4 Haziran 2014 Çarşamba
Anaokulu Yıl Sonu Gösterisi & İlk Kendi Başına Ekmek Alışı
Birçok aile gibi duygulanmadım ama çok sevdim gösterilerini kuzuların, hepsi çok emek vermişler, çırpınmışlar belli, saatlerce günlerce çalıştılar öğretmenlerinin nezaretinde. Her gün çok yorgun geliyordu kuzum eve. Pek önemsememiştim açıkçası, çocuk bayramındaki gösterileri pek içaçıcı olmayınca, bu seferinde aileden kimseyi de davet etmemiştik. Ama inanılmaz başarılı buldum kuzucuklarımı. Sanırım 4 yada 5 farklı gösteri sundular, hepsi de birbirinden şirindi. Kuzumun gözleri ışıl ışıldı ve nerdeyse hep bize baktı, biz de alkışlarla cesaretlendirdik aşkımızı :)
Yeni evimize kantinin çok yakın olduğunu söylemiştim, kuzum da da bir heves sormayın;'anne artık kendim size ekmek alabilirim' diyordu. Bir sabah gönderdim, parayı da eline verdim. Almış gelmiş kuzucum, o anı ölümsüzleştirdim tabiki de :)
Ayrıca Samsun dan alıp, bir çırpıda bitirdiğim kitabım; Piruze ve Oğulları, Sinan AKYÜZ'ün, çok sevdim, tavsiyemdir.
1. Ve 2. T.B.M.M. Gezdik & Aile Pikniği
Kuzum bir süredir İlk Meclisi gezmek istiyordu, aslında okuluyla gitmişti daha önce ama... kırmadık, bir araya onu da sıkıştırdık. Bizim için duygu dolu anlardı, ne yazık ki eşim de ben de ilk kez gezme fırsatı bulduk. Orda Büyük Önder Mustafa Kemal in hayali dolaştı sanki, şuraya oturmuş, şurda konuşmuş...diye diye gezindik...çok güzel ve anlamlı bir gündü, iyiki gittik, iyiki kuzum istedi :)
Babamın iyileşmesini kutlamak amaçlı güzel bir piknik ayarladık, maaile eğlenceli bir gün yaşadık :)
Babamın iyileşmesini kutlamak amaçlı güzel bir piknik ayarladık, maaile eğlenceli bir gün yaşadık :)
Evimize yerleştik :) Yeni Ev
Babamın hastalığını öğrenmeden hemen 2 gün önce taşınmaya karar vermiştik ve ev toplamaya başlamıştık, üstelik lojman da çıkmıştı. Evin bir kısmı ayaktayken aldık o kötü haberi. Babam iyileşip getirdiğimiz de benim de yoğun günlerim başlamış oldu. Yeni evin yerleşimi, eksikleri, temizliği derken...epey zorlandık bu sefer. Bizimkiler de yardıma koşunca...bitti gitti işte şükürler olsun.
Beyin Damarı Tıkanması
Çok çok zor günler de geçirdik biz :( Babam Samsun a akraba ziyaretine gitmişti, bir duyduk ki, sabaha karşı acile götürmüşler, yürüyemiyor, konuşamıyor ve elleri tutmuyormuş. Beyin damarı tıkanmış, yüksek tansiyondan dolayı...hemen atlayıp gittik Samsun a. Kuzumu anneme bıraktık, çünkü annem de iyi değildi ve yola gitmesi mümkün görünmüyordu.
Bizim gittiğimizin ilk dakikasında babam ilk kez konuştu, bize hoşgeldiniz dedi :))) nasıl mutlu olduğumuzu anlatamam, canım babamı Allah bize ve tüm sevdiklerine bağışladı, şükürler olsun bu günümüze. Bir hafta içinde kendini toparladı ve yoğun bakımdan çıkarıp Ankara ya evine geri getirdik babamızı. Allah kimseleri sevdiklerinden ayrı koymasın ve tüm hastalara şifa diliyorum...Amiin.
Yoğun bakım camının kenarındaki uğur böceğinin şans getireceğine, hatta bir işaret olduğuna inandım içimden, batıl ama yine de insan bir şeylere tutunmak istiyor zor günlerinde... 4 kardeş ve 2 damat, babamın etrafında fır döndük, ayrıca şehir içi ve dışından gelen dost ve akrabalar bizi hiç yalnız bırakmadılar, Allah ta onları yalnız bırakmasın inşallah :)
Yoğun bakım camının kenarındaki uğur böceğinin şans getireceğine, hatta bir işaret olduğuna inandım içimden, batıl ama yine de insan bir şeylere tutunmak istiyor zor günlerinde... 4 kardeş ve 2 damat, babamın etrafında fır döndük, ayrıca şehir içi ve dışından gelen dost ve akrabalar bizi hiç yalnız bırakmadılar, Allah ta onları yalnız bırakmasın inşallah :)
Akika(Nesike) Kurbanı & 23 Nisan Çocuk Bayramı
Çook zaman önce kuzum doğduğu zamanlarda yapmamız gerekeni ancak yapabildik, kuzumun şükür kurbanını kestik sonunda, Allah kabul etsin :) Sonrasında, iç huzurumuzla başladık gezmeye, yanımızda yeğenimle birlikte Ahlatlıbel i yad eettik :)
Kuzumla uzunn bir aradan sonra çok sevdiği Dr. Öge hanıma kontrole gittik. boy:109 cm. kilo:17,5. çıktı. Doktor ablasından Nutrica nın büyüme sütünden istedik, raporumuzu yazıp verdi. Çıkışta meşhur Ankara simitinden yedik kızılay da, metro ya bindik. Eğlenceli bir gün daha oldu bize ana-kız :)
Kuzum işyerimi ziyaret etti, arkadaşımı arkadaşı kabul etti eğlendi :) Beşibiyerde takmanın mutluluğunu yaşadım, benim olmasa da :)) Kuzumun okulda resim ve aktivite sergisine katıldık ailece :)
23 Nisan Çocuk Bayramımızı kutladık kuzumun okulunda, harika bir gösteri sundular bize, anneannesiyle izledik :)
Kuzumla uzunn bir aradan sonra çok sevdiği Dr. Öge hanıma kontrole gittik. boy:109 cm. kilo:17,5. çıktı. Doktor ablasından Nutrica nın büyüme sütünden istedik, raporumuzu yazıp verdi. Çıkışta meşhur Ankara simitinden yedik kızılay da, metro ya bindik. Eğlenceli bir gün daha oldu bize ana-kız :)
Yine arkadaş gezmelerimiz vardı :) İşyerimdeki arkadaşlarla harika bir akşam yemeği yedil Gölbaşı Köşk te :)
Ailem le Birlikte...Bol Bol AVM.
Kuzumun veli toplantısına katıldık, sonrasında eğlence merkezinde biraz çıldırdık. Güzel bir hafta sonu brunch ımız oldu, nefis krepler yapıp yedik.
Babacığımı iş yerimde ağırladım, kuzumla birlikte anne-kız alışveriş günü yaptık, ailemi yemeğe aldık, hoş bir akşam yaşadık :)
3 Haziran 2014 Salı
Benim Doğum Günüm
Alkımdaki önemli olaylardan kısaca bahsedeyim, ardından da fotoğraflara yer vereyim; Kuzumla aktiviteler yaptık bol bol, yine havalar müsait oldukça bağ bahçe ve AVM. leri gezdik. Evde bol bol hamurişi yaptık.( ben kayıt girmeyeli bu bloğa ne oldu böyle, foto yüklemek ölüm, düzenlemek
işkence...)
Yerel seçimlerde oyumuzu kullandık ancak, Ankara için pek hayırlı sonuçlar alamadık :( 42. Doğum günümü hem iş yerinde, hem de ailemle kutladık :)
Başıma talih kuşu kondu konmasına ama halen bekliyorum....tık yok :(
Kuzum kendini gerçek prenses sanıp...danslar, edalar...cilveler...ortalarda dolanıp durdu :)
Çamlıklardan topladığım çeşit çeşit kozalaklar, evimde yerlerini buldular...hoş olmuşlar değil mi?
Kıştan Balıkesir in saf zeytinyağına birçok nevane ekleyip karanlık bir köşede olmasını beklediğim nefis tat hazır oldu,beğenerek yedik :)
Arkası yarın.......)
işkence...)
Başıma talih kuşu kondu konmasına ama halen bekliyorum....tık yok :(
Kuzum kendini gerçek prenses sanıp...danslar, edalar...cilveler...ortalarda dolanıp durdu :)
Çamlıklardan topladığım çeşit çeşit kozalaklar, evimde yerlerini buldular...hoş olmuşlar değil mi?
Kıştan Balıkesir in saf zeytinyağına birçok nevane ekleyip karanlık bir köşede olmasını beklediğim nefis tat hazır oldu,beğenerek yedik :)
Arkası yarın.......)
Ara Vermiştim...
Neler oldu neler...
Bloguma bir süre bilerek ama istemeyerek ara vermiştim. Aklımda olanları ve fotoğraflarını yazıp, yayınlama isteğim karşı konulamaz bir hal alınca, tekrar oturdum blogumun başına :) Arkadaşlarımı takibe devam etsem de maalesef yorum yazamadım, orda da ismim çıkacaktı diye :( Hepinizi çok özledim bunu bilmenizi isterim...
Biz taşındık biliyormusunuz, hem de Ankara nın diğer bir ucuna, eşimin lojmanlarına...1 ay oldu taşınalı. Diğer evimiz yaz aylarında bir cennet bahçesi olmasına karşın, kış aylarında bizim için bir kabus gibiydi doğrusu. Çok üşüdük orda, kızımın odasına sığındık uyku vakitlerinde vs. Ne kadar kombi yakarsak yakalım fayda etmedi soğuğa karşı...düşündük düşündük, uzaklığına rağmen lojmana taşınmaya karar verdik. Bu yeni evi hepimiz çok sevdik, istediğimizden de geniş ev, ilk oturan biziz, kantinimiz, kuaförümüz yanıbaşımızda, en önemlisi de kızımın bisiklet sürebileceği alanların yanında, güzel de bir oyun parkı var. İlerleyen dönemlerde cafe tarzı bir çay bahçesi ve kondisyon salonu da eklenecekmiş. Şu an basket ve tenis sahası var. e daha ne olsun demi? :)
NOT: Yukarıda gördüğünüz çalıları Altınparkta atıl şekilde bulup eve sürükledim, aklımdaki ise, üzerinde gördüğünüz kelebekleri renkli kartonlardan yapıp takmaktı, çok hoşuma gittiler, evime renk kattılar :)
Blog yazmaya ara verince fotoğraf sırasını da takip edemedim, telefonumdakileri de yükleyemedim açıkçası, yani foto sıralamam konuyla alakalı olmayabilir, şimdiden affınıza sığınıyorum...
Bloguma bir süre bilerek ama istemeyerek ara vermiştim. Aklımda olanları ve fotoğraflarını yazıp, yayınlama isteğim karşı konulamaz bir hal alınca, tekrar oturdum blogumun başına :) Arkadaşlarımı takibe devam etsem de maalesef yorum yazamadım, orda da ismim çıkacaktı diye :( Hepinizi çok özledim bunu bilmenizi isterim...
Biz taşındık biliyormusunuz, hem de Ankara nın diğer bir ucuna, eşimin lojmanlarına...1 ay oldu taşınalı. Diğer evimiz yaz aylarında bir cennet bahçesi olmasına karşın, kış aylarında bizim için bir kabus gibiydi doğrusu. Çok üşüdük orda, kızımın odasına sığındık uyku vakitlerinde vs. Ne kadar kombi yakarsak yakalım fayda etmedi soğuğa karşı...düşündük düşündük, uzaklığına rağmen lojmana taşınmaya karar verdik. Bu yeni evi hepimiz çok sevdik, istediğimizden de geniş ev, ilk oturan biziz, kantinimiz, kuaförümüz yanıbaşımızda, en önemlisi de kızımın bisiklet sürebileceği alanların yanında, güzel de bir oyun parkı var. İlerleyen dönemlerde cafe tarzı bir çay bahçesi ve kondisyon salonu da eklenecekmiş. Şu an basket ve tenis sahası var. e daha ne olsun demi? :)
NOT: Yukarıda gördüğünüz çalıları Altınparkta atıl şekilde bulup eve sürükledim, aklımdaki ise, üzerinde gördüğünüz kelebekleri renkli kartonlardan yapıp takmaktı, çok hoşuma gittiler, evime renk kattılar :)
Blog yazmaya ara verince fotoğraf sırasını da takip edemedim, telefonumdakileri de yükleyemedim açıkçası, yani foto sıralamam konuyla alakalı olmayabilir, şimdiden affınıza sığınıyorum...
19 Mart 2014 Çarşamba
Yıl Sonu Eziyeti(Gösterisi)
Kreşte yıl sonu gösterisi var bu cuma. Ailece çok heyecanlıyız.
Geçen yılda harika bir gösteri yapılmıştı ama diğer kreşteyken. Yanlız bu yıl biraz üzüldük maaile :( Gösteri çalışmalarının başladığı ilk günlerde çok mutlu olan kuzum, son günlerde, akşamları aklına geldikçe ağlıyordu. 'ben kedi olmak istemiyoruuum, siyah giyecekmişiz, yüzümüzü de siyaha boyayacaklar' diye. İlk başlarda sadece miyavlamaktan korkuyordu kiii, miyavlamayacağını, sadece şarkı söyliyeceğini öğrenince sevinmişti. Ancak geçen çarşamba kostümleri gelmiş kreşe, prova yapmışlar. Tabi bu çirkin kıyafeti görünce çok üzülmüş, içinde çalışma isteğide kalmamıştı. Nihayet salı günü kreşe gidip yüzyüze görüşmek istedim.
Ya kıyafet değişimi, ya rol değişimi yada oyundan çıkması vardı sonuçta. Kuzum bize hergün anlatıyordu:'3 tane gül varmış(kız), üç tane tavşan varmış(kız), 3 tane kedi(kız) ve 3 tanede korsan varmış(erkek).Gül ve tavşanlara bale kıyafeti giydirilmiş, korsanlara malum korsan kıyafeti ama her ne hikmetse kedilere ki bunlar kızlardan oluşuyor, siyah, kuyruklu kedi kıyafeti seçilmiş.' 'bende bale elbisesi istiyorum, yüzümü boyatmak istemiyorum' diye hergün ağlıyor. Çok haklı bence, benim kızım tam kız! yani bazı kızlar vardır, sadedirler, süsle püsle pek işleri olmaz ama kuzum öyle değil ki, süse pek düşkün, prenses havasında dolaşanlardan. Gittim görüştüm, öğretmeni konuyu görüşmem için kreş müdürüne yönlendirdi bizi, eşimde geldi tabi.
*****Ya bu nasıl bir müdürdür bilemedim, şok oldum konuşma şekline ve söylediklerine. 'bu hayatın gerçeğiymiş, tiyatroymuş, iyi rolde olacakmış, kötüsü de...delimi ne? bunlar çocuk, daha 4 yaşındalar, burası devlet tiyatrosu değil!!! Dedim ki;'kuzum ve arkadaşları henüz çok minikler ve bu gösteri onların mutlu olması için yapılıyor, profösyenel bir gösteri değil, sizin bizim için değil, onlar için! mutlu değilse neden yaptıralım, peki neden tavşanlarda tavşan kıyafeti giymiyorlar! ben anlatırken mantıklı bir açıklama bulamadım, kızım bana 'ama anne ,tavşanlarda bale kıyafeti giyiyor' dediğinde ne diyebilirimki? 4,5 yaşındaki çocuk bunu düşünüyor da...e yönetim...sen niye düşünmezsin! çok kızdım çok, tabi yine de seviyeli bir görüşme yaptım, çünkü bu özel kreş değil malesef :(
Müdürün çözümü şu oldu ki kendisi de bir bayan: 'bu saatten sonra görev yada kıyafet değişimi yapamam, istemiyorsanız, oyundan çıkarırım, geri planda kalır.' söyleyecek çok söz var, içimden de saydırdım zaten kendisine de sistemine de.....Tamam çıkarın diyerek ayrıldık. Akşama da müjdeyi verdik, çok sevindi, hatta o gün işe dönmedim, gittim Kızılay dan mini gelinliğini süslemek için şık düğmeden bahar çiçekleri aldım, güzel bir taç ve ayakkabı aldım, koroda giyinmesi için. Akşama da çiçekleri tek tek elbisesine diktim, giyindi, döndü durdu kuzucum, çok beğendi.
Geçen hafta gösteri için bizden pisipisi istemişler kreşten, ancak pazartesi alabilmiştik. Almak içinde Kentpark a gittik. Dışarıya harika bir park yapılmış, tabiki Anadolujet in reklamı amaçlı :) Ne iyi olmuş bayıldık o minik uçaklara, epey oynadı, sonra girip pembiş pisipisiyide aldık ama kreşte neden pembe diye sorun çıkmış, neden beyaz değilmiş...töbe töbeeee...ya sen kızlara siyah kedi kostümü alıyorsun da, ben pembe pisipisi alınca mı sorun oluyor... yok yok kesin seneye eski kreşine gidecek. kelime telaffuzu: Bitislek-bisiklet Mebcur-mecbur
Geçen yılda harika bir gösteri yapılmıştı ama diğer kreşteyken. Yanlız bu yıl biraz üzüldük maaile :( Gösteri çalışmalarının başladığı ilk günlerde çok mutlu olan kuzum, son günlerde, akşamları aklına geldikçe ağlıyordu. 'ben kedi olmak istemiyoruuum, siyah giyecekmişiz, yüzümüzü de siyaha boyayacaklar' diye. İlk başlarda sadece miyavlamaktan korkuyordu kiii, miyavlamayacağını, sadece şarkı söyliyeceğini öğrenince sevinmişti. Ancak geçen çarşamba kostümleri gelmiş kreşe, prova yapmışlar. Tabi bu çirkin kıyafeti görünce çok üzülmüş, içinde çalışma isteğide kalmamıştı. Nihayet salı günü kreşe gidip yüzyüze görüşmek istedim.
Ya kıyafet değişimi, ya rol değişimi yada oyundan çıkması vardı sonuçta. Kuzum bize hergün anlatıyordu:'3 tane gül varmış(kız), üç tane tavşan varmış(kız), 3 tane kedi(kız) ve 3 tanede korsan varmış(erkek).Gül ve tavşanlara bale kıyafeti giydirilmiş, korsanlara malum korsan kıyafeti ama her ne hikmetse kedilere ki bunlar kızlardan oluşuyor, siyah, kuyruklu kedi kıyafeti seçilmiş.' 'bende bale elbisesi istiyorum, yüzümü boyatmak istemiyorum' diye hergün ağlıyor. Çok haklı bence, benim kızım tam kız! yani bazı kızlar vardır, sadedirler, süsle püsle pek işleri olmaz ama kuzum öyle değil ki, süse pek düşkün, prenses havasında dolaşanlardan. Gittim görüştüm, öğretmeni konuyu görüşmem için kreş müdürüne yönlendirdi bizi, eşimde geldi tabi.
*****Ya bu nasıl bir müdürdür bilemedim, şok oldum konuşma şekline ve söylediklerine. 'bu hayatın gerçeğiymiş, tiyatroymuş, iyi rolde olacakmış, kötüsü de...delimi ne? bunlar çocuk, daha 4 yaşındalar, burası devlet tiyatrosu değil!!! Dedim ki;'kuzum ve arkadaşları henüz çok minikler ve bu gösteri onların mutlu olması için yapılıyor, profösyenel bir gösteri değil, sizin bizim için değil, onlar için! mutlu değilse neden yaptıralım, peki neden tavşanlarda tavşan kıyafeti giymiyorlar! ben anlatırken mantıklı bir açıklama bulamadım, kızım bana 'ama anne ,tavşanlarda bale kıyafeti giyiyor' dediğinde ne diyebilirimki? 4,5 yaşındaki çocuk bunu düşünüyor da...e yönetim...sen niye düşünmezsin! çok kızdım çok, tabi yine de seviyeli bir görüşme yaptım, çünkü bu özel kreş değil malesef :(
Müdürün çözümü şu oldu ki kendisi de bir bayan: 'bu saatten sonra görev yada kıyafet değişimi yapamam, istemiyorsanız, oyundan çıkarırım, geri planda kalır.' söyleyecek çok söz var, içimden de saydırdım zaten kendisine de sistemine de.....Tamam çıkarın diyerek ayrıldık. Akşama da müjdeyi verdik, çok sevindi, hatta o gün işe dönmedim, gittim Kızılay dan mini gelinliğini süslemek için şık düğmeden bahar çiçekleri aldım, güzel bir taç ve ayakkabı aldım, koroda giyinmesi için. Akşama da çiçekleri tek tek elbisesine diktim, giyindi, döndü durdu kuzucum, çok beğendi.
Geçen hafta gösteri için bizden pisipisi istemişler kreşten, ancak pazartesi alabilmiştik. Almak içinde Kentpark a gittik. Dışarıya harika bir park yapılmış, tabiki Anadolujet in reklamı amaçlı :) Ne iyi olmuş bayıldık o minik uçaklara, epey oynadı, sonra girip pembiş pisipisiyide aldık ama kreşte neden pembe diye sorun çıkmış, neden beyaz değilmiş...töbe töbeeee...ya sen kızlara siyah kedi kostümü alıyorsun da, ben pembe pisipisi alınca mı sorun oluyor... yok yok kesin seneye eski kreşine gidecek. kelime telaffuzu: Bitislek-bisiklet Mebcur-mecbur
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)