21 Ocak 2014 Salı

Yeni Okuluna Başladı kii :) AKM Kentpark Sahnesi & İlk Kuaför Deneyimi

Çok sorduk, okuduk araştırdık veee sonunda maddi olarak gücümüzün yetebildiği, aman aman çokça olmasa da beklentilerimizi karşılayacağını umduğumuz bir okul bulduk. Gönlümüzde yatan aslan farklı olsa da, hiç olmazsa...aslanımızın komşusuna kayıt yaptırdık kızım için. Gerçekte, önümüzdeki sene için Anaokuluna kayıt yaptırıp, ilk-orta ve liseyi okuyabileceği bir okul arayışındaydık. Bu yıl devam ettiği Anaokulu ve öğretmeninden çokça memnunduk, öğleden sonra gittiği Etüt ten sıkılıyor olsa da memnunduk. Yeni okulunun müdürü, önümüze bizi memnun edebilecek bir ödeme şekli çıkarınca...şimdiden başlasın, seneye de tam yıl olarak devam eder diye düşündük.
Geçen hafta Perşembe günü eski okuluna ve arkadaşlarına veda etti kuzucum, duygusal anlar yaşadık hepberaber. Bu hafta kısmetse, gidip yarıyıl karnesini alıcaz. Cuma günü de birkaç saat yeni okulunda vakit geçirmiş babasıyla. Bu hafta tam gün olarak Pazartesi günü başladı, bugün 2. günü bakalım. Dün gayet iyiymiş, öğretmeni arayıp 'merak etmeyin, çok sıcakkanlı, yemeğini yedi, arkadaşlarıyla oynuyor' dedi. Çok mutlu oldum. Baktım akşamda gayet moralli geldi eve :) Şükür Allah ım, inşallah böyle devam eder.
Kuzucum 3 yaşında kreşe başladı, ilk yıl MSB nin kreşine gitti. 2.yıl geldiğinde babasının görevi değişince kreşi de değişti ve yeni kreş ve arkadaşlarla devam etti. 3. yıl geldiğindeyse yani bu yıl,diğer kreşindeki öğretmeninden çok çektiğinden, sırf aynı eziyetleri görmesin diye anaokulu ve etüt şekline geçti ve yine farklı öğretmen ve arkadaşlar... eee daha ilk yarı bitmeden...yeni bir okul daha :(( Her ne kadar O nun iyiliği için olsa da, aslında çok zor böylesi okul ve arkadaş değişimi. Biz koca insanlar dahi yeni iş, yeni ev ve çevre değiştirdiğimizde ne kadar zorlanıyoruz...minicik yavrum 3 senede 4 okul değiştirdi. İnşallah sorunsuz şekilde buraya alışırsa, başka da okul mokul değiştirmek yok...

Bu sene de ilklerin yaşandığı bir yıl olacak sanırım: 5 yaş 3 aylık olduğunda, ilk kez kuaför de saçlarını kestirdi. Kuaför de saçlarına dokunulmasını istemediğinden, evde ben kesiyordum saçlarını doğdu doğalı. Gerçi sadece benim yamuk kestiğim yerleri düzelttirdik ama olsun, bu ilk :)

Gittiğimiz tiyatral müzikali saymazsak, ilk kez bir tiyatro oyununa gittik kuzumla geçen hafta, çok çok sevdi, ben de çok sevdim. Sinema da çok sıkılıyordum ama tiyatroda hiç uyumadan seyrettim sonuna dek :) oyunun adı:Peter Pan ve Arkadaşları Sihirli Kitabın Peşinde. AKM Kentpark Sahnesinde gösterimde, tavsiye olunur :)
Alttaki fotoğraf, Elif arkadaşı ve ailesinin ziyarete geldikleri bir hafta sonundan, çok eğlendiler beraber :)
Hafta sonu Etlik teydik, hava mis olunca evlere tıkılmadan yeşilliklerde dolaşalım istedik, annemi de alıp yürüyüş yoluna attık kendimizi. için de iyi oldu, çoktandır açık hava hasretindeydi.
Geçen hafta kuzucumla kızılaydaydık, iş yerimden arkadaşımla bir işimiz vardı, aşkım da nöbetçi olunca, kızkıza yemek yedik, alışveriş vs. kız işleri işte :))) Sonrada hep beraber bize gittik, sohbet muhabbet, yatmadan önce ablasına hikaye okudu ve gidip yattı :)))

7 Ocak 2014 Salı

Özel Okul Arıyoruz...

Okul arıyoruz, okul arıyoruz, kızıma okul arıyoruuuuuuzzzz.... ne zor şeymiş bu iş meğersem...ne büyük bir sorumluluk...Allah ım çocuklarımızı iyi bir okula yazdırabilmek, isabetli bir karar verip, seveceği ve sayacağı bir öğretmene denk gelebilmek, Ne Mutlu Türküm diyen, vatanını milletini ve özellikle de Ata sını seven, bu yolda bilgilendiren, bu aşkı yansıtabilecek, bilgileri sevdirerek öğreten, sıkmadan, despot olmayan, ezbere eğitimden yana olmayan, çocuklara özgüven aşılayabilecek, özgürce fikrini açıklayabilmelerini sağlayacak bir öğretmen... Benim için okul önemli ama en önemlisi öğretmen. Şu sıralar ailemizin gündemi baktığımız okul ve öğretmen konusu. Yeni yıla girdik malum, bazı okulların kayıtları Şubat ayında başlıyor, bazılarınınki Mart ta. Bulunduğumuz semtteki okuldan, bilinçli veliler memnun değiller, araştırdık bakındık...cık buraya yazdırmayacağımız kesin. Devlet mi, özel mi sorusunu çoktan geçtik biz. Kesinlikle özel ama gücümüz yettiği kadarı olacak. Eğer gücümüz yetmezse, iyi olduğunu bildiğimiz bir devlet okulu, bir öğretmen bulup, hangi semtteyse oraya taşınıcaz mecburen. Burdaki düzenimizi de bozmuş olucaz :(
Şimdiden 2 özel okul baktık, gidip görüştük. Birinin fikri zikri bize uyuyordu ama fiyatı zorluyordu. Diğerinin ise fiyatı uyuyor, fikri zikri uymuyordu. En çok istediğim şeyse kızımın anaokulundan itibaren yabancı dil ile harmanlanması...ilerde büyük ünv.ler kazanamasa dahi yabancı dil ile ilgili birşeyler yapabilir fikri ağır basıyor. Üstelik devlet okullarındaki yarım gün uygulaması nedeniyle de, okul çıkışı Etüt merkezlerine yönelme ve gününün koşuşuturmaca içinde geçmesi gibi sorunlar mevcut. Tek bir evladımız var ve anne baba olarak ikimizde çalışıyoruz. e başka çocuk düşünmediğimize göre...tüm imkanlarımızı kızımıza harcamak istiyoruz. Ancak yine de yetmiyor, yani ortalama okul fiyatları, aylık ev taksiti kadar yüksek :( Ama pes etmiyoruz ve araştırmaya devam diyoruz. Birazdan başka bir okul görmeye daha gidicez, hayırlısı, bu okul mutlaka bulunacak :)
Lütfen bildiğiniz, bizim standartlarımıza uygun özel okullar varsa, yazarsanız sevinirim :)

6 Ocak 2014 Pazartesi

Sağlıklı & Mutlu & Bol Paralı Bir 2014 Olsun :)

Annem ve babamla geçirmek istediğim yeni yıl akşamını sadece babamla geçirebildik. Annem son dakika golü attı ve İstanbul a gitti :))) Yine kuzucumla harika bir sofra hazırladık, öncesinde alışveriş yaptık. Eve gelip masamızı süsledik, yemeklerimizi yaptık(pekçok aşamada yardım etti kuzum), giyinip süslendik :)
Malesef yine en güzel fotolar ig'da. Bol sohbetli ve kızımın bıcır bıcır sesleriyle geçti gecemiz. Saat 12 olmadan uyuttum, birde baktım 12 ye giriyoruz, odasına koştum ama yorgunluktan anında uyumuş kuzum :( keşke dedim 10 dak. sonra uyutsaydım, neyse bizde gidip uykusunda öptük kuzumu. Babacımla sarılıp kutlaştık ve inanılmaz ama saat 3 e kadar oturmuşuz, babamın muhabbeti çok iyidir, gerçekten saatin farkına varmamışız.
Ertesi gün aşkım nefis bir kahvaltı sofrasına uyandırdı bizi sağolsun :) kuzuma çalışma masası düşünüyorduk, evdeki küçük olan yetersiz kalıyordu, salon sehpasını işgal ediyorduk herseferinde. Babamıda alıp İKEA ya gittik. kuzum yuvarlak büyük olanları tercih etti, 2 de tabure ile tamamladık takımını, birkaç ta ıvır zıvır alarak döndük evimize. Kuzucum hemen süsledi odasını, masa üstüne arkadaşları için süslü kağıt ve kalemler koydu, ertesi gün okula giderken söylediği cümleye bayıldım: 'ya okuldayken masamı özlersem' :))) nasıl sevdiyse masasını :)))

Dolu Dolu 1 Hafta İzin...

Yaklaşık 6 ayda bir işyerimdeki bilgisayarda çeşitli yasaklamalar yapılır ve her seferinde benim bloger geleceğimle oynanır durulur :(( Yine onlardan birinde iken, sadece bakakalmak çok zor oldu, hele birikenler...iyice canımı sıkmıştı kiii baktım bugün açılmış yasaklama :))) 1 hafta izin kullandım yakınlarda, partilere gittim, misafir kabul ettim, yeniyıl geldi, diğeri gitti vs. Toplu olarak yazmak, fotoları koymak hoşuma gitmese de mecburen aynını yapıcam.
Blog arkadaşımdan görüp yaptık bunu da kızımla, çok zevk aldı kuzum, yapış yapış reçelle kapladı havlu rulosunu, sonrada bulgur döktü üzerine ve balkon demirine taktık beraber. Aynı günün akşamına bitmişti tüm bulgurlar.
Sevgili Ezgimin yeğeni Denizin doğum günü partisine katıldık ailece, çok çok güzel hazırlanmışlar, herşey ince ince düşünülmüştü, annesi neler düşünmüş ve kendi yapmıştı herşeyi. Ellerine sağlık :) Nice sağlıklı, mutlu yıllar Deniz cim :) kuzum uzun zamandır eğlenmediği kadar çok eğlendi, Zeynep Duru ve diğer arkadaşları Duru ile birlikte saatlerce çoşup oynadılar. kuzumun dans etmeyi bu kadar sevdiğini bilirdim ama :))) bu kadar kıvrak ve hareketli bir dansçı olduğunu bilmezdim, ağzım açık kaldı partide :))) Meğer yavruma fırsat vermemişiz, ortam sağlamamışız... Ezgi cimle de eğlenceli saatler geçirdik, zaten gülmeden geçirdiğim tek bir dakika yoktu doğrusu, parti sonunda ağzım çenem ağrıdı gülmekten :))) Hep gülelim inşallah ve hep görüşelim :)
İzinli olduğum bir günde Ezgi cim ve Z.Duru yu misafir ettik kızımla. Bir gün önce çalışmalarımız başladı, beraber kurabiye ve börek yaptık. Onlar geldiğinde makinayı kullanmamışım malesef, hep cepten çekmişim :) Kızlarımız artık büyüdüler ve gün geçtikçe daha iyi anlaştıklarını görmek beni çok mutlu etti. kuzum 'anne Zeynep Duru bize hep gelsin olur mu?' deyince daha bir sevindim, çünkü ben Ezgi ile görüşmekten büyük bir mutluluk duyuyorum ve çocuklarımızında anlaşması çok önemliydi benim için :)Artık bebeklikten çıktıkları için tercihleri, zevkleri var ve sevdiklerinin arasında canım arkadaşımın kızı olması gerçekten mutlu etti beni :)
Diğer bir gün, hazır izinliyken, çoktandır davet etmek istediğim arkadaşım, eşi ve şirin kızı Nil i aldık akşam yemeğine. Kuzumla gündüzden alışverişimizi yapıp, birazda turladık etrafta :)
Yine hoş bir akşam geçirdik eğlenceli bol sohbetli :)

17 Aralık 2013 Salı

7 Yıl Bitti :)

Hafta içi akşamları kuzumu oyalamak için yaptığımız aktivitelerden biri de çiçek ekmekti. Banyoya girip, toprağını yerleştirmek, çiçeği ekmek ve suyunu eklemek dahil, her aşamasına katıldı kuzucum. Bu arada çiçekleri apartmanımızın içindekilerden aşırdım, kızım bu aşamaya da dahil olmuştu malesef :))) Tabi çiçeklerin sahibi olan Reyhan teyzeye gidip, özür diledik ama derler ki dedim; 'çalınan çiçek çok güzel tutarmış' :))) Teyze de her istediğimizde alabileceğimizi söyledi sağolsun. Şimdi evimizin güzel bir köşesini süslüyorlar bu ciciler :) Hafta sonu biten kitabımın arkasından nerdeyse ağıtlar yakacaktım. Belki uzun zamandır okumadığımdan mıdır, yoksa bu kitap mı çok iyiydi bilemiyorum, sık okuyanlar daha iyi değerlendirmişlerdir eminim ama ben Livaneli nin Kardeşimin Hikayesi adlı kitabına bayıldım, çok çabuk bitti çok... :( Pazartesi ilk işim, kitabı aldığım arkadaşıma uğrayıp 'hadi hemen yenisini ver' demek oldu. O da sağolsun 'bunu da çok seveceksin' diyerek Elizebeth Gilbert in Ye Dua Et Sev adlı kitabını tutuşturdu elime. Henüz başlardayım...bakalım bunu da çok severmiyim?
Camlarımızı karladık, çok sevdi, birlikte pasta keserken nasıl elele tutuluyor bıçak...bizde o şekil yapıp aldık elimize spreyi ve bu sonuç çıktı :)
Beslenmesinde haftada mutlaka 1 defa haşlanmış patates oluyor ve çok azını yiyordu. Ben de bu yöntemi akı ledip koydum beslenmesine, akşama gördüm ki hepsi bitmiş. Arkadaşları 'annen bize de böyle yapsın demişler :) Kurabiye kalıpları sağolsunlar :)
16.12.2006 bizim evlenme yıldönümümüz. Dün havayi fişeklerle olmasa da güzel bir kutlama yaptık ailece. Öğlen yemeğinde süpriz hediye için AVM ye gidip güzel bir gömlek aldım eşime. Öncesinde palto almıştık ama o gün verilen birşey olsun istedim. Baktım ki kendi de bana pantolon, kazak almış, hem de en istediğimden. İkimiz de şaşırdık, çünkü hediyeleri birlikte alıyorduk genelde. Neye ihtiyacımız varsa onu alıyorduk açıkçası :)) Çoktandır istediğim 52 Ciğer e götürdü aşkım. kuzum tahminiminde üzerinde yedi, çok sevindirdi bizi :) Ardından eşime olmayan gömleği değiştirelim diye Armada ya geçtik. Başka birşey aldı, biraz da AVM. yi gezip evimize, sıcak mekanımıza döndük. Allah mutluluğumuzu daim etsin, nicelerini görelim inşallah :)

16 Aralık 2013 Pazartesi

MİM...

     Bahar cım(http://bahargulce.blogspot.com), çok tşk ediyorum bu güzel mim için, sırf senden kopya çekmeyeyim diye, cevaplarını hemen sildim :)))
 1- Elimden gelse (tüm vaktimi, ailemle ve sevdiklerimle geçirirdim.)
 2- Kendi kendimi kontrol etmekte (gayet başarılıyım)
 3- Beni en çok kaygılandıran şey (sevdiklerimi kaymetmektir)
 4- Hayatımın en kötü anı (ne kadar düşünsemde, ufak geliyor daha önceden kötü dediklerim ve bulamıyorum)
 5- Yalnızken (hem çok korkarım hem de sevmem asla yanlızlığı)
 6- Nefret ettiğim (şey, ikiyüzlü insanlarla karşılaşmak)
 7- İşimi (sevmiyorum, bana göre değil masa başı çalışmak)
 8- kadınlar/ erkekler (birbirini tamamlayan canlılardır)
 9- Hayat (yaşamaya değer)
 10 - Çocukken (çok çok mutluydum, kötülükten bihaberdim)
 11- Başkalarının zayıf tarafı (olduğunu keşfettiğimde, bunu kullanmamayı da öğrendim)
 12- Yalan söylemek (bazen gerekli ama tatlı olanları)
 13- Her şey kötü gittiği zamanlar (çok kısa sürüyor benim ahlanma vahlanma faslım,kendimi çok çabuk toparlayabilenlerdenim şükür ki)
 14- Geceleri (hiç sevmiyorum, ben tıpkı kışı nasıl sevmiyorsam, geceleri de o şekilde sevmiyorum) 15- Başkalarına göre ben (cesur, neşeli, espriliyim)
 16- Kurtulmak istediğim korku (karanlık ve yanlızlık)
 17- Bazen düşünüyorum da (...yok yok hiç iyi olmazdı)
 18- En çok utandığım şey (para kazanmayı üniversite okumaya tercih edişimdir)
 19- Keşke ben (ses sanatçısı olsaydım)
 20- Anlamıyorum neden (Ankara bu kadar soğuk, neden evsizler, kimsesizler var, biz bu kadar acizmiyiz)

 Blogumu okuyan tüm arkadaşlarımı, blogerları mimliyorum, sevgiler :)

12 Aralık 2013 Perşembe

Pamukta Mercimek Yetiştirmece & Atardamar Deneyi

     Akşam babası gelirken balık almış, ama bir kanadını dahi bitiremedi, bol bol salatalık yedi balık yerine. Bu aralar hiç iştahı yok diyebilirim, yüzü minicikti, şimdi kayboldu nerdeyse. Ben bulaşıkları kaldırırken, gelip benden kek istedi, arkasından da Trabzon Hurması...1 dilim kek üzerine hurmanın yarısını da yiyip bitirdi. Burnu akıyor bol bol ve ne kadar ikaz etsemde koluna siliyor burnunu :( Geniz akıntısı da var, bu nedenle sadece iştahının çektiğini yemek istiyor, sofraya koyduğum şeyleri canı istemiyor. İyice hasta olmadan atlatır inşallah bu süreci. Gerçi 2-3 haftadır böyle, vücut savaşıyor. Her akşam rutine girdi artık, 1 demlik ıhlamurumuz var, bol limonlu, ballı, zencefilli. Benimde burnum tıkalı...hayırlısı inşallah.
     Akşam kuzumla mercimek yetiştirmek istedik pamuğun içinde. Bu benim hatta herkesin çocukluk deneyidir herhalde. Ben her seferinde mercimeği tercih ederdim. Çünkü mercimeğin yaprakları çıtır çıtır bir şey, fasülyeninki gibi büyük yapraklı değil. Bende onu büyürken seyretmekten çok zevk alırdım, incecik yapraklar bana ayrı bir mutluluk verirdi. Yine aynını seçtim, öncesinde mercimeği ılık su dolu çay tabağında 1 saat kadar beklettim ki, daha çabuk açılsın arası ve büyüsün. Sonra tarif edip, kendi başına yapmasını sağladım, çok zevk aldı kuzucum. Ne zaman büyüyecekmiş, ne kadar su ve ne aralıkta sulanacakmış gibi sorular sordu. Yapmaktan en çok hoşlandığı şeylerin başında deneyler ve gezegenler geliyor. Sık sık evde güneş, ay ve dünya olup, canlandırma yapıyoruz ailece. Nerdeyse her akşam Göz Kırpan Yıldız hikayesini okuyoruz, kendi isteğiyle.
Öğretmeni hikaye anlatımı ödevi vermiş, kızımın sırası Ocak ayında ama bir türlü hikaye seçiminde karar veremiyoruz. Pamuk Prenses olsun istiyor, bense daha önce onu okulda anlattığından, başka seçsin istiyorum. Henüz ikna edemedim küçük hanımı. Akşam bir diğer deneyimizde atardamarımızın dakikada kaç kez attığını öğrenmeye çalışmaktı. Oyun hamurundan bir parça koparılıp atardamarın üzerine yayılarak yerleştirilir. Tam damara denk gelen kısma 1 adet pipet alınıp diklenir ve kımıldamadan dakika tutulur. Atardamarın her atışında pipet kımıldar ve saymaya başlanır.
Deney bende ve babasında da denendi ama benim elim titrediğinden pipet pek çok kez kımıldadı :)))