Cuma hafif ateşli idi,ölçecek kadar yüksek değildi. Hemen Aferin Plus şuruba başladım. Bol bol ıhlamur(zencefil,limon,bal) içirdim. Erken uyutup dinlenmesini sağladım. Yanısıra olan burun tıkanıklığı(kreş hayatı boyunca peşini bırakmadığından alışığız) ve hapşurukta cumartesi devam etti ama ateş genel olarak geri gelmedi. Bizde davet üzerine anneannesine gittik, kardeşim ve aileside geldiler. Akşama kadar eve girmedik, çarşı-pazar ve park-bahçe gezmesi yaptık.
Yukarıdaki fotoğraftaki karışık stil giyim tarzı, kendi seçimi, bu aralar iyice coştu, kendi seçmeye başladı ve benim seçtiklerimi daha dolabının önünde eliyor cadı :))
Tırmandığı bu oyuncağın hemen arkasında bir direk var, itfaiyeci direğine benzer birşey. Hani itfaiye elemanları burdan aşağıya dönerek inerlerya...işte öyle bişeye tırmandı ama istediği gibi inemedi diye nasıl göz yaşı döktü anlatamam :(
Birkaç kez denedi ama olmadı 'anne neden ben bunu yapamadım, ben neden bu kadar beceriksizim' diye ağladı ama beni şok etti bu sözleri. O kadar çok hırslı olması iyi gelmiyor bana. Dedim ki;'kızım,senin yaşındakiler bunu yapamaz ama seneye 5 yaş olduğunda sende yapabileceksin.' Dinledi beni ama orada daha fazla kalmak istemedi...
Akşam Çınar la beraber çok güzel eğlendiler, dönüş saati gelince,bu sefer tembihlerimi dinledi ve arıza çıkarmadı anneannemde kalıcam diye şükür :)
Babam, erkek kardeşim ve kardeşimin oğlunun fotoğrafını birarada çekmeye çalıştım(3 kuşak):
Pazar günü, güzel bir kahvaltı sonrası giyinip kuşanıp çıktık evden. kuzu park istedi ama parkta sadece salıncaka bindi, halsizdi epeyce kuzum. Ancak ateşi hiç çıkmadı, sadece biraz öksürük ve hapşuruk vardı. Uyku saati gelince, pusetine yatırdık ve kuzum hemen uykuya daldı, bu fırsatta bizde güzel bir Emek yürüyüşü yaptık. Tam tamına 2 saat yürümüşüz ve kuzum 2 saat uyumuş bu esnada. Evin önüne geldiğimizde uyandı kuzucum.
Ne iyi geldi açık hava ve yürüyüş, keşke hergün biraz yürüyebilsek.
Alttaki foto bu sabahtan, baktım kuzum pek işveli, pek canlı, dinlenmiş, birde akşamdan hazırladığım kıyafeti dolabına tepip yenilerini seçiyor...hemen el attım ve seçip giydirdim, yeni seçimimi kendi de beğendi ve poz verdi :)
Öğleden sonra aradım öğretmenini, bir sorun var mı diye? Yokmuş, hatta eşim hasta dememiş ve ben söyleyene kadar da anlamamışlar, gayet enerjik ve mutluymuş şükür. Allahım herkesin yavrusunu esirgesin, hastalıklardan korusun inşallah...Amiiin.
15 Nisan 2013 Pazartesi
10 Nisan 2013 Çarşamba
En Son Babalar Duyar!!
Akşam yemeği yiyoruz, kuzum yerinden kalkınca, oturmasını söyledim.
N: Babamın kulağına bişey dicem.
Gider, babasının kulağına sessizce birşeyler söyler,ardından da 'sakın anneme söyleme baba' der.
C: Ama kızım -en son babalar duyar-
BEN: Ne söyledi aşkım?
N: Anne sanada söyliyeyim- der ve kulağıma 'Ali Kaan bana aşık olduğunu söyledi' der.
Bunun üzerine bir kahkaha patlattım, bir kısmı aşkımın 'ama kızım, en son babalar duyar' sözü içindi, diğeri ise bir delikanlının(?) kızıma ilan-ı aşk etmesiydi :)) hemde bu yaşta.
BEN: (ciddiyetimi korumaya çalışarak) Peki sen ne dedin?
N: Hayır aşık değilsin dedim.
BEN: Peki o ne dedi sana?
N: Hayır aşıkım dedi :(
BEN: 'Arkadaşlar birbirlerini severler kızım, bunda birşey yok, diğer arkadaşlarında seni seviyorlardır' diyerek noktayı koydum.
Gözlemlediğim kadarıyla, özel şeylerini önce babasına söylüyor, ilk tercihi ben olmuyorum, oysa ben kızımla arkadaş gibi olamasamda, yakın olmayı istemiştim. Yani önce benimle paylaşsın, dertleşsin..vs. aşkımı daha yumuşak başlı, anlayışlı taraf oluyor hep, ben kural koyucu, karar verici merciyim evde. Babasıyla birşey konuşurlarken dinliyorum, aşkım hep 'annene soralım, o karar versin veya annen ne der bilmiyorum,soralım...vs. şeklinde yaklaşıyor. Belki bu etkili oluyordur üzerinde. Mesela, şakacıktan boğuşuyoruz evde, ben bayan olduğum için aşkım alttan alıyor ve fazla karşılık vermiyor. Bunu gören kuzu, babasının tarafına geçip, bana karşı oluyor :))) Eskiler:'kız çocuğu, annesinin kumasıdır' derler, bilmem duydunuz mu bu sözü? :)))
Dün anlatmaya çalıştığım hanım kafası işte şu yukarıdaki hanım oluyor :)))Dün gece denemedim çünkü yine sızıp kalmışım kanepede, sabaha kaşı 5 gibi uyanınca da gerek görmedim kafayı yatağa koymaya,bir iki yastık koyup kalktım yerime :)
Gözlemlediğim kadarıyla, özel şeylerini önce babasına söylüyor, ilk tercihi ben olmuyorum, oysa ben kızımla arkadaş gibi olamasamda, yakın olmayı istemiştim. Yani önce benimle paylaşsın, dertleşsin..vs. aşkımı daha yumuşak başlı, anlayışlı taraf oluyor hep, ben kural koyucu, karar verici merciyim evde. Babasıyla birşey konuşurlarken dinliyorum, aşkım hep 'annene soralım, o karar versin veya annen ne der bilmiyorum,soralım...vs. şeklinde yaklaşıyor. Belki bu etkili oluyordur üzerinde. Mesela, şakacıktan boğuşuyoruz evde, ben bayan olduğum için aşkım alttan alıyor ve fazla karşılık vermiyor. Bunu gören kuzu, babasının tarafına geçip, bana karşı oluyor :))) Eskiler:'kız çocuğu, annesinin kumasıdır' derler, bilmem duydunuz mu bu sözü? :)))
Dün anlatmaya çalıştığım hanım kafası işte şu yukarıdaki hanım oluyor :)))Dün gece denemedim çünkü yine sızıp kalmışım kanepede, sabaha kaşı 5 gibi uyanınca da gerek görmedim kafayı yatağa koymaya,bir iki yastık koyup kalktım yerime :)
9 Nisan 2013 Salı
Küçük Ergen (2)
Dün akşam nerden estiyse, kreşten gelir gelmez 'bana elbise giydir' dedi, yemek yer yemez giydirdim kendi seçtiği elbiseyi. Havalı havalı gezmeler, poz vermeler, üzerine de takılar takmalar :)
aşkım ile birbirimize bakıp bakıp güldük akşam akşam :))) Ne oldu bu kıza, ergen mi kesildi başımıza diye...
Akşam uyku vakti geldiğinde yine yatak krizi başladı:'bu kanepeyi babam neden burdan dötürmedi,istemiyorum bunu...üüüüüü' şeklinde.
Neyse bir geceyi daha kazasız belasız atlattık, alışacak inşallah bu şekilde. Gece uyuduktan sonra kendi yatağıma geçme planları yapmıştım aslında. Kalktığım yere, bedenimin yerine yastık koyacaktım, kafamın yerine de saçlı, koca bir oyuncak kafası vardı, makyaj yapıyor ona, saçlarını boyuyor falan...onu koyacaktım.
Gece uyanıp beni yoklar hep yıllardır, işte yine yoklasa ben sanacaktı kafayı :))) Malesef uyuyakalmışım kanepede, plan yattı ama bu gece yapıcam kesin. Biliyorsunuz, hafta sonu oyuncak odasından kanepeyi almıştık, böyle olunca odanın halısı yetersiz kaldı, 2 küçük halı vardı odasında, şimdi çıplak çıplak kaldı oda. Birşeyler düşünmeli ora için ama ne?
Neyse bir geceyi daha kazasız belasız atlattık, alışacak inşallah bu şekilde. Gece uyuduktan sonra kendi yatağıma geçme planları yapmıştım aslında. Kalktığım yere, bedenimin yerine yastık koyacaktım, kafamın yerine de saçlı, koca bir oyuncak kafası vardı, makyaj yapıyor ona, saçlarını boyuyor falan...onu koyacaktım.
Gece uyanıp beni yoklar hep yıllardır, işte yine yoklasa ben sanacaktı kafayı :))) Malesef uyuyakalmışım kanepede, plan yattı ama bu gece yapıcam kesin. Biliyorsunuz, hafta sonu oyuncak odasından kanepeyi almıştık, böyle olunca odanın halısı yetersiz kaldı, 2 küçük halı vardı odasında, şimdi çıplak çıplak kaldı oda. Birşeyler düşünmeli ora için ama ne?
8 Nisan 2013 Pazartesi
ODTÜ Yüzememe Kursu :)))
Biraz erken çıktık Cumartesi evden, kahvaltı sonrası baktık hava süper ötesi...ODTÜ de turladık, çayır çimen...rahatladık, kuzum çiçek topladı, scoter ile gezdi, bol bol hava aldık hepberaber.
Yüzme kursunda bir arpa boyu yol alamadı malesef. İlk gün suya batması sonucu, güveni kaybolmuş diyor öğretmeni :( Bakalım ilerleyen günler neyi gösterecek. Ne yaptıysa kandıramamış bizim kızı;' kafa biraz fazla çalışıyor, kandıramadım' dedi öğretmeni :)))
Pazar günüde hava süperdi, aklımda Ahlatlıbel, Gölbaşı ve Bahçelievler vardı ama ben ne yaptım: hadi evde değişiklik yapalım moduna girdim. kuzumun yatak odasına, oyun odasındaki kanepeyi geçirdik, herbiryerleri temizledik, ev elden geçti resmen ve balkonun resmi açılışını yaptık, aşkım temizledi bir güzel, masamızı hazırladı, kahvelerde benden :) kuzu uyuyup uyanınca, gün bitmeden dışarı havamızı da alalım dedik, biraz alışveriş, biraz park :)
Yanında yatmamak için heryolu deniyorum. Odasına geçirdiğimiz kanepede uyuduk dün gece, kendi yatağında ama yatağının bize enyakın ucunda geçirdi geceyi. 'ben sevmedim bu kanepeyi, yarın babam dötürsün burdan' dedi durdu gece boyu, en son sızmış kalmış şu şekilde.
Yüzme kursunda bir arpa boyu yol alamadı malesef. İlk gün suya batması sonucu, güveni kaybolmuş diyor öğretmeni :( Bakalım ilerleyen günler neyi gösterecek. Ne yaptıysa kandıramamış bizim kızı;' kafa biraz fazla çalışıyor, kandıramadım' dedi öğretmeni :)))
Pazar günüde hava süperdi, aklımda Ahlatlıbel, Gölbaşı ve Bahçelievler vardı ama ben ne yaptım: hadi evde değişiklik yapalım moduna girdim. kuzumun yatak odasına, oyun odasındaki kanepeyi geçirdik, herbiryerleri temizledik, ev elden geçti resmen ve balkonun resmi açılışını yaptık, aşkım temizledi bir güzel, masamızı hazırladı, kahvelerde benden :) kuzu uyuyup uyanınca, gün bitmeden dışarı havamızı da alalım dedik, biraz alışveriş, biraz park :)
Yanında yatmamak için heryolu deniyorum. Odasına geçirdiğimiz kanepede uyuduk dün gece, kendi yatağında ama yatağının bize enyakın ucunda geçirdi geceyi. 'ben sevmedim bu kanepeyi, yarın babam dötürsün burdan' dedi durdu gece boyu, en son sızmış kalmış şu şekilde.
3 Nisan 2013 Çarşamba
İlk Uçak Yolculuğu - Erzincan
Ben geldiiim ve tabi kızım ve ailemle birlikte :))) 19 Mart da izne ayrıldım 1 haftalık. Kuzumla güzel vakit geçirdik beraber. Cumartesi yine havuzdaydı. Bu sefer biraz gelişme oldu, suya girdi ama öğretmenine sıkı sıkı sarılarak :)))
26 Mart ta kuzumla hazırlandık, babasını Ankara da bırakıp, Erzincan a, ablam ve eniştemin yanına uçtuk.
O nasıl bir heyecandı öyle anlatamam. Kuzucum ilk kez uçağa bineceğinden çok sabırsızdı. Biz öncesinde çekin(türkçe) yaptırmadığımızdan, erkenden Esenboğa Havaalanına gittik. hadi diye diye bitirdi bizi. 'Ne zaman didicez' dedi durdu. Gitme vakti gelince, uçağı yakından görünce çığlıklar attı, merdivenin önünde foto istedi çektim. Heyecanla yerine oturdu, cam kenarı tesadüf etti :) Birtürlü havalanmayan uçağa söylendi...sonra beni çok güldüren sözünü yazayım;'doğru uçağa bindiğimizden eminmisin anne?' :)))Yakınlarda oturanlarıda güldürdü bu sözü.
Uçak havalanınca kahkahalar attı, küçük evlere baktı, bulutları sevdi. Çizgifilmdekiler gibiymiş, bulutları hayvanlara benzetti, benimde benzetmemi istedi, uyumadı, gözünü kırpmadan dışarı baktı. AnadoluJet yetkililerini kınıyorum.
Yiyecek servisi geldiğinde kızıma kek, kendime de sandiviç istedim, içecek kısmı beni sinirlendirdi, sadece çay ve kahve vardı. Sanırım yetkililer çocukları hiç düşünmemiş. mema(meyva) suyu istedi ama yokmuş, yanımda su vardı, su kabul etmeyince, yarım bardak çay istedim, üzerini suyla tamalayıp içirdim mecburen. Bol konuşmalı, incelemeli bir 1 saat 20 dak. geçirdik kuzumla. Eniştem ve Azra cım karşıladı bizi, güle oynaya gittik evlerine. 4 gün hem eğlendik, hem sabahladık ama kuzumun varlığı hissedilmedi nerdeyse. Azra ablasıyla oynadı, yedi, uyudu. Azra ablasının hediyesi Şirine ile uyudu hep :) Harika bir yere götürdüler bizi; ismi Ekşisu. Yemek yedik, pedalli motora bindik, harikaydı.
O kadar güzel geçtiki anlatamam, hergünümüz bayram havasındaydı, gündüz sürekli dışarda, akşam mutfakta bol sigaralı ve boool sohbetliydi, günler saatler bitmesin istedim(k). Canlarım benim, biran önce Ankara ya dönüş yapın, sizi çoook seviyoruz, herşey için tekrar tekrar tşkler :) 27 Mart ta döndük kuzumla, bu sefer bizimki uçağı kanıksamış, neler olduğunu, olacağını bildiğinden...takmadı uçak muçak...direk yattı uyudu, ben yorgunum dedi. 'Bak bulutları görücez' falan desemde tınmadı :))) İnişte zor uyandırdım. aşkım karşıladı bizi, kuzuma barbie sözü vermişti, ayrıca karnımızda açtı, aşkım yemek yapmamış bize, dışarda yemeyi teklif etti.
Dooğru Armada AVM. ye gittik. Önce Joker de aldık soluğu, birbirinin tıpkısı olan barbielerden birini seçti, baktım 64tl. değermi dedim, çoktandır istediğimiz bebek evi indirime girmiş, gerçi biz barbie bebek evi istiyoruz ama o çok pahalı. Sanırım ismi Polly bebek eviydi, aldık çıktık, kuzu istemedi, ikna edemedik birtürlü ama eve gelince hemen oturup kurdum, sonra kendiside çok sevdi, kaç gündür oynuyor onunla. Foto çekmek aklıma gelmemişti, yarın eklerim kısmetse :)
O nasıl bir heyecandı öyle anlatamam. Kuzucum ilk kez uçağa bineceğinden çok sabırsızdı. Biz öncesinde çekin(türkçe) yaptırmadığımızdan, erkenden Esenboğa Havaalanına gittik. hadi diye diye bitirdi bizi. 'Ne zaman didicez' dedi durdu. Gitme vakti gelince, uçağı yakından görünce çığlıklar attı, merdivenin önünde foto istedi çektim. Heyecanla yerine oturdu, cam kenarı tesadüf etti :) Birtürlü havalanmayan uçağa söylendi...sonra beni çok güldüren sözünü yazayım;'doğru uçağa bindiğimizden eminmisin anne?' :)))Yakınlarda oturanlarıda güldürdü bu sözü.
Uçak havalanınca kahkahalar attı, küçük evlere baktı, bulutları sevdi. Çizgifilmdekiler gibiymiş, bulutları hayvanlara benzetti, benimde benzetmemi istedi, uyumadı, gözünü kırpmadan dışarı baktı. AnadoluJet yetkililerini kınıyorum.
Yiyecek servisi geldiğinde kızıma kek, kendime de sandiviç istedim, içecek kısmı beni sinirlendirdi, sadece çay ve kahve vardı. Sanırım yetkililer çocukları hiç düşünmemiş. mema(meyva) suyu istedi ama yokmuş, yanımda su vardı, su kabul etmeyince, yarım bardak çay istedim, üzerini suyla tamalayıp içirdim mecburen. Bol konuşmalı, incelemeli bir 1 saat 20 dak. geçirdik kuzumla. Eniştem ve Azra cım karşıladı bizi, güle oynaya gittik evlerine. 4 gün hem eğlendik, hem sabahladık ama kuzumun varlığı hissedilmedi nerdeyse. Azra ablasıyla oynadı, yedi, uyudu. Azra ablasının hediyesi Şirine ile uyudu hep :) Harika bir yere götürdüler bizi; ismi Ekşisu. Yemek yedik, pedalli motora bindik, harikaydı.
O kadar güzel geçtiki anlatamam, hergünümüz bayram havasındaydı, gündüz sürekli dışarda, akşam mutfakta bol sigaralı ve boool sohbetliydi, günler saatler bitmesin istedim(k). Canlarım benim, biran önce Ankara ya dönüş yapın, sizi çoook seviyoruz, herşey için tekrar tekrar tşkler :) 27 Mart ta döndük kuzumla, bu sefer bizimki uçağı kanıksamış, neler olduğunu, olacağını bildiğinden...takmadı uçak muçak...direk yattı uyudu, ben yorgunum dedi. 'Bak bulutları görücez' falan desemde tınmadı :))) İnişte zor uyandırdım. aşkım karşıladı bizi, kuzuma barbie sözü vermişti, ayrıca karnımızda açtı, aşkım yemek yapmamış bize, dışarda yemeyi teklif etti.
Dooğru Armada AVM. ye gittik. Önce Joker de aldık soluğu, birbirinin tıpkısı olan barbielerden birini seçti, baktım 64tl. değermi dedim, çoktandır istediğimiz bebek evi indirime girmiş, gerçi biz barbie bebek evi istiyoruz ama o çok pahalı. Sanırım ismi Polly bebek eviydi, aldık çıktık, kuzu istemedi, ikna edemedik birtürlü ama eve gelince hemen oturup kurdum, sonra kendiside çok sevdi, kaç gündür oynuyor onunla. Foto çekmek aklıma gelmemişti, yarın eklerim kısmetse :)
19 Mart 2013 Salı
Blog Hocam da Çekiliş Var :)
Sanırım sitesini birçoğunuz bilir diye düşünüyorum. Ben blogumdaki yazılar, fotolar çalınmasın diye araştırma yaparken buldum kendisini, çokta iyi oldu, becerebildiğim birkaç değişiklikte yaptım bu sayede, sizlerde bir bakın, mutlaka size göre birşeylerde vardır içinde.
Bayan izleyicilerinin artması nedeniyle, böyle bir güzellik yapmış sağolsun, bende böylelikle katılmış oldum. Kimbilir...belki de şanslı kişi ben olurum :)
'''Türkiye’nin blog dostu sitesi Blog Hocam, okuyucularına hediye dağıtmaya devam ediyor. Bijoux Room sponsorluğunda düzenlecek çekilişte 3 kişi birbirinden şık ve güzel yüzük kazanacak. [Çekiliş Sayfası]'''
Çekiliş metninin HTML kodları *
18 Mart 2013 Pazartesi
DOLU DOLU
Pazar günü, aylık günümüz vardı, arkadaşımızın birinin annesi rahatsız olduğundan, Bolu da yapacağımız toplantıyı Ankara da, brunch olarak yapalım dedik. Sabah 10 da toplandık, eğlenceli, bol gülmeli oldu her zamanki gibi, bolca enerji topladım yine, yine yanaklarım ağrıdı gülmekten :)))
Günümüz bittikten sonra, sevgili Ezgi cim, bizi güzel bir sofra hazırlayıp davet etmişti, arkadaşlarımızla vedalaşıp hemen Ezgi ye gittik. Kuzusu, Zeynep Duru bizi kapıda bekliyordu. Yavrularımız oynarken biz de harika bir rakı-balık zevki yaşadık, yine bol kahkahalı, bazen hüzünlü ama tam anlamıyla gerçek bir akşam geçirdik. Canım arkadaşım, ellerine sağlık, herşey mükemmeldi, kızımda bizde çok eğlendik :)
Geç saatte ayrılabildik Ezgi den, kuzumu anneme bırakıp kaçtık eve veee bu kadar dolu dolu ve eğlenceli bir gün sonunda, yorgun düşmüş olan bedenimizi yatağa atıverdik :)
Günümüz bittikten sonra, sevgili Ezgi cim, bizi güzel bir sofra hazırlayıp davet etmişti, arkadaşlarımızla vedalaşıp hemen Ezgi ye gittik. Kuzusu, Zeynep Duru bizi kapıda bekliyordu. Yavrularımız oynarken biz de harika bir rakı-balık zevki yaşadık, yine bol kahkahalı, bazen hüzünlü ama tam anlamıyla gerçek bir akşam geçirdik. Canım arkadaşım, ellerine sağlık, herşey mükemmeldi, kızımda bizde çok eğlendik :)
Geç saatte ayrılabildik Ezgi den, kuzumu anneme bırakıp kaçtık eve veee bu kadar dolu dolu ve eğlenceli bir gün sonunda, yorgun düşmüş olan bedenimizi yatağa atıverdik :)
Oddü Yüzme Havuzu(Yüzme Öğreniyor 1)
Dolu dolu bir hafta sonu daha yaşadık ailece :) En önemli saatlerimiz de, yüzme kursuna başladığı saatlerdir. Hiç bu kadar heyecanlanacağımızı düşünmemiştim. Sanırsınız ünv. sınavına giriyor bizim pıtırcık :))) İLk kez böyle bir faaliyete ve tek başına gönderiyoruz. Yani bizi havuza almadılar, içerde ne yaptığını sadece kuzumdan ve öğretmeninden dinledik. Ben kuzumu hazırladım ve havuz başındaki merdivenlere kadar refakat edip, öğretmenine teslim ettim.
Tam 1 saat sonra, öğretmeni beni aramadan, ben dayanamayıp, gidip kuzumu alayım dedim, baktım, öğretmeniyle havuz kenarına oturmuşlar, ayakları suda, bıdır bıdır konuşuyor bizimkisi :)))
Yanıma gelince...ohhh kurtuldum...tarzında bir havası yoktu, bu iyi birşey. Duşunu aldı, üzerini giydirdim, saçları kuruladım..vs. Yüzdünmü kızım, nasıldı deyince, beni resmen azarladı: 'yüzmedim beeeen' diye. Sadece havuzu sevdirme çalışmaları yapmışlar, birazda suya girmişler, öğretmeninden ve tahtasından tutunarak, bu arada suya batmış, öğretmeni de boynundan tutup çıkarmış kuzumu, tepki vermemiş, ağlamamış, sadece yüzünü silmiş :))) Maşallah.
Havuz sonrası hem açlık, hem de uyku başgösterince, oracıkta bulduğumuz bir cafe de yedik birşeyler, kuzum arabaya girer girmez uyudu kaldı.
Yanıma gelince...ohhh kurtuldum...tarzında bir havası yoktu, bu iyi birşey. Duşunu aldı, üzerini giydirdim, saçları kuruladım..vs. Yüzdünmü kızım, nasıldı deyince, beni resmen azarladı: 'yüzmedim beeeen' diye. Sadece havuzu sevdirme çalışmaları yapmışlar, birazda suya girmişler, öğretmeninden ve tahtasından tutunarak, bu arada suya batmış, öğretmeni de boynundan tutup çıkarmış kuzumu, tepki vermemiş, ağlamamış, sadece yüzünü silmiş :))) Maşallah.
Havuz sonrası hem açlık, hem de uyku başgösterince, oracıkta bulduğumuz bir cafe de yedik birşeyler, kuzum arabaya girer girmez uyudu kaldı.
8 Mart 2013 Cuma
Bilgisayar Kurdu
Dün akşam üzeri saat 16:45 suları bir telefon, baktım ki telefondaki ses, benim bıcırık, sevimli ve şakrak kızım. 'anne senin işyerine deldik biz, Beştepe yeee' diye çığlık çığlığa, sevinçle bağrınıyor :))) Ciddi mi falan derken, bir taraftan da camdan bakıyorum. Annem de geldiklerini onaylayınca :))) Alem bunlar yaa, 2 dolmuş yapmışlar gelmek için, zaten aşkımın o tarafta işi vardı akşam, hatta gelmek isterlerse alabileceğini söylemişti, haber ver annene demişti, daha ben aramadan baktım gelmişler kapıya. Üzüldüm de, bu soğukta o kadar yoldan nasıl geldiler, annemin eli poşet dolu, e birde kuzum :( Neyse annem cebbaldir, cesurdur, gözü karardımı, yapmıyacağı, yapamıyacağı yoktur( bu yönümü annemden almışım).
İndim hemen aşağıya, anahtarı verdim anneme, kızımı kucak dolusu kucakladım, sarılıp okşadım, ne çok özlemişim, bakışını, kokusunu, mimiklerini, tenini...
17:30 da da koşarak eve gittim ama kuzu yeni uyuyakalmış. Uykuda seyredip kokladım kuzumu, yemek faslından sonra uyandı kuzucum, yine bol bol sarıldık, yemeğini yedirdim, odasını özlemiş ve oyuncaklarını. Anneannesi yeni bebek ve CD. almış kızıma, onları izledi.
Bir ara bir baktım babası kuzumu kucağına almış, geçmişler bilgisayar başına. kuzumun bilgisayar deneyimi yok, sadece çok nadirde olsa babası ona çocuk şarkıları dinletirdi. Yani çocuk oyunlarından bihaberdi. Bende bundan gurur duyarak anlatırdım çevreme 'benim kızımın bilgisayar oyunu siftahı yok' derdim. Kızım bilgisayar çocuğu değil, oyun çocuğuydu ama herşeyde olduğu gibi, bununda bir ilki varmış. aşkım açmış bir güzel bebek giydirme oyununu, kuzuya öğretiyor, oda şıkıdık şıkıdık giydiriyor :))) Sonra da bırakmış tek başına kuzumu, 'nasılsa tek başına yapabiliyormuş' :)))
Uyuma zamanı geldiğinde...yok Allah kalkmıyor oyunun başından,birde itiraz öğrenmiş anneannesinde, 'hayır' diyor, bir daha oynuyacakmışşşş... :(((
Korkmalımıyım acaba....bilgisayar kurdu olmasından :)))
Not: Bizi unutmuş, anneannesiyle yattı gece, hatta bunu tutturarak yaptı, bol itiraz vardı kızımda. Sordu kreş ne zaman var diye, dedim 3 gün daha var. Çok sevindi, girdi anneannesinin koynuna uyudu.
İndim hemen aşağıya, anahtarı verdim anneme, kızımı kucak dolusu kucakladım, sarılıp okşadım, ne çok özlemişim, bakışını, kokusunu, mimiklerini, tenini...
17:30 da da koşarak eve gittim ama kuzu yeni uyuyakalmış. Uykuda seyredip kokladım kuzumu, yemek faslından sonra uyandı kuzucum, yine bol bol sarıldık, yemeğini yedirdim, odasını özlemiş ve oyuncaklarını. Anneannesi yeni bebek ve CD. almış kızıma, onları izledi.
Bir ara bir baktım babası kuzumu kucağına almış, geçmişler bilgisayar başına. kuzumun bilgisayar deneyimi yok, sadece çok nadirde olsa babası ona çocuk şarkıları dinletirdi. Yani çocuk oyunlarından bihaberdi. Bende bundan gurur duyarak anlatırdım çevreme 'benim kızımın bilgisayar oyunu siftahı yok' derdim. Kızım bilgisayar çocuğu değil, oyun çocuğuydu ama herşeyde olduğu gibi, bununda bir ilki varmış. aşkım açmış bir güzel bebek giydirme oyununu, kuzuya öğretiyor, oda şıkıdık şıkıdık giydiriyor :))) Sonra da bırakmış tek başına kuzumu, 'nasılsa tek başına yapabiliyormuş' :)))
Korkmalımıyım acaba....bilgisayar kurdu olmasından :)))
Not: Bizi unutmuş, anneannesiyle yattı gece, hatta bunu tutturarak yaptı, bol itiraz vardı kızımda. Sordu kreş ne zaman var diye, dedim 3 gün daha var. Çok sevindi, girdi anneannesinin koynuna uyudu.
6 Mart 2013 Çarşamba
Tüik Çocuk
Daha önce de yaptığım bir uygulama idi bu. Yaklaşık 2,5 yıl önce yapmışım, sonuçlar şurda. Türkiye İstatistik Kurumu nun çocuklar için yaptığı istatistik ile kuzumun ortalama boy-kilo değerlerinin aslında kaç olması gerektiğine bakmıştım. Sonuçlar gayet iyiydi. Tabi o zamanlar Pediasure Plus kullanıyordu. Şimdiki sonuçlar şöyle(yorum sizin);
Senin yaş ve cinsiyetine göre boyun Türkiye ortanca değerinin 2cm altında.
Senin yaş ve cinsiyetine göre kilon Türkiye ortanca değerinin 2kg altında.
Yaptığım bir araştırmaya göre; 2,5 kilo ve 48 cm. altında doğan çocukların %80-85 i normal doğan çocukların boyunu yakalarmış, geri kalan ise kısa kalırmış. Bunda büyüme hormonunun etkisi çok fazlaymış. Beslenme ve spor ile boyda artış mümkünmüş ama b.hormonu eksikliği var ise, uzama tedavisiz mümkün değilmiş. kuzum doğması gereken zamanda, ancak 2,200 gr. 45 cm. doğdu. Buna rağmen, normal doğan çocuklarla aynı oranda büyüme hızıyla devam ediyor, ancak doğduğunda düşük kilo ve eksik boy ile dünyaya geldiğinden...aynı seviyeye gelemiyor onlarla. Yine de çok sağlıklı olması, az hastalanması..vs. bizi sevindiren durumlar. Şükürler olsun bugünümüze.
Senin yaş ve cinsiyetine göre boyun Türkiye ortanca değerinin 2cm altında.
Senin yaş ve cinsiyetine göre kilon Türkiye ortanca değerinin 2kg altında.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)