Akşam yemeği yiyoruz, kuzum yerinden kalkınca, oturmasını söyledim.
N: Babamın kulağına bişey dicem.
Gider, babasının kulağına sessizce birşeyler söyler,ardından da 'sakın anneme söyleme baba' der.
C: Ama kızım -en son babalar duyar-
BEN: Ne söyledi aşkım?
N: Anne sanada söyliyeyim- der ve kulağıma 'Ali Kaan bana aşık olduğunu söyledi' der.
Bunun üzerine bir kahkaha patlattım, bir kısmı aşkımın 'ama kızım, en son babalar duyar' sözü içindi, diğeri ise bir delikanlının(?) kızıma ilan-ı aşk etmesiydi :)) hemde bu yaşta.
BEN: (ciddiyetimi korumaya çalışarak) Peki sen ne dedin?
N: Hayır aşık değilsin dedim.
BEN: Peki o ne dedi sana?
N: Hayır aşıkım dedi :(
BEN: 'Arkadaşlar birbirlerini severler kızım, bunda birşey yok, diğer arkadaşlarında seni seviyorlardır' diyerek noktayı koydum.
Gözlemlediğim kadarıyla, özel şeylerini önce babasına söylüyor, ilk tercihi ben olmuyorum, oysa ben kızımla arkadaş gibi olamasamda, yakın olmayı istemiştim. Yani önce benimle paylaşsın, dertleşsin..vs. aşkımı daha yumuşak başlı, anlayışlı taraf oluyor hep, ben kural koyucu, karar verici merciyim evde.
Babasıyla birşey konuşurlarken dinliyorum, aşkım hep 'annene soralım, o karar versin veya annen ne der bilmiyorum,soralım...vs. şeklinde yaklaşıyor. Belki bu etkili oluyordur üzerinde. Mesela, şakacıktan boğuşuyoruz evde, ben bayan olduğum için aşkım alttan alıyor ve fazla karşılık vermiyor. Bunu gören kuzu, babasının tarafına geçip, bana karşı oluyor :))) Eskiler:'kız çocuğu, annesinin kumasıdır' derler, bilmem duydunuz mu bu sözü? :)))
Dün anlatmaya çalıştığım hanım kafası işte şu yukarıdaki hanım oluyor :)))Dün gece denemedim çünkü yine sızıp kalmışım kanepede, sabaha kaşı 5 gibi uyanınca da gerek görmedim kafayı yatağa koymaya,bir iki yastık koyup kalktım yerime :)