13 Şubat 2018 Salı

Yarı Yıl Tatili...

     Biz tatile gittik geldik, Ankara koşuşturmasına girip sıkıldık yorulduk ve tekrar tatillik olduk bile :( Gelir gelmez ne çok iş birikmiş oluyor gerçek hayatta. Tatil gerçek dışı geliyor insana, herşey yavaş ilerliyor, yatağını dahi kaldırmak zorunda olmamak, akşam ne pişirsem derdi olmayan, saatle bağlantının koptuğu zaman dilimine tatil deniyor :))
     Geçen hafta yokluğumda biriken evrakları halletmekle geçti iş yerimde, evde ise, valiz boşalt, çamaşır yıka, Ankara nın puslu havasına yeniden alış...çalışmalarıyla geçti. Daha tatil dönüşü yıkanan çamaşırların ütüsünü yapmadım düşünün ne kadar alışamadım buraya :(
     Bir iki fotoğraf koyayım da gözümüz gönlümüz şenlensin dimi...




   

24 Ocak 2018 Çarşamba

Trabzon Hurması Kurusu

        Karneler alındı, bir oh çekerek tatile başlandı. Kızım anneannesinde bu hafta, kuzeniyle vakit geçiriyorlar. Halinden çok memnun. Giderken akşamları beni alın diyordu, her akşam arıyoruz; 'sakın almayın beni' diyor :))
        Piyano derslerine devam, bu sefer ki öğretmenini çok sevdi, henüz kolay parçalar veriyor öğretmeni. Bizimkine bunlar çocuk oyuncağı geldiğinden çalışmadan gidiyor, öğretmeni aferin deyip yeni parça veriyor. Okullar arası yarışmalar varmış, katılmak istemedi bizimki. Bakalım belki sonradan kabul eder dedi öğretmeni.


     Okullar tatil olunca yollarda boşaltı. Çok geçte çıksak ferah ferah varıyoruz işe :) Bazı sabahlar kahvaltı bile yapabiliyoruz eşimle dışarda. Kahvaltı dediysem, şöyle çıtır bir Ankara simiti ve çay :)


     Denizli deki ablamdan özenip Trabzon hurması kurutttum 10 gün önce. Dışarda hava eksilerde olunca mutfakta asıverdim ipe dizip. Tabi ben soymadan dizmişim :))) 3 gün sonra ablamın uyarısıyla ipten çıkarmadan asıldığı yerde soydum. İnanılmaz güzel bir tadı oluyor, Denizli de hep yaparlar bunu dedi ablam, kışın yerlermiş. Henüz çok olmamışlardan, sert olanlardan seçilecek, sap kısmı hariç diğer kısımlarını soyup, sapından ipe bağlanacak, mümkünse balkonda değilse benim gibi kalorifer borusuna asılacak :))) 1 hafta 10 güne Ankara da ancak kurudu. Henüz tatmadım ama kurumamışını da çok sevdiğimden, ben de her türlü gideri var bu meyvanın.



     Haftaya kısa bir tatil kararı aldık kısmetse. Tabi öncesinde ihtiyaçları alalım diye çıktık. Benim cicili bicili, tüllü,rengarenk giyinen kızıma ne oldu anlamadım? Mağazalarda erkek reyonuna bakıyor artık bluzlarını pantolonunu alırken. Bikinisi olmuyordu, rengarenk şirin şeyler dururken gitti tek bir deseni dahi olmayan siyah bir mayo aldı. Bikini giymiyecekmiş artık, mayo yakışıyormuş kendisine. Malum mevsim itibariyle havuz terliği bulmakta zorluk çektik. Spor mağazalarında var ama fiyatı ateş pahası. İnternetten buldum neyseki makul fiyata.


     Biz tatile gitmeden ablamlar gelecek Denizli den, dolu dolu bol sohbetli günler beni bekler...İyi tatiller herkese :)



15 Ocak 2018 Pazartesi

Özel Okul Seçimi

     Dilim dönse bu özel okullara mahkum oluşumuzu, kapılarında nasıl koşuşturup çare aradığımızı, neden mecbur olduğumuzu yada neden devlet okulu ile arasında tercih yapmak zorunda bırakıldığımızı vs. anlatacağım. Ancak sadece kendi yaşadığımızı anlatabilirim.
     Yılbaşından buyana özel okul bursluluk sınavı araştırmasındayız. Malum, fiyatlar uçuk. Uçuk olmayanda ise içimizin rahat etmediği konular mevzubahis. Geçen hafta kaç okul gezdik, kimine içimiz gitti...keşke bura olabilse diye, kimine bu kadar da olmaz dedik, arkamıza bakmadan çıktık. Bir çoğuna başvuruda bulunduk burs sınavı için. Burs sınav başvurusu yaptığımız yerlerin hepsinde gönlümüz yok aslında ama deneyim için girip çıkacak kızım. Hafta sonu birine girdi çıktı bile. Yıllık 31.000,00.TL. fiyatı :))) Ağlayacakken güldük. Önümüzdeki günlerde 5 okul sınavına daha girecek hayırlısı.
     Burs sınav sonucunda büyük bir başarı beklemiyoruz aslında. Malum kızım 2 yılını müzik okulunda geçirince Kültür dersleri istenilen seviyede olamadı. Eksikleri gidermeye çalışıyoruz. Daha çoook çalışması lazım çok! Kendini denesin, soruları görsün istedik. Sınav çıkışı 'biraz yaptım, biraz yapamadım' dedi :))) Hayatının ilk 100 dakikalık sınavına girip çıkmış oldu.


     Şu Morpa Kampüs çok cici bir program, oturuyor başına epey eğlenip bilgileniyor, kendi kendine çalışması için harika bir program. Şimdilik oradan besleniyor bakalım.
     Ayrıca özel öğretmene son verdik şimdilik. 1. dönem konuları bitti ve yeni okul seçimi arayıl tatilinde kesinleşecek diye düşündük.
     Önümüz tatil, kısa bir mola verip yeniden başlarız koşturmacaya. Herkes için hayırlısı olsun. Kızım için en iyisi olsun istiyoruz ama eniyisi hangisi, içine girmeden anlamak mümkün değil gibi. Gittiğimiz okullar öyle göz boyuyor ki, çıkınca ağzımız açık kalıyor. Çift yabancı dil, akıllı tahtalar, ekstra kulüp, spor, müzik, etüd...Bir görüşmemizde 'çocuğumuzun başarısı düştüğünde bursu da düşüyor mu? diye sorduk. Aldığımız cevap çok hoşumuza gitti; 'düşmüyor, bu bizim başarısız olduğumuzu, gerekli bilgi aktarımını yapamadığımızı gösterir. Ek etüd verip eksiğini tamamlarız.' dedi. Ne kadar mantıklı değil mi? Çoğu kolej, çocuğun başarısı düşünce bursunu hemen düşürüyor, kendinde aramıyor suçu. Oturduğumuz semt itibariyle iyi diye tabir ettiğimiz tüm kolejler bizden epey uzak mesafe de. Bu da bizi çok zorluyor. Kimbilir kaçta evden çıkıp yollara düşecek kızım ve akşam dönüş kaçta olacak... Düşün dur işin yoksa. Ne zor karar vermek. Söz konusu çocuğumuz olunca çok ince eleyip sık dokuyoruz. Bakalım daha nelerle karşılaşacağız.????

8 Ocak 2018 Pazartesi

Aile Arasında...

     Bir hafta sonu da kır dizini otur evde değil mi? Bütün bir hafta ev ve iş arasında memkik dokuyan ben, hafta sonu evi toparlar toparlamaz kendimi sokağa atıyorum haliyle. Nerdeyse hafta başından planlar yapılıyor. Bu hafta sonu da iş yeri günümüz vardı bayanlı çocuklu. Epey eğlenceli oluyor günlerimiz. Çocuklar küsüşmeye başladılar mesela bu hafta sonu :))) Biri birini barıştırmaya çalışıyor, bir diğeri öfff deyip sonunda küsmeye karar veriyor. Öyle birşey ki ilişkileri; bir tanesi diğerine 'canım' dedi diye bile küsebiliyorlar :))
     Tabi biz zevkine varmaya çalışıyoruz, hatta çok ta etkilemiyor sohbetimizi. Bu seferki mekan hoşumuza gidiyor. Yeni bir yer bulana kadar burda buluşma kararı alıyoruz. Her birimiz Ankara nın ayrı bir dağından olunca, buluşma noktası olarak Çukurambar orta nokta diye düşünüyoruz. Kocalarımızı çekiştirdiğimiz bile oluyor :)))


     Çıkışta çocukların planları oluyor her daim. Bu defa ben su koyveriyorum ve tüm ısrarlara rağmen kızımı gruptan söküp alıyorum, kızlar ağlaşıyorlar falan...Nuh diyorum Peygamber demiyorum :))) Çıkışta Kızılay a gidiyoruz bir arkadaşımla. Yıllar sonra -yaklaşık 25 yıldan bahsediyorum- Kızılay da AVM harici bir sinemaya giriyoruz. Kızılırmak sineması. Kızım beğenmiyor tabi. 'böyle sinema mı olurmuş, mısırı ne biçimmiş, salon kokuyormuş' :))) Film Aile Arasında. Film başlamış ama ben ve kızım halen reklamdayız sanıyoruz, idrak edene kadar 10 dak. geçiyor :) Kızımla gideceğim bir film değilmiş. Oysaki bel aşağı vurmuyor denmişti ama Allah tan çok birşey anlamadı da atlattık film seansını. Bence 13+ olmalı uyarı kısmında, 7+ değil.


     Pazar günü arkadaşa gittik ailece. Hemen okey oynamaya kurulduk ve kahvaltısına oynamaya başladık. Tabiki kadınlara karşı erkekler şeklinde. Her türlü üçkağata karşı biz kazandık ya :)) Delirdi beyler...En son renkten okey atmayayım mı :))))

                                                           


2 Ocak 2018 Salı

Bir yılı daha devirdik!

     Bizim için dolu dolu ve değişikliğin bol olduğu bir yıldı 2017. Eşim emekli oldu, ev ve kızımın okul değişikliği. Köklü yeniliklerle geçti yani. Dileğim 2018 eşim için yeni iyi bir iş, kızımın mutlu olacağı yeni okul ve sevdiğimiz, istediğimiz bir muhitte bir ev, tabi başta sağlık ve mutluluk getirir bize ve tüm sevdiklerime :)
     Cuma dan kutladık biz yeni yılımızı çekirdek aile olarak. Giyindik soframızı hazırladık ve gece uzun saatlere kadar sohbet edip hayal kurduk. Şarkı türkü söyleyip neşelendik :)))

   
     Ertesi gün eşim işe, kızımla biz alışverişe...Tabi evden çıkmadan ödevlerin bir kısmı yapıldı. Sokak neşe içinde koşturan insanlarla doluydu. Biz de kaptırdık kendimizi. Sevdiklerimize ufak tefek hediyecikler hazırladık kızımla. Eve gelince fiyonklarla, uğur böcekleriyle süsledik herbir yanlarını :)

     Pazar sabahı güzel bir kahvaltı sonrası anneme gidip hazırlıklara yardım ettik. Hepberaber alışveriş yapıp evi süsledik. Yemeklerimizi hazırlayıp sofrayı kurduk. Ablamlarda gelince maaile sofrada toplandık. Sıcak neşeli bir yeniyıl eğlencesi oldu bizim için. Tam 12 de maytap patlatmak en büyük hatamızdı :))) Sonrasında elektrik süpürgesini çalıştırmak zorunda kaldık :))


   

25 Aralık 2017 Pazartesi

Mogan Park

     Her hafta olduğu gibi bu hafta da kızım dışarı çıkmak istemedi. Bir tek sinema için çıkarmış. Cuma günü işten erken çıkıp kızımı aldım, akşama da eve misafir çağardım. Alışveriş yapıp koşar adımlarla eve geldik, üsten üsten evi toparlayıp aldıklarımı yerleştirdim. Öyle zevk aldım ki anlatamam. İş saatlerinde evde olmak benim için büyük mutluluk. Tam bir ev kuşuyum aslında, misafir ağırlamak, pasta börek yapıp evcilik oynamak benim işim. Ama öyle günlerce de eve tıkılamam. Hazırlanıp süslenip püslenip gezmesini de ayrı severim. Emeklilik zamanım gelmişte geçiyor sanırım. Hep söylüyorum; eşim emekli olduğunda 'emeklilik benim hakkımdı' diye çığırtkanlık yapıp duruyordum, halen de öyle. Neyse şunun şurasında 6 yıl kadar kaldı. Ya sabır...
    Cumartesi epey geç uyandık kızımla. Etrafı toplayıp ders başına oturduk. Bu hafta 3 önemli yazılısı var. Fen dersini bitirdik birlikte ve hiç dışarı çıkmadık. Dersler bitince elime şarabımı kitabımı alıp pencerenin kenarına konuçlandım. Kızım da TV. nin başına tabi :) Şöyle bir sosyal medyaya bakayım dedim. O da nesi? Herkesler kar manzaralı fotolar atmışlar, nasıl canım çekti anlatamam. Bizim oralarda sadece araba üstleri tutmuştu. Yerler ıslak olunca kaybolup gittiler. Hemen Pazar günü planım değişti ve yüksek yerlerde karlara bulanalım diye düşündüm.
     Pazar günü hava kötü olunca eşim işe gitmedi. Hep birlikte benim kar planımı gerçekleştirelim istedim. Kızım dışarı çıkmamak için bin dereden su getirdi. En son 'tamam dedim, sen gelme bizimle ama akşama ancak döneriz biz.'... Yıldırım gibi kapıda bitti :)))
     Yaaa tam istediğim gibi göl, kar ve çam ağaçlarıyla kaplı bir yere gittik. Hava yumuşacık, hafiften güneş ve huzur...Uzun zamandır eşim hafta sonları bizimle olamıyordu, hepimiz çok mutlu olduk, hem kafa dağattık, hem manzaranın tadını çıkarttık. En çok kızıma yaradı Pazar gezmesi. Karlarda istediği kadar tepinmesine izin verdik. Uzun yıllardır bizim muhitlere kar yağmıyordu, bizde öyle günlerde yüksek kesimlere gitmeyi akıl etmiyorduk. Kızım da doyasıya kar göremiyordu. Bunun acısını alt tarafını tümden ıslatarak çıkarttı. Yokuş aşağı karlarda yuvarlandı, istediğinden çok kar topu oynadı. Arada içimiz ısınsın diye salep molası verip yine devam ettik. Tabi bol bol fotoğraf çektim ve instagram da milleti bıktırana kadar yayınladım :)))




     Dönüşte açlık başımıza vurmuşken Navigasyon un azizliğine uğrayıp bulunduğumuz yerin dışına çıkmış buluverdik kendimizi. Esnaftan birine sorsak arkak sokak diyiverirdi ama o kadar yorulmuştuk ki elimizdeki teknoloji daha kolay geldi bize. Hal böyle olunca Balgat ta bir yerlerde yiyelim diye düşündük. Bu sayede yeni bir mekan keşfetmiş olduk, karnımızı döyurup ılık bir duş alıp uzanmak için evimizin yolunu tuttuk. Gece kızım sık sık uyandı burnu tıkandığından. Belki hasta da olabilir ama değerdi doğrusu. Kendi çocukluğumuzu düşündük eşimle; ellerimiz ayaklarımız donardı da hissedemez olurduk soğuktan, yine de eve girmek istemezdik. Açıkcası kızımı da sakınmadım dün. Üstelik ayakları da ıslaktı. Öyle bir laf etti ki dönüşte:'anne teşekkür ederim, istediğimi yaptım, çocukluğumu yaşattın bana'. Üstüne diyecek laf kalmadı, iç huzurla uyudum uyandım :) İyi haftalar,sevgiler...

19 Aralık 2017 Salı

Hafta Sonu

     Hafta içini sevmiyorum, Pazartesi sabah başlıyor 5 gün eziyeti ve hergün birbirinin aynı devam ediyor; Sabah iş, akşam ev, yemek, mutfak, ders, ertesi gün hazırlığı ve hafta da 2 gün eve gelen öğretmen şeklinde geçiyor. Taaki Cuma akşamına kadar. Evde başlıyor bayram havası. Kızım telefon veya bilgisayarı alıyor eline(hafta içi kullanması yasak), ben yemek mutfak işlerini hallettikten sonra ya bir kadeh şarabımı alıyorum elime tv. karşısına geçiyorum, yada mutfakta sigara+tv yapıyorum. Eşim benimle takıldığından yaptıklarımız aynı oluyor. Her hafta sonuna genelde hafta içinden planlar yaparım...Cumartesi şu, Pazar bu diye. Böylelikle 5 gün özendiğim, içimden geçenleri tamamlarım 2 günde. Tabi bazen ani şeyler olup planlar yatabiliyor ama genellikle programım hazır olur.
     Bu Cumartesi evlilik yıldönümümüzdü. 11 yıl bitti. Gerçi Cuma dan kutladık ama hediyeleri ancak Cumartesi alıp verebildik birbirimize :)
 
     Kızımla düştük Tunalı yollarına, çok hızlı bir 2 saat tüm mağazaları pasajları dolandık ama bulamadım istediğim gibi birşey. Bu arada geçenlerde Karum AVM. de dikkatimi çekmişti. Ne çok erkek mağazası olmuş içinde ve herbiri çok tarz kıyafetlerin. Aklıma gelince eşimin hediyesini oracıkta hallediverdim. Üstelik aklınızda bulunsun, peşin alırsanız baya iyi indirimde yapıyorlar. Bu arada kaynımgillerle :))) buluştuk. 6 kız dolanıp durduk oralarda. Sonra Kızılay a inip alışverişimizi tamamladık. Ordan doooğru bize.

     Sohbet muhabbet bitirdik koca günü. Akşam bizde kalan kuzenle kızım Pazar gününü bol oyunla tamamladı. Çok azıcık ders ve bol oyun. Dışarı dahi çıkmak istemediler. Odanın altını üstüne getirdiler.

11 Aralık 2017 Pazartesi

Dünya İnsan Hakları Günü

     Bir aydır hazırlanıyordu yapacağı okuma için. ''Beyanname'' kelimesine çok yabacı olunca, telaffuzda epey zorlanıyordu, her seferinde orada takılıp durdu...hatta aklından çıkmaz olmuştu 'ya okulda takılırsam, ya böyle söyleyemezsem...' diye. Yeni okulunda ilk performansı olacaktı ve en başarılı şekilde tamamlamalıydı. Bugün beni de görmek istedi izlerken, izin alıp katıldım. Eşim video çekecek, ben foto diye anlaştık. İstiklal Marşı'nın hemen ardından başladı tören. İlk olarak çıktı yazısını okumaya. Zerre kadar heyecan hissetmedim izlerken, sanki evde bize okur gibi kendinden emin ve ağır ağır okudu. Şaşırdım, akşama sormak istiyorum 'heyecan duymadın mı)' diye.

     Hafta sonumuz yine koşturmacalı ama güzeldi. Yıllar sonra iş yerindeki bayanlarla gün yapalım dedik. Malum iş saatlerinde çok fazla görüşüp konuşamıyoruz. Dışarda toplanmalı olsun diye düşündük. 8 bayan 5 kız çocuğu, herbir küçük kızımızın yaşları da birbirlerine yakın olunca, daha bir kaynaştılar, güzel vakit geçirdiler :)

     Ertesi gün anneannesini ziyarete gittik, biraz alışveriş ve kızımla ev saadeti yaptık. Hafta sonları ne kadar çabuk geçiyor hayret ediyorum. Doyulamadan biten 2 gün...


5 Aralık 2017 Salı

Ah O Kirpikler...

     Yaaa ne tatlı değil mi ama? Nasıl aklına gelmişte yaptırmış o şirin kirpikleri oraya :))
 
     Heryer cıvıl cıvıl olmuş yine yılbaşı arafesinde. Bayılıyorum şehrin bu haline, ışıklar içinde, rengarenk bir Ankara. Hediyelik eşyalar, tüketime yönelik ne varsa mevcut maşallah :))) İnsanı dürten şeytanları kovmaya çalışmalar, bazen koyverip gitmeler falan...yuvarlanıp gidiyoruz anlayacağınız.


28 Kasım 2017 Salı

Ankaray-Metro

     Hafta sonu kuaför işlerimi halledince soluğu sinemada aldık kızımla. Küçük Vampir filmine girdi sevinçle. Ben de mağazaları turladım, bir iki alışveriş yaptım bana ait 1,5 saatte. Film için 'fena değildi' yorumu yaptı.
     2 hafta önce kızımla kurduğumuz ağacımızla fotoğraf çekilmek istedim. Doğal poz veremedim ne kadar uğraştıysam :)))
Bugün eşimle Kızılay a gitmemiz gerekiyordu, hal böyle olunca sabah trafiğini çekmeyelim diye Ankaray a bindik. Ne güldüm anlatamam. Ben biliyorum diyerek bindirdiğim eşimi, Ankaray-Metro ikileminde kaybettim. Ne belalı şey bilmeyen için :)))) En son kendimizi Koru hattına binmiş gidiyorken bulduk, ben kahkahayı bastım tabi...bilmesem nasıl olacaktı acaba diyerek. Eşim 'sen çok yaşarsın bu gamsızlıkla' ya denk gelecek cümleler sarfetti. Metro dan inip taksiye bindik ki son dakika yetişebildik gideceğimiz yere :)))