11 Aralık 2017 Pazartesi

Dünya İnsan Hakları Günü

     Bir aydır hazırlanıyordu yapacağı okuma için. ''Beyanname'' kelimesine çok yabacı olunca, telaffuzda epey zorlanıyordu, her seferinde orada takılıp durdu...hatta aklından çıkmaz olmuştu 'ya okulda takılırsam, ya böyle söyleyemezsem...' diye. Yeni okulunda ilk performansı olacaktı ve en başarılı şekilde tamamlamalıydı. Bugün beni de görmek istedi izlerken, izin alıp katıldım. Eşim video çekecek, ben foto diye anlaştık. İstiklal Marşı'nın hemen ardından başladı tören. İlk olarak çıktı yazısını okumaya. Zerre kadar heyecan hissetmedim izlerken, sanki evde bize okur gibi kendinden emin ve ağır ağır okudu. Şaşırdım, akşama sormak istiyorum 'heyecan duymadın mı)' diye.


     Hafta sonumuz yine koşturmacalı ama güzeldi. Yıllar sonra iş yerindeki bayanlarla gün yapalım dedik. Malum iş saatlerinde çok fazla görüşüp konuşamıyoruz. Dışarda toplanmalı olsun diye düşündük. 8 bayan 5 kız çocuğu, herbir küçük kızımızın yaşları da birbirlerine yakın olunca, daha bir kaynaştılar, güzel vakit geçirdiler :)



     Ertesi gün anneannesini ziyarete gittik, biraz alışveriş ve kızımla ev saadeti yaptık. Hafta sonları ne kadar çabuk geçiyor hayret ediyorum. Doyulamadan biten 2 gün...


5 Aralık 2017 Salı

Ah O Kirpikler...

     Yaaa ne tatlı değil mi ama? Nasıl aklına gelmişte yaptırmış o şirin kirpikleri oraya :))

   
     Heryer cıvıl cıvıl olmuş yine yılbaşı arafesinde. Bayılıyorum şehrin bu haline, ışıklar içinde, rengarenk bir Ankara. Hediyelik eşyalar, tüketime yönelik ne varsa mevcut maşallah :))) İnsanı dürten şeytanları kovmaya çalışmalar, bazen koyverip gitmeler falan...yuvarlanıp gidiyoruz anlayacağınız.


28 Kasım 2017 Salı

Ankaray-Metro

     Hafta sonu kuaför işlerimi halledince soluğu sinemada aldık kızımla. Küçük Vampir filmine girdi sevinçle. Ben de mağazaları turladım, bir iki alışveriş yaptım bana ait 1,5 saatte. Film için 'fena değildi' yorumu yaptı.

     2 hafta önce kızımla kurduğumuz ağacımızla fotoğraf çekilmek istedim. Doğal poz veremedim ne kadar uğraştıysam :)))

Bugün eşimle Kızılay a gitmemiz gerekiyordu, hal böyle olunca sabah trafiğini çekmeyelim diye Ankaray a bindik. Ne güldüm anlatamam. Ben biliyorum diyerek bindirdiğim eşimi, Ankaray-Metro ikileminde kaybettim. Ne belalı şey bilmeyen için :)))) En son kendimizi Koru hattına binmiş gidiyorken bulduk, ben kahkahayı bastım tabi...bilmesem nasıl olacaktı acaba diyerek. Eşim 'sen çok yaşarsın bu gamsızlıkla' ya denk gelecek cümleler sarfetti. Metro dan inip taksiye bindik ki son dakika yetişebildik gideceğimiz yere :))) 



24 Kasım 2017 Cuma

24 Kasım Öğretmenler Günü

     Eşimin kardeşinin doğum gününü kutladık hafta sonu. Kızım resim çizmiş, içine kendi değer verdiği bir kalemini koyup paketlemiş bir güzel, hediye niyetine. Amcası çok beğendi 'emek ve değer verip yaptığı için teşekkür etti'.
    Ertesi gün Hamamönü'ne gittik hep beraber.


     Mehmet Akif Ersoy Müzesi ve Muhsin Yazıcıoğlu'nun kabrini ziyaret ettik, duamızı okuduk.


       Tüm işler bittiğinde güzel gelimizle içtiğim Türk Kahvesi :)
       Pazar akşamı yağan yağmuru izledim penceremden, nasıl gürültülü, sağanaktı ama tertemizdi.

Bu hafta kızımın okulu TBMM gezisi ayarlamış, merakla gitti. İyice tembihledim anlattım neler olduğuna dair, alınan kararları, Milletvekillerinin görevlerini vs. Döndüğünde sordum, cevap ' 15 Temmuz da ölen yaralanan insanları gösterdiler...' diye başlayıp daha başka bilgilerle donatılmadığını anlayacağım cümleler kurdu...üzüldüm. Aklında ençok yereden konu bu olmamalıydı. Neyse dedim çok normal. Oturup babasıyla biz bilgilendirdik ayrıntılı.



Bugün Öğretmenler Günü :) Yine sevinçle gitti okula kızım. İlk başlarda uyum sağlama sürecinde biraz şaşırsa da...şimdilerde alıştı, öğretmeni İnci Hanımı da çok sevdi. Donanımlı ve tecrübeli bir öğretmeni var. Ezbere dayalı yetiştirmiyor çocukları. Bu özel günde çocukları hatırlaması için ortak birşeyler yaptık diğer velilerle. Umarım kendisini özel ve değerli hissettirebilmişizdir öğretmenine.



Başöğretmen Atatürk'ümüz başta olmak üzere tüm öğretmenlerimizin Öğretmenler Günü'nü kutluyorum :)

14 Kasım 2017 Salı

Samsun Bafra'dan Gelin Aldık :)

     Aklımın ucundan geçmemişti bayramda memleketten ayrılırken Karadeniz'i tekrar görebileceğim. İş arkadaşım evlenme kararı alınca da düşünmedim, Samsun da düğün yapabileceğini. Cumartesi sabah 5 arkadaş çıktık yola, güle oynaya, sohbet muhabbet vardık Bafra'ya. Çok sevdik orayı da, minicik bir ilçe beklerken, epey büyük ve gelişmiş olduğunu gördüm.
     Bafra pidesi yemeden gelmedik tabi. Ayrıca Müze'yi de gezdik. Nikah ile düğün arasındaki 2 saati değerlendirip ilçeyi gezdik.


     Düğünde sahnede epeyce döktürdüğümüze kanaat getirip yaklaşık 1 saat sürecek Samsun yoluna düştük. Orada bizi bekleyen sürpriz çok mutlu bir akşam geçirmemizi sağladı.
     Ertesi sabah kahvaltı sonrası kendimizi 'deniz görmemiş masum Ankaralılar' olarak deniz kenarına attık. Hava öyle güzeldi ki ayaklarımı suya sokmadan gelsem aklım kalırdı. Delice pozlar verip resim çektirdim. Biraz şöyle biraz böyle derken 30 a yakın poz çekilmişim :)))



 
     Dönüş yolunda başka bir aracın ezip geçtiği ve halen can çekiştiğini gördüğümüz bir yılanı kenara aldık :( Eve döndüğümde özlemden sevinç çığlıkları atan kızımla hasret giderdik. Sanırım bu yıl son yolculuğum Samsun'du.


        Okula ara verince okumalarıma devam etmeye başladım bu yıl. Yıllar önce okuduğum yeniden hatırlamak istediğim Suç ve Ceza'yı bitirdim bu ay. Sırada Karamazov Kardeşler var.

6 Kasım 2017 Pazartesi

Sınav

     Oy oy oyyy tüm hafta sonu nerdeyse evdeydik kızımla ve bu-nal-dıııım. Bu hafta hergün bir sınavı var okulda. Dolayısıyla 2 gün boyunca sınavlarına hazırlanmasına yardım ettim. Bu benim için bir ilkti, çünkü hep babası bu görevi üstlenirdi. İş başa düşünce ben de hakkını verdim ama hayatımda bu kadar sıkıldığım az olmuştur diyebilirim. Hazır mıyız? Evet diyebilirim.
     Bence ilk dört yıl sınav olmamalı okullarda, gerçekten erken ve stres dolu. Hafta içi 2 gün öğretmen geliyor eve toplamda 4 saat ders görüyor, gündüz 14.30 a kadar zaten okulda. Okul çıkışı beni beklerlerken 17:00 ye kadar ödevler yapılıyor. Her hafta bir hikaye okuyup cuma günleri sınav oluyorlar. Dinlence olarakta Cumartesi leri 1 saat piyano ekledik programına. Kolaylık diliyorum çocuklara...


     Cumartesi dışarı 2 saatlik çıktık sadece. Piyano kursuna gidip geldik. Kızımın kurstan mutlu çıkması çok sevindirdi beni. Aylardır piyanoya dokunmuyordu. Yeniden ısınacak sanırım :)

   

31 Ekim 2017 Salı

Kızım 9 Yaşında & Eskişehir & 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı

     Malum kız çocukları için doğum günü organizasyonu çok özeldir. Belki bazı erkek çocukları için de öyledir. Kız çocuğu cicili bicili giyinir, mekanın süslemesinden, pastasının modeline kadar dahil olur hazırlıklara. Bizimkide o hesap, herbir ayrıntıyı ayrı ayrı düşünür ve hayallerinin gerçekleşmesini ister. Bu yıl biraz daha farklı planlar içindeydik. Birara eski sınıf arkadaşlarıyla kutlama istedi, başka bir gün ise şehir dışında kutlama yapalım gezelim istedi. Kiminle nereye gidelim konusu hallolunca, Eskişehir'de karar kıldık. Hafta sonu programı olacağından hem bizi yormasın yol kısa olsun, hemde çocukla gezilecek mekanları bol olması bakımından seçtik bu güzel şehiri.
     Nereye gidersem gideyim, öncesinde uzun bir listem olur benim; kahvaltı mekanından tutunda, gezilip görülecek yerler, akşam yemeği, konaklama vs. konusunda hazırlıklıyımdır hep. Yine güzel bir liste yaptım kızım için. Sadece onun hoşlanacağı yerleri not aldım. Eskişehir'e çok kez gitmiş olmamıza rağmen, görmediğimiz çokça yer olduğunu farkettim.
     Geziye eşimin kardeşi, eşi ve kızı ile birlikte gittik. İlk iş Sazova Parkına gittik. Park büyük olunca sonrasında yetişemeyiz diye programın başına aldık Sazova'yı. Mantıklı bir karar almışız, gez gez bitmedi, herbir bölümde bir saate yakın kaldık. Büyük küçük hepimiz çok eğlendik, merakla gezdik parkı. Çok güzel düşünülmüş gerçekten.

                                                 
                                                                    (Nuh'un Gemisi)

                                                                    (Masal Şatosu)
       Masal Şatosunda Gizemli Yolculuğa katıldılar. Heyecanla girdikleri turdan suratları asık çıktılar. Çok bebeksiymiş, minik çocukların hareketlerini yaptırmışlar :)))

                                                                   (Korsan Gemisi)


                                                                    (Esminyatürk)


                                           (Türk Dünyası Bilim Kültür ve Sanat Merkezi)



                                                                       (Porsuk Çayı)
   

     Akşam yemeği sonrası, doğum gününü kutlayacak mekanı bulunca (ki kızımın mekan beğenmesi için 2 tur attık Çay'ın etrafında) oturduk. Kızım pasta gelince 'mutlu yıllar' diye çok yüksek sesle bağarmamızı istedi. Sonrasında sesimizin az çıktığını söyleyip sitem etti :))) Ayrıca pastanın üzerine 10 Yaş yazdırdığını anılarının arasına katmadan geçmeyeyim :)))


     Eskişehir'de 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı cumartesi gününden başlamıştı. Porsuk Çayından geçen gondollarla gösteri düzenlenmişti. Bizim kutlama saati de o ana denk gelince, atılan sayısız havayi fişek gösterisi ve marşlar kızımın özel gününü kutlar gibiydi :) Şimdiyedek Resmi Bayramlara denk gelmemiştim bu şehirde. Allahım nasıl çoşkuyla kutlanıyormuş burda bayramlar, herkes sokaklara dökülmüştü, ellerinde Türk Bayrağı ve Atamızın resimleriyle marşlarımızı söylüyorlardı.  (Aklıma 10 Kasım anma günü geldi. Keşke dedim içimden o gün Eskişehir'de olabilsem. Atamızın ölüm yıldönümünü layıkıyla anabilecek, iliklerimize kadar hissedeceğimiz bir gün olacak diye düşündüm. Bir stadyuma yada okul bahçesine tıkılarak yapılan anma ve bayramlar var artık yurdun dörtbiryanında ama Eskişehir öyle değil çok şükür. Yanlız bu yıl dikkatimi çekti; Cumhuriyet Bayramı yurdun birçok yerinde çoşkuyla kutlandı, dileğim diğer bayram ve anmalarında bahaneler uydurulmadan aynı çoşkuyla kutlanması...)
     Çoştukça çoştuk...bir ara kendimi kaybedip korteje katılmış bağırıyordum :))) 'Atatürk ün askerleriyiz' Meşhur 'Yaşa Mustafa Kemal Paşa Yaşa...' kulaklarımda çınlıyor hala :)
     Yılmaz Büyükerşen'e olan saygım bir kat daha arttı. İsterse insan neler yapabiliyormuş onu birkez daha gördüm. Eskişehir turistik bir şehir ama bu kadar küçük bir yerde bu kadar çok gezilip görülecek yerin olması, daha doğrusu yaratılması...takdire şayan(doğrumu yazdım acaba).




     Ertesi gün Şelale Park'ta kahvaltı yaptık. Hava Cumartesi'ne göre epey soğuktu. Burası Eskişehir'i ayakları altına alan en manzaralı yer. Bol bol fotoğraf çekildik, manzarayı seyrettik sıkılana kadar.
     Ardından gezimizin son rotası Odunpazarı'na gittik. Kızım meşhur Balmumu Heykeller Müzesi'ni uzun zamandır gezmek istiyordu. Arkadaşlarından bahsini duymuştu. Atatürk köşesi inanılmaz güzel geldi bana, ailesinin balmumu heykeli, kendisininkiler ve Eskişehir deki rolü...herbir heykelin tanıtım yazısını ilgiyle ve merakla okudu, hatta bazılarını kaçırmamak için 'anne resmini çek, ben sonra okurum onları' dedi. Bazı heykellerin fotoğrafını çekmek yasaktı, illa çekilmek istiyorsanız oradaki görevliler ücret karşılığı çektiriyorlardı, biz istemedik.





















          Soğukta titreye titreye Atlıhan El Sanatları Çarşısı'na gittik. Dükkanları gezerken soğuğu unutturacak takı toka ve süsler arasında kendimizi kaybettik. Burda her kesime hitap edecek şeyler var, erkek, kadın, çocuk farketmez. Epey gezip ayaklarımız ağrıyınca Çarşı da sıcak birşeyler içip dinlendik.
 

     Yine Cumhuriyet Bayramı kortejine katıldık, birsürü video çektim ama yayınlayamıyorum malesef.

       Kızım lületaşı dükkanlarından birinde bulunan anı defterine 'doğum günü olduğunu, gezmeye geldiğimizi vs. yazıp imzasını attı, fotoğrafını çekmeyi unutmuşum yazdıklarının.

                          Burada ilk defa Lületaşını yonttular, sert bir taş olduğunu deneyimlediler.



     Cam ve mum evinde, camın nasıl şekil alıp süs halini aldığını gördüler, çok ilgilerini çekti.


     Dönüş vakti gelip çatınca son olarak Hali gezdik. Ünlü Met ve Koz helvasından alıp, geç vakitte Ankara ya döndük.
     Yorgun ama çok mutluyduk, çünkü kızım 'şimdiye kadar ki en güzel doğum günümdü' dedi :)