22 AY etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
22 AY etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10 Ağustos 2010 Salı

Bu Aralar Kuzum...

* Halen pütürlü yemek yiyemiyorsun,
* Halen arada sırada da olsa kusuyorsun, 41 kere Maşallah,
* Halen bebek bezi kullanıyorsun, ama artık bezden rahatsız olmaya başladın, kakanı yapıca 'anne poto' diyorsun. Yani popo...
* Sıcaklardan dolayı az yiyorsun,
***31.07.2010 da, yani 21. ay bitinden hemen sonra doktor kontrolüne gittik. Dr.Öge hanım içeri girer girmez sendeki değişikliği farketti :) küçük hanımın boyu uzamış, kilo almış gibi geldi, bakalım öylemi dedi; ürkmemen için ben tarttım seni; 10.200 kg. çıktı. çok sevindik aşkım. Sonunda 10 kilonun üzerine çıkabildin 41 kere Maşallah. Sıra boy ölçümüne geldiğinde ise kıyameti kopardın yatmamak için, zorlada olsa boy ölçümün 81 cm. imiş öğrendik. 2 cm. uzamışsın. Babişin ilk kez doktordan yüzümüz gülerek çıktık diyor. Kusmalarının nerdeyse bittiğini söyleyince Öge hanımda çok sevindi. 'Büyük gelişme var' dedi. 25. persentildeymişsin. Hep alt sınırda çıkardın, bu çok sevindirici.
***Aklımdayken yazayım, ilk işim doktor seti almak dedim Öge hanıma, çünkü seni muayene ettirmek hayli yorucu. Bu nedenle dün akşam dr. setini hemen aldık. Bayada oynadık, çok sevdin. Aşıya gideceğin günlere yakın dahada sık oynayalımki korkma aletlerden kuzucum. Öge hanım pediasure denilen içeceğe devam dedi, gelişmesi iyi gidiyor, yaşıtlarını yakalayana kadar devam edicekmişiz. Sana feda olsun kuzucum, yeterki iyi ol.
* Gece sütüne devam ediyorsun, hatta gece 400 ml.lik süt içmeye başladın. 41 kere Maşallah kuzuma...


* Aşırı denilecek kadar hareketlisin, yürümüyor koşuyorsun herdaim,
* Bu aralar huysuzlukların başladı, inatlaşmalar, söz dinlememeler...Büyüyorsun sanırım,
* Resimlere bakarak herkesin ismini söylüyorsun, küçük parmaklarınla göstererek,
* Çok edalı, çok nazlısın, çokta cilveli. Bu nedenle çoğunca sana 'CilveN.' diyorum,
* Kıvırtarak dans ediyorsun,
* Bisikletlere merakın çok ama bu sene sana almak istemedik. Kontrol edemezsin diye. Seneye şart oldu almak, 4 tekerleklisinden,
* Geceleri çok daha iyi uyuyorsun 41 kere Maşallah, süt için uyanıyorsun sadece,
* Ayran delisi oldun, 'a ran, a ran' diyorsun görünce,



* Babana hala bazen 'duççi', bazende 'baba' diyorsun,
* Anne, baba, duççi(c.), dede, aneane(anneanne), dayi, menek, tete (teyze), enek (enişte), a ra (azra), ukku ( utku), anne vey (ver), çitti (gitti), düttü (düştü), bebiş (bebek), bici bici  (yıkanmak), emmek (ekmek), mama, fu (su), füt (süt), hayi (hayır), du du (dur), pak (park), anne salla, bin, gıdı gıdı (gıdıklamak), aka (arkadaş) vs. Şimdilik aklıma gelenler bunlar, birçok kelimeyi benzeterek kullanabiliyorsun, 2 kelimelik cümleler kurabiliyorsun,
* Yıkanmayı halen çok seviyorsun,taki saçlarını şampuanladıktan sonraki kafana su dökme faslına gelenedek :)---Dün akşam beraber yıkandık, önce ben saçlarımı yıkadım aşağıya kafamı eğerek, birazdan baktımki sende eğmişsin kafanı muslukta yıkıyorsun. Sanırım örnek olması açısından biraz beraber yıkanmamız lazım,


*  Oyuncaklarınla uzun süreli oynamıyorsun, sanırım yaz mevsimi olması sebebiyle sürekli dışarda parkta bahçede olmamız buna neden oluyor,
* Araba koltuğunda olmayı sevmiyorsun. İlk zamanlar biraz mızırdanıp oturuyordun sessizce, son yolculuklarımızı kalabalık guruplar halinde yapınca bende arka koltukta oturdum, böyle oluncada kucak istedin, ağladın derken milletin kafasını şişirmeyelim diye aldım kucağıma. Uykuya dalınca koltuğuna koydum hep. Yada anneannen dayanamayıp kızdı bana, 'çocuk dururmu öyle sabit orda ' diye, yine almak zorunda kaldım, yada kendisi aldı ben ön koltuğa geçtim. Böylelikle şimdi oturmaz oldun koltuğunda.Ama bir düzene girelim yeniden alıştırmak farz oldu seni :)


* Sokakta yürürken elimizi tutmazdın asla, özgür bili şeklinde koştururdun kaldırımda. Şİmdilerde yaklaşık 1 aydır tutturuyorsun elini. Arabalardan korkuyorsun, kaldırımda dahi olsak araba sesi duyunca kucak istiyorsun, araba gelir deyince hemen elimizi tutuyorsun, bu iyi oldu,

* Parktaki tüm oyuncaklara kendin binip iniyorsun, tek korkum salıncakların sana çarpması olduğundan yanında duruyorum yinede,

* Bu yıl denizi suyu nekadarda çok sevdiğini görmüş olduk, enufak bir korku yok suya karşı 41 kere Maşallah,

* Bu arada 09.08.2010 tarihi itibariyle evde T.V.yi yasakladık babanla karar verip. Sen uyuyana kadar, haber saatleri dışında açılmayacak evde T.V.  Daha önce reklamsız yemiyordun. Yaz ayı münasebetiyle evde olamayınca hep dışarlarda yedin yemeğini, böylelikle bıraktın reklamda yemek yemeyi. Buda işimize geldi, gün içersinde sadece anneannende T.V. izleyebiliyorsun, oda kısıtlı,
* Pipet kullanmasını öğretemedim sana. Kullanıyorsun ama sadece ağzında ezmek için :)

* Asla ve asla yanında şişe soda içemiyoruz şöyle zevkle. Anında şişeye göz dikiyorsun, zavallı babacığın hemen bir dikişte bitirip sana vermek zorunda kalıyor. Sanki içiyormuş gibi, boş şişeyi ağzına sokuyorsun, taklitçi seni :)

9 Ağustos 2010 Pazartesi

Ramazana 4 kala İSTANBUUUUUL...

Malum Ramazan ayı geliyor, Derya teyzenlerde hadi toplanıp gelin hafta sonu gezip gidersiniz diye ısrar ediyorlardı...
Dayınları ve anneannenleride alıp Cuma iş çıkışı yola koyulduk. Senin yemek saatlerin ve beğendiğimiz yerler olduğunda mola verdik. Hamak keyfide süper gitti. Seni hamaktan indirmek epey zor oldu. 'Anne salla, Anne salla' deyip durdun :)

Annesinin gülüüüüü...poz ver deyince yapılan hareket :)

Gelsin çaylaaarrr...
Derkeeen yolculuk Kadıköyde, senin doğum yerin, bir nevi memleketinde son buldu :) Acayip bir sıcak vardı. Asrın en sıcak günlerini yaşıyordu İstanbul. inanılmaz bir nem vardı %98 nem oranı, yapış yapıştık resmen. seni çıplak dolaştırdım hep. Sabah uyandığımda babanla seni hep yerde yatıyor buldum, cam kapı açık ama nafile.
Ama en güzelide Azra ablanla oynamanızdı, sonra çok severim denizi seyretmeyi, yüzmek değil benimkisi seyir halinde olmak, varlığını bilmek denizin, çok rahatlatıyor babanıda benide, sanırım deniz insanı oluşumuzdan kaynaklanıyor. Nezaket teyzemlere gittik, malum el öpüceklerdi dayınlar, sonrası Kadıköy çarşısını gezmek, vapur gezisi ( biz gitmedik,sıcakta helak olmayalım diye. Melek İstanbulu görmemiş hiç, bu nedenle kısada olsa bazı yerler gezdirildi. Ortaköye götürüldü ). Moda sahilinde uzun bir yürüyüş ve kokoreç yemek. Moda sahil yürüyüşümüzde resmen çıldırdın, öyle sevinçlisinki, ordan oraya zıplamak, hiç durmadan konuşmak, koşturmak, komik ve sevimli hareketler yapmak, herşey sende. Sonunda haline acıdıkta zorla oturttuk seni, aldığın 2 gr., 1 gr. verdin yine orda :)

Görüldüğü üzere ayakkabısız bir Moda sahil yürüyüşü...Arabayı yukarda yolda parkedip senide kucağıma alıp arabadan çıkınca ve yokluğunu baya yürüdükten sonra farkedince boşveeer dedik zaten birazdan uyuyacak, bebek arabasında gezdiririz dedik... Tabi senin yerinde durmıycanı düşünmek istememişiz...Bütün sahili böyle çorapla dolandın. İlk başta ayakların çıplaktı, birşeyle batar diye çorabını giydirdim. Ayakkabıdan daha rahattı sanırım, iyice azdın çünkü :)

Ne kadarda titiz bir baban var dimi :) Kokoreç çöplerini atarken :)

kuzuuu, fotoğraf çektiricez, gel önümüzde dur tatlım diyorum, ne kadarda büyüdün böyle bunu nerden bilirsin ya sen, Maşallah kızımıza, gelip durup birde poz veriyorsun :)

Taze evlilerden görüntüler...




İstanbul sosyeteleri :)
Veeee
Dönüş...Çok güzel, çok sıcak, çok nemli...
Enişteme ve ablama çooook teşekkür ediyoruz, bizi sabırla ama çok iyi ağırladıkları için, o kadar sıcak ve nemde mükemmel sofralar kurdukları için minnettarız. Allah dileğinizi versin, canlarım benim...
Dönüşte mışıl mışıl uyudun kuzucum, hatta doğrudürüst mola veremedik uyanma diye. Arabanın kontağını kapatıp kapısı açıldığı an uyanıyorsun, bu nedenle bizde uyuduk, babişin tek başına araba sürdü herzamanki gibi...Dayınlarla önlü arkalı gittik hep, onlar bizi takip ettiler kimi zaman yan yana gelip şakalaştık.


Meşhur kolumuzda takılı...Bebekliğinden buyana senin uyuma aracın kolun. Muhakkak buluzunun koluna dilini değdirerek uyuyacaksın. Bu sıcaklarda seni kollu giydiremediğimizden anneannenin çözümü; pijamanı kesip kolunu çıkararak uyku istediğinde bunu koluna geçirmek oldu. Sıcaktan bunalmadan uyuyabiliyorsun bu sayede. Uykun gelince 'kol, kol' diyorsun çiçeğim...
Bu arada İstanbul bol sivrisinekli bir yer. Malum seninde sinek alerjin var. İlk kez Amasrada geçen yıl anlamıştık alerjin olduğunu. Sinekin ısırdığı yer arı sokması gibi kocaman olup morarıyor adeta ve 10-15 gün inmiyor şişi. Bu seferde heryerinden ısırmış sinekler, ayak bileklerin fil ayağı gibi oldular...



Yağ satarım bal satarım oynu oynayalım çığlığıydı bu :)))
Hadiiii diyorsun hadiii nay nay nay...

Akşam 22.00 itibariyle evimize vardık, banyo,eşyaları yerleştirmek derken uyuyup kaldık...

İlk Arkadaşın SİNEM...

İlk kez kendi yaşlarına yakın bir arkadaşın oldu, beraber çokça oynamasanızda :))
Evde oturuyoruz, kapı tık tık etti, gayipten sesmi geliyor dedim, bekledim. Birazdan bidaha bidaha... Emin olmamakla beraber gidip baktım, minik Sinem kapıda. kuzumlamı oynıyacaksın dedim (oda pek kibarcık senin gibi) Evet dedi sessizce. Oyuncaklarınızı verdim, önce merdivenlerde, sonra kapının eşiğinde, derken içerde kapı önünde biraz oynadınız. Sen sık sık beni kontrole yanıma gelip gittin, alışık değilsin malum...Arada sırada kapı küüüüt diye kapanıyor,bakıyorum kızcağazı dışarda bırakıp kapıyı yüzüne kapamışsın. Olmaz ama bitanem kapama deyip Sinemi içeri alıyorum.Sinem; 'kapıyı kapıyor, kafama bunu vuruyo' diyor bana, bende avutuyorum ikisinide tekrar oyuna...Derken Sinem biraz çekingen olduğundan, kandırıp senin odana götürüyorum ikinizide, orda bol oyuncakla oynayın diye,ara arada gözlüyorum gizlice,bazende sen beni gözlüyorsun gelip gelip... Ama 2 saat kadar oynadınız çok hoşuma gitti.

Sinem senden 1 yaş büyük olduğundan oyuncakları nasıl kullanacağını daha iyi biliyor ve evcilik oynu oynuyor, sende elindekileri almaya çalışıyorsun :)

Bakalım belkide önümüzdeki 1 ay boyunca sana Sinemin babaannesi bakıcak,anlaşabilirsek tabi. Anneannen önümüz oruç olduğundan sana bakamıycak. Birçok ilaç kullanıyor ve oruçta baya zorluyor kendisini, bu nedenle onada bir mola olsun ramazan ayı...
*
Günlerden bir hafta sonu yine gezmelere gittik, güya çok sıcak diye ağaçlık bir yer olan sos. tesisleri seçtik, ama nafile...yandık doğrusu,kafanı sürekli ısladım, hatta bir ara iç diye verdiğim suyu kafandan aşağıya boca ettinki çok komiktin :)
Evde eğer ilgi senin üzerine değilse öncelikle vızır vızır durumları...eğer biz yinede ilgilenmiyorsak (ki benim en sevmediğim şey sebepsiz yere vızırdaman, kesin ilgilenmem o an) bu seferde b planına geçiyorsun...Şirinlik şirinlik üstüne, yalakalık desen biri bin para :) İşte o anlarda seni sevmemek, mıncıklamamak eldemi bıcırığım...
Diş çıkarmalarımız bitmediğinden görüldüğü üzere sürekli parmaklar ağızda :)
*
Taze gelin ve dayın bizi balkonda sefaya davet ettiler. Çok güzel bir akşam geçirdik hep beraber. Zaten sen herkes tarafından biliniyor, Melek delisisin. Sürekli Menek Menek diye gezer durursun etrafta. Bu ara bir değişiklik yaptın, sanırım artık onların bir çift olduğunu kabul ettin ve Menek-Dayi Menek-Dayi diye gezinir oldun :)
Süper bir sofra hazırlamışlar bize, Sağolsun Melekcim fazla yorulmuş, teşekkür ediyoruz ailece...Biz balkon hasreti ile yandığımızdan bu davet bize 5 yıldızlı oldu doğrusu :)