7 Mayıs 2012 Pazartesi

Kocaman Bir Tatil...

     Evet artık burdan rahatça tırmanıp, kaydırağa çıkıyor, öyle abarttı ki bu başarı sevincini, merdiveni asla kullanmıyor, sadece burdan tırmanıp, bizim de bu başarıya şahitlik yapmamızı istiyor :))) hem de her seferinde...
     Harika bir tatil oldu ailemiz için, beraber geçirebildiğimiz koca bir gün armağan etti bize 1 Mayıs :)

Yaşasın 1 Mayıs

     1 Mayıs Emek ve Dayanışma Bayramı tüm işçilere kutlu olsun :) bende bir işçiyim, ayrıca işçi kızıyım, yıllarca babamın haklarının nasıl sömürüldüğünü seyrettim durdum, şimdi ise işçi haklarını savunan bir sendikada işçiyim, ayrıca başka bir sendikaya bağlıyım...
     Uzun lafın kısası, işçi bayramı öncesi 1 günlük tatil ilan edildi çalıştığım sendikada, buda bana yaradı tabi :) aşkım,kuzumu kreşe yollayalım, sende kendi bayramını arkadaşınla yaşa dedi :) Çok tşkler canım, öyle iyi geldi ki bana... İlk önce suçluluk duydum kızıma karşı ama sonra iyi ki yanlız kalmışım dedim :)
     Sabahın erken saatinde onlarla yola çıktım, önce kuaförüme gittim, bir güzel boyandım güzelleştim, sonra yine yeniden...canım Ezgi mle buluştum, yanında da Z.Duru kuzum. Beraber Tunalı ya gittik, kuğulu senin, pasajlar benim dolaşıp alışveriş yaptık, sonra Kıtır da mola verdik (ben ilk kez gidiyorum ki, çok bilindik bir yermiş orası) Biralarımızı içip dertleştik, gülüştük arkadaşımla...Hem neşeli bir günde arkadaşımla oluşum, hemde yeni cicilerim sayesinde mutlu mesut seke seke eve döndüm :)
     Bu buluşmada öyle çok gezdik ki, fotoğraf çekmek pek aklımıza gelmemiş...

Bana Neden Zemmed Duru Diyor, Anlamıyorum!

     28 Nisan da buluştuk Ezgi cim ve kuzusu Z. Duru ile...Önce Antares yaptık beraber.
      Oskar da yiyip içtik söylemesi ayıp, tabi kızlar durmayınca, Real den alışveriş yaptık kızlar için, top, birazda yiyecek bişeyler aldık ellerine. Küçük Ev in bahçesine konuçlandık, orda epey oynadılar, bizde hem sohbet ettik, hemde ayaklarımızı çıkarıp çimlerde elektriğimizi attık bu sayede :)
     Yukarıdaki fotoda görülen topları almak için epey direndiler, evde kaç tane topları var ama bu Hello Kity imiş :)) El mahkum aldık...
     kuzum ayıcığa yaklaşmaktansa mesafeli olarak bakmayı tercih etti(tırsıyor diyelim, siz anlayın),Zeynep cim maşallah, topunu paylaşmayı kabul etti, epeyce yaklaştı, korkmadı ayıcıktan :)
     İşte Zeynep in deyimiyle 'evlenik' :))) Kuzular gelin arabasını görünce saldırdılar, bende bari pozlayayım dedim :)))
Sonrasında çocuklar iyice yorulunca, eve dönüş yaptık, ev içi aktivitelerle kızları oyaladık :)

     Çok çok güzel bir gün geçirdik, heyecanlı, eğlenceli, çook tşkler Ezgi cim, öperim güzel yanaklarından hem seni hem Zemmed Duru yu :)
   





Kolay Poğaça Tarifi

     Geçtiğimiz haftalar yoğun geçince, yazmaya ancak vakit bulabildim.
     27 Nisan akşamı kızımla poğaça yaptık, tamamen kendi isteğiydi, beraber şekil verdik hamura. aşkım sağolsun bizi fotoladı :) Geçenlerde Nurturia da düzenlenen foto yarışmasına katılmak için, kızımla doğru düzgün foto bulamayınca, serzenişte bulunmuştum epeyce, şöyle kendiliğinden bizi çeksen, aklına gelse, doğal halimizle...diye söylenmiştim :))) İşe yaradı, kendiliğinden çekti bizi.
     Demek kiiii poğaça minikinizle yapılıncaaa, kolay olurmuuuş :)))

26 Nisan 2012 Perşembe

LEGO sen ne harika bir oyuncaksın :)

     En fazla 1 yaşına kadar oynattığım ve sonradan hepsini toparlayıp kaldırdığım Legolar, bu aralar kızımın ilgi odağı oldu, ev yapıyor, oyun kuruyor, tren yapıyor, oyun kuruyor, saatlerce oynuyor akşamları :)))
      Daha geçen hafta odasında ufak çaplı bir temizlik, toparlama yaptım dı...Legoları atmayı düşünmüştüm, sonra elim gitmedi nedense, sonra da düşündüm; Çınar a veririm, oynar diye...Ne akılsız anneyim ben yaaa...aslında bilinçli olarak oyun kurabileceği yaşı, yeni gelmiş kızımın ve ben bunu tesadüf eseri farkediyorum :))) Dahasını da almalıyım bunların, Kuzu oynasın, bizde sevinelim, onun oyun kuruşunu seyrederken zevk alalım, büyümüş bizim kızımız diyelim. Resmen evcilik oynamaya başladı kendi kendine :))) Bebeklerini, kuzularını konuşturuyor...
    (T.V yi bu pozisyonda izliyor :)) Ha düştü ha düşecek...uyarılarla biraz düzelip, tekrar eğiliyor, uzanıyor...)

NOT:  28 Nisan da 3,5 yaşında olucak :)) Şimdiye kadar sorana 3 yaşındayım diyordu, akşam öğrettim; BEN: Bundan böyle sana yaşını sorana kaç diyeceksin?
N: Üçbuçuuuuk :)))

25 Nisan 2012 Çarşamba

MİGROS ÇILGINLIĞI

     Evet evet...Bizde o gurubun içindeydik, gördüyseniz yanlış görmediğinize kefilim :))) Migros un 23 Nisan çocuklara özel  %50 indirimini duymayan pek kalmamıştır herhalde, bizde kapıldık bu rüzgara, annem, babam ve biz daldık oyuncakların içine, aldık baya birşeyler, hikaye, çalışma-boyama kitabı, parmak boyası, sulu boya, pastel boya, kuru kalem, simli kalem, oyun hamuru, oyuncak ve yine başka ıvır zıvırlar...alış faslı çok eğlenceliydi gerçekten, kapış kapış gitti resmen :)))(21.04.2012)
      kuzuya araba yolculuğunda kullanabileceği bir yazı tahtası ve kalemini almıştım, oyalanır diye. Tabi dayanamadı açtı, çizdi yazdı...Akşam yine çıkarmış birşeyler çiziyordu. aşkım ona bişeyler çiziyordu. Aralarındaki diyolog kulağıma geliyordu ama bakmıyordum onlara;
     Babası bebe (pepe nin kız kardeşi) nin resmini çizmiş çizim tahtasına;
N:   Bu ne babış?
BABA:Bebe yi çizdim babacım, beğendin mi?
N:   Hiç benzememiş, bana hiç öyle delmedi!!
     Koptuk resmen, yüz ifadesini görseniz, birde burun kıvırıyor hanfendi :)))(24.04.2012)

23 NİSAN KUTLU OLSUUUN :)

     Geçikmiş hafta sonu ve 23 Nisan postudur...biline...
     Öncelikle Ülkemizin ve tüm çocukların 23 Nisan Egemenlik ve Çocuk Bayramını Kutluyorum :)
     Kocaa 3 gün izinliydik ama çook sıkıcıydı geçti diyebilirim günlerimiz,  sadece son gün güzeldi, sanırım biryerlere gidememiş olmanın verdiği sıkkınlıktı bizimki. Erzincan a ablamlara gitmeyi çok istemiştik, sonra İstanbul u özledik, ayrıca Ilgaz ve Amasra taraflarına da gitmek istiyoruz vee birde Trabzon tütüyor yine gönlümüzde...Erzincan a inşallah Ağustos ta gitme niyetliyiz, önce Trabzon yapıp, ordan da Erzincan a geçicez inşallah. İstanbul a ise Haziran sonunda 2-3 günlüğüne gitmek istiyoruz, tabi o günleri görebilirsek :) Ama öyle sabırsız öyle içim içime sığmaz durumdayız ki, sabır diye bişey kalmadı sanırım bizde. Tüm kış yatınca, enerji patlaması yaşıyoruz ailece sanırım :)))
      Velhasılı...23 Nisan sabahı için yaptığım erken kalkıp, kahvaltı ve sonrasında karşı okulun şenliklerine kızımı götürmek planım yattı malesef. Uyandığımızda saat 10 a geliyordu, kahvaltı, hazırlık derken...okulun kutlaması bitti. Bizde aldık tası tarağı, yürüyüş parkına götürdük kızımızı, el yapımı 1 dilim kek ve meyve suyu eşliğinde kızımın karnını doyurdum, azıcık ta muz yedirdim, tabi bunları dondurma sözümüzün hatırına yedi prenses :)))
      2012 yazının ilk dondurma açılışını 23 Nisan da yapmış olduk böylece. kırmızı dondurma istiyorum dedi, dondurmacı amcaya da çilekli istiyorum dedi :) 3-5 yaladı, verdi babasına.
      Ardından yürüyüş parkımızın yanındaki küçük Lunapark a götürdük. Önce trene binmek istedi, el çabukluğuyla, tek başına bindirdim trene :))) ehem ehem...çok sevindim, birlikte binmekten kurtuldum böylece...Ben makinistim diye diye, düt düüüt diye diye turu bitirdi. Bizde tezahurat yaptık tabi ' Makinist hanıııım' diyerek.
      Sonra da hoplayıp dönen Kanguruya bindik beraber, korkabilir dedi görevli, iyiki de beraber binmişiz, ben dahi heyecanlandım hareket edince.
     Henüz havalar yeterince ısınmadığından, diğer oyuncaklar kurulmamış alana, çarpışan arabalarda vardı ama istemedi onları. 'tekkar biniceeem, bidahaaa' diye naralar atan kızımı söküp aldık parktan.
     Antares ten aşkım için alışveriş yaptık biraz ve fast food bölümüne çömdük yorgunluktan. Kuzum ne yersin diye sorduğumuzda aldığımız cevap bizi çoook mutlu etti :))) Neden derseniz?; Ablamın kızı Şİmal hep ne istersin diye sorulduğunda 'et istiyorum' derdi, hem hoşumuza giderdi, hem çok gülerdik' Bildiğimiz her çocuk, bu soruya, ya oyuncak yada çikolata vs. ister ama Şimal hep et isterdi :)))
     kuzuma sorduğumuzda 'et istiyorum, eeeeet, et yiceeem' deyip minik yumrukları sıkılmış vaziyette havaya kaldırmıştı bide :))) Bak kızım istersen pide var, döner var... saydık ama nafile...MC den hamburger istiyor yani. Et-ekmek söyledik ve ayran. Etinin hepsini yiyor, yarımda ekmeğinden ve ayranıda hüpletiyor hanfendi, anne-baba mutlu mesut bakışıyorlar tabisiki :)
     Dönüş yolunun hepsini yürüyerek gitti prenses(sanırım et-ekmek+ayran sayesinde). Eve yaklaştığımızda bizim parka dalmak isteyince, klasik sözümüzü tutma, gidelim dediğimizde arıza çıkarmama sözünü aldık yine kuzudan. Bu gerçekten işe yarıyor...parktan çıkmak istemeyince hatırlatıyoruz verdiği sözü ve hafif mızıldansa da ağlamadan yola düşüyor. Bunu birde oyuncak dükkanına girerken yapıyoruz genelde, giriyoruz ama bugün birşey almıycaz veya 1 adet oyuncak alabilirsin şeklinde... Bazen de aklımıza gelmiyor bu konuşmayı yapmak (lunapark ta olduğu gibi)...
     Parka girince Şimal i görüverdi, bizim parka gelmişler Ceren ile. Beraber oynadılar, Ceren cim sağolsun ilgilendi çocuklarla da bizde rahat rahat arkamıza yaslanıp nefes aldık. Sonrada verdiği söz üzere vedalaşıp ayrıldık onlardan :)
     Yemek ve yıkanma faslından sonra mis gibi bir uyku çektik hepberaber sarmaşdolaş :)
NOT: kreşinde 16 Nisan da bayram kutlamaları adı altında bir gösteri olmuş ve kızımın sınıfındakiler izleyici olarak katılmışlar, bunu not kağıdı ile bildirmişlerdi bize, hepsi bu :( Ne bir çalışma, ne şarkı, marş... Ama çok etkilenmiş olacak ki...10 gündür evde '23 Nisan kutlu olsun' şarkısını söylüyor, 'biz çocuklarııız, henkli henkli çiçek gibi, biz çocuklarııız dünya bizi araaar' gibi bişeylerde mırıldanıyor :)))
     Şunu belirtmem gerekiyor; kızımın kutlama çalışmalarına katılmasını çok isterdim, ya bir şarkı, ya bir şiir okusaydı, yada dans gösterisi gibi bişeyler yapsaydı...o heyecanı içinde yaşasaydı ve bize de yaşatsaydı...

17 Nisan 2012 Salı

Su Çiçeği Salgını

     Geçen Cuma bildirdi Çiğdem Öğretmen, kreşte su çiçeği salgını varmış, bu hafta tekrar arayıp sordum, bu haftada 1 öğrenci yollamışlar eve, aynı nedenle.
     Bekliyorum bakalım ne olacak, kuzuma geçecek mi diye? İlk duyduğumda çok korktum, ya bizimkine geçerse diye ama tecrübeli annelerden öğrendiğim kadarıyla, erken yaşta hastalığı geçirmesi daha iyiymiş, ileri yaşlarda tehlikeli olabilirmiş, kısırlığa kadar giden kötü sonuçları olabiliyormuş, dünde epeyce araştırdım internette. Minik kırmızı noktalar çıkana kadar anlayamazmışız su çiçeği olduğunu, 38-39 dereceye kadar ateş yaparmış, aşılı olanların bir kısmı hafif atlatır, bir kısmı da ağır geçirirmiş. Aşıların Avrupa oluşları daha iyiymiş, hafif atlatmaları açısından. Ben hatırlamıyorum su çiçeği aşısını özeldemi yaptırdım yoksa sağlık ocağında mı...gerçi çoğu özelde yapıldı ama...
     Öğretmenleri tüm öğrencileri hergün kontrol ediyorlarmış, kızarıklık var mı diye. Hayırlısı bakalım...Çiğdem Öğretmen bu sene olmazsa seneye geçirir nasılsa diyor... 
                                                                              
TIK dan daha ayrıntılı olarak bakabilirsiniz.

16 Nisan 2012 Pazartesi

Mutlu Cumartesi-Gümüşhane Günleri-Kuğulu Park

     Hafta içi hesapta yokken, cumartesi sabahı çok erken uyanınca (8.30 da uyanmışız, bizim için nadir saattir bu ), hadi dedik Gümüşhane Günleri var AKM. de gidelim. Annemi aradık, aşkım bize güzel bir kahvaltı hazırladı, hepberaber yedik afiyetle.
     10.30 da yola çıkabildik. Henüz erken saat olunca, çok rahat dolandık sergileri, misss gibi tereyağ aldık, sünen peynir, köme vs.
     Unutmadan yazmalıyım harika bir kelkit döneri yedik, şimdiye kadar hiç bu kadar lezzetlisini yememiştik, kuzum dahi ömrünün en büyük porsiyon dönerini yedi diyebilirim, yağsız ve çok lezzetliydi eti, zaten etini memleketten getirmişler sağolsunlar :)
     Erkenden eve dönmeyelim diye düşünüp kendimizi Kuğulu Park a attık, iyiki gitmişiz, hava ne soğuk ne sıcaktı, sanırım 2 saate yakın parkta oturduk, rahatladık, suyu temizleyen görevlinin ayakkabılarını Baba Kuğunun (yada anneydi bilemiyorum), didiklemesini izledik zevkle, sanırım benim alanımı terket msjı veriyordu kuğu ama görevli şirin gülümsemesiyle devam etti görevine :) Bizede seyirlik olay çıktı diyebilirim. kuzum merakla izledi kuğuları, güvercinleri...Ara sıra kuğulara -ördek- desede... :))


ÜZÜMLÜ KEK

     Kızımın en sevdiği hamur işi, ev yapımı kek, tabi kendi yaparsa :))) Elinden kaşığı almak epey zor oluyor ama her seferinde kırmadan, incitmeden almayı başarabiliyorum. İstiyorum ki keki tamamen kendisinin yaptığını sansın kiii nerdeyse doğru sayılır, kuzucum sadece çırpma kısmında sorun yaşıyor, hazırladığım malzemeleri kendi katıyor kaba ve kendince karıştırıyor malzemeyi :))) hatta kalıba birlikte döküyoruz ve üzerine kaşıkla şekil yapıyor, kek pişince de soruyor 'anne benim şekillerim hangisi?' Bende benzetip benzetip gösteriyorum kabarcıkları :)))
      Kek yapımı esnasında şarkı türkü gırla gidiyor; ali babanın çiftliğinden giriyor küçük hanım, Hüdayda dan çıkıyor resmen :)))