Benim bu eve taşınalı kilom arttı farkındayım ama 3,5 kilo kadar fazlam var. Çokta hafife almamak lazım tabii, yoksa alır başını gider kilolar. Neyse, biz bundan böyle(ki ben dayanamam) hamur işi ve ekmeğe son diyoruz, her akşam yemek sonrası yürüyüş yapıyoruz, başladık bile...yemekten yaklaşık 1 saat kadar sonra yürüyüşe çıkıyoruz, ilk günler daha yavaştı ama şimdilerde epey hızlandık. 19 Ağustos a kadar benim hedef 3,5 kilo, aşkımın ki 20 kilo. Hadi bismillah :)
27 Haziran 2013 Perşembe
Rejim ve Spor Yanyana...
Pazartesi, aşkım nöbet izinli olunca, bana sürpriz yapmak istemiş. İş çıkışı apartmanın önüne geldiğimde balkondaki dumanı ve aşkımın eğilmiş birşeyler yapar halini görünce anladım sürprizi :) Masayı hazırlamış, buz gibi rakı ve mezeler, mangal hazır...afiyetle hüplettim hepsini :))) Ardından bir karar aldık ama aşkımın haberi yok; asıl onun için aldım kararı.
Benim bu eve taşınalı kilom arttı farkındayım ama 3,5 kilo kadar fazlam var. Çokta hafife almamak lazım tabii, yoksa alır başını gider kilolar. Neyse, biz bundan böyle(ki ben dayanamam) hamur işi ve ekmeğe son diyoruz, her akşam yemek sonrası yürüyüş yapıyoruz, başladık bile...yemekten yaklaşık 1 saat kadar sonra yürüyüşe çıkıyoruz, ilk günler daha yavaştı ama şimdilerde epey hızlandık. 19 Ağustos a kadar benim hedef 3,5 kilo, aşkımın ki 20 kilo. Hadi bismillah :)
Nasıl olucaksa bu rejim :)))
Benim bu eve taşınalı kilom arttı farkındayım ama 3,5 kilo kadar fazlam var. Çokta hafife almamak lazım tabii, yoksa alır başını gider kilolar. Neyse, biz bundan böyle(ki ben dayanamam) hamur işi ve ekmeğe son diyoruz, her akşam yemek sonrası yürüyüş yapıyoruz, başladık bile...yemekten yaklaşık 1 saat kadar sonra yürüyüşe çıkıyoruz, ilk günler daha yavaştı ama şimdilerde epey hızlandık. 19 Ağustos a kadar benim hedef 3,5 kilo, aşkımın ki 20 kilo. Hadi bismillah :)
Havuzbaşı Cafe Bistro (enfes bir brunch yapmak isteyenlere)
Geçtiğimiz Cumartesi hep beraber brunch a gittik, aile buluşması oldu bizim için. İyiki de gitmişiz. Ben koşturmaca ile geçer diye düşünürken, tam aksine eğlenceli ve çok zevkli bir gün geçirdik. Annem, babam, kardeşim ve karısı, ayrıca Çınar kuzusu da geldi. Çınar ile kuzum arka arkaya, yanyana takıldılar hep. kuzum, Çınar ı koruma adına dibinde ayrılmadı kuzunun :)) Güzelce kahvaltı yaptılar, oynadılar, çimlerde koşturdular.
Ağaçta gördüğü mini salyangozları, heyecanla bana da gösterdi, birde fotosunu çekecekmişim :)
Bu kardeşimin, sigarayı bıraktıktan(2 ay oldu) sonra aldığı 8 kilo ile olan fotoğrafı, siz düşünün artık, öncesinde ne kadar zayıftı :))) Daha kaç 8 kilolar lazım insana dönmesine :)
yengesine, anneannesinin şalını beline bağlattırıyor, kıvıracakmış müzik eşliğinde :)
NOT: Fotoğrafları sonradan sildim.
Biz bu yerden çok memnun kaldık, eğer sizlerde Ankara da iseniz ve canınız enfes bir brunch keyfi istiyorsa, mutlaka buraya gidin: Havuzbaşı Cafe Bistro...Adres: Anadolu Bulvarı, Ankara Demirspor Sosyal Tesisleri Behiçbey / ANKARA Tel: 0312 211 00 20... Burayı biz de yeni keşfettik, Grupanya sayesinde, üstelik fiyatı da çok uygun, ayrıca gerçekten hizmette sınır yok, WC dahil, her yer pırıl pırıl, menü oldukça geniş, ilgi alaka son derece güzel. Ayrıca hemen yanında büyük olimpik havuzda var, ancak havuz Demirspor Sosyal Tesislerine ait, hafta sonu kişi başı 30.TL. biraz pahalı geldi bana ama pırıl pırıl, çocuk havuzu da var. Tarif olarak sorduğumuzda; Türk Traktörler in hemen karşı yolu demişlerdi, biz böylelikle kolay bulduk yolu. Grupanya daki promosyonu 20 temmuz a kadar sürüyor, kaçırmayın derim :)(Biraz da reklam yapalım değil mi? :))
http://www.grupanya.com/ankara-yeme-icme/firsat/havuzbasi-cafe-bistro-brunch?irc=adl2-ccd
Brunch sonrası A City AVM. ye gittik hepberaber, aşkımın anne babası için aldığımız kıyafetlerin değişimi için, biraz da dolaşma imkanı bulduk hepberaber. Ardından bize davet ettik herkesi. Çayımızı çorbamızı içip sohbet ettik, balkon keyfi yaptık. Sonra da kuzu anneannesiyle gitmek isteyince, bohçasını hazırlayıp, akşam üstü uğurladık hepsini. kuzu anneannesinde kalmak istiyordu epey, annemin şehir dışı gezileri nedeniyle kalamamıştı.
Birde kreşten 10 günlük müsade alıp, pazartesi bırakacaktık anneannesine ama cumartesinden gitmek istedi. Hem ağladı ben sizi özlerim diye, hem dayanamayıp gitti anneannesiyle. Çok özledim kızımı çoook. Pazar günü aşkım nöbetçi olduğundan, sabah kalkıp hazırlandım, doooğru annemlere gittim, kızım köpüşünü evde unutmuştu(gece köpüşsüz yatmaz),onuda alıp gittim. Birlikte koca bir gün geçirdik, akşama kardeşim beni eve bıraktı, çünkü annemlerden işyerim 2 vesait, kesin işe geç kalırdım :)))
Bugün Perşembe ve ben kızımı çok çok özledim, Cumartesi sabah gidip alıcaz ama pazar akşamı tekrar bırakıcaz anneme...Allah başka ayrılıklar vermesin deyip, yüzünüzü gülümseterek tamamlayayım son cümlemi :)
NOT: Fotoğrafları sonradan sildim.
Brunch sonrası A City AVM. ye gittik hepberaber, aşkımın anne babası için aldığımız kıyafetlerin değişimi için, biraz da dolaşma imkanı bulduk hepberaber. Ardından bize davet ettik herkesi. Çayımızı çorbamızı içip sohbet ettik, balkon keyfi yaptık. Sonra da kuzu anneannesiyle gitmek isteyince, bohçasını hazırlayıp, akşam üstü uğurladık hepsini. kuzu anneannesinde kalmak istiyordu epey, annemin şehir dışı gezileri nedeniyle kalamamıştı.
Birde kreşten 10 günlük müsade alıp, pazartesi bırakacaktık anneannesine ama cumartesinden gitmek istedi. Hem ağladı ben sizi özlerim diye, hem dayanamayıp gitti anneannesiyle. Çok özledim kızımı çoook. Pazar günü aşkım nöbetçi olduğundan, sabah kalkıp hazırlandım, doooğru annemlere gittim, kızım köpüşünü evde unutmuştu(gece köpüşsüz yatmaz),onuda alıp gittim. Birlikte koca bir gün geçirdik, akşama kardeşim beni eve bıraktı, çünkü annemlerden işyerim 2 vesait, kesin işe geç kalırdım :)))
Bugün Perşembe ve ben kızımı çok çok özledim, Cumartesi sabah gidip alıcaz ama pazar akşamı tekrar bırakıcaz anneme...Allah başka ayrılıklar vermesin deyip, yüzünüzü gülümseterek tamamlayayım son cümlemi :)
21 Haziran 2013 Cuma
4 YAŞ 7 AY BOY-KİLO
Genelde akşam yemeklerinden 3 saat kadar sonra küçük hanım yiyecek birşeyler ister benden. Ya krep, ya yumurtalı ekmek, ya reçel-bal ekmek vs. Akşamda krep istedi, krep yaptığım akşamların ertesi sabahında da kahvaltısı hazır olmuş olduğundan, itirazsız yapıyorum. Seviyor kuzucum, hatta bende işyerime sabah kahvaltısına götürüyorum birkaç adet.
Önceki haftalarda Sağlık Ocağına gittik hepberaber. Bana ve kuzuya acil anlarda gerekli ilaçları yazdırabilmek için(malum çoğu ilaç artık eczaneden reçetesiz alınmıyor). Gitmişken boy-kilo kontrolü de yaptırdık. Yaklaşık 4,5 ayda 3cm. uzamış, yarım kilo da almış kuzum. Akay daki kendi doktorunda 101cm. çıkmıştı boyu ama akabinde aşı için S.Ocağına gittiğimizde 100cm. ölçmüşlerdi boyunu, bende S.Ocağının ölçümünü baz alırsam...3cm. uzamış olduğunu gördüm. Tabi çok mutlu olduk. Kilo çok sorun değil, nasılsa iyi besleniyor ama boy atması sevindirdi bizi :)
Blog Yazarlığında 5 Yıl Bitti...
Tam...tam 5 yıl bitti 16 Haziran 2013 te. Blog yazmaya 16 Haziran 2008 de başladım, gerçek anlamda ara vermeden devam ediyorum, 3 yaşından sonra niyetlenmiştim sonlandırmayı ama kıyamadım...baktım, kızım adına yazacak öyle çokşey var ki, bitmiyor...çektiğim fotoları anlamlandırmak adına...devam ediyorum. Hemde büyük bir zevkle. Blog dostluklarını seviyorum :) İlk postuma 'Evliliğe Adım' ismini koymuşum. Bizi izleyenlere, yorum yapanlara ve özellikle sevenlere tşk ediyorum. Hep beraber nice yıllara :)
Deniz Börülcesi Salatası & Patates Tava
Geçen haftadan buyana marketlerde deniz börülcesi arıyorum...yok işte yok...Nerden mi taktım? 'Bir Dut Masalı' blogundan Nunu yapmışta, işte ordan canım çekti. Nihayet Salı pazarında buldum 2 demet, birini yıkayıp kurutup dolaba kaldırdım, diğer demeti de hemen haşlayıp dolaba attım. Çarşamba akşamı eve gelir gelmez, haşlanmış börülceleri tek tek sıyırdım, sarmısaklı, zeytinyağ ve limon karışımına ekledim. Harmanlayıp servise hazırladım, vaktim olmadığından közlenmemiş domatesin kabuğunu soyup çiçek şekli verdim(ne kadar olabildiyse artık) ve börülcelerin ortasına dekor olarak yerleştirdim.
Ardından, yine aynı hafta bloglarda sörf yaparken bakıp aklıma gelen, patates tavayı yapayım diye başladım işe. Bunun içinde çok özür diliyorum, kimden görüp aklıma geldi tam bilemiyorum ama 'sevilin denizi' blogu olabilir, değilse lütfen beni uyarın. Aklıma geldi diyorum çünkü, bu aparatifi diyelim...annem hep yapardı, ben hiç yapmadım ama özellikle de pırasa yada yeşil soğanlı olanı yapardı annem, severek yerdik. Gördüğüm tarifte patates ve havuç çiğden rendeleniyor ama annem hep haşlayarak yaptığından, ben de haşladım.
Baktım evde pırasa da, yaş soğanda yok, bende kabak kattım 1 adet, 2 orta boy patates ve 2 havuç kattım. Bunları rendeleyip içine tuz ve 3 kaşık kadar un kattım, annem hep mısır unu katardı, bende öyle yaptım. Arzuya göre karabiber ve kırmızı pul biberde katılır ama kuzu nedeniyle acı katmadım. Az yağlı ve ısınmış tavaya güzelce aktardım karışımı. Bir tarafı pişmişken, kapı zili çalıp aşklarımın gelişiyle...tavayı bir süreliğine unutmuşum, döndüğümde karışımın biraz dibi tutmuş, bu nedenle diğer yanını çevirirken, şekli bozuldu ama yine de yılmadan pişirdim, servis tabağıma alıp, balkonda hazırladığım masama aldım, afiyetle yedik. aşklarım çok beğendiler 2 tarifimi de :) Yayınlayıp bana da ilham verenlere tşk ediyorum :)
Miniğim börülceden yemedi(güzel görünüyor ama ben yemem dedi) ama patates tava, salata, dünden kalan makarna ile karnını doyurdu.
NOT: Yeni tariflerle burada olacağım, beni takip edin canlarım :)
Baktım evde pırasa da, yaş soğanda yok, bende kabak kattım 1 adet, 2 orta boy patates ve 2 havuç kattım. Bunları rendeleyip içine tuz ve 3 kaşık kadar un kattım, annem hep mısır unu katardı, bende öyle yaptım. Arzuya göre karabiber ve kırmızı pul biberde katılır ama kuzu nedeniyle acı katmadım. Az yağlı ve ısınmış tavaya güzelce aktardım karışımı. Bir tarafı pişmişken, kapı zili çalıp aşklarımın gelişiyle...tavayı bir süreliğine unutmuşum, döndüğümde karışımın biraz dibi tutmuş, bu nedenle diğer yanını çevirirken, şekli bozuldu ama yine de yılmadan pişirdim, servis tabağıma alıp, balkonda hazırladığım masama aldım, afiyetle yedik. aşklarım çok beğendiler 2 tarifimi de :) Yayınlayıp bana da ilham verenlere tşk ediyorum :)
Miniğim börülceden yemedi(güzel görünüyor ama ben yemem dedi) ama patates tava, salata, dünden kalan makarna ile karnını doyurdu.
YIL SONU GÖSTERİSİ
Önce güzel bir kahvaltı yaptık kantinde, sonra kuzumu öğretmenlerine teslim ettik. 10:30 da başladı gösteri. İlk önce hep beraber saygı duruşu ve İstiklal Marşımızı okuduk tüm salonla beraber, çok duygulandım her zamanki gibi...Sahneye önce Halk Oyun ekibi geldi...hangisi bizimki diye bakınırken :))) 'şu arkası dönük kuru popolu bizimki aşkım' dedim. Sallıyor minik popoyu :))) Önce çayda çıra oynadılar, sonra Adıyaman oyunu. 'Evet...o kuru bizimkiymiş' dedi aşkım :)))
Hepsi birbirine benziyordu, minicik suratları var, bizimkinin surat, hepsinden minik. Hemen bizi farketti minik kedimiz, el sallayıp, poz verdi, sürekli gülen bir surat. Canım benim...Geçen yıl ki gösteride ağlayan anneler vardı, bense sürekli gülmüştüm kızımı izlerken ama bu yıl bir tuhaf oldum ben de...yaşlanıyormuyum ne? Resmen ağladım, gözyaşlarımı tutamadım, silmekten kızıma zor baktım, bir taraftan da gülüyordum...
Hemen fotoğrafçıyı yakaladım, aile fotosu istedim. 2 poz çekti sağolsun. Malum Askeriye burası, ne foto makinesi, ne cep telefonu...hiçbirşey sokmadılar, gerçekten buna üzüldüm, kendi çekimim başka sonuçta ama yapılacak birşey yok, fotoların arasından daha net çıktıklarını seçip, iş yerimde tarattırdım ama onlarda tuhaf olmuşlar, üst ve altlarda birşeyler çıkmış :( Buna da şükür diyelim, ya hiç fotosu olmasa dimi? :)
19 Haziran 2013 Çarşamba
Hangi Marka Süt Kullandık?
Eve gelince baktık ki sürekli kusuyor, acaba dedik, mamayımı beğenmedi? Gitti aşkım Milupa aldı ama ne çareki kızım, hem mamayı hem anne sütünü kusuyordu, olur dedik, bazı çocuklar kusar(bilmediğimiz şeyse, 34. ayına kadar kusacağıydı). Hem mama hem anne sütü ile besledik, bu ara sütüm artmaya başladığından daha çok anne sütüne devam ettik. (doğumu İstanbul da yaptım)
Katmer Poğaça & Pileli Börek & Patates Rulosu
Geçenlerde aylık günümüzü yapmıştık arkadaşlarla. Yaptığım pasta börek listesi ve tarifleri hakkında bilgi vermeyi borç bildim. Sonuçta bir emek var ve bende emeklerinin karşılığı tanıtımı yapmalıyım diye düşündüm. Özellikle de 3 tarif var ki, bunları ilk defa yapıyorum ve kesinlikle belirtmeliyim ki; harika şeyler üçüde.
Katmer Poğaça sevgili bloger Hatice Hanımın (marmelattt) blogundan alıntıdır. Arkadaşlarım bu tarifi çok sevdiler, Hatice hanım nasıl yaptıysa, bende aslına uygun yaptım, tek fark biraz kalın açmışım, ayrıca içine kıyma koydum, çünkü hazır yufkadan yaptığım Pileli Börek, peynirli olucaktı. Ben gün hazırlıkları aşamasında yaptığım yiyeceklerin tek tek fotosunu çekmeyi unuttuğumdan, sofrada görebildiğiniz kadarıyla, katmer poğaça, patates rulosunu görebilirsiniz.
Patatesli ruloyu hangi blogtan aldığımı unuttuğum için, yayınlayıp emek verenden özür diliyorum. Öyle çok sevildi ki anlatamam, salata olarak servis yaptım, görüntüsü de nefisti. Tarifinde uygulamadığım tek ayrıntı;rulo yapıldıktan sonra, üzerine sarmısaklı, mayonezli yoğurt sürmemem oldu ama yemek masası için hazırladığımda, kesinlikle bu karışımıda uygulayacağım kesin.
*****Pİleli börek, yıllardır takipte olduğum, tariflerini hiç çekinmeden yaptığım ve beni asla utandırmayan güzel yemekler yapıp bana ilham veren 'Portakal Ağacı' sitesinin sahibi Hatice hanım dan aldığım, görüntüsü çok çok başka, tadı ayrı bir alem olan bir börek, kesinlikle yapmalısınız. Ben bir kısmını peynirli, azbir kısmını da kıymalı(katmer poğaça içinden artmıştı) yaptım.Arkadaşlarım bu tarife de bayıldılar, tabi bende öyle. En kısa sürede yapmalıyım tekrar. Bunda da tek fark, börek piştikten sonra, üzerine halis muhlis Trabzon tereyağını sürdüm, yumuşasın, mis gibi koksun ve tadına tat katsın diye. Unutmadan, tepsiye birazda çörek otu serpiştirdim :) Afiyetle yedik.
Katmer Poğaça sevgili bloger Hatice Hanımın (marmelattt) blogundan alıntıdır. Arkadaşlarım bu tarifi çok sevdiler, Hatice hanım nasıl yaptıysa, bende aslına uygun yaptım, tek fark biraz kalın açmışım, ayrıca içine kıyma koydum, çünkü hazır yufkadan yaptığım Pileli Börek, peynirli olucaktı. Ben gün hazırlıkları aşamasında yaptığım yiyeceklerin tek tek fotosunu çekmeyi unuttuğumdan, sofrada görebildiğiniz kadarıyla, katmer poğaça, patates rulosunu görebilirsiniz.
*****Pİleli börek, yıllardır takipte olduğum, tariflerini hiç çekinmeden yaptığım ve beni asla utandırmayan güzel yemekler yapıp bana ilham veren 'Portakal Ağacı' sitesinin sahibi Hatice hanım dan aldığım, görüntüsü çok çok başka, tadı ayrı bir alem olan bir börek, kesinlikle yapmalısınız. Ben bir kısmını peynirli, azbir kısmını da kıymalı(katmer poğaça içinden artmıştı) yaptım.Arkadaşlarım bu tarife de bayıldılar, tabi bende öyle. En kısa sürede yapmalıyım tekrar. Bunda da tek fark, börek piştikten sonra, üzerine halis muhlis Trabzon tereyağını sürdüm, yumuşasın, mis gibi koksun ve tadına tat katsın diye. Unutmadan, tepsiye birazda çörek otu serpiştirdim :) Afiyetle yedik.
18 Haziran 2013 Salı
' Bitislek '
Cuma akşamı annem geldi İstanbul dan, çok özlemiştik annemi. Kızımla güzel bir yemek hazırladık balkona beraberce. Saati gelince de AŞTİ den karşılamaya hep beraber gittik. Annem şaşırdı bizi de görünce, evde güzelce yemeklerimizi yedik, balkon sefasında çaylarımızı içtik,anneannesi yokken aldıklarını, kreşte yaptıklarını gösterdi, anlattı bir bir, hiç susmadı gece boyunca. Gece de anneannesiyle paylaştı odasını.
Ertesi sabah aşkım güzel bir kahvaltı hazırlamış balkonda bize, uyanıp mis kokulu çaylarla kahvaltı yaptık. Annem Trabzon un yaylasından toplatıp getirdiği papatyaları da kattırdı çaya, öyle güzel bir tat, miz gibi bir koku oluştu ki çayda...hatta aşklarım sadece papatya çayı içtiler. Köy tereyağı, has dut pekmezi, peynir(ev yapımı) getirmiş gelirken, kızıma sağlık olsun diye diye yedirdim.
Hazırlanıp çıktık annemi evine bırakmaya. Öncelikle annemin evini bir güzel temizledim, babam hem duvarları, hem kapıları boyamış, pekte kirletmemiş etrafı aslında ama annemin içine sinsin diye, dip köşe temizledim. Sonra da güzel bir duş aldım, yemeğimizi yiyip çayımızı içince 'hadi bakalım, şimdi sıra sana bisiklet almaya gitmekte' Annem kuzuma bisiklet almaya söz vermişti, her ne kadar alma, biz zaten alıcaz desekte, illaki ilk bisikleti benden dedi.
Ulus a bisikletçiler caddesine gittik. bir bisiklet beğendi ama almamız mümkün değil, heryeri ince plastik, sanki 3 kez kullansa kırılıp dökülecek gibi duruyor, ikna edemiyoruz kızımızı...baya dil döktük, baktık olmuyor, bizim beğendiğimizi alıp çıktık dükkandan,bu arada feryat figan ağlıyor(aşırı derecede uykusu vardı, bisiklet aşkına uyutamadık). Neyse yolda anında uyuyuverdi. Anneme geri geldik, 3 saate yakın uyudu, uyanınca da evde bisikleti ile turlamaya başladı.
Kendi evimize geldiğinde de bindi epey ama pedali çevirmeye gücü pek yetmiyordu. Bu arada hazır gitmişken babalar günü hediyemizi babama verdik, hemen giydi, ertesi gün bir daha gelmiyeceğimizi düşünerek gününü de kutladık :)
Pazar günü iş arkadaşım Onur, eşi Hülya ve güzel kızı Nil ile birlikte brunch için yer ayırtmıştık Gölbaşı nda. Onları alıp gittik, kuzum çok heyecanlıydı ama arabaya bitisleği sığmadığından götüremedik. Bol bol kumla toprakla oynadılar, parkta güzel vakit geçirdiler ve maşallah açık havada çok güzel yediler kuzular, bizde keyfini çıkardık mekanın. Özellikle de kova takımını almayı iyi akıl etmişim dedim, çünkü en uzun vakiti onunla geçirdiler. Bizim içinde onlar içinde güzel bir babalar günü oldu.
Bu gün ise aşklarım evdeler, mini bir kaçamak yaptılar canlarım :) Öğlen tatilinde eve giderken, birde baktım önümdeler :)) Meğer boş alanda bisikletle dönmeyi göstermiş babası, bende görmek istedim, baktım çok güzel öğrenmiş minik kuşum. Pedalleri de çeviriyor, döndürebiliyorda maşallah. Başardığı için kendi de çok mutluydu, hatta öyle hızlı sürüyor ki bisikletini, aşkım hemen lafı bana atıverdi(pek memnun değilde hızlı araba, bisikler vs. sürmeyi sevdiğimden) 'annesine çekmiş' dedi :)))
Eve doğru giderken, bana da epey poz verip hava attı küçük hanım :))
Ertesi sabah aşkım güzel bir kahvaltı hazırlamış balkonda bize, uyanıp mis kokulu çaylarla kahvaltı yaptık. Annem Trabzon un yaylasından toplatıp getirdiği papatyaları da kattırdı çaya, öyle güzel bir tat, miz gibi bir koku oluştu ki çayda...hatta aşklarım sadece papatya çayı içtiler. Köy tereyağı, has dut pekmezi, peynir(ev yapımı) getirmiş gelirken, kızıma sağlık olsun diye diye yedirdim.
Ulus a bisikletçiler caddesine gittik. bir bisiklet beğendi ama almamız mümkün değil, heryeri ince plastik, sanki 3 kez kullansa kırılıp dökülecek gibi duruyor, ikna edemiyoruz kızımızı...baya dil döktük, baktık olmuyor, bizim beğendiğimizi alıp çıktık dükkandan,bu arada feryat figan ağlıyor(aşırı derecede uykusu vardı, bisiklet aşkına uyutamadık). Neyse yolda anında uyuyuverdi. Anneme geri geldik, 3 saate yakın uyudu, uyanınca da evde bisikleti ile turlamaya başladı.
Kendi evimize geldiğinde de bindi epey ama pedali çevirmeye gücü pek yetmiyordu. Bu arada hazır gitmişken babalar günü hediyemizi babama verdik, hemen giydi, ertesi gün bir daha gelmiyeceğimizi düşünerek gününü de kutladık :)
Alışveriş
Malum pazar günü Babalar Günü, bende eşime kot pantolon almayı düşünüyordum nicedir ama kendisini nasıl ikna ediceğimi bilmiyordum. Önceki akşam benden oyun odasına çadır istedi, ben de dün öğlen tatilinde yakın oyuncakçılara baktım, kızlara uygun olanı yok. küçük hanım prensesli olandan istiyordu. Lojmanda iken Dora lı bir çadırı vardı, çokça oynadı içinde ama bir zaman sonra oynamayı bırakmıştı, bende artık oynamaz diyerek, taşınırken çöpe atmıştım. Keşke saklasaymışım, şimdi yeniden istiyor kuzum. Dün akşam çadırı bahane ederek çıkardım evden aşkımı, ayrıca babalara da hediye almak gerekiyordu.
A City Outlet e gidelim dedim, hem hediyeleri ucuza kapatalım diye :))) AVM.kapanmadan 2 saat içinde hem babalara, hem KV. me birer hediye aldık, aşkım pantolon istemedi, onun yerine ayakkabı+kemer aldı, kızımın çadırını alırken gördüğümüz 'asla kurumaz' yazılı atıştırmalıklar oyun hamurundan aldık, çok mutlu oldu, hatta geçen aylarda gittiğimizde tek başına binmek istemediği mini dönme dolaba dahi bindi, ayrıca prenses kum boyaması yaptı. Dönme dolaptaki hali haricinde foto çekmedim,aklıma gelmedi o koşuşturmaca da.
Çıkışta felaket bir yağmur başlamıştı, herkes gibi bizde bir kenarda yaklaşık 10dk. kadar yağmurun dinmesini bekledik ama baktık dineceği yok, attık kendimizi açık otoparka. Arabaya binmemiz, otoparkta yürümemiz belki hepsi 2dk. sürdü ama resmen sırılsıklam olduk.
Eve gelirgelmez banyoya girdik, bir güzel kendimize geldik, mis gibi giyinip salonda oyun hamurunu açtık, bir taraftan da aşkım mis kokulu çay hazırlamış, kuruyemiş, kuzuya da süt+kuruyemiş. Oturduk başına, camı açtık yağmur sesi eşliğinde...bize yeni setiyle, mısır patlattı, dondurma ve kurabiye yaptı, afiyetle yedik kızımızın elinden.
NOT: Bu yazı,Cuma günü yazılmış, ancak işyerimdeki internet bağlantısında sorun oluştuğundan bugün yayınlanabilmiştir.
A City Outlet e gidelim dedim, hem hediyeleri ucuza kapatalım diye :))) AVM.kapanmadan 2 saat içinde hem babalara, hem KV. me birer hediye aldık, aşkım pantolon istemedi, onun yerine ayakkabı+kemer aldı, kızımın çadırını alırken gördüğümüz 'asla kurumaz' yazılı atıştırmalıklar oyun hamurundan aldık, çok mutlu oldu, hatta geçen aylarda gittiğimizde tek başına binmek istemediği mini dönme dolaba dahi bindi, ayrıca prenses kum boyaması yaptı. Dönme dolaptaki hali haricinde foto çekmedim,aklıma gelmedi o koşuşturmaca da.
Eve gelirgelmez banyoya girdik, bir güzel kendimize geldik, mis gibi giyinip salonda oyun hamurunu açtık, bir taraftan da aşkım mis kokulu çay hazırlamış, kuruyemiş, kuzuya da süt+kuruyemiş. Oturduk başına, camı açtık yağmur sesi eşliğinde...bize yeni setiyle, mısır patlattı, dondurma ve kurabiye yaptı, afiyetle yedik kızımızın elinden.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)