22 Mayıs 2017 Pazartesi

Hayalimiz...

     Birçok ailenin olduğu gibi bizim de hayalimiz düz ayak ahşaptan yapılmış, ormanın içinde ama uzaktan denizi gören bir sahil kasabasında yaşamak. Bu ara kafamı fazlasıyla meşgul ediyor doğrusu. Ne için çalışıp daha fazla daha fazla diyoruz bilemiyorum. Bu dünyadakiler burada kalacak. Çalışarak çok zengin olunduğunu ben görmedim zaten. Eeee...nedir bu uğraş. Hadi diyelim çocuklarımız için büyükşehirlerde eğitim daha iyi...yooo. Muş'tan çıkıyor Teog birincisi vs. Anladım ben, benim emeklilik zamanım gelmiş :)))











Şenol Sonat UĞUN'a Başarılar Diliyoruz...


      Kızımın sınıf arakadaşının başarısı hepimizi heyecanlandırıp gurulandırdı. Andante-senol-Sonat-Ugun-Birinci-Oldu!.. Basında da epey yer aldı küçük müzisyen :) Nice başarılar diliyorum Sonatcığıma, Maşallah 41 kere :)

7 Mayıs 2017 Pazar

Fiyonk

     Gerçekten çok büyük bir adım bu bizim için. Asla asla demeyin!
     Eşimin hiç evcil hayvanı olmamış küçüklüğünde, bu nedenle sanırım hayvanlara karşı hep uzak... Bizim evde ise her dönem bir hayvanımız oldu, erkek kardeşimin sayesinde. Klasik evcil hayvanları geçtim, yılanımız, maymunumuz hatta piranamız bile oldu :))) Alışığım vesselam.
     Kızım 2 yıldır aralıksız ya kardeş, ya evcil hayvan dedi durdu. Kardeş olamayınca, önce balık aldık, sonra muhabbet kuşu. Dokunamayınca gerekli yakınlığı sağlayamadık haliyle. Ama hep varlar evimizde ve seviyoruz tabiki.
     Epeydir köpek istiyorduk aslında ama çalışan anne-baba ve tüm gün okulda olan bir kız çocuğuyla köpeğe yazık ederiz, ihtiyaçlarını karşılayamayız diye alamadık. Özellikle gezdirme ve yıkama konusu sorun oldu bizim için. Nihayetinde yavru kedide karar kıldık. Yeğenimin arkadaşının kedisi 5 yavru doğurmuş, henüz 1,5 aylık. Pazar günü gidip gördük kızımızı. Hemen birine ısınıverdi kızım, budur deyince aldık tabi.
     Eşim dışarda arabada bekledi bizi. Dayanamazmış annesinden kardeşlerinden ayırırken :( Resmen içerlendi duygusalım...Sütten kesilmiş olmasını bekledik ve öyle almaya gittik. Sahibi son kez öptü kokladı ve bize verdi bu güzel emaneti.


     Alır almaz kendimizi veterinerde bulduk. Hemen ilk etapta olması gereken mama vs. edindik. Koşarak eve geldik, birbirimizi tanıyalım sevelim, bize alışsın diye. Nasıl güzel nasıl bebek anlatamam. Kızımla resmen sıra kolladık kucaklayıp sevmek için :))) Eşim dokunamıyor henüz ama uzaktan uzaktan sevgi sözcükleriyle ilgilendiğini belli ediyor.

     Fiyonk umarım bizimle çok mutlu olur, anne ve kardeşlerinin yokluğunu aratmayız ona.

     Gece epey ağladı, kızım kucağında uyutup yerine koydu herseferinde. Sabahta duygusal bir veda sahnesi yaşadık hepberaber. Tüm gün ne yapıcak bizim yokluğumuzda diye merak içinde ayrıldık minik Fiyonk tan :(


3 Mayıs 2017 Çarşamba

1 Mayıs İşçi Bayramı & Giresun Günleri(AKM)

     Hafta sonu çok yoğun geçti. 3 gün tatilin t sini ancak gördük diyebilirim. Cumartesi-Pazar AÖF sınavım vardı, hem sabah, hem öğleden sonra. Kızım istan etti resmen; 'hiç tatil yapamamış, ben artık büyümüşüm, neden okuyormuşum vs.'
     Kısa bir mola niyetine Giresun Günlerine gittik. Annemin Trabzon tereyağı bitmiş. Herbir standı uzun uzun gezdik, inceledik, alışveriş yaptık. Karnımız da gözümüz de doydu şükür :)) Memleket havası almakta bonusu oldu...


                                                  Anacım çimleri görünce dalıverdi içine;
   
     Pazartesi malum İşçi Bayramıydı. Sendika olarak katıldık. Tandoğan a kadar yürüyüp meydandaki konuşmaları dinledik!



     3 gün boyunca tatil yapamayan kızımızı öğleden sonra sinemaya götürdük. Çok mutlu oldu. İlk defa kendi başına sinema izledi. Bu yıl kızımın hayatında ilkler çok fazla, büyüdüğüne tanık olmak hem duygulandırıyor hem sevindiriyor bizi. Maşa İle Koca Ayı filmine girdi, çok sevmemiş ama sonuna kadar da çıkmadı.


24 Nisan 2017 Pazartesi

23 Nisan Ulusal Egemenlik Ve Çocuk Bayramı Konseri

     İkinci yarının son sınavları başladı, son konserler bitti bitecek. Atatürk ün armağan ettiği bu güzel bayramın sabahında kızımın okul kutlamasına katılamadık. Katılabilenler veli grubundan bol bol fotoğraf ve video attılar sağolsunlar. Bu özel günü coşkuyla kutlamışlar. Tiyatro oyunu Keloğlan ı canlandırmışlar, bol bol müzik ve dans eşliğinde. Şiir ve günün anlam ve önemini anlatan konuşmalar yapmışlar.
(Ayarlarımdan kaynaklı bir sıkıntıdan dolayı, videolarımın görünmediğini sandığımdan yüklemedim.)
     Öğleden sonra kızımın da aralarında olduğu bir grup öğrencinin konseri vardı. İzin alıp gittik eşimle. Biz de bir heyecan sormayın. Şükür ki bu sefer videosunu sesli çekebildim. Öyle diyorum çünkü, geçen seferkinde çok komik birşey yapmışım. Eşimle her konser öncesi anlaşırız; ben video çekerim, eşim fotoğraf. Konser sırasında tlf.um çalmasın, kimse rahatsız olmasın diye sessize alırız ya. işte benimki o hesap... dolayısıyla kızımın konserinde görüntü var, ses yok :)))
     Bu defa hazırlıklı gittim :))) Uçak modu olayını öğretti işyerimdeki genç arkadaşlar bana. Yine bir kaza yapma abla dediler uğurlarlarken :))))

                       (Fotoğrafları eşimden almayı unutunca, vidodan çektim yukardakini.)
                                                                                💜
                 Yine dayanamayıp ekledim videoyu, açılmıyorsa lütfen söyleyin, bu son denemem olacak.                 (Görünmediği kesinleşince sildim videoyu. Kocaman bir yer kaplamıştı blogumda.)
                                                                                💜
     Ertesi gün dilediğini yapsın diye AVM.ye gittik. Hava çok soğuk olunca kaçılacak tek yer bizim için.


         Pazar günü kar yağdı kar :))) Az miktarda doğalgaz yüklüydü ve artık kış gelecek değil ya demiştik :))) Tüm günü evde geçirdik, gelsin kilolar deyip, hamur işine yüklendik. Oturma odasına yorgan yastık...yatak yaptık. Kızımın çok hoşuna gitti. Yataktan kalktıkça yemek yedik, sonra yine yattık :))) Bize iyi geldi ama eşim çok sıkıldı. Umarım haftaya havalar düzelirde eşimin de gönlü olur.
      Cumartesi aldığı cicileri evde giyip çıkarıp poz verdi çekeyim diye. Sonra bunları yayınla dedi ama yayınlamadım instagram da :)))


19 Nisan 2017 Çarşamba

İlkbahar

     Saçlarımı ören, çiçekler takan o minik eller hep ol, üzerimde dolaş, sarıl... Nasıl zevk alıyor, kıyamıyorum yüzüne bakınca. Annelik buymuş diyorum, tarif edemiyorum...Fotoğrafını çekeyim de gör diyor.


     Sonra bir diğer kuzum, yeğenim var: hep beni izlemiş küçüklüğünde, ne dediysem hatırlıyor, ne yaptıysam, hatta benim tamamen unuttuğum her ayrıntıyı hatırlıyor ikimizle ilgili...Hiç bilmiyordum idolü olduğumu. Büyüdüğünde anlattı bana bir bir. Ne tatlı ne güzel şey teyze olmak. 23 üne girdi 8 Nisan da. Hukuk okuyor...tanık olduğu herşeye çare olarak :( Hep gül güzel kızım, Allah iyilikten ayırmasın.

     Belli aralıklarla kitap alıyoruz kızıma, sonra kuzenlerinin okuyup hediye ettikleri de var koca kitaplık dolusu. Bazen yolda, bazen tenefüslerde okuyabildiği. Akşam mümkün olmuyor okumak ama almaya devam ediyoruz ne hikmetse. Olsun diyorum, vakti olmasa da incelemeyi seviyor, heveslenmesi bile çok güzel. AVM.lerde kitap dükkanlarına girmeden çıkmaması da mutlu ediyor beni. Şimdiler de yengesi Ukrayna lı olduğundan Rusça ya merak saldı. Hadi hayırlısı...


     Bazen o kadar çok dersi oluyor ki, şöyle bir soluklanmaya vakti olmuyor. Bizi teselli edense müziği severek yapmış olduğudur. Bu sabah bana 'anne sen mesleğini seviyormusun' dedi. Direk 'sevmiyorum, ben sadece para kazanmak için yapıyorum bu işi' dedim. Benim de hayalim müzisyen olmaktı, kendi yaptığım tercihler nedeniyle olamadım. Eşim de ben de, hayalimizi kızımızın yaşattığını görmekten mutluyuz. Ancak, birgün istemez ve sevmediğini söylerse, ne olursa olsun yine yanında oluruz. Bunu hep söylüyoruz, anlatıyoruz kızımıza.


   

6 Nisan 2017 Perşembe

1 NİSAN

     Beni en mutlu eden şey; sevdiklerimle olduğum anlar. Etrafımda hep olsunlar, evimi şenlendirsinler isterim. Zor günümde olduğu gibi, en güzel anlarımda da yanımda olsunlar, mutluluğumuzu paylaşalım diye düşünürüm. Allah eksikliklerini göstermesin.
     Yıllardır eşim ve kızımla kutlarız benim doğum günümü. Bu defasında çok kalabalık bir toplulukla kutlama yaptık. Yanlız bir kısmının haberi yoktu doğum günüm olduğundan, bir kısmı da sürpriz yapmışlar bize :) Bir hafta önce 1 Nisan ı unutan ben, evimize misafir çağarmıştım o akşam için. Akrabamız olduklarından, annem ve babamı da davet etmiştik. Geldiklerinde öğrendiler ve çok mutlu oldular. Eşimin kardeşi ve ailesi, ablam ve çocukları, erkek kardeşim...sürpriz yapıp kapıyı açınca 'sürpriiiiiz' diye neşeyle bağırdıklarında nasıl mutlu olduğumu anlatamam.
   

                        Düğün evi kadar neşeli ve kalabalıktı ve en mutlu olduğum anlardan biriydi.


                         Sevdiklerimle olduğum, sağlıklı ve mutlu uzuuun bir ömür diledim mumlarımı üflerken :) Amiiin...

5 Nisan 2017 Çarşamba

61

     Belki pek çok kişi gibi ben de memleket sevdalılarındanım. İçim titrer, bahar da nasıl çoşar heyecanlanırsın...işte köyümü düşününce, bir fotoğrafına denk gelince yada ismini duyunca, hatta 61 sayısını görünce...işte öyle kıpır kıpır olur içim, bazen hüzün, çoğunca sevinç ve özlem duyarım. Benim hassasiyetim memleketim.
     Uzun vakittir bekliyordum, takipçi sayım 60 da takılıp kalmıştı. Hele bir 61 olsaydı... diye içimden geçiriyordum. Sanki ne olacaksa :)) Acaba kim 61 e çıkaracaktı bu sayıyı, kimin aklına gelecekti buraya eklenmek ve değer verecekti, zaman harcayıp eklenecekti kim?


      Tabi ki yazılarını zevkle bir çırpıda okuyup bitirdiğim, o duygusal, ince ruhlu, benim de bakıp aynı gözle göremediğim herşeyi gören, çoook derinleri hissedip kelimelere dökebilen o tatlı kadın;
      Ayşe'nin Kozası
     

30 Mart 2017 Perşembe

Harem(Bale)

     Yorumları çok merak ediyordum, biraz araştırdım int.ten. Benim aksime nasıl beğenilmiş, takdir toplamış. Batı sanatı ile doğu müzikleri sentezi vs. denmiş. Düşünürsem doğru, çok çaba sarf edilmiş, emeklerine sağlık. Tamam kabul ediyorum sanat eleştirmeni falan değilim ama sanatı seviyorum ve kendime göre belli oranda zevkliyim. Kulak ve göz konusunda hiç fena değilim. Yine de sevmedim ben bu gösteriyi. Bu yorumumun nedeni belki de diğer tüm yabancı bale gösterilerini izlememden kaynaklı olabilir.
     Şunu da kabul ediyorum; Osmanlı, Osmanlıcılık diye bir furya başladı son yıllarda. Bu da beni itiyor ve sonuç olarak Padişah, harem, Osmanlı, saray kelimelerine karşı antipati duyuyorum. Neden gittin derseniz; kızım bale dansı izlemek istiyordu ve temsiller azalmaya başlayınca, internet üzerinden yer bulamadığımdan Harem e hafta içi olsa da gitmek durumunda kaldık. Temsiller bitmeden kızıma bale gösterisi izletmek istedim.


          Gösterinin ilk perdesi başlamadan kızıma 'çok beğeneceğine eminim' dedim. İlk yarım saat gerçekten çok sıkıldım ve kızımın kulağıma 'anne hiç beğenmedim' diye fısıldayışı ile 'tüh' dedim içimden. Bir süre sonra kafasını omzuma koyup izlememeye başladığını görmemle, sanırım 2. perdeyi göremeyeceğiz dedim. Kızım ilk aradan sonra çıkmak istedi. Beğenmemiş. eşim beğenmiş, hatta bizim de sevdiğimizi düşünmüş. Zevkler ne kadar da tartışılmaz değil mi?
      Bir kere orkestra inanılmazdı, yürekten alkışladım onları. Benim yakıştıramadığım; batı dansının doğu müziğiyle yapılmasıydı ve balenin estetiğinin bizim müziklerimize yakışmadığıydı. Kafam da hep klasik müzik dolandı durdu. Estetik gelmedi bu sentez bana. Yine diyorum !zevkler ve renkler tartışılmaz' diye.


      İlk perdenin sonlarına doğru kendimi vermeye başlamıştım aslında ama kızımı kıramayıp çıktık Opera binasından. İzleyipte benim gibi düşünen var mı diye çok merak ediyorum aslında?

29 Mart 2017 Çarşamba

Eymir den Ankara ya Bakış...

     Görüşmeyeli sünnet düğünü eğlencesine katıldık, çok eğlendik ailece. Arkadaşım ve ailesiyle her zaman ki gibi bol kahkahalı, sohbetli bir gün-akşam geçirdik.


     Yine ailece yaptığımız ve yıllardır süregelen aylık günümüz de coştuk. Ayda bir yetmese de yetirmeye çalışıp, sohbetlerini depolamaya çalıştığımız cinsten dostlarımız bunlar.


     Ablam canım ablam ve ailesi gelip gitti bir hafta sonu. Kısacık kaldı özlemimizin yanında :( Annemin yüzünü azıcıkta olsa güldürüp moral vermekti amaçları.


     8 Mart Dünya Kadınlar Gününü andık işyerimde. Anlamlı bir o kadar da üzücüydü. Malum günün anlam ve önemi nedeniyle Ankara ya gelen Türk Metal Sendikası bayan çalışanlarının otobüs kazası nedeniyle 7 işçimizi, emekçi kadınımızı kaybetmiştik. Allah rahmet eylesin :(


     Kızımın okulunda yapılan 18 Mart Çanakkale Zafer ini anma gösterisinden bir resim;

     Saçlarını uzatma konusunda fazlasıyla ısrarcı, Rapunzel olacakmış. Saçlar düz olunca çok sorun yaratmasa da, çok fazlalar ve küçük kızlar da güzel görünmüş olsa da, yük olduklarını düşünüyorum. Bu nedenle her fırsatta sözlerimi süsleyip abartarak kestirelim diye yollar arıyorum. Birkaç ay önce çok az uçlarından aldırtmıştı. Şimdi yine az aldıralım diye gittiğimiz kuaförden sayemde 6-7 cm. aldırarak çıktık. Kısaldığını birkaç gün sonra saçını ördüğümüzde anladı.


     Bir hafta boyunca süren 39 derece ateşle geçti gecelerimiz. Biraz anneanne, bir gün ben, bir gün babası derken yanında kaldık, gece nöbet tuttuk. Şimdi hamdolsun iyi. Daha hafta sonu yemek yemeye başladı diyebilirim. Aklından geçen ne varsa aldım ama kenarından yiyip bıraktı.


     Baharı tam anlamıyla yaşayabilmek için hafta sonu Eymir e gittik cümbür cemaat. Ama henüz orda doğa çok uyanmamış, kuru dallar çoğunluktaydı. Yine de göl kenarında yürüyüş ve sohbet iyi geldi hepimize. Kuzeni çoook tatlı bir köpek edinmiş. Kızımdan önce ben bayıldım bu köpekciğe. Köpek değil de sanki farenin az büyüğü, tüysüz :))) Henüz 3 aylıkmış adı da Tedi ama cinsinin adını unuttum doğrusu.


     Bir ara herkesten bağımsız tek başıma uzun bir yürüyüş yapma fırsatım oldu. Sanki dünyalar benimdi o dakikalar. Özgürce, elimi kolumu sallayarak yürüdüğüm ender zamanlardandı ve belki yıllardır böyle yürümemiştim. Çoook mutlu ediyor düşüncesi bile şimdi :)

                                                          Veee bir sabah işe giderken :)