31 Aralık 2009 Perşembe

MUTLU YILLAR BEBEĞİM...MERHABA 2010...

Güzel kızım çok özledim seni çoooook, bensiz neler yapıyorsun oralarda,anneciğini aramadın mı hiç? Anneannenin yanından ayrılmıyormuşsun, yapışık şekilde geziyormuşsunuz. Yoksa onu benim yerimemi koydun,sesini duyunca çok kötü oluyorum,duygulanıyorum,gözlerim doluyor birtanem,Allah başka ayrılıklar vermesin,kimseyi evladından ayırmasın.(AMİİİİN)

Minik yavrum gözümde tütüyorsun.Kusmaların artmış,uyumuyormuşsun geceleri....benimi özledin meleğim.Az kaldı geliceksiniz yakında, avunmaya çalışıyorum bende.
***Doktora götürmüşler seni,hocalara muayene olmuşsun,kan almışlar o minik kolundan(yanımda olsan dayanamazdım,yaptıramazdım ben bunları)Kontrol ettirelim demişler ne var ne yok.Hem çok üzüldüm ağlamışsındır çünkü,hemde sevindim gözden birşey kaçmasın bakıldı herşeyine diye.Ama yinede içim sızlıyor,nasıl dayandın kuzucum.Kan alındıktan sonra; işaret parmağınla hııııı diyormuşsun herkese heryere...canınımı yaktılar meleğim...Seni çok özledim anlatamam ne kötü birşey bu böyle. Bilsemde gezmeye gittiğini,bilsemde döneceğini çok zor,bunu birtek anne olan anlar,sende büyüyüpte evladını kucağına alınca anlıyacaksın.

Hülya teyzenlerde gelmişler İstanbula.Barış abinde taaa Trabzondan gelmiş,kavuşmuşlar sonunda teyzenle,Cerenle.Çok sevindim,sanırım 10 yıl oldu,hiçbirimiz Barış ı görmedik.Şimdi birtek biz kaldık görmeyen,tlf,msn ve facebook ta görüşüyoruz ama yüzyüze olanı başka tabi.Sen bile görmüş oldun kuzucum. Allah ayırmasın evladından ablamıda,koparmasın bağlarını...

Sen doğduktan sonra ilk yılbaşımızı beraber geçirmiştik,2. yılımızda birlikte olamıyoruz,canımız sağ olsunda nice birlikte yıllar geçiricez kuzumla.
Babişinle bizde Şengül ablanlarla dışarda yer ayırttırdık yılbaşı eğlencesi için.Beraber olucaz,onlarında beraber ilk yılbaşları olucak.Hazırlıklar tamam,iş çıkışı anneciğin birde saçlarını tarattırırsa tamamdır.Yeni yıldan çok şeyler bekliyorum; SAĞLIK,PARA,BOL BOL PARA VEEEE ÇOOOOKÇA HUZUR VE MUTLULUĞUMUZUN DEVAMINI...Öncelikle sevdiklerim olmak üzere,tüm insanlığın YENİ YILını kutluyorum.Herkese önce sağlık,sonrada bol para ve mutluluk getirmesini diliyorum,dünya için barış,tüm dünyadaki MÜSLÜMAN katliamının sona ermesini diliyorum.Ermenilerin bize yaptıklarının bilinmesini ve artık hepimizin insan olduğunu,dostça geçinmemiz gerektiğinin bilinmesini; Çeçenlerin yokedilmeye çalışıldığını ve bunun durdurulmasını; ABD güdümünden çıkarak bağımsız bir ülke olmamızı; Ülkemiz için alternatif partilerin çoğalmasını; Ülkemizdeki ekonominin düzelmesini, Yoksulluk ve açlık sınırından bahsederken ülkemizdeki işçi ve memurların bu sınırın altında olmamasını; Millet Vekillerinin dokunulmaz olmamasını vs.vs. diliyorum.(çokça politika ağırlıklı oldu dimi )

ALAKASIZ NOT: AÖF 'ye devam kararı aldım,kayıt yaptırdım,kıydım paraya,hayırlı olsun :))

28 Aralık 2009 Pazartesi

İLK UZUN AYRILIĞIMIZ...İSTANBULDASIN...

Anneannen uzun zamandır Ankara dışına çıkmazsa daral geliyor,afakanlar basıyormuş,gidicem dedi ve yılbaşı öncesi kesinleştirdik gidişinizi. Öncesinde babişinle baya bir düşündük ama anneannenede yazık, biraz hava alsın gezsin dedik.Hernekadar seninle ayrılmaya dayanamasak bile bir yerde mecbur kaldık göndermeye. Derya teyzende izinli olunca ısrar etti,cumartesi sabahına bilet aldık kuzucum. O ana kadar çokta etkilenmedim açıkcası.Nede olsa anneannen olucaktı yanında.Bizden sonra seni teslim edebileceğim tek insan,Allah uzun ömürler versin.Başka kimsede durmuyorsun ki kuzucum.


















Akşamdan çantanı hazırladım,kimbilir kaç defa kontrol ettim birşey unuttum mu diye. O akşam sanki hissetmişsin gibi ayrılacağımızı; sürekli bir babanın bacağına birde benimkine mekik dokudun: ayyyyy diyerek sarılıp kafanı yasladın, tüm sevimliliğinle.Babişin; bak yapma yoksa göndermem diyordu sana.








Gece pek uyumadın,kahvaltıdan sonra baya oynadık hepberaber, 10.00 da tekrar yemeğini yiyip çıktık yola.Otobüs söğütözünden kalkıyormuş,pekte erken gitmişiz,uykun geldi tabi oralarda, otobüs saatine kadar zor ayakta tuttuk seni.

Otobüsünüz gelince yerleştirdik sizi,yanaklarını tutup vedalaşmamla içim bir tuhaf oldu,gözlerim doldu. Kendimi otobüsten attım hemen,aşağıda bir ağlama bir ağlama...nedense o ana kadar hiç içim burkulmamıştı,hep anneannenin yanında olması beni inanılmaz rahatlatmıştı ama o an gelince hiçte rahat olamadım. Camdan yüzünü görünce dahada kötü oldum,babişini çekerek götürdüm ordan, göremedim gidişinizi,bakamadım... :(












Biraz daha ağladıktan sonra babişin beni biraz dolaştırdı,hava aldık.Telefonla iyi olduğunu öğrendik şükür.
Çok güzel bir yolculuk geçirmişsin,anneannen sürekli uyuduğunu,uyumadığın zamanlar ise kendi kendine oynadığını söyledi. (Otobüsten inerken yolculardan bir kısmı teşekkür etmişler sana,çok akıllı ve sessiz olduğun için) Maşallah kızıma,akıllı güzel kızıma,binlerce maşallah...
***Şimdiyi hiç sorma, 3 gün geçti ve biz alışamadık,Gitmeden önceki gece giydiğin pijaman kalmış evde,babişinle koklamaktan bir hal olduk.Kokun hala üzerinde, missss gibi sen kokuyor.Seni çooook özledik prensesim,evimizin neşesi,meleğim...
Babişin akşam evin çok sessiz olduğunu,canının sıkıldığını söylüyor,heryerde sesin kulağımda birtanem,sıkıntıdan kendimi pasta börek yapımına verdim. Ben alışık değilim oturmaya,meşgale aradım yokluğunda kuzucum,odanı süsledim,temizledim. Sen yoksun ama biz yine AVM. den oyuncak aldık(ahşap yapbozlardan),minik kuzuma tabak ve kase aldık en cicisinden.Acaba alışacakmıyız yokluğuna(nasılsa sayılı gün diye), yoksa dahadamı çekilmez olucak bilmiyorum...
***En kötüsüde ne biliyormusun...bugün 14 ay bitti 15. aydan gün alıyorsun, sanki yeni yaşına giriyormuşsun gibi önemli benim için aylar.Yanında değilimya, içim buruk birtanem,sensizim...Alahım hiçbir anneyi yavrusundan ayrı koymasın,tabiki bizimki geçici,gezmeye gittin bebişim ama yine de zor vallahi.

17 Aralık 2009 Perşembe

PRENSES...BÜYÜYOR...

***Aşkitom, günden güne büyüyorsun ama taneli değil,pütürlü dahi yemiyorsun,halen minik bebekler gibi blendır kullanıyoruz yemeklerinde. Başka blogları okuyorum ilgiyle,ençokta bebişlerin (maşallah diyorum) büyük insanlar gibi sebze yemeklerini çatalla yemelerine bayılıyorum,imreniyorum doğrusu. Benim minik kızım ne zaman böyle yiyecek diyorum. Eline kaşık çatal alıyorsun ama sadece oynamak için,tencerelere vurarak seslerini dinlemek için :)) ***Özelliklede çatal istiyorsun bizden,vermezsek ağlıyorsun.Bizde düşer çatalı (Allah korusun) biryerlerine batırısın diye korkuyoruz.
***Gece sütünü çok güzel içiyorsun,maşallah diyorum.
***Daha önce yazdımmı bilmiyorum ama,anneannen bize küçükken iştah için parakten şurup içirirdi ve uykuda getirirdi. Aklına gelmiş anneannenin (9.ayından buyana bize yaşattığın uykusuz geceler malum) almış şurubu getirdi geçenlerde.Hakkaten acayip etkisi oldu,iştah konusunda bir sorun yoktu ama akşam son yemekten önce bir tatlı kaşığı veriyorum (tadını hiç beğenmiyorsun) 10-15 dak. sonra muhallebini yiyip yatıyorsun saat 21:00 de. Uykuna çok olumlu etkisi oldu,saat 3- veya 5 sularında uyanıp sütünü içiyor tekrar 7 ye kadar uyuyorsun. ***Nadiren 5 veya 6 dan sonra uyumak istemediğin oluyor,o zamanda biraz sallayıp yanına yatıyorum uyuyorsun az-buz :) Aslında ben uykusuzluğun için actifed şurup almayı düşünürken aynı kapıya çıktı anneannenin şurubu. Gece güzel uyuyunca olduğundan dahada mutlu bir çocuk oldun kuzucum. Gerçi bu aralar (bu aylarda olurmuş) biraz inatlaşma var sende ama çözülür inşallah.
***Eline kalem geçirince açıp kapama yerini keşfettiğinden çıt çıt çıt geziyorsun içerlerde,yardımla şekiller çiziyoruz beraber çok hoşuna gidiyor ama sabırsızlanıp elimden alıyorsun kalemi, henüz karalama yapamıyorsun tek başına.
***Çok hızlı hareket ettiğinden sürekli biryerlerini vuruyorsun. Morlar içinde dolaşıyorsun kuzum.
***Ayrıca çöp kutumuzun başından ayrılmıyorsun,gözle kaş arasında sayısını unuttum,bilmem kaç defa tüm çöpleri yerlere boşalttın :))
***Minicik bedeninle kanepeden kendini aşağıya atıveriyorsun,ama çok temkinli ve bir okadarda hızlı...Henüz kanepeye çıkamıyorsun.
***6.diş henüz görünmedi ama yolda,çünkü çok sıkıntı çekiyorsun.
***Çok cilvelisin çooooook...Hergün bizi birazdaha şaşırtıyorsun,çilveli gülüşler,anlamlı bakışlar hepsi sende.Bay bay yapışın,biz sabahları işe giderken hıııııı diye işaret parmağınla bize kızışın...istediğini vermediğimizde sinir hallerin,çok tatlısın çoooook birtanem. Sende gerçektende prenses edası var kuzucum,adın gibi nazlısın,kibar narin ve asilsin minik kızım.Tabiki annelerine evlatları hep mükemmel gelir,tüm bebekler çok ama çooook güzeldirler,ama senin yapında var asillik,kibarlık. Eeee kim doğurdu. Bu kadarda alçakgönüllüyüm işte :)))
***Kurban olduğum Allahım seni ve tüm çocukları hep iyilerle karşılaştırsın.Amiiiin...

14 Aralık 2009 Pazartesi

ÖPÜCÜÜÜÜK...

CANIM KIZIM,
Bir bilsen beni nasıl mutlu ettin,nasıl duygulandırdın; 3 gecedir birlikte uyuyoruz sarmaş dolaş, seni kokluyorum defalarca içime çekiyorum kokunu...Şimdi daha iyi uyuyorsun meleğim.Cumartesi sabahı uyandın,kucağına bebeğini verdim, ''hadi dedim öp bebişi,bende öptüm,sonra oda bebişimi muck diye öptü.Hadi dedim benide öp;yaklaşıp yanağımdan muck diye öptü,çok şaşırdım,sonrada yanağını yanağıma yaslayıp öylece kalakaldı.'' Hiç kımıldamadan günlerce öyle kalabilirdim inan.Babişine anlattım oda çok şaşırdı.Çünkü daha önce hiç böyle birşey yapmadı.Oyuncaklarını öpmeye benzemeyen hareketlerle öpüyordu ama bizi öp deyince hiç yanaşmıyordu doğrusu.Tatlım benim ne güzel şeymiş bu,devamı gelmedi ama olsun belki yine öper :) Hafta sonu günde 1 kustun.Üzüldüm ama elden birşey gelmiyor.Pıtırcığımın birsürü resmini çektim.










Unutmadan küçük bir tehlikede atlattık; Meyveni hazırlıyordum,sende istedin,1 dilim elma kesip nasıl yeneceğini göstererek eline verdim.(Malum ağzına birşey koymadığından teşvik etmem gerekti.) Birde tam yemek saatin olunca itirazsız ağzına aldın.Bir iki yaladın ağzını şapırdatıp emdin,sonrada ısırmaya başladın,sonra birden öhö öhö öhö....baktım herhalde alışık olmadığından gıcık yaptı sandım,sırtına vurdum,sanırım genzine kaçmış,gözünden yaş geldi,babişine çağardım derken(bunların hepsi 3-4 saniye sürdü)ağzından elime küçücük bir elma tanesi geliverdi.İşte küçük kazamız böyle oldu ama korktum doğrusu.











Benim sokağa alışık gezente kızım,hafta sonuda kapıyı gösterip dışarı çıkmak istedi.Ama cumartesi tam çıkıcaz, öğlen yemeğini kusunca bende moral kalmadı babişin gitti alışverişimizi yaptı, bizde eve kapandık ogün.








Pazar günüde kustun ama deden geldi bize biraz muhabbet ettik,moralim düzelince akşamüstü Antares'e gittik,giderken uyuyakaldığın için dolaşamadın mağazalarda,yemeğini yanımızda götürmüştük ama işimiz bitince eve gidelim dedik.Yağmurlu bir hafta sonumuzda böylece geçiverdi.Bugün anneanneciğin bize geldi sabahtan,havalar ısınana kadar sabahları o gelicek,iyide oldu,böylelikle biraz daha uyuyabilirsin kuzucum.

7 Aralık 2009 Pazartesi

YENİ YATAĞIN...


Birtanecik kızımın yeni yatağını ancak görüntüledim.Alındığını yazmıştım ama resimlemek yeni aklıma geldi.Kendin gibi bembeyaz bir yatak kuzucum,güle güle sağlıkla kullan.










Hafta sonu tüm afacanlığın üzerinde idi.Anneannenin evide dahil heryerin altını üstüne getirdin.Gezmelere gittik bol bol.











Banyomuzu yaptık,suyla oynadık,OBAMA bebeğide bir güzel yıkadık.Ama sıra saçları yıkamaya gelince kıyameti koparıyorsun :)


















Banyo faslı sonrasıda güzel güzel kurulanıyorsun,saçlarını tarıyoruz,sen tarakla oynarken,gizli kaçamak tırnaklarını kesiyorum,ama en zoru seni giydirebilmek,sakin durman mümkün değil ki,kıpır kıpırsın,üstelik giyinmekten hoşlanmıyor,kaçıyorsun.

3 Aralık 2009 Perşembe

SOĞUKLAR İYİCE BASTIRDI...

Aşkım biricik kızım afacanlıkta üstüne yok.Koşturmaca yürüyorsun,yüzünden morluk eksilmiyor,mutlaka biryerini vuruyorsun,çok üzülüyorum ama engelde olamıyorum sana.Hareketlerin çok hızlı,dolayısıyla mutlaka biryerlere çarpıyor veya düşüyorsun.










Dün akşam Antares e gittik.Şükür ordan kazasız döndük,ama nasıl bir neşe iyiki gitmişiz,ençok sen eğlendin,tabi en karlı çıkanda sendin avm den.Birsürü yeni ciciler aldık sana,kıyafetlerin küçülmüş yine,maşallah...












Gördüğün tüm çocuklarla başlıyorsun koşturmaya,neşe içinde ordan oraya zıplıyorsun,seni mutlu görmek bizide inanılmaz mutlu ediyor.Seni seviyoruz kuzucuğum...





Uyku düzenin malesef iyice bozuldu,sabahadek 20 kez kalkıyorum,bendede hal kalmadı artık.2 gündür anneanneciğin bana acıdıda akşamlarıda aldı seni,biraz dinlendim bende sağolsun.Halen kusuyorsun hemde bayramda günde 2 ye çıktı kusman.Allah biranönce şifa versin.(AMİİİİİİN.)
***Halen pütürlü yemiyorsun,dün akşam itibariyle sana özel çorba yapmayı bıraktım.Anneannende ne pişiyorsa onu yiyeceksin bundan böyle.Özel çorba yok artık.Bakalım ne olucak,zaten kusuyorsun,bu arada kusarakta olsa ev yemeklerine alışırsın belki.

17 Kasım 2009 Salı

DOMUZ GRİBİ - AFACANLIKLARIN...

Havalar iyice bozdu,DOMUZ GRİBİ vakaları günden güne artıyor,bizede eve kapanmak düşüyor bu durumda.Biliyorum bebeğim tüm yaz dışarda gezmeye parkta oynamaya alıştın,şimdi de sıkılıyorsun.Dışarsı çok soğuk çıkartamıyoruz seni.Kışın Ankara da gezme deyince akla alışveriş merkezleri gelirdi.Bizde hakkaten çıkmazdık orlardan.Malesef DOMUZ GRİBİ yüzünden kalabalık ortamlardan uzak kalmaya çalışıyoruz.Alışveriş içinse küçük marketleri tercih ediyoruz.Önümüz Kurban Bayramı,bakalım ne yapıcaz bu kucaklaşıp öpüşmeleri...
En önemli mevzuysa Domuz Gribi Aşısı konusu; biz babişinle aşı yaptırmamayı tercih ettik.Hemen olmasada bilmem kaç yıl sonra bu kadar kısa sürede piyasaya sürülen bu aşının yan etkilerinden korkuyoruz açıkcası.Denek olmak istemiyoruz.Binde birde olsa, yan etki olayı korkunç olabilir.İnşallah doğru karar vermişizdir,kimbilir...
*****Meleğim,günden güne tam bir afacan oldun çıktın.Çöp kutular,kapalı dolap kapakları,prizler,kablolar....Senin elinden kurtaramaz olduk.Hele dış kapıdan biri çıksın yada içeri girsin kapının yanında buluyoruz seni.Hareketlerin çok hızlı maşallah(annesine çekmiş bebişim :) ).Buzdolabı ve bulaşık mak. kapağının sesi yok ama açtığımız anda senide oracıkta elini içine dalarken buluyoruz.Şirinlikler yapıyorsun bize güleç kızım.Gülen yüzün hiç solmasın.(Amiiiiin)Önce Maşallah diyicem,yeni bir çözüm buldu anneannen;güzdüz uykularını azalttı,böylece akşam engeç 21:00 de uyuyorsun.Böylelikle bebekler için saat 22:00 ile 03:00 arasındaki yararlı uykudan faydalanabiliyorsun.Bu harika oldu.Bizde akşam keyfi yapıyoruz,ütüler yapılıyor,evler toplanıyor...vs.Tek kötü yanı henüz denemedik ama misafirlikte bu işi nasıl başarıcaz bilmiyorum.Hadi orda uyudun,dönüşte uyanırsan ve uyumak istemezsen birdaha...Neyse bakıcaz duruma artık.










*****Kusmaya devam ediyorsun,nadirde olsa 1-2 gün ara verdiğin oluyor ama genelde günde 1 kusuyorsun.Bu durum bizi çok üzüyor kuzucum,kurtul artık bu illetten...
*****Konuşuyorsun bişeyler ama bugün söylediğini yarın tekrarlamıyorsun :)
*****Sabahları seni anneannene bıraktığımda pek fazla tepki vermiyorsun ama akşam alışlarımda, daha kapı zilini çaldığımda içerden sevinç çığlıkların geliyor,ne kadar mutlu olduğumu bilemezsin birtanem.Kabanını giyerken bile sabırsızlanıp kızıyor,üzerime atlıyorsun,sanırım bırakırım diye korkuyorsun.Seni seviyorum miniğim...












*****Çirkin oluyorsun,zaten surat küçücük,çirkin olunca bir avuç kalıyor yüzün :))))
*****5. diş yolda geliyor,kolun hep ağzında.
*****Hala pütürlü yemiyorsun,blendırlı çorba ve meyvelere devam ediyoruz malesef.Çorbalar sırayla tavuklu,kıymalı ve balıklı oluyor...

2 Kasım 2009 Pazartesi

1 YAŞ-DOĞUM GÜNÜN KUTLU OLSUN PRENSES...




















Canım yavrum,
Seni kollarıma aldığım o inanılmaz günün üzerinden tam bir yıl geçti...
Hayatımda yaşadığım en kısa, en anlamlı, en huzurlu ve mutlu yıldı bu. Her gününde hayatımıza muhteşem güzellikler kattın, başka başka sebepler verdin yaşamak ve keyif almak için. Küçücüktün ama çok güzel şeyler öğrettin bize, mutlu olmayı, merak etmeyi, unutmayı, şaşırmayı, cesareti, içten kahkaha atmayı, ısrarla istemeyi hatırlattın. Meğer ne kadar boşmuş yaşam sen doğmadan önce.
Anne olmak çok heyecan verici, endişeli, düşünceli, yorucu, uykusuz bir durummuş sayende öğrendim. Çok sevdim ben senin annen olmayı, heyecanlarım senin başarılarını izlerken çoğalsın, endişelerim yerini derin oh'lara bıraksın, düşüncelerim gelen güzel günleri çoğaltsın, yorgunluğum da koyun koyuna uykularda kalsın. Tanrım bizi birbirimize yakın tutsun küçük sevgilim benim. Seni dünyada var olan herşeyden çok, çok seviyorum. Sağlıklı, mutlu, başarılı, sevgi dolu harika bir ömür diliyorum sana, güzel gözlerine yakışacak parlaklıkta. Gülen yüzün de hiç solmasın. İyi ki doğdun kuzum, ben de seninle yeniden doğdum.
Her anne gibi dünyanın en güzel bebeğinin annesi ve babasıyız.
Seni çoooooook seviyoruz yavrucuğum...
***********************************************************












*Doğum günü partine İzmir den babaannen ve deden,İstanbul dan teyzen, enişten,Utku abin,Azra ablan,Nezaket teyzen ve Melis ablan geldiler.Hülya teyzen,enişten,Ceren ablan,Şimal,anneannen,deden, amcan ve yengende katıldılar.Onur konuğumuz ise Onur abin ve Hülya ablandı.Katılan herkesin ayaklarına yüreklerine sağlık,hepsine teşekkür ediyoruz.Hayatımda doğum günündeki gibi eğlendiğim gün sayısı sayılıdır.Çok eğlenceli ve güzel bir doğum günü oldu bebeğim.Babişinle çok şanslı olduğunu düşünüyoruz senin.Doğum günün düğün havasında geçti,misafirlerimiz pistten hiç inmediler ve sen kucaktan kucağa gezdin,boş zamanlarında da piste kendini atıp poponu kollarını sallayarak kendince sevimli hareketlerle oynadın durdun.Yüksek sesli müzikten korktuğunu bildiğimizden senin için çok endişelendik ama bizi çok şaşırttın doğrusu.Gecenin anlamını bilir gibi çoştun ve kendi gününü kutladın resmen :)
*Yemeklerimiz yendi oyunlar oynandı (Horon ile bizler coştuk,babanlarda efe olup pistte harika bir görüntü sergilediler.)
*Babişin senin şerefine sahne aldı,mikrofonu kapıp bayaa konser verdi ve muhteşemdi doğrusu.
*Pastamız geldiğinde biraz ürktün ama çabuk atlattık,konfeti yağmuru seni ürküttü ama görüntü süperdi.
*Mutlu bir doğum günü akşamı sonrası dönüşte arabada uyuyakaldın bebeğim.Eve geldiğimizdede geceyi sorunsuz geçirdik diyebilirim,öyle çok yorulmuşsunki...
UNUTMADAN :)
27.10.2009 günü üst sol dişin patladı ve doğum gününde 28.10.2009 da kendini gösterdi sonunda. 3. dişini tam 5 ay bekledik ne hikmetse :)