Trabzon etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Trabzon etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

8 Ağustos 2018 Çarşamba

Baba Evi

     Ne haftaydı dolu dolu, çok gezmeli, yemeli içmeli...sabahlamalı sohbetli...
     Hergün ayrı bir neşe ile uyandık, annemin sofrası kadar olmasa da, büyük aile sofraları kurduk evimizde, şenşakrak oturduk hergün karşılıklı ve ben hep şükrettim kardeşlerimin sevdiklerimin varlığı için. İyi ki büyük bir aileyiz dedirtti geçen günler. Baba evinde toplanırdı daha önceleri tüm kardeşler, annem ve babamın Trabzon u mesken tutması sonrası ben ağırlıyorum kardeşlerimi ama bir yanımız hep eksik :(
      Fal baktırdık Falcı Bacı ya, yorumlara güldük saatlerce. Hayaller kurduk hep beraber.


     Hamama gitmek için bile vakit bulduk biz bayanlar :)) Geçen yıl bir arkadaşımın sayesinde keşfettiğim Şengül Hamamına gittik, bizimkilerde beğendiler. Bir güzel kese ve kahve maskesi yaptırdık. Sonrasında Ankara Kalesi gezisi yapma planımız vardı ama öyle bir pestilimiz çıkmış ki, nerdeyse yarım yamalak gezdik oraları diyebilirim. Kendimizi eve zor attık :))
     Misafirlerimin bir kısmı Denizli den, bir kısmı da İstanbul dan gelmişlerdi. Hal böyle olunca Ankara nın serin akşamlarına vuruldular resmen. Onlar gece uykusunu, rüzgarı yaz akşamlarında hiç göremediklerinden hayran kaldılar havamıza ama benim için aynı şey geçerli değil. Ankara nın yazı sadece belki 1,5 ay oluyor. Bense yaz insanıyım, sıcak hava insanıyım ve nefret ediyorum soğuk serin havadan. Ankara nın 10,5 ayı kış :(( Şu son 6 yılımın dolmasını dört gözle bekliyorum. Planlarımızda bir değişiklik olmazsa bizde uçup gideceğiz sıcak havaya, denize ve doğaya doğru :)


Yukarıda gördüğünüz kuru çalı görünümlü şey, bir yılan iskeleti. Daha önce benim gibi yılanın iskeletini görmemiş olanlar çok şaşıracaktır. İskelete sahip olduklarını bilmiyordum. Ablamlar bizi ziyaret ettikten sonra memleketimiz Trabzon a gittiler. Malum fındık zamanı şimdi. Gittiklerinin ertesi günü fındığa başlamışlar ve dalda bu manzara ile karşılaşmışlar. Çekip bana gelen bu fotoya epey şaşırdım. Kaç yıldır ben de o bahçede fındık topladım, yuvasını çok gördüm ama canlısına bile rastlamamıştım. Eşim epey korktu fotoyu görünce. Ben bir daha asla girmem o bahçeye diyor :))) Ben mi? Girerim, korkarım ama yine de girerim. Özellikle annemle girerim. Çünkü o yılanla nasıl başedeceğini iyi bilir. Zehirli öi değil mi tanır. Zehirlisi pek bulunmaz bizim oralarda...en azından annem öyle diyor :))
 



Son iki fotoğraftaki fasülye ve kabak, annemle Nisan da diktiklerimiz. Fotoğraf atmış ablam, nasıl mutlu oldum, gübresini tohumunu ektiğimiz sebzenin yetiştiğini görmek nasıl bir mutluluktur anlatamam. Bildiğin duygusala bağladım görünce :)
Şimdi gözüm kulağım memleketten gelecek fotoğraflarda, hem mutlu oluyorum görünce, hem de hüzün çöküyor orada olamadığım için. Bu yıl gidemeyeceğim ama seneye mutlaka gitmeliyim.




10 Nisan 2018 Salı

Sıla

     Biz döndük, çok üzgünüm...anacığımı babacığımı bıraktım gözü yaşlı...Allah başka ayrılıklar vermesin diyerek teselli ediyorum kendimi 💗
     Biraz önce çektiğim fotoğrafları yükledim bilgisayara, tek tek baktım herbirine, videoları izledim yeni baştan. İçim cız etti, şimdiden çok özledim hem onları, hem memleketimi. Eşimle, ne işimiz var Ankara da diye diye geldik bütün yolu. Sevmiyoruz ama emekliliği bekleyeceğiz mecburen. Sizlerde görün istiyorum o güzellikleri...

                                     Orada yediğim dutların lezzetini hiçbiryerde almadım.
     Giderken kızımın kuzenini de aldık götürdük. Küçücük çocuk bile hayran kaldı köyümüze. Toprakla otla böcekle bütünleşti bütün gün. Biz annemle tarla yapıp gübrelerken, onlarda huzurla yola yatıverdiler karşı evleri izleyerek :)
                                                      Tepelere tırmanıp çiçek topladılar.

                                             Anacığımı lahana çiçeklerinin içinde çektim :)

                                                        Ayasofya yı gezdik hep beraber.

          Atatürk'ün Köşkünü ziyaret ettik. Türk halkına tüm mal varlığını armağan ettiği Vasiyet Odasına baktık dakikalarca. Nasıl duygu ve düşüncelerle yazmış diye geçirdim içimden. Böyle bir lider daha gelmedi dünyaya...
     Oradan da 1856 dan buyana hizmet veren meşhur  tarihi Kalkanoğlu Pilavcısına götürdü bizi babam. Trabzon'a giderseniz uğramadan dönmeyin, gerçekten çok lezzetliymiş, ününü hakediyor :)
   
     Bunca yıldır giderim memeleketime ama bir türlü kısmet olmamıştı Hamsiköy'e gitmek. Hadi dedik bu sefer bizde tadına bakalım meşhur sütlacının. Ay Nisan olunca buralarda henüz karın kalkmadığını, buz gibi soğuğun iliklerimize işlediğini de deneyimlemiş olduk. Annem bol bol ısırgan otu topladı, ellerine batan iğnelerin acısı 2 gün sürdü :))) Sütlaça gelince, beklediğimiz gibi inanılmaz değildi, bildiğiniz sütlaç işte ama tabi çimlerin arasında gezinen ineklerden sağılan taze sütten yapılmış olması bizi cezbeden tarafıydı.
     Hem annemin köyüne, hem babamın köyüne gittik ayrı günlerde. Tarla kazıp fasülye, bezelye, kabak ektik annemle. Piknik yaptık fındık bahçelerinde :) Hatta sahilde bile piknik yaptık, sanki herşeyi yapıp depolanıyormuş gibi yaşadıklarımız. İnsan şehire işe strese döndüğünde yine aynı özlemle yanıp tutuşuyor, sanki hiç gitmemişiz gibi...
     Annem çocuklar sevinsin diye ateş yaktı bahçede, çalı çırpı topladık bir sürü attık üzerine. Çimlere uzanıp çıtırtısını dinledik hepberaber. Babam kiraz fidesi dikti, inşallah büyüyüp dalından yemek nasip olur hepimize.




     Boynumuz bükük veda ettim sevdiklerimize ve memleketime. Bir daha gelicez biz dedik...


         

27 Mart 2018 Salı

Yeni Okul(Evet Yine)

     Bizde herbirşeyler çok hızlı gelişiyor gibime geliyor. Doğru mu yanlış mı onu da bilemiyorum. Ben hızlı, aceleci bir Koç burcu ve tam bir Karadenizli olarak hakkını veriyorum bu acil kararların ama eşim Ege li ve Aslan burcu, bari eşim dur dese bu hıza dimi? Yok bana uydu O da belli ki...
    Yok yok bu sefer ev-iş değişikliği değil, kızımın okul değişikliği. Gerçi beklenen birşeydi ama onuda hallettik bitti. Ocak ayından buyana bursluluk sınavlarına girdi çıktı. Türlü türlü okul gezdik, konuştuk yöneticilerle. Araştırdık soruşturduk. Evimize veya işimize yakın olması tercihlerden biriydi ama tuttuk en uzak olanı seçtik :))) 1. tercihimiz başka bir okulken hep aklımızın güzel bir köşesinde durup bize bakan okulda karar kıldık. Gönlümüz oldu mu? Evet oldu, biz buna bakarız. İçimize sindi, hedeflerimize en yakın okul buydu. Allah utandırmasın. Ayrıca bu son olsun ne olur SONNN!!!
     Ankara dan gitmediğimiz ve ekstra kötü şeyler olmadığı sürece başka okul olmayacak diye söz verdik kendimize. Kızım artık burda Ortaokul-Lise yıllarını geçirip mezun olsun istiyoruz. Bu arada, Ortaokul deyince nasıl mutlu oldum birden; büyümüş bizimki valla :)))
     Hafta sonu sabah erken randevumuz vardı yeni okulunda.  Bizimkine söz vermiştik başka sınav yok diye. Küt diye seviye belirleme testine girecek demesinler mi? Mızıklayarak girdi sınıfa, tek başına çözmeye başladı ama nafile, dakika başı bizi çağarıyor yanına. Sınav olmak istemiyormuş. Üç-beş karalama sonrası öğretmene durumu anlatınca vazgeçtiler seviyesine bakmaktan.
   

Hep beraber okulu bir kez daha gezdik. Kaydımızı yaptırdık , iç huzurumuzla gülümseyerek çıktık okuldan. Hadi dedim Eymir e gidelim. Nerdeyse 2 aydır gitmek istiyorum ama ya kızım hafif hasta oluyor, ya yağmur yağıyor, ya başka iş çıkıyor vs. gidemiyoruz. Bu kez gidicez dedim. Gittik gitmesine ama bir soğuk... içime işliyor, bacaklarım üşüyor. Nasıl yürünecek bu soğukta göl çevresi. 
Biz düşüne duralım, kızım yıllardır bisiklet kiralayalım der durur, biz de türlü bahanelerle yok deriz. Bu sefer tamam dedik ama sen tek bineceksin, ben hayatta o dik yokuşlardan inip çıkamam bisikletle. O kondisyon nerde bizde :((( Bu arada donuyoruz resmen. Baktı kızımda üşüyor, girişteki alanda sürmeyi kabul etti. 1 saate yakın kullandı, turladı. Bu hayalini gerçekleştirmiş sayılırız diyerek rahatladık.


Yemek sonrası eve attık kendimizi. Karşılıklı olarak okul kayıt işini halletmenin verdiği rahatlıkla birbirimize gülümseyip durduk eşimle :)))
Kızımın kuzeni de akşam bize katılınca bol oyunlu bir hafta sonu geçirmiş olduk.
Haftaya kısmetse Tranzon yolları gözüküyor bize. Anacığım gidiyor uzun süreliğine. Üzgünüm içim buruk...Biz götürelim, hem babamı görüp hem memleket hasreti giderelim dedik. Bu hafta bir çırpıda bitiversin, Ankara nın kasvetinden uzaklaşalım istiyoruz. 



23 Eylül 2016 Cuma

YAZ TATİLİ OLDU SONBAHAR...

     En en sevdiğim tatil K.Deniz de geçendir benim için. Bu yaklaşık 10 yıldır  böyle. Yine benim için çok zevkli ve mutlu geçirdiğim anılar biriktirdiğim günleri attım sepetime döndüm evime. Tüm aile ile olanı ayrı bir zevkliydi. Hem tatil, hem Kurban Bayramı, hem düğün bir arada oldu. Kızım ve aşkımda aynı derece de mutlu döndüler bu yıl.
                                                                        Ordu
                                                                    Ganita
                                                                   Sazalanı
                                                                      Ganita
                                                                             Yoroz

                                                                  Kalegüney

                                                                   
                                             Yayla vaktinin bittiğini gösteren Vargit Çiçeği...

                                                                 Şahmelik Yaylası
                                                                           Ünye
                                                                       
                                                  Veee teyze kızı ile damadın haliiiii :)))))