25 Şubat 2010 Perşembe

Oyun Parkı Maceraları-Küçük Hanımın Lokmaları Yutuşu :)

Geçen cumartesi çok eğlendik,havada güzel olunca sabah erkenden yürüyüş yapalım dedi babişin,kahvaltıdan sonra çıktık,kendimizi yeşilliklere,park yoluna attık,sende bir güzel kudurdun,salıncakta sallandın,kaydıraka oturttuk seni,sen kendini ittirerek kaydın bebişim,aferin sana dedik babişinle.Seni hiç tutmadan kaymana babişin şaşırdı,tam Karadeniz kızı dedi,korkusuz,gözü kara...Hele salıncakta dahada korkusuzsun,kendi başına tutmadan sallanmak istiyorsun.Cüssene bakan senin bu hallerini görse şaşırır doğrusu,afacan kızım benim.Evimizde merdiven olmadığından,merdiven çıkmayı pek bilmiyordun ama parkta basamakları tırmanmak için baya gayret sarfettin,bende babişine tutma kendi öğrensin dedim,hakkatende kendi kendine dizlerinin üzerinde tırmandın,gayretli ve hırslısın miniğim,yorulup vazgeçmiyorsun.Birkaç defa başladığın noktaya düşerek geri döndün ama yılmadan tekrar denedin.Biri görse bize kızardı herhalde ''bunlar ne biçim anne-baba diye'' ama çok müdahale ve yardımı sevmiyorum,kendin deneyip öğrenmelisin,tabi önce ben nasıl çıkılacağını uygulamalı olarak gösterdim.



Dinlenmek için yürüyüş yolunun sonundaki Vitamin Cafe ye uğradık,biz çaylarımızı içerken sende küçük bir köpek buldun,sanırım Cafe sahibinin köpeği,epey oyalandın onunla,sonrasında sen arabanda uyuyakaldın,bizde güvercinleri izledik,sende görseydin keşke,ne çok sevinirdin kimbilir,izlerkende ruhumuz dinlendi kuzucum,ne şeker şeyler...










Akşam biz yemek hazırlarken sen oyalan diye eline jelatine sarılı çikolatalardan verdim,ilgiyle inceleyip salona gittin,çizgi filminide açtık.Bir süre sonra senden hiç ses gelmediğini farkeden babişin beni sessizce çağardı seni görmem için.(doğrusu bu manzarayı hiç beklemiyordum,herhalde horon oynuyordur diye düşündüm)Meğer bizim hanfendi çikolatanın birinin jelatinini yarım şekilde soyup başlamış yalamaya,derkeeeeen manzara...
Böylelikle ilk kez çikolatanın tadına baktın ve sanırım çokta sevdin :)
Geçen hafta ve hafta sonuda dahil hep ilklerle doluydu; Pazar akşamı Şengül ablanlar çaya davet ettiler,çay faslı gelince harika bir börek(haşhaşlı yeşil mercimek böreği) yapmışlardı,yanındaki diğer ikramlarda nefisti tabi,ben yedikçe gelip ağzını açıp bana uzatıyorsun,önce anlamadım,yani beklemiyorumki börek yemeni....Neyse deneyeyim dedim,elimde hafif ezip ağzına verdim,yuttun,yine verdim yuttun,arkasından biraz su içerek,devam ettin,4-5 parça minicikte olsa yedin,süper ya,süperrrrrrrrrr.Maşallah bebeğim.Dikkat ediyorum yemek saatin geldiğinde böyle yemek istiyorsun,demekki açken sana bu alışkanlığı kazandırabiliriz.
Bu arada pipetli küçük sütlerden aldım ama henüz denemedim,akşam başlıycam denemelere.Yatmadan sütünü pipetle içmeni sağlamaya çalışıcam,yani gece kalkıp süt isteme diye(gece beslenen çocuklar,derin uyumazlar ve gece boyu uyanabilirlermiş).Sabahta uyanınca önce sütünü içmeni,yarım saat sonrada kahvaltını vermeyi düşünüyorum.Henüz bulamaç şeklinde kahvaltı yaptığından...

Kitap karıştırmayı,resimlerine bakıp elinle resimlere tek tek dokunup okuyormuş gibi yapmaya devam ediyorsun,anneannen sana sık aralıklarla yeni kitaplar alıyor,onlara bakıp;
abiiiii,aba,mama,anne,baba,baybay(bu kelimeyi baba şeklinde söylüyorsun,el sallıyorsun) vs. kelimelerle sayfaları çevirip bakıyorsun,seni belkide ençok kitapların oyalıyor.

Gezmekten tozmaktan vakit bulamayınca banyo faslımız gecikti ve pazartesi günü ancak yapabildik,yine bildiğimiz meşhur kahkahalar,çığlıklar,su atmacalar ama sen her fasılda daha fazla şirin oluyorsun,daha çok büyüyorsun,seni seviyorum kuzucum,babişinde banyoya girdiğimizde malzemeleri taşır bize yardım eder ve gider.Ama herseferindede sanırım bizim çığlıklarımıza dayanamayarak oda geri gelir,senin resimlerini çeker,azıcık mıncıklar,bize katılır.
Kuzucum nedenini anlamadım ama birine göstericem bakalım sorun neymiş,ben çektiğim videoları bloga yükleyemiyorum,oysaki çok istemiştim blogunda yeralmalarını.
Yatağın konusunda yeni fikrim sallanan kısmını çıkarmaktı,akşam babişine söyledim hafta sonu açalım dedi.Fazlasıyla saçma bir şekilde önce ayağımda sallayıp yatağına koyuyorum seni,yaklaşık(en fazla)2 saat sonra uyanıyorsun karşı kanepeye geçip tekrar ayağıma alıp sallıyorum seni ve bu sefer orada uyuyorsun,tekrar alırsam uyanırsın diye korkudan oracıkta bırakıyorum.Gecede aynen orda uyutuyorum seni.E böyle yapacağıma kendi yatağın uzayan yatak nasılsa,açar hep orda uyuturum,karşı kanepeyi açmak zorunda da kalmam,odanda dağalmaz,derli toplu olur.Bakalım nasıl olucak?

HAMSİLİ MISIR EKMEĞİ...Dayının Doğum Günü...

Canım kızım,malesef sana yine oyun grubu bulamadım.Arkadaşımın gittiği yerdeki yaş grubu bize uymadı malesef,en küçükleri 3,5-4 yaşlarındaymış.Ama olsun havalar gittikçe düzeliyor,park-bahçe hayatın başlıyor şükürki,yinede oyun grubu araştırmalarım son bulmuş değil.
Bu aralar diş çıkarma çabaların yine arttı.Dün geceyi nerdeyse uykusuz geçirdik bebeğim,sabah anneannen yine azı çıkardığını söyledi.Canım benim ateşinde çıkmış,uyumak istememişsin,geçicek kuzucum,bunlar geçicek.
Resmini daha sonra ekliycem ama söylemedende geçemiycem aşkım; bunca zaman kızım pütürlü yemiyor dedim durdum,hatta kendimi paraladım,tabi deneme yapmadım doğrudüzgün ama hep istedim pütürlü yemeni :) . Gelelim meselenin özüne;anneannen hamsili mısır ekmeği yapmış birkaçgün önce,o yerken sende ağzını açıp dururmuşsun karşısında,oda dayanamamış bir parça vermiş ağzına,veeeeeeeeeee..............yemişsin,üstüne üstelikteeeee,birdaha istemişsin,sonra birdaha,birdaha.....derken baya bir yemişsin,hemde severek,Şok oldum valla,anneannende şok olmuş,kesin kusar demiş ilk verirken ama sende tık yok :) Maşallah kızıma, kırkbin kere Maşallah....

Bir sonraki gün yine hamsi buğlama var,anneannen bu ara takmış hamsiye.O yerken sen yine gözünün içine bakıp ağzını açmışsın,bir parça hamsiyi vermesiyle,senin diline yapışması bir olmuş.Sonuç; kusmuşsun.Canın sağolsun.
Kim derdiki pütürlü bile yemeyen bebişin ilk yemeği hamsili mısır ekmeği olur diye...Tam bir LAZ kızı oldun birtanem,oynadığın horonlarıda unutmadım.
Birçokta, horon oynarken videonu çektim yakında yayınlıycam.Kolbastıda var :))
Resimleyemedim ama bulaşık makinesini birlikte boşalttık geçenlerde.Ne harika birşeymiş insanın kız annesi olması,büyüdüğünde bana yardım edişini hayal ettim,gözlerim doldu(evin kızı).Ben makinayı boşaltmak için açınca sende atladın tabiki,eline aldığın kap-kacağı ver kızım diyerek bana yönlendirdim(yoksa hepsini yere atıcaktın)Sanırım birtür oyun sandın bu işi,ver kızım dedim elime verdin tabağı,teşekkürler canııııım deyip dolaba yerleştirdim,böylece tekrarladık altkat bitenedek.
Ayrıca dayının doğum gününü kutladık Şubat 16 da.En çokta sen eğlendin,herkes seninle ilgilenince çok mutlu oldun,horon oynadın,masayı karıştırdın,dayınla,dedenle boğuştun oynarken...Mutlu yıllar kardeşim,nice yıllara,seni seviyoruz...


9 Şubat 2010 Salı

HAMARAT KIZIM...

Anneciğine nasılda yardım edermiş kuzucum benim,toz alırken elimden kaptığı gibi bezi,sehpayı,koltuğu,hatta kendi oyuncaklarını bile(hemde çok muzip şekilde)temizledi,sildi biriciğim.Elinden bezi alabilmek için daha cazip bişeyler bulmam gerekti,maşallah kızıma...Aslında senin yanında temizlik yapmamama rağmen(sen uyurken yapıyorum)kız çocuğu olmanın doğasında var sanırım,nasılda biliyorsun anlamadım böyle yapılacağını :)
Meşhur banyolarımızdan kareler var,bu sefer OBAMAyıda aldık küvetimize,beraber yıkandınız kuzucuk,babamızda foto oldu :)Yeni tişörtlerimizden birini giyindik hafta sonu,misafirler için hazırlandık beraberce.Hülya ablanın ikizi var,bir kız bir erkek.Onlarla çok ama çok eğlendin,çıldırdın resmen,evin altını üstüne getirdiniz ama öyle mutluydunuzki feda olsun dedim.Onlar 11 yaşındalar ama içimden ''seninde ikiz teki olmanın sizi yakınlaştırdığını'' düşündüm nedense,belkide hiç alakası yok :)
Bu hafta sonu dışarı hiç çıkmadık ama hiçte sıkılmadım bebeğim,beraber çok eğlendik,seviştik,yuvarlandık,konuşup kitaplar okuduk,mışıl mışıl uyuduk.Alışverişimize babişin gitti,baktıki bizim çıkmaya niyetimiz yok...
Dolapları karıştırıp içini boşaltmaya devam ediyorsun,bazen kızıyorum çünkü enaz 5-6 kez sen boşaltıyorsun ben tekrar yerleştiriyorum,bazende boşalt kızım diyorum çünkü bu arada bende işimi yapıyorum.
İşyerinden bir arkadaşımla uzun zamandır oyun grubu arıyoruz,var olmasına ama Ankara da kısıtlı,olanlarda çok pahalı,yapılan en belirgin şey oyun ve müzik(tamam bende zaten senin başka çocuklarla kaynaşmanı ve bolca oynamanı istiyorum).Ama yinede istenen rakamlar abartılı.Yeni bir yer bulmuş bakalım fiyatıda abartılı değil,hele bu hafta sonu denesin bizde gidicez iyiyse,hem buranın saatleride iyi,diğer yerler sabah 9 da gelin diyor,bana çok erken geldi,sabahın dokuzunda orda olucan,hemde 1 saatliğine gidicez.Yeni yer 10-11 arasıymış,hiç yoktan iyidir.Tepkilerini merak ediyorum,kendi yaşıtlarınıla pek fazla beraber olmadın,genelde kendinden büyüklerle oynuyorsun,çünkü minik arkadaşın yok tanıdığımız.

5 Şubat 2010 Cuma

Afacan Dennis'in Maceraları ve Yeni Fotomuz...

Sonunda istediğim makinayı aldık ve çok mutluyum.Eskimiş tarihi eser kıvamına gelmiş makineden kurtuldum bebeğim.Evde çekilen fotolar karanlık çıktığından,özelliklede akşamları,makineyi elime almak istemiyordum,dolayısıylada birsürü pozunu çekemiyordum.Hayırlı ola...(Artık bu sayede videolarında yer alıcak blogta.)
Banyo yapmak için çıldırıyor,herakşam küvetini gösteriyorsun bana''bici bici....''diyerek.Çoğunca kıramıyorum seni; Göbüşe bakarmısınız hele,sanırsınızki tombik bir kız ama nerdeeee...Afrikalım benim :))

Evde temizlik vardı,tabi elektrikli süpürge sesine hala alışamadığından(çok korkuyorsun), biz senin odandayken babişin diğer odaları süpürüyor,sıra düzeltmelere gelince sende çok eğleniyorsun koltuk minderleri arasında,cümbüş var sanıyorsun galiba :)
 Mutfak dolaplarını karıştırmak alışkanlık halini aldı sende,tüm tencereleri yere dökmeden rahat edemiyorsun,toplamakta bize düşüyor tabi.Hele bir takıntın varki sorma;yürümeye başlar başlamaz kendine mutfak havlusunu yere atmayı görev edindin.Bunca ay geçti hala mutfağa girer girmez ilk olarak havluyu yere atıyorsun.Nedir anlamadım(acaba havlunu yeri yermi diyemi düşünüyorsun yaaaa)Sonra gelsin mutfak dolapları... :)))
Bu aralar en büyük zevklerinden biride yatağına çıkıp(benden yardım alarak)
zıplıyorsun ordan oraya...

Yan taraftaki malzemeleri yere atmakta mecburi görevlerinden,sanki onları yere atmak için çıkmışında gelmişken birde zıplayım bari der gibisin :)))
Ayakkabılıktaki tüm terlikler yere boşaltılıyor,yanlız çok ilginçtir,hiçbirzaman dışarı ayakkabı bölümünü açmıyorsun.Sadece ev terliği bölümünü...Acaba biliyormusunki onlar kirli...
Heyecana bakın...Günlük işlerini yapmış,içi rahat hanfendinin...:))))
Dün malum Tekel İşçilerinin Grev Günü Türkiye çapında idi,bende grevdeydim ve çalışmadık, destek vermek amaçlı.Kızımla güzel bir gün geçirdim,tabi gözüm gelen haberlerde.Ciddi konulara girmek istemiyorum ama Allah yardım etsin hepsine,bu 4C olayı pek kötü...Bugün onlara yarın bize...(Allah korusun)
Anneannesi kızıma yeni oyuncaklar aldı ama yoğun bir gündü resimlerini çekemedim,daha sonra çeker eklerim.
Çok huzurlu güzel bir gündü,sende çok mutluydun annenin yanında,kızıma poğaca,kek yaptım(tarifi http://www.balbocukleri.com/ dan,teşekkür ediyoruz bu kadar pratik tarifleri yayınladığı için kendisine)hakkaten hatun nasıl 2 çocukla bunlara zaman ayırıyor şaşıyorum.Ben bütün gün,temizlik,yemek,poğaca-kek,küçük hanımla uğraş-oyna,alışverişe çık derken akşam babişin geldiğinde ne oldu hiç uyumadınmı,hastamısın yoksa dediğinde aynaya baktımda,çok komikti tipim,resmen dağalmışım,göz altlarım torba,saçlar karışmış,bitap haldeydim.Ama işlerimi yaparken çok keyifliydim,sanırım hafta içi evde olmak çok harikaymış,evimle kızımla ilgilenmek ruhsal olarak çok iyi geldi söylemeliyim,kızımda bol bol uyudu dün,dolayısıyla akşam 11,30 a kadar uyumak istemedi,bende ısrar etmedim doğrusu,anne-babasına doysun kızım diye.Zaten eskisi gibi yormuyor beni,tek isteği biraz daha fazla oyun oynamak birlikte,bizde yapıyoruz dediğini.

28 Ocak 2010 Perşembe

15 AYLIK OLDUN KIZIM...

Güzel kızım dün babişin izinliydi,işlerini hallettikten sonra tlf.da konuştuğumuzda ''kuzuya 2 tane sürprizim var'' demiştide, bir türlü ne olduğunu söyletememişti. Akşam eve gelince aceleyle paketleri açtık,anneannende merakla bekliyordu. Babişin sana çoktandır istediğimiz bebek koltuğundan almış,hemde ne süslü birşeymiş bayıldım doğrusu,diğeride masa sandalye takımı. Hemen atladın,başını koltuğa dayayıp sevdin, 'ayyyyy,ayyyyy' dedin durdun. Ne harika birşeysin sen yaaa...Anneannen 'hayatımda küçücük şeylerden bile mutlu olan birtek kuzuyu gördüm' diyor,çok mutlu bir bebekmişsin. Sandalye masa sana biraz büyük ama kullanamayacağın kadar değil,oturdun,kitaplarını kalemini verdim eline,bayıldın hepsine. Başladın sandalye elinde gezmeye,ordan oraya sürükledin evin içinde. 
Uyku vaktin gelincede bir türlü uyumak istemedin,sanırım yeni oyuncaklarınla oynamak istedin. Birde akşam saçlarımın kesim vakti çoktaaan gelip geçtiğinden kesime gittim iş çıkışı,dolayısıyla da 1 saat geç geldik eve babişinle. Beraber geçireceğimiz vakitte o oranda azaldı,sende ne oyuncaklarına nede bize doyamadın.Bizde sana...
Artık çok daha koyu kıvamlı yiyorsun,yani pütürlü değil,sadece blendırdan geçirilen yemeğini daha koyu kıvamlı veriyorum yiyorsun.Ayrıca eline verdiğim meyveleri kemiriyorsun,akşam babişin ayva dilimi vermiş,yine boğazına takıldı,öksür öksür zor attın ağzından.En güzeli elme ve portakal,daha rahat yiyorsun.Öyle şapır şupur değil ama kemiriyorsun,pütürlü kısmını geri atıyorsun ağzından,suyunuda emsen yeter şimdilik.
Artık yaz tatilini bekliycem seni pütürlü gıdaya alıştırmak için,wc eğitimi için(lazımlığın varlığına ve kullanım amacına aşinasın),dişlerini fırçalaman için(fırçayada aşinasın ve kullanıyorsun tam olmasada).
Banyo delisi oldun çıktın,akşam yine bıcı bıcı yaptık senin isteğinle.Küvetini görür görmez ''bici bici'' diyorsun ve ısrarcı oluyorsun kuzucum.Babişte şaşırıyor(soğuklarda seni haftada bir banyo yaptığımız için)sevincine ve banyo sıklığına.
Akşam eve geldiğimde daha kapının dışında çizmelerimi çıkarıp öyle kapıya vuruyorum; kapıyı çalmamla senin içeriden çığlığını duymam bir oluyor,sevinçle kapıyı açıyorsun ve üzerime atlıyorsun,alkış yapıp olduğun yerde dönüyor,oynamaya başlıyorsun.Gözlerinin içi gülüyor çiçeğim.Hem çok seviniyor hemde sana böyle özlem çektirdiğim için vicdan azabı duyuyor,üzülüyorum.Seni seviyorum,gün içinde çoooook özlüyorum pıtırcığım,ekranımda senin resmin,bazen dakikalarca sana dalıyorum,yüzüm gülüyor,sonra kendime geliyorum,''ne yapıyorum çalış'' diyorum.
Eve geldiğimden yarım saat sonra filan,çok cız oluyorsun,ağlamaklı olarak isteklerini bildiriyorsun,ne istediğini bilmeden birşeyler gösteriyor sonra vazgeçiyorsun,huysuzlanıyorsun.Ama ben senin ne istediğini çok iyi biliyorum bebeğim,sen anneciğini istiyorsun,hep yanında olsun diyorsun ve belkide bana olan sitemini özlemini böyle huysuzluk ederek bildiriyorsun.Bir süre sonra sakin ve sevecen davranarak gönlünü alıyorum ve tekrar eski kuzu oluyorsun.Sevimli,uyumlu...
Sanırım bu ay boyun baya uzadı,dr.a gidince öğrenicez ama bize öyle geldi.

26 Ocak 2010 Salı

Yılbaşı öncesi ve sonrası kızımın İstanbul resimleri...


Kuzucum annesinin yerine koymuş teyzesini...
Anneannesinin de koynundan ayrılmamıs bebeğim...


Dişleri çıkmaya çalıştığından uykusuz geceler ve sorunlu, ağlamaklı gündüzler geçirmiş benim prensesim. Sonuç; 13 günde 2 azı,1kesici diş.
Yılbaşında horon bile tepmiş anne-babasının birtanesi.
Derya teyzesine çok teşekkür ediyoruz kızımızla ilgilendiği için,sevgilerimizle...

Cibinlik yıkamaca :) Yeni cicilerimiz...



Dün akşam kızımın yatağının kirlenipte çıkardığım, 1 aydırda yıkayamadığım(çünkü makinaya sığmıyor,elde yıkanması lazım),küçük hanım bırakmıyor ki...cibinliği sonunda yıkamaya karar verdim.
Verdim ama yanımda bitiverdin sende :)
eeee neyapalım,beraber yıkadık bizde ana-kız.Minik küvetimizin su çıkışını senin pijamanla tıkadım ve içene dolan suyu köpürtüp başladım cibinliği yıkamaya...Sanada kuru bir yer hazırladım,banyo paspasından.1-2 beni seyrettin,yavaş yavaş elin suya değmeye başladı,yapma-etme derken baktım kolun suya tamamen girdi.Bende alt pijamanı çıkartıp suya bas dedim ama tamamen giriverdin,gülüştük,suları etrafa sıçrattık,artık suyu fazlasıyla seviyorsun gülücüğüm.Babişin manzaraya çok güldü,'kızımızı kaplıcalara götürmek şart olmuş annesi' diyor.Hakkatende çoktandır gitmedik şöyle jakuzilisinden kocaman bir havuz keyfine.Tam hatırlayamıyorum ama sanırım 4-5 aylık falandın en son gidişimizde.Neyse konuyu dağatmıyalım; sonrası malum,üzerini tamamen çıkartıp suya daldın,bende ıslandım sende.Arkasından güzel bir duş ve odamızda sevişmeler,kikirdemeler.Bu arada sudan da çıkmamak için baya bir direndik.İşte resimleeeeeer...



Güzel kızıma harika bir site olan http://www.simplycolors.com.tr/ kesinlikle tüm anne babalara tavsiye ediyorum,söz konusu siteden 4 adet tişört ve badi sipariş ettim ve reklamını yapmadan duramıycam.Sonradan istediğim badi ve tişörtüde geldi ve badisini banyo sonrası giydirdim kızıma.Ön kısmında diş çıkarıyorum,arkasında büyüyorum yazıyor.Kendiniz ne istiyorsanız o yazılıyor,süper ya...sende çok beğenmiş olmalısınki yatağında ordan oraya zıpladın durdun.






















Güzel kızım şu neşeye bak yaaaa,hiç unutma sen çok ama çok neşeli sevecen bir kızsın,lütfen neşeni kaybettirecek hiç kimseyle yaşama,bütün dertler kederler senden uzak olsun,Allah seni hep iyilerle karşılaştırsın yavrucum.

25 Ocak 2010 Pazartesi

HORON,PARK ve BANYO MACERALARI...


Kuzuların kuzusu,bu nasıl horon kırmak böyle,nasılda kaptın oyunu,nasılda oynuyorsun böyle şirin...












Resmen figürleri yapıyorsun kuzucum,kemençe sesini duyar duymaz başlıyorsun kolları kaldırıp ayaklarını ata ata oynamaya;












Çok yakında video kamera almak şart oldu,böyle resimle olmuyor seni anlatmak,videonu çekip koyucam horon nasıl olurmuş görülsün diye :)















Bu hafta sonunu biraz alışveriş merkezi,biraz evde oyunlu,sevişmeli,biraz parklarda fink şeklinde geçirdik.Hepside pek zevkliydi.Pazar günü sabah süper bir hava vardı Ankara da.Değerlendirelim diyerek kendimizi attık sokaklara.Parkı gördüğün anda attığın çığlıkları görmezden gelmemiz imkansız bebeğim,kaydırak,tahtiravalli,salıncak...ne varsa hepsini denedik parkta,tabi bende fırsat bu fırsat seni kaydırıyormuş gibi yaparak kaydım,sallandım... :))










Babişinde bize gülmekten kendini alamadı(kayarken hızımı alamamışımda...düştüm azıcık :))Hep beraber çok eğlendik,hızımızı alamayıp bir başka parka daha gittik,ordada senin çok sevdiğin yusufçuk sallıncağı var,hemen ıııı diyerek gösteriyorsun sallıncağı,diğer çocukları izliyorsun merakla(bizde seni izliyoruz,büyümüş kızımız diye).



















Anlıycan senin için dün mahallenin tüm parklarını dolaştık,ha bide söylemeden geçemiycem, küçük hanım büyümüşte arabasıyla gezmezmiş.Ya kucak istermiş yada bizi peşinden koşturarak tüm mahalle esnafına merhaba dermiş.Elimizden tutmadan bütün dükkanlara uğradın aşkım,keşfediyorsun adeta ortalığı.İlginç bulduğun herşeye dokunmak istiyorsun,bizde baya serbest bıraktık seni ama koşturmaktan helak olduk resmen.
Bütün gün koşturmaktan bulduğun her arada uydun diyebilirim,bende kıyamadım uyumana izin verdim aşkım.Ama gece uyumak bilmedin,saat 11 e geliyordu gözlerini kapadığında.
Banyo faslımızı yazmayı unutmuşum;
Cuma akşamı banyo yapayım kızımı biraz eğlenelim beraber dedim,babamızıda yanımıza almadık.Ana-kız olalım dedik :)Bıcı bıcı deyince hemen çığlığı bastın(sevinç çığlığı),küvetinin kovanın yerini göstererek ıııııı ıııııı bici bici diyerek...Üzerini bile çok zor çıkarttım küvete atlıyorsun daha hazırlanmadan,beraber çok eğlendik kuzumla,suları hertarafa fışkırttık beraberce,toplarla oynadık,gülüştük.Artık öyle zevkliki seninle herşeyi paylaşmak,karşılık alıyorum komikliklerime,gözlerimin içine bakıyorsun tepkimi görebilmek için,bende yiyorum o gözleri yiycem ben, yiycem ben diyerek öpüp kokluyorum gıdıklıyorum seni, sende beni gıdıklıyorsun...İlk defa bu seferinde küvetten çıkmak istemedin ama çokta zorlamadın beni,Seni çok seviyorum,güzel kızım...

22 Ocak 2010 Cuma

15 aylık oldun hala uyumuyorsuuuuuun...

Bebeğim ne olduda uyumuyorsun anlayamıyoruz,uykusuz geceler artık çekilmez oldu.52 kiloya düştüm.Sende uykuda kazanılan büyüme hormonundan yoksunsun.İşyerinde resmen sayıklıyorum uyku diye,akşam eve gelince aynı terane yine başlıyor.Yüzüm 10 yıl fazladan yaşlandı,zorla ayaktayım,yaşamıyorum sanki ruhum dolaşıyor.Çözüm bulamıyorum yavrucum,herşeyi denedik,karnın tok,altın kuru,çokta mutlusun,hastalığında geçti,e niye uyumuyorsun,diş diyorduk oda yok.Artık bahanelerdende sıkıldık,uyku sorununa taktığımız kulplardanda bıktık.Yaramazlık diyorum, oyundan bizden ayrılmak istemiyorsun vs.vs...
***Anneannen gündüz uyutmuyorum fazla diyor.eeeeee ne olcek böyle(çözüm yok,kendiliğinden birgün düzelicek herhalde.) bilemiyoruuuuuuuuuum,geberiyoruuuuuuuuuum...
Haftaya dr.muayenen var,bakalım ne kadar olmuşsun,gitmişken çiş-kaka testide yaptırayım diyorum,kontrol olsun diye.
***Uyku sorunu haricinde bana göre mükemmel bir bebeksin,çok uyumlu,neşeli,yemek konusundada beni hiç üzmüyorsun(kusman dışında).Maşallah kızıma...
***Son günlerde babişinde hasta,üçümüz birden hasta olmuştuk,ben baya düzeldim ama babişin düzelmedi bir türlü,geceleri sen uyumayınca oda hep ayakta,dayanamıyor senin ağlamana,benimde uykusuz kalmama.
***Elinden kalem düşmüyor,nerde görsen kalem istiyorsun bizden ve saatlerce elinde tutuyorsun,bulduğun heryeri karalıyorsun.
***Bizim güldüğümüzü duyunca arkasından yalancı bir kahkahada sen atıyorsun,gözlerini kısarak gülüyorsun şirinem benim.
***Biz diş fırçalarken daha önceden aldığım diş fırçanı istiyorsun(elini uzatıp ıııı diye fırçayı gösteriyorsun)pek ağzına sokmuyorsun ama,elinde tutuyorsun ve bazen diline dokunduruyorsun,diline fırça batıncada çekiyorsun dilinden.Olsun böyle böyle olucak dimi aşkım.En kötü kısmı; işimiz bitince elinden fırçayı alabilmek.Genellikle yeni birşey görüp elinden bırakana kadar bekliyorum ama dün akşam fırçalıka koyman için seni yönlendirdim,zorda olsa bıraktın aşkım.
***Her wc ye gidişimde zaten yapışık olduğumuzdan,sende yanıma geliyorsun,hadi kızım çişşşş diyorum lazımlığına oturman için telkinde bulunuyorum,bazen oturuyorsun bazende lazımlığın ayrılan kısmını çıkarıp elinde gezdirmekle yetiniyorsun,henüz alışamadın ama göz aşinalığıda bir başlangıç...

18 Ocak 2010 Pazartesi

SALINCAĞIMIZ EKSİKTİ :)


Evet başlıktanda anlaşılacağı üzere anneannemiz yine duramadı,bizim bile zor sığdığımız eve birde salıncak ekledi,hemde 2 kişilik yer kaplayan salıncaklardan.Mecburen bizde özenerek yıllardır Türkiye nin her köşesinden toplayıp biriktirdiğim ve şark köşesi oluşturduğum sandık ve üstündeki değerli parçalarımı(benim için değerli olan)kaldırmak zorunda kaldık.Herşeyi pakatleyip sandığa kitledik ve dik pozisyonda sandığı vitrin köşesine sıkıştırdık.Ne yapalım kuzucum hele bir büyüde tekrar kurarız köşemizi,hem belki sende bize yardım edersin dimi :)


Salıncakta çok mutlusun ama sadece ben yanında olup sallarsam.Oyuncak bebeklere gıcığın var senin ya,salıncağına koymuyorsun,küçük pusetten atıyorsun,arabanın üzerinde dahi istemiyorsun meleğim.Ama daha büyüyünce seveceğini düşünüyorum,bütün kızlar bebekleri sever çünkü.
**Komik birşey; oyuncak pusetine kendin oturuyorsun,düşünsene işte o kadar küçüksün bebişim,babişinle çok gülüyoruz haline,birde evde oşekilde tur atıyoruz seninle.
**Bu hafta sonunda yazın birkaç kere gittiğimiz Söğütlü Bahçeye gidelim dedik,kışın nasıl olaki acep oralar; hiç hoş değildi,enazından çocuklu aileler için kışın uygun değilmiş onu anladık,çocuk eğlence merkezi kapalı oluyormuş,bahçe desen ona keza, kapalı mekanda otur küçük hanımla.Bizde bişeyler içip ayrıldık mekandan.Gerçi Etlik,söğütlü bahçeyi aratmadığı için(heryer oyun parkı,kuş,böcük,ağaçlık,havuz)yazın büyük kısmını mahallemizde geçiriyoruz,brunchlar,mangallı piknikler,akşam okey kapışmaları hep bizim mahallede...Babişinle çok şükrediyoruz böyle bir semtte oturduğumuz için,tam bir aile yeri,başka yerlere elimiz kolumuz dolu seninle yorucu bir gidiş yapmak zorunda kalmıyoruz pek,gerçi çoğunluklada şehirdışı gezilerimiz oluyor bol bol,babişinde bende yol yapmayı seviyoruz,inşallah bu yılda bolca gezicez,sende büyüdün maşallah.Lafı iyice uzattım dimi :)
Lafın uzunu :) ,tekrar düştük yollara,kararlıyız hemen eve girmeyecez.Ümitköye düştü yolumuz,biraz turladık önce,sonunda Cumhuriyet e girdik.Bişeyler yedikten sonra uykun gelince oracıkta arabanda uyuttum seni,yaklaşık 1 saat 15 dak.uyudun kuzucum.Uyanınca mis gibi domates çorbası yapmışlar,taze taze içtin meleğim,çokta hoşuna gitti.Çaylarımızıda içip mekandan ayrıldık.Hava iyice kararmıştı ama yinede eve girmek istemedik,Hülya teyzenlere gittik biraz lafladık,Şimal le ve ablamın misafirinin oğluyla oynadınız bol bol.Uyku zamanın gelince eve döndük.Bol gezmeli bir gün oldu,ertesi gün Metro grosmarketten yapalım alışverişimizi dedik ama pişman oldum,çok kalabalıktı ve çokta soğuktu,üşüdük valla,alacaklarımıda bulamadım.Orda uykunda gelmesinmi,babişin kasadayken biz arabaya gittik,daha marketten çıkmadan boynumda uyuyakaldın,arabaya yatırdım mışıl mışıl uyumaya devam aşkım.Babişinde gelince arabaya gaz almaya gittik hep beraber,eve döndüğümüzde seni kucağıma almamla uyandın aşkım.
Sonrası malum;
evde boğuşmalar kikir kikir gülüşmeler...
**Biz babişinle ne zaman kıdıklamaca oynasak sende atlıyorsun üzerimize birde nara atarak geliyorsun heeeeyyy diyerek.Birbirimizi gıdıklayıp öpüyoruz,kucak kucağa yuvarlanıyoruz,bide asla bırakmazsın babişle yanyana olalım,anında yanımızda bitersin,alırız aramıza seni,gıdıklayıp öperiz :) Çok çok ama çok güleç bir kızsın sen,gülen yüzün hiç solmasın kuzucum,müzik duyunca (Nezaket teyzen öğretmiş)horon tepmeye başlıyorsun,bariz hemde,kollar kırılıyor,olduğun yerde zıplıyorsun,sonra birde ellerini şakırdatıcaksınya bitiyoruz sana,minik parmakları yeriz yeriz diye saldırıyoruz yine sana...