Artık çok hızlı ve kelime haznesi gelişmiş şekilde konuşuyor, anlatamadığı birşey kalmadı diyebilirim, boyu uzadı, kilosu arttı. Duygu gelişimi hat safhada, kalabalık ortamda kendini hemen belli eden bir kişiliğe sahip, albenisi olduğu kesin. İnsanlarla çok kolay iletişim kuruyor ve kendini sevdiriyor,bunlar ,iyi tarafları...Kötü demeyeyim ama değişmeyen ve bizi üzen tarafları aynen devam ediyor; pütürlü yemiyor, bez kullanıyor, halen arada kusuyor, halen geceleri uyanıyor :(
     Park-bahçe-AVM. gezilerimiz devam ediyor;
Pütürlü yiyebilsin diye evde yapmadığım şaklabanlık kalmadı ama nafile, sanırım bir zamanı var ve biz o zamanı beklemek zorundayız, zevkle yesin diye yaptığım herşey belki bir kaşık tadımlıkla, belkide küçük bir ısırıkla son buldu ama ara ara yinede devam edicem çalışmalarıma...
Yer bezi seriyoruz, hepberaber ('bererek' diyor) oturup eğlenceli şekilde ve çok iştahlı görünerek yiyoruz yaptığımız atıştırmalıkları ama bizimki iki karıştırıyor, tadına bakıyor bizim zorumuzla ve yemek yerine döküp saçmak istiyor :(
Saçlarını ilk kez böyle bağladım, çok hoşuma gitti görünüşü ama küçük hanım iki dakika sonra bozdu saçlarını...
Çorbalarını ekmek katarak blendırdan geçirdikten sonra, üzerine küçük küçük ekmek parçaları ekleyerek yediriyorum, azda olsa pütür katmış oluyorum kendimce...
Nurturia dan tanışıp kendisine çokçada yakın hissettiğim arkadaşım Hülya, eşi ve minik kızları Öykü yü bize davet etmiştik geçenlerde. Ne iyi etmişim, iyiki düşünüp davet etmişim, sevmekle ne kadar isabet ettiğimi anladım, ne kadar güzel anlaştık, eşim eşiyle nasıl yakınlaştı anlatamam. Öykü çok sakin hanım bir kız, benimki çılgın olunca uyumda kaçınılmaz oldu :) birbirleriyle inatlaşma da olmadı böylece...Biz ailece çok sevdik onları çoook :)
     Yine işyerinden arkadaşım Hatice ve ailesini yemeğe aldık geçenlerde, sağolsunlar kırmadılar, çokta zevkli bir akşam oldu, hepberaber söz vermiş olduğum Hamsi Tava yaptım onlara, umarım beğenilmiştir. kuzum da yedi :))) Hoş bir akşam oldu :)
     Bu hafta sonuda canım Hülya cımda buluştuk,Yasemin(Efe) ve Ülkü(Nihan-Elif) çok zevkli bir hafta sonu oldu benim için, kuzumunn yaramazlıklarıda olmasaydı. Çok hazırlanmış arkadaşım, güler yüzüyle bizi karşıladı sağolsun, herşey mükemmeldi, ellerine sağlık arkadaşım.

24 Ocak 2011 Pazartesi

Melek in Saçı - Nursel in Günü

İstanbul dan döndüğümüzün 2. günüydü kardeşim ve eşi bize geldiler, saçlarının yeni halini çekeyim, görmeyenler görsün istedim :) Bence çok yakışmış, annem sarı istiyordu ama aslına dönmüş, çok güzel olmuş :)
Cumartesi günü koltukaltımdaki dikişleri aldırdık ve Fikriye halam ile Emine yengemler ,Rukkiye halamlara geldiğinde oraya gittik hoşgeldine. Annemle babam geceden gidip orda kalmışlar. Onlarıda alıp geri döndük. Pazar günü ise Nursel cimde gün vardı. Aşkım arkadaşın eşiyle bizi bırakıp, hamama gittiler. Bizde eğlenceli, bol yemeli bir gün geçirdik. Çok uslu durdu kızım, ablalarla konuşup resim çektirdi :)
Kızımın ilk burnunu karıştırırkenki resmi bu :) Bana neden özel geldiyse :))) zaten burnunun yolunu bilmiyordu, ara sıra dokunmaya çalışsada pek beceremiyordu ama şu aralar grip olunca eli burnundan ayrılmaz oldu :)))

İstanbul-Azra nın Doğum Günü

Çok özlemiştim kuzularımı, ablamı, eniştemi ve İstanbul u...
Aşkıma gitmek istediğimi söylediğimde tamam dedi ve istersen 2 gün önceden annenle git dedi ama annem bizimle gelmek istemediğini, yolu artık çekemiyorum, dinlenirim deyince cuma öğleden önce çıktık yola. Yanımıza iş arkadaşım Hatice yide alıp gittik. Eğlenceli bir yolculuk oldu.
En büyük arzum Azra nın doğum gününde yanında olabilmekti.
Güle oynaya,eğlenceli molalar vererek geçirdik yolculuğu, kuzum, Hatice ablasıyla çok iyi anlaştı :)
İstanbul benim 2.evim gibi, ama sürekli kaldığım evim olamaz, sadece ayda birkaç günümü geçirdiğim evim, seviyorum havasını, kokusunu, manzarasını :)
Gittiğimizde ablamlar bizi bekliyorlarmış, kavuştuk, öpüştük. Kuzularımı çok ama çok özlemişim :) Azra cım çok heyecanlıydı, odasına bizim ve kuzumun resimlerini asmış, çok iyi anlaştılar, ne isterse ikiletmeden yaptı, onu memnun etmek için uğraştı kuzum :) Kızımda çok mutlu oldu, nerdeyse yanıma uğramadı o akşam. Biraz oturduktan sonra Hatice ye Kız Kulesini gösterelim dedik. Hep beraber gidip oralarda turlayıp resimlendik :) Hatice İstanbul a ilk kez gelmişti ve inanılmaz sevdi, beğendi :)
                   (Fotoğraf makinemin ayarı kaçmıştı, ertesi gün Eminönü nde düzelttirdim)
Azra ablası kızıma oyuncak hamur hediyesi almış, aparatlarıda çok güzeldi, heyecanla açıp, dakikalarca oynadı onlarla :)                                                                                                     
Akıllıların akıllısı, yakışıklıların şahı canım Utkum, ne saygılısın sen, ne akıllı...gülüşü güzel yeğenim...yok yok ben çok fena özlemişim kuzularımı ve bana yetmemiş hafta sonu görmek :(
Ablaların güzeli, güzel kalplisi ve eniştem değil abimmm benim o, ne kadar şanslıyım bir bilseniz, kurban olduğum Allahım ayırmasın, ağzımızın tadını bozmasın, çok seviyorum onları :)
Ertesi gün kahvaltı sonrası düştük yollara, Eminönü, kapalı çarşı, sultanahmet camii...gezdik, gezdirdik Hatice me :)

C.tesi günü evden çıkıp vapura bindik,vızır vızır başladı kuzum, tamam dedim uykusu var ve uyuyamıyor,mahvolduk yolda izde ama bizimki vapurdan inerken uyuyakaldı, kalış o kalış...inanılmaz şekilde ve hayatında ilk defa gündüz, aralıksız olarak tam 3,5 saat uyudu, arada babasıyla kontrol ettik bişeyimi var diye, ablamın evinin kapısına geldiğimizde gözünü açtı yavrum :)
Eve gelince Azra nın 15 kadar arkadaşını gördük ki, ev okul gibi olmuştu :) Hediyemizi sakladık ve sıcak-soğuk yaparak bulmasını izledik :)
                                              Buldu, açtı ve umarım beğenmiştir hediyemizi :)
Çok eğlendik, yedik içtik,sohbet ettik, ablam öyle çok hazırlık yapmışki tüm lojmanlara yeterdi herhalde yaptıkları, ellerine sağlık, bizi çok güzel ağırladılar ama tadı damağımda kaldı, inşallah yakın zamanda bize gelirler :)
Harika bir geceden sonra pazar günü kahvaltı yapıp vedalaştık, hava erken karardığından yola çıktık malesef, doyamadım, özlemimi gideremedim yeterince :( İyiki doğdun Azra cım, nice sağlıklı, mutlu, bol paralı ve başarılı yıllar geçirmeni diliyorum tüm sevdiklerinle :) Seni Seviyoruz miniğim :)

19 Ocak 2011 Çarşamba

Neler Oldu Neler :)

Yazmayalı hayli gün olmuş, sayamadım :(
Gezmelere gittik,banyolar yaptık, Seda larda buluştuk, kardeşimin doğacak oğlu için alışveriş yaptık, koltukaltımda tespit ettiğim yağ bezesini aldırdım, İstanbul a Azra nın doğum günü için gidip geldik :) Üstüne birde ana kız hasta olduk iyimi?

Annem masaj koltuğunda kendinden geçti ve aşkımda çok memnun kaldı :)))
Aşkım Karum daki resim sergisiyle yakından ilgilendi :)
Melek 4,5 aylık hamile :)
Sağolsun Melek bize güzel bir masa hazırladı :)
Seda cım süper hazırlanmış, bende bişeyler yapıcaktım ama kuzum sağolsun o gün sabah 2 kez çıkarınca moral ve zaman kalmadı ama zaten gerekte yokmuş, kendisi öyle güzel şeyler yapmışki :)
kuzumu daha önce yakın yaşlardaki arkadaşlarıyla gözlemleyememiştim, meğer ne cadı bir kızmış benimki :))) Elif in elinde ne görürse istedi ve hatta bir kez iki eliyle iteklerken gördüm, nasıl davranacağımı bilmediğimden Ülkü ye danıştım. Dikkatini dağıtmalıymışız. Ben 'kızım arkadaşına böyle davranma, elindeki oyuncak ona ait' falan gibi bir açıklama yapmam gerektiğini düşünüyordum :)))
      Nihan la Elif kreş çocukları olduğundan daha sakin ve söz dinler durumundalar, Öykü yse sakin ve gözlemci konumunda olduğundan bizimki onlara takılmamaya karar verince Kerem e sardı :))) daha önceden de tanıdığından başladılar erkek çocukları gibi koltuk tepelerinde zıplamaya :)))) Kerem le kuzumun apaçi dansı evlere şenlikti, görülmeye değer bir manzaraydı resmen :)))

                     Ben danstan geri kalırmıyım, çocuklara örnek olsun babında başladım döktürmeye :)))
Koltuk altımdan beze aldırdığımın 1 saat sonrasında Çınar için alışverişe çıktık, annem, kardeşim, Melek, kuzum ve ben. Çok güzel şeyler aldılar yeğenime, ilk kez hala olucağımdan çok heyecanlıyım. İyi günlerde kullansın hepsini :) Alışveriş sonrası yorulunca Simit Cafe de mola verdik. Beyaz TV. ile simit konusunda röportaj yaptık ama sipikerin söylediği saatte kendimizi göremedik :(.


Çok zevkli bir gün geçirdik hepberaber, sonrasında Melek saçlarını organik boya ile boyattı ve çikolata kahvesi saçları oldu, bende şekil vermek için kesim yaptırdım :) Son halimizin resimleri sonraki postlarda...
İstanbul gezimiz ve doğum günü ayrıntılarıda bir sonraki postta  :)


5 Ocak 2011 Çarşamba

Yılbaşında Hediyelendik :)

     özverili arkadaşlar sayesinde yapılan çocuk ve anneler arası yapılan yılbaşı çekilişine katıldım. İyikide katılmışım, hem kızım hemde ben çok mutlu ettim, umarım hediye yolladığımız anne ve bebeğide bizim gibi mutlu olmuştur.
     Gerçi komik şekilde gelen hediyeleri karıştırıp, çocuk hediyesini annelerin grubunda, annelerinkinide çocuklar grubunda yayınladım,yanlış kişilere teşekkür ettim ama ziyanı yok, gülmüş olduk sayemde :)))
     Anneler çekiliş hediyemi kızımın sanarak ona açtırdım. Sağolsun rana-defne çok güzel hediyeler hazırlamışlar;
kuzum hepsini kendinin sandığından 'süppiiiz' şeklinde bağrış çığrışlarla ve sevinçle açtı paketleri, hepsini bir bir inceledi ve çok sevdi :)
Çocuklar için yapılan çekiliş sonucuda becanim den gelen hediyeye bayıldı, bez bebekleri vardı ama çok düşkün olmayınca bebek almamıştık ona. Hediye gelen, bebek gibi bebek olunca çok oynadı,halada ara ara oynuyor :)

:)

     tanıştığımız arkadaşımız Seda ve Hasan, yakışıklı oğulları Kerem i görmek için hafta sonu pazar günü onlarda buluşmaya karar verdik. Ne iyi etmişiz de gitmişiz. Yolları bulamadık, baya baya kaybolduk ama en sonunda kendimizi evlerine attık.

      Hasan ın anneside onlardaymış, teyze çok tatlı ve tontonmuş, sohbet ettik, Seda nın güzel ikramlarının tadına doyamadık, hele Kerem in centilmenliğine söyleyecek söz bulamadım doğrusu; kuzuma tüm oyuncaklarını verdi, onu eğlendirmek için, bizimde iki çit laf edebilmemiz için elinden geleni yaptı sağolsun. kuzum çok eğlendi, bir ara Seda onlara müzik açtı, kendilerinden geçtiler, ardarda 4-5 defa aynı parçada oynadılar :))) hoş bir akşamdı, tekrar tşk. ediyorum :)

26. Ay Bitti - 2010 Yılbaşı Kutlaması

28.12.2010 itibariyle 26 ayı bitti aşkımın :) nice aylara yıllara birtanem :)
Artık kocaman bir kız oldu kuzucuğum,
*halen narin, halen hareketli, halen arasıra kusuyor, halen pütürlü yemiyor (az bir ilerleme var),
halen bez kullanıyor,
*çok iyi derecede konuşuyor, dili tam anlamıyla çözüldü,
*şarkılar söylüyor (ali babanın çiftliği halen hit parçası),
*'benim' duygusu iyice gelişti; evdeki herşey onun artık :),
*calliou, dora, gece bahçesi ve teletabilere bayılıyor, bıraksak sabaha kadar izler :), calliou ve dora gibi konuşuyor; hele bir olamaaaz deyişi var bayılıyorum, 'başardık,başardık, süppiiiz' diyor,
*biraz biraz bebeklere(oyuncak olanlara) ilgi duymaya başladı,
 *tam bir elbise delisi oldu; üzerimde elbise varsa kendide giymek istiyor, elbiselerini evde saklar olduk, yerli yersiz heran elbise giymek istiyor,
 *halen tanıdığı tek renk kırmızı(vodofon reklamları sağolsun), diğer renklerin isimlerinide biliyor ama tanımıyor,
*yapbozlarını kolaylıkla yapıyor ama halen biraz sabırsız olduğundan, yerlerine kolay yerleşmeyenlerden sıkılıp bana 'yap' diyor,
 *banyo yapmayı çok sevmesine karşın halen saçlara sıra gelince kaçmaya çalışıyor ve 'anne bitti' diyor,
*halen geceleri sütünü içiyor, hatta miktarı artırdı, bazen kendi sütünü kendi içiyor,
*okula takmış durumda :) nereye gittiğini soran herkese, ilk cevabı 'okula gidiyom' oluyor,
*parkta kaymaya bayılan kızım artık sadece salıncakta sallanmayı seviyor,
*En ama en güzelide, yani yazsamda ifade edemem duygularımı...canım kızım, nerden bulursun, nasıl ince bir ruhun var senin ki böyle içten, böyle yürekten vurarak sevindirirsin bizi; 'anneciğim, babacığım seni seviyom, seni özledim, c. verirmisin, c. seni seviyom, özledim' şeklinde konuşuyor ve bizi sevinç gözyaşlarına boğuyorsun, sımsıkı sarılıp öpüyor, gözlerinle gözlerimizle sevişiyorsun, nasıl sevgi dolu ve nasıl bu kadar tatlı sözlere sahipsin, seni çook seviyoruz kuzum,
*yaklaşık 1 aydır falan bizimle yatıyor, yani bazen hepberaber bizim yatakta uyuyoruz, bazende gecenin ilerleyen saatlerinde yanımıza gelip yatıyor, bazende yanımızda yatmak istemeyip beni uyandırıyor ve 'menim odam' diyerek onunla orda yatmamı istiyor, bize sımsıkı sarılıp uyuyor veya babasına ayaklarını bana başını yaslayıp uyuyor, yada tam tersi şekilde, biz böyle çok mutluyuz, kokusunu içimize çekip, sarılıp, bir yerlerini tutarak uykuya dalıyoruz :)
*bizim akşamları geliş saatlerimize göre kapı arkasında bekler ve ayak seslerimizi duyar duymaz kapı açılır 'anneciğim sen geldin' diyerek sarılır öper. Babası benden geç geldiğinden kapı ziline duyar duymaz yerinden zıplayıp koşar, colliou bile izliyor olsun, yinede kapıya koşar, babasını karşılar,öper 'c.ciğim' deyip sarılır ve tekrar ne yapıyorsa devam eder. Baba üzerini değiştirmek için odasına gittiğinde bizde yanına gideriz ve elbiselerini asıp üzerini giyene kadar oynaşıp konuşuruz hepberaber.
     Aklıma geldikçe yazarım, şimdilik bu kadar :)
Yeniyıl kutlamalarına gelince;
     Kızımıda yanıma alıp iş arkadaşlarımızla dışarda güzel bir gece geçirmeyi planladık, yer ayırttık, bizden başka diğer 2 aileyle olucaktık o gece. Annem biraz soluklansın, kendide eylensin diye kuzumu bırakmak istemedik o gece. Ayrıca yeniyıla kızımızla sarmaş dolaş girmek te istemiştik. Annem son anda fikir değiştirip (sanırım kızıma acıdı, helak olmasın diye) 'ben biryere gitmem o gece, bırakın ben bakarım' dedi bize. e bal daha tatlı :))) ısrar ettiysemde 'yok,ben bakarım, siz gidin' dedi.
      Hazırlandık, arkadaşlar bizi aldılar o akşam beraber gittik mekana. Mekan DSİ. Umduğumdan daha da güzelmiş ortam, sevgili Nursel, eşi ve kızları Ela, sevgili Şengül, eşi ve biz çok eğlendik, oynadık, içtik, gülüp konuştuk. 2.bahar şarkısını isteyip dansettik :)
2011 YILI TÜM SEVDİKLERİME SAĞLIK, HUZUR VE BOL PARA GETİRSİN :)

27 Aralık 2010 Pazartesi

Hafta Sonu AVM.ler...

      Kuzumun yaşadığı küçük kaza sonrası başlayan gezimiz bütün bir hafta sonu sürdü diyebilirim. Kış başlayalı birkaç defa, mecburi hallerde gittiğimiz AVM.lere sıkı bir başlangıçla start dedik :) Kışın malum Ankara da gidilecek yerler ya ev gezmeleri yada AVM.ler...
     Benim dayanıklı kızım, dikkatimi çekince ki bu ancak pazar günü oldu; sol ayağına sehpa düştüğünden, sol ayağını hafif sürüyerek yürüyordu ve babasına da gösterdim. Canım benim, ağrıyor bile demiyor, kendi kendine çekiyor acıyı...malesef bu huyunu benden almış :(

     Ankamall e gittik, amacım ordaki oyun alanlarında kuzumu eylendirmekti; Play Smart a girince, oyun alanına bakmak istedim, çocukları oraya bırakıp dolanabiliyoruz ya, bizde deneyelim dedik. Ancak yemek saatiydi ve o gün pek uyumadığından keyifsizdi, tabi ben bunu düşünemeden içeri kızı teslim ettik, pek isteksiz ve gözü arkada şekilde ablanın kucağında uzaklaştı ama aklım onda kaldı. 1 saatliğine verdik. Ben çok tedirgin olunca eşim ' bu ikiniz içinde bir deneme olacak, kreş için ön hazırlık farzet, bakalım duracakmı' dedi, hak verdim ama aç ve uykusuzken kızımın orda duracağını sanmadığımdan tedirgindim. Migrosa girip alışveriş yaptık, kasada iken eşimin tlf. çaldı, ben açtım. 'annesi, kızınız sizi istiyor,gelirmisiniz' diyen sesin ardından eşimi kasada bırakıp koşarak gittim. Ağlamış ama 'gözünde hiç yaş yoktu' dedi ablası, tabi beni görünce yaşda geldi :) Kucaklayıp yemek yedireceğimiz bir yer bulduk, karnı doyunca uykusu geldi ve pusetinde sızan kızımızı eve götürdük. Sonuç; bu tür bir denemeyi çocuğum aç ve uykusuzsa veya hasta ise bir daha yapmamak diye düşündüm.
     Ertesi gün Çarşı Outlet i gezdik, hiç beğenmedim, puseti arabadan çıkarıp, eşyalarını yükleyip çıkmaya bile değmeyecek kadar küçük bir yermiş. Ordan Kentpark ve Çepa, İpek ve adını hatırlamadığım İstanbul yolu üzerindeki bir sürü mağaza gezdik, Forum Ankara yı unutmuşum. 2 gün boyunca AVM. gezdik, çok ta iyi oldu, yemek yedik mağaza gezdik, kuzu da baya oynadı, mutlu mesut bir hafta sonuydu, bu arada Akay da c.tesi annemle benim randevumuzda vardı. Şükürler olsun ikimizinde sonuçlar iyi çıktı, özellikle annem çok sevindi, bir ara dr.a 'öpücem seni' dedi :)))
NOT:(sonradan eklenmiştir);
'yoot'-yoğurt
'penir'-peynir
'dökülüdü'-döküldü
'yi'-ye
'cınım'-canım

24 Aralık 2010 Cuma

Sultanın İlk Yılbaşı Kartı Geldi :)

      Akşam babası elinde bir zarfla geldi. Posta kutusuna bakmak babanın görevi olduğundan :),anahtarınıda kendi taşıyor. kuzuya gelmiş deyince hemen aklıma geldi; ablam birkaçgün önce adresi isteyip, Azra nın okulda yılbaşı kartı hazırlayacağını ve kartını kızıma göndermek istediğini söylemişti. Zarfı kendisinin açmasını istedim ve ona kendimce olayı anlattım. Oda ''aaaaaa'' diyerek merakla ve sevinçle zarfı yırtıp içindekini çıkarttı. Yılbaşı kartının üzerindeki resim ancak bu kadar cuk oturabilirdi diye düşündüm. kedi delisi bir kız, ilk öğrendiği hayvan seside miyavvv olduğundan, benimde çok hoşuma gitti. Zarfın dışında bizim ev adresi, arka yüzünde de ablamların ev adresi ve adresin üzerinde....................24.12.2010-11:00

     (Tamda bu yazıyı yazarken şok bir haber aldım kuzumla ilgili. Bu nedenle yarım kaldı yukardaki yazım. Telefon eden ablamdı, annemi aramış, kuzu çığlık çığlığa, öğrendiği kadarıyla, ayağına bizim evde sehpa düşmüş ve hem çok şişmiş, hemde morarmış, kırık veya çatlak olabilirmiş, hemen evi ara dedi bana. Aradığımda kuzum sesimi duyunca daha bir ağladı 'annesiğim seni seviyom' diyerek ağlıyordu, içim nasıl sızladı, nasıl yandı anlatamam, uçmak yada ışınlanmak istedim kızımın yanına, acısını bana ver Allahım dedim içimden, aşkıma haber verdim hemen, beni aldığı gibi eve nasıl gittiğimizi bilemedik. Kızımı annem yeni uyutmuş. Buz kompresi yapmış, birde tlf.da söylediğim aleo veralı spreyi sıkmış ayağına, sprey ağrıyı aldığından rahatlamış kuzum. Çantasını hazırlayıp kucakladığımız gibi Akay a götürdük, acile.
     Film istediler, eğer kırık yada çatlak olsa ağrısı durmazdı dedi dr. Film sonucunda; yumuşak doku ezilmesi tanısı konuldu, içimiz rahatladı, şükürler olsun, verilmiş sadakamız varmış. Dışarda yemek yiyerek kutladık iyi haberi, tabi annemide aldık.....)
     27.12.2010....kaldığım yerden devam etmek istiyorum; adresin üzerinde de küçük bir yıldız çıkartması vardı. kuzu büyüyene kadar bu kartı ben saklamak istiyorum, büyüdüğünde de kendisi saklasın istiyorum :)Kartta yazılanlar aynen şöyle;
     Sevgili Kuzenim N.
Yeni yılınızı kutlar, huzur dolu bir yıl geçirmenizi dilerim. Seni çok özledim. Umarım doğum günüme gelirsiniz. Sen en özel kuzenimsin. Nice Yıllara! Azra Ö.     İmzam (kalp içinde @ yapmış miniğim).
     Ben çok duygulandım. Ablam, eniştem ve çocukları benim için çok özeller, Allah muhabbetimizi bozmasın, ayırmasın bizi. Kızımında aynı duyguları hissetmesini, teyzesini,ebesini ve kuzenlerini çok sevmesini istiyorum.
     kuzum; Kartı şöyle bir evirip çevirdikten sonra içini açıp resme baktı; yorumu şöyle oldu; 'kedi otumus, miyavvv, takmıs kafasına,şappa,otumus' şeklinde :))) bende desteklemek amacıyla 'ne güzel dimi kızım kedi' dediğimde, kuzum 'ayyyy anne kedi' deyip kafasını yan yatırıp sevimli hal alarak gülümsedi. Hala gözümün önünde o hali :) Sonra yine her tarafını inceledikten sonra elinden bırakmak istemedi, kartın bir ucunu kediyi sevmek maksadıyla ağzına alarak emdi, bir süre bağrına basarak evin içinde gezdi. Yıpranmasın diye kandırarak elinden aldım ve sakladım.