Piyano etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Piyano etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

24 Ocak 2018 Çarşamba

Trabzon Hurması Kurusu

        Karneler alındı, bir oh çekerek tatile başlandı. Kızım anneannesinde bu hafta, kuzeniyle vakit geçiriyorlar. Halinden çok memnun. Giderken akşamları beni alın diyordu, her akşam arıyoruz; 'sakın almayın beni' diyor :))
        Piyano derslerine devam, bu sefer ki öğretmenini çok sevdi, henüz kolay parçalar veriyor öğretmeni. Bizimkine bunlar çocuk oyuncağı geldiğinden çalışmadan gidiyor, öğretmeni aferin deyip yeni parça veriyor. Okullar arası yarışmalar varmış, katılmak istemedi bizimki. Bakalım belki sonradan kabul eder dedi öğretmeni.


     Okullar tatil olunca yollarda boşaltı. Çok geçte çıksak ferah ferah varıyoruz işe :) Bazı sabahlar kahvaltı bile yapabiliyoruz eşimle dışarda. Kahvaltı dediysem, şöyle çıtır bir Ankara simiti ve çay :)


     Denizli deki ablamdan özenip Trabzon hurması kurutttum 10 gün önce. Dışarda hava eksilerde olunca mutfakta asıverdim ipe dizip. Tabi ben soymadan dizmişim :))) 3 gün sonra ablamın uyarısıyla ipten çıkarmadan asıldığı yerde soydum. İnanılmaz güzel bir tadı oluyor, Denizli de hep yaparlar bunu dedi ablam, kışın yerlermiş. Henüz çok olmamışlardan, sert olanlardan seçilecek, sap kısmı hariç diğer kısımlarını soyup, sapından ipe bağlanacak, mümkünse balkonda değilse benim gibi kalorifer borusuna asılacak :))) 1 hafta 10 güne Ankara da ancak kurudu. Henüz tatmadım ama kurumamışını da çok sevdiğimden, ben de her türlü gideri var bu meyvanın.



     Haftaya kısa bir tatil kararı aldık kısmetse. Tabi öncesinde ihtiyaçları alalım diye çıktık. Benim cicili bicili, tüllü,rengarenk giyinen kızıma ne oldu anlamadım? Mağazalarda erkek reyonuna bakıyor artık bluzlarını pantolonunu alırken. Bikinisi olmuyordu, rengarenk şirin şeyler dururken gitti tek bir deseni dahi olmayan siyah bir mayo aldı. Bikini giymiyecekmiş artık, mayo yakışıyormuş kendisine. Malum mevsim itibariyle havuz terliği bulmakta zorluk çektik. Spor mağazalarında var ama fiyatı ateş pahası. İnternetten buldum neyseki makul fiyata.


     Biz tatile gitmeden ablamlar gelecek Denizli den, dolu dolu bol sohbetli günler beni bekler...İyi tatiller herkese :)



6 Kasım 2017 Pazartesi

Sınav

     Oy oy oyyy tüm hafta sonu nerdeyse evdeydik kızımla ve bu-nal-dıııım. Bu hafta hergün bir sınavı var okulda. Dolayısıyla 2 gün boyunca sınavlarına hazırlanmasına yardım ettim. Bu benim için bir ilkti, çünkü hep babası bu görevi üstlenirdi. İş başa düşünce ben de hakkını verdim ama hayatımda bu kadar sıkıldığım az olmuştur diyebilirim. Hazır mıyız? Evet diyebilirim.
     Bence ilk dört yıl sınav olmamalı okullarda, gerçekten erken ve stres dolu. Hafta içi 2 gün öğretmen geliyor eve toplamda 4 saat ders görüyor, gündüz 14.30 a kadar zaten okulda. Okul çıkışı beni beklerlerken 17:00 ye kadar ödevler yapılıyor. Her hafta bir hikaye okuyup cuma günleri sınav oluyorlar. Dinlence olarakta Cumartesi leri 1 saat piyano ekledik programına. Kolaylık diliyorum çocuklara...
     Cumartesi dışarı 2 saatlik çıktık sadece. Piyano kursuna gidip geldik. Kızımın kurstan mutlu çıkması çok sevindirdi beni. Aylardır piyanoya dokunmuyordu. Yeniden ısınacak sanırım :)

   

3 Ekim 2017 Salı

Yeni Başlangıç

     Biz bu yıl kızımın okulunu değiştirmek zorunda kaldık...diyerek konuya bir dalış yapayım. Bir türlü yeterli vakti bulamadığımdan ve nerden başlayacağımı bilemediğimden yazamamıştım. Şimdi biliyormuyum? Hayır...Yine de anılarının arasında kalsın, unutulmasın istedim.
     2 yıl boyunca müzik okuluna gitti kızım. İlk yıl biraz bocaladık hep beraber, çünkü 2.sınıftan başlamıştı. %75 burslu olarak kazanmıştı okulu. Biz de aile olarak müziğe aşık olduğumuzdan, sevinçle karşıladık bu başlangıcı. Neyse ilk bocalama, notalara, okula, öğretmenlere, piyanoya derkeeen alıştı bizim bıcırık iyice. İlk yıl bursu aynı kaldı, derslerde 80 altına hiç inmedi. Nota bilgimizin olmayışı evde derslerini kontrol açısından, bizi epey zorlasa da kotarmıştık bir şekilde. Hafta sonları yardımda aldık üstelik.

     İkinci yıl daha alışmış, daha bilinçli başladı tabi. Bu arada kızım Genel Müzik Eğitiminden devam ediyor. (Okula ilk yazdırırken biz istemiştik böyle olmasını.Hangi enstürmanı iyi çalabilir ve alışırsa ona geçsin diyerekten.) Bir taraftan Piyano istesekte, öğretmenlerinin neyi uygun gördüğü, kızımızın hangisini daha çok sevdiği önemliydi ve beklemeye başladık. 2.yılı da aynı burs ve iyi notlarla devam etti.
     Yanlız çocuğunu müzik okuluna vermek isteyen ailelerin çok iyi düşünmeleri gerekir;
*Özel hayat, özel zaman diye bir kavram kalmıyor nerdeyse ailede.
*Çocuğunuz müzik dehası değilse (ki onlarda çok çalışıyor), hafta içi ful çalışacak,yemek ve uyku saatleri dışı tamamen derse (enstürmanı ne ise) devam.
*Oyun için vakti nerdeyse hiç kalmayacak.
*Park-bahçe gezilerini nerdeyse unutsunlar.
*Okul zamanında, buldukları müzik eğitim yada konser verecekleri yerler ayarlanacak.
*Maddiyatınız iyi olacak.
*Yaz tatillerinde masterclass denilen eğitimlere göndereceksiniz ki okulda elinize tutuşturulan burs kağıdını doldurabilesiniz. Bunlar okul için hep artı. Bu eğitimler oldukça pahalı eğitimler. Yurtiçi ve yurtdışı çeşitleri var.
*En güzeli müziğin içinde olan bir aile iseniz çok şanslısınız.
*Değilseniz boş vaktiniz ve paranız bol olacak ki, bu eğitimlere, kurslara, okuluna bol bol gidip gelecek, çocuğunuzla ilgileneceksiniz.
*Öğretmenleri ile iletişimi koparmayacaksınız.
*Mümkünse enstürman derslerine birlikte katılacaksınız.
*Yaz geldi bir oh çekeriz yok, önündeki yılın dersleri alınıp çalışılacak hazır edilecek, ders aldırmaya devam yani. Hergün mutlaka enstürmanını çalmaya devam edecek.
*Ayrıca normal okullara giden çocukların çalıştığı Kültür Dersleri de yapılacak. Tabi normal okullara göre daha yüzeysel yapılıyor bu dersler.
     Velhasılı daha rahat, belki kolay bir eğitim hayatı olacağını düşünmüştük, tamamen yanılmışız. Aksine daha yüklü ve zor bir müfredat bizi bekliyormuş öğrendik. Yine de çok güzel kotardık hep beraber. En büyük pay kızıma ve eşime ait. Çok çaba gösterdiler, çalıştılar ve 2.senenin sonunda yine %75 bursa devam ve enstürmanı Piyano olmak üzere netleşti.
     Piyano öğretmeninin 4.sınıfta devam etmeyeceğini öğrenince kızım üzüldü. Yine de önümüzdeki yıl göreceği konu ve parçalar edinildi ve yaz tatili süreci başladı. Yeni kurs günleri, ders programı yapıldı. Bunlara bakılınca kızımın önünde yüklü bir program vardı. Ve gerçekten yılmıştı, oyun oynamak dinlenmek istiyordu. Kuzenleri gelip gittikçe yaz tatili ödevlerinin olmadığını öğreniyor, iyice içleniyordu. Sonunda baklayı çıkardı. Neden ben hep çalışmak zorundayım, tatil yapmak istiyorum, ve en sonunda söylediği söz 'başka arkadaşlarım, kuzenlerim dışarda oynarken ben çocukluğumu yaşayamıyorum. Hep ders hep ders' bizde şimşek çarpması etkisi yarattı.
     Hadi dedik belki çok yoğun bir ders yılından çıktığından çok yorulmuş olabilir, kısa kısa 2 tatile götürüp geldik ama aklımızda hep ders programının gecikmiş olduğu vardı. Bir iki gün piyanoya oturmadığında ellerinin tembelleştiğini bildiğimizdendi bu düşüncemiz. Eve gelince dinlenmenin ardından başlaması gerektiğini bildikçe daha da kaçıyordu çalışmaktan. Bahaneler buluyordu 'karnım ağrıyor, midem bulanıyor, uykum var vs.' Oturup konuştuk; nasıl olacak, program nasıl yetişecek, nerdeyse 1 aydır çalışmaya başlanmadı. Okulu bırakmak istediğini söyledi!!! Açıkcası bu kadarını beklemiyorduk. Biz de şoka girdik. Hele biraz daha düşün (aslında biz de şoku atlatalım,nasıl başedeceğimizi kararlaştıralım) diyerek konuyu kapattık. Arada seveceği şekilde piyano yada solfeje yönlendirmeye çalışsak ta başarılı olamadık.
     Müziği asla bırakmak istemediğini ama öğretmenlerinin onu çok yorduğunu söylüyordu hep. Bu okula gitmeyecekmiş!! Ciddi ciddi oturup anlattık, çok güzel bir okulu başarıyla, özel yeteneğiyle kazandığını, çok iyi gittiğini, vazgeçerse neleri kaybedeceğini. Ayrıca herşekilde yanında olacağımızı ve her koşulda kendisini çok sevdiğimizi de söyledik. Sonuç; ayrıldı okuldan. Kızım için hayırlısı olsun inşallah. Yapacak birşey yoktu. Çok kez tekrar tekrar konuştuk, emin olup olmadığını tarttık. İyice emin olunca, bundan sonra ne yapacağımızı düşünmeye başladık.
     Zaman daralmıştı bizim için. Yeni bir kolej arama zamanımız kalmamıştı. Tüm burs sınavları, erken kayıt zamanları dolduğundan en olası seçenek çalıştığım muhitteki devlet okuluna kayıt yaptırmaktı. Öyle de yaptık. Kızım bundan hiç memnun olmadı, okulu görmeye gidince heryerine kusur buldu, beğenmedi.
     1 yıl için burda okuyacak. Bu arada Kültür derslerindeki açığı kapatmasına yardımcı olacağız, çok eksiği var bu konuda ama O na inanıyorum halledecek. Biz de önümüzdeki aylarda 5. sınıftan itibaren okuyacağı okulu bulma çalışmalarına hız vereceğiz.


     Bu 3.haftamız, yavaş yavaş alışmaya çalışıyor. Öğretmeni ilk gün genel durumlarına bakmak için sınav yapmış , bizimki şok :))) Hiçbirşey yapamadım anne dedi. Biraz pohpohladık, sen yaparsın gazıyla yolladık. Öyle de oldu. 2. hafta matematik dersinden 96 almış. Coşkuyla kutlandı evde :))) Olacak alışacak inşallah.
     Bazen eve komik anılarla geliyor. Özel okul-devlet okulu arasındaki farkları deneyimliyor aslında;
*Ne oldu biliyormusunuz? Çok tuhaf, öğretmenime yerdeki kağıtı alıp çöpe atabilirmisiniz dedim, 'kendin atabilirsin çöpünü dedi!! :))))
*E kızım öğretmene niye söyledin, kendin atabilirdin? (içten içe kahkaha atıyoruz eşimle)
*Ama anne eski öğretmenimiz hep atardı!!
     Yine başka bir gün;
*Bu okulda öğrencileri nasıl susturuyorlar biliyormusunuz?
*Nasıl?
*Susuuuuuun,yeteeeer diye bağırarak!!! Hiç öyle yapılır mı?Kendilerine bağırılsa hoşlarına gidermiydi?
(Eski okulunda,sağ yada sol el açık şekilde havaya kaldırılır, öğrencilerin yada konukların görmesi sağlanır, derin bir sessizlik alırdı sınıfı-salonu)
   
                                                  -Sanatçı burda babasını resmetmiş :)))-
     Bunlara daha çok yenileri eklenecek belli ki :) Alışma devresinde olacak şeyler.
     Mesela ilk günler yazı yazma hızı konusunda uyarı almış öğretmeninden. Elinden geleni yaptığını, daha hızlı olamadığını anlatarak ağlamıştı. Eski okulunda daha çok test usulü çalıştıklarından, çok yazı yazılmazdı, dolayısıyla hızı da yavaştı. Sanırım 3. haftadayız ve bir şikayet gelmiyor, ona da alıştı. Şimdilik yemeğini okulda yiyor, 14:30 da okul bitiyor, babası alıp uygun biryerde ödevlerini yaptırıyor, çıkışta beni almaya geliyorlar. Düzenimizi oluşturduk çok şükür. Derslerde iyi gidiyor. Birçok şeyi yeni öğreniyor, aslında çok açığımız varmış, düz okula gidince daha iyi gördük bunu.
     Yakında 2 yıl boyunca aldığı Piyano dersleri ve bilgilerini unutmasın diye eski kursuna başlatıcaz. Zaten derdi müzikle değil, ağır ders yüküyleydi malum. Zevkle gidip geleceği bir öğretmeni vardı, tekrar eline alıp ilerlemeye devam etsin istiyoruz. Hem belki Türk Müziği de yapar dimi? :)
   

19 Ekim 2016 Çarşamba

HERŞEY YOLUNDA

     Şimdilik herşey yolunda. Yeni evimize alışma süreci, eksikleri tamamlamaca...heyecanlı koşturmacalar.
      Kızım tatil modundan çıkıp çoktan alıştı okul düzenine. Bu ay ara sınav ve finalleri başlıyor. Hergün odasından nota sesleri, piyano sesleri geliyor ve hooop yatış saati. Bazı günler yarım saat kadar hep beraber oturabiliyoruz desem yeridir. Ben ertesi günün yemeğini yetiştirme derdindeyim. Günler çok kısa geliyor, hafta sonu ise koşturmaca devam ediyor.