Çeşme etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Çeşme etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

21 Haziran 2019 Cuma

Ramazan Bayramı Tatili-3- İzmir - Seferihisar (Sığacık)

     Bodrum'dan yola çıktık aynı akşam, 3,5 saat sonra İzmir'deydik. K.peder, K.valide bizi bahçede karşıladılar. Sevinçle kucaklaşıp sohbet, çay faslı yaptık. Tüm Türkiye gibi İznir'de tam ısınmamış bu yıl. Akşam klimasız uyuyabildik. Ertesi sabah Çeşme'de akraba ziyareti yaptık hep beraber. Hayalimdeki emeklilik evini almışlar deniz kenarında. Kocaman bahçeleri, köpekleri vardı, maşallah tabi ama Allah her isteyene nasip etsin. O kadarına gücümüz yetmese de daha küçüğüne razıyız dedik eşimle :)
Sığacık
 


 
 

Enginar çiçeği böyleymiş, nasıl hoş yaa :) Al vazoya koy resmen :)

İzmir-Gaziemir'de gördüm arabayla geçerken. İzmir'in farkı dedim :)


Mini labiret oyunu yapmışlardı Özdilek'te. Ayıcığı bulan kazanıyor.
        Çeşme'den çıkışta Seferihisar Sığacık'a gittik hep beraber. Tabi ben yine gitmeden dersimi çalışmıştım rotayı belirlemiştim. Aklımda bir de Karaburun vardı ama epey uzak olur diye Sığacık'ı seçtim. Sakin Şehir ünvanı almış bir ilçe burası. Çok şirin, henüz tam talan edilmemiş. Halen evler makul fiyatlarda. Çarşısı pazarı çok şirin. Kaleiçinde mini dükkanlar, fotoğraf çekilesi alanlar yaratmışlar. Çok büyük bir marinası var ve inanılmaz fazla demir atmış tekne vs. dolu. Esnaflara sorduk. Epey faydası vardır buraya lüx teknelerden inenlerin diye. Yok dediler, onlar sadece demir atmak için gelirlermiş ve alışverişini önceden yaparlarmış. Sığacık' a pek çıkmazlarmış. Haklı olduklarını marinadaki lüx mağazaların kapanmış olduklarından anladık. Dükkanlar boşaltılmış, kepenk kapatmış. Gezerken akşamı ettik burada. Eşim bu tarafta böyle güzel bir yer olduğu hiç aklıma gelmezdi dedi, iyiki araştırmacı gazeteci bir eşim var deyip durdu :))
     Sonraki gün İnciraltı'nda yemeğe götürdüler bizi. Evden biraz erken çıkıp Özdilek AVM'yi gezdik. Havlular, bornozlar, giyim giyecek :)) Bu Özdilek AVM yi pek sevemedim ben. Belki de Ankara AVM'leriyle kıyaslıyorum . Canımız çıkınca gezmekten deniz kenarına attık kendimizi. İnsanın ayrılası gelmiyor denizden, ufkunun açık olmasından, insanların daha relaks oluşundan...
     Gittiğimiz mekanda canlı müzik vardı. Yıllardır oynamamışlar gibi tepindim, döktürdüm. Son akşamımız diye sonuna kadar zevkini çıkardım oraların :)) Gece yarısından sonra yine Kül Kedisi oldum :((

     Ertesi sabah kahvaltı sonrası yola çıktık. İstikamet Ankara diye hepimizin suratı 5 karış. Eşim birşeyler mırıldanıyor. Dedim aklında birşey var bunun ama diyemiyor. Sakladığı baklayı çıkarınca anladım. Tatil yetmemiş. Hadi diyor İzmir'den basalım Trabzon' a gidelim :)) Ya dedim benim izin almam gerek, kızımızın okulda son haftası, arkadaşlarıyla parti tadında bir son hafta geçirecek vs. En son ikna ettim eve gidelim üst baş alalım. Malum Ege kıyafeti ile K.Deniz kıyafeti aynı değil. Pazartesi izin yazdırayım, kızımda arkadaşlarıyla vedalaşsın. Pazartesi akşam çıkalım yola diye kararlaştırdık.
      Eve gelir gelmez çantaları boşalt ayır vs. vazgeçtik iyi mi? :))) Ben size dedim diyor eşim, gidelim dediğimde çıksaydık yola vazgeçmezdiniz :)))
      Bir bayram havası daha son buldu, şimdilerde aklımız hep Trabzon'da bakalım :)