28 Haziran 2012 Perşembe

Tatile 1 Kala....B rh +

     Yuppiiii kısa tatlimize 1 gün kaldı, hele bu günüde atlatalım...yarın kısmetse öğlen saatlerinde yolda olucaz inşallah. Çok istiyorum, kendimi yollara vurmak, yollarda konaklamak, yeni yerler...kişiler tanımak, eski dostlarla karşılaşmak, saat kavramı olmadan yaşamak ve en güzeli de kuzucuğumu denize sokmak, kumlarda debelenmesini izlemek, hazır yemek-içmek, kuş misali bu saat burdayken, şu saatte çok başka yerde olmak...
      Adaları çok özledim, en çokta vapura binmek ve vapurda iken denizin kokusunu içime çekip, martıları dinlemek, seyre dalmak, bide vapurda sigara içmek vardı ama malesef yasaklanmış. E kardeşim ne istersiniz vapurun açık kısmında sigara içenlerden, kime ne...açık alan, püfür püfür esiyor orası...şöyle bir keyfe dalmayı çok mu gördünüz bize :(((
     Kadıköy ü de çok özledim, iskelede dolaşmak, bir kahve içmek sigara eşliğinde, ardından boğaya doğru yürüyüp çarşılara uğramak, işportadan bişeyler almak ıvır zıvır...Salı pazarı tabi ya, salı pazarına uğramadan gitmemek... Eminönü-Karaköy e mutlaka ayak basıp yiyip içip, alışveriş yapmak. Hele Çamlıca ya çıkmadan dönmemek Ankara ya :) Sonra dönüş yolunda Kefken-Kerpe-Ağva yada Şile ye uğramak :) Çok valizle gidip, çok azını kullanmak ama dönüşte iki katı daha fazla eşyayla dönmek :)))
     kuzumun sonuçlarını bugün almış aşkım. Telefon açtı hastaneden gülerek. 41 kere maşallah, hepsi ama hepsi süpermiş, çok iyi beslemişsiniz demiş doktoru, tüm değerler olması gerekenden de iyi demiş. Birde sormuş; 'ceviz, kabak çekirdeği, kuru kayısı vs. yediriyormusunuz' diye. Evet 3 yaşa kadar her kahvaltısında bunlar vardı hatta fındık her zaman vardı. Blendırdan geçiriyorduk pütürlü yemediği için ama hep vardı bunlar Çünkü bunların etkisi çok demiş doktoru, tekrar tekrar maşallah kızıma, çabalarımız sonuç vermiş evet :)
     Ayrıca yaklaşık 44 aylık olan kızımın kan gurubunuda henüz yeni öğrendik; B rh +
     Artık gönül rahatlığı ile tatilimize çıkabiliriz. Salı akşamı dönüyorum, 4,5 günlük bir tatil bu, dönüşte bol fotolu ve bol anılı olarak görüşmek üzere dostlarım, hoşça kalın :)

                                                     Kan Grubuna Göre Kişilik
Kanımız hücreleri besliyor, boşaltımı sağlıyor ve bunu herkes biliyor.Peki kan grupları ne işe yarıyor?Acaba kişiliğimizi nasıl etkiliyor?
Okuyunuz efendim…

Dünyada kan gruplarının dağılımı :
0 RH pozitif Her 100 kişiden 40´ı
0 RH Negatif Her 100 kişiden 7´si
A RH pozitif Her 100 kişiden 34´ü
A RH Negatif Her 100 kişiden 6´sı
B RH Pozitif Her 100 kişiden 8´i
B RH Negatif Her 100 kişiden 1´i
AB RH Pozitif Her 100 kişiden 3´ü
AB RH Negatif Her 200 kişiden 1´i
En eski kan grubunun “0″ grubu olduğunu belirtiliyor. “Herkes 0 grubuyken insanlar çok küçük bir alanda yaşıyorlardı, aynı yemeği yiyor, aynı organizmaları soluyorlardı ve bu yüzden değişim gereksizdi. Ancak nüfus arttığında ve göçler hızlandığında değişimler ivme kazandı. Sonrasında gelişen A ve B gruplarının geçmişi ancak 15 bin - 25 bin yıl öncesine uzanıyor. AB grubu ise çok yenidir.”
0 grubu “avcı”, A grubu “çiftçi”, B grubu “göçebe” ve AB grubu “modern” olarak değerlendiriliyor
Kan gruplarına göre kişilik tahlili

0 grubu: Kendine güven, cesaret.
A grubu: Sinirli ve hassas.
B grubu: Uyumlu ve yaratıcı.
AB grubu: En çekici ve ilginç…

En cesur ve güçlü ” 0″ grubu

Bu kan grubu taşıyan herkes gücü, dayanıklığı, kendine güveni, cesareti, sezgiyi ve tanrı vergisi bir iyimserliği genetik hafızalarında taşırlar.Melodik mizaç özelliğine sahiptirler. Bunlar yaşamın tadını en iyi çıkaran, dünya nimetlerinden en geniş biçimde yararlanan kişilerdir. Hayati bir melodi gibi yaşar ve kavrarlar.

İçinde bulundukları ortama çok iyi uyum gösterirler. Tüm insanlarla ve bütün varlıklarla anlaşırlar. Onlara ters düşmeden, olumlu ilişkiler kurmayı başararak yaşarlar. Bu engin uyum düzeni içinde, önlerine sunulan olanaklardan rahatlıkla yararlanırlar.

Amaçladıkları sonuca, büyük uğraşlara kalkışmadan, kolayca ulaşırlar. Onların bu başarılarındaki en büyük etken, dış dünyayla, sudaki hidrojenle oksijen gibi uyumlu olmalarıdır.
Modaya, havaya, zamana hemen uyuverirler. Herhangi birine çok değişik ve ters gelebilecek bir ortam düşünelim. Onlar bu ortam içinde dağılıp şaşırmaz, ürküp sinmez, bir köşeye çekilip donup kalmazlar. Hemen uyum gösterirler. Sivri ve uç düşünceleri, aykırı fikir ve eğilimleri yoktur.
Sağlıklı bir bünye ve iyimserlikle desteklenmiş liderlik özellikleri (güç, etki, güvenirlik) ve başarı için gerekli güdüler size kalan 0 grubu mirasıdır.

En paylaşımcı “A” grubu

Kalabalık insan toplulukları ve yerleşik ama daha kırsal yaşam gerilimleri baş edebilmek üzere ortaya çıkmıştır. Psikolojik özelliklerinin bazıları, kalabalık çevresel kitlelerin ihtiyaçlarına katlanabilmekle gelişir. Uyumlu mizaç özelliğine sahiptirler. Bu grup içinde yer alanlar, duyan, hisseden, sürekli olarak araştıran, çevrelerindeki kişiler ile bağlantı ve uyum sağlamaya çalışan kişilerdir. Dış dünyadaki tüm değişikliklere karşı duyarlıdırlar. Ancak aşırı duyarlılıkları, çevrelerinde büyük uyum güçlüğüne düştüklerinde onların geriye doğru kaçmalarına ve içlerine kapanmalarına neden olur.

Uyumlular, içinde bulundukları toplumun en ilgi çekici ve en renkli varlıklarıdır. Ancak dayanma ve uyum sağlama yeteneklerinin yetersiz kaldığı ortam ve koşullarda çözülürler. Acınacak, zavallı insanlar olurlar.
Büyük bir olasılıkla, bu oluşumun içindeki bireyde olması gereken en önemli özellik, paylaşımcı yapıdır. İlk A´lar, karmaşık bir hayatın meydan okumalarına karşı duyarlı, kurnaz, istekli ve akıllı olmak zorundaydılar.
Ancak bütün bu niteliklerin tek bir yapıda toplanması gerekiyordu. Belki de bu bugün bile A´ların daha gerilimli bir yapıya sahip olmalarının bir nedenidir. Sıkıntılarını içlerine atarlar.

Fakat patladıklarında da dikkatli olmalısınız. O gruplarının çok başarılı olduğu gerilimli ve sıkışık liderlik pozisyonlarına A´lar pek uygun değildir. Bu onların lider olamayacakları anlamına gelmiyor. Ama içgüdüsel olarak, çıkar gözeten liderliği istemezler.

A kan grubunda diğer gruplardan daha az grip görüldüğü bilinmektedir. Ayrıca virüslerin etkisi, AB grubunda da diğer gruplara göre daha azdır.

En uyumlu “B “grubu

Irkların karışması, yeni topraklar ve yabancı iklimlerle karşı karşıya kalan ilk B gruplarının yaşamlarını sürdürebilmek için uyumlu ve yaratıcı olmaları gerekiyordu.
B grupları yerleşik A grupları kadar düzenli ve uyumlu bir konfora gereksinim duymazken O grularından da daha az kararlılık sahibidirler. Bu özellikler B gruplarının her hücresinde mevcuttur. Biyolojik olarak B gruplar diğer gruplardan daha uyumludur. Ritimli mizaç özelliğine sahiptir. Davranışlarında akılcı, sistemli, düzenli ve iradelidir. Başkalarının tepki ve eğilimlerini dikkate almaksızın, kendi düşünce ve kararları doğrultusunda ilerler. Onu bir demiryolu üzerinde giden, önüne çıkan engelleri ezen veya birlikte sürükleyen bir lokamotife benzetebiliriz.

Çevrelerine egemen olmak ve yönetmek isterler. Gözüpek, inatçı, otoriter ve serttirler. Mantık ve irade, onlarda daima duygulardan daha önce gelir. Bu mizaca sahip bulunanların tipi, asker, uzman ve danışmandır.
Bir çok yönüyle B grupları bütün olası seçeneklerin en iyisine sahiptirler. A gruplarının zihinsel ve duygusal olarak uyarılmış edimlerinin yanı sıra O gruplarının saldırgan ve keskin fiziksel tepkilerine ait öğeleri de içlerinde barındırırlar.

B gruplarının farklı kişiliklerle daha kolay ilişkiye girebilmelerinin nedeni, genetik doğaları gereği daha uyumlu olmalarındandır. Çünkü kendilerini rekabet ve savaşlara karşı daha az eğilimli hissederler. Onlar diğerlerinin bakış açısından da bakabilirler. Empati yetenekleri vardır.

En çekicisi “AB” grubu

Bu grup sinirli ve hassas A´larla dengeli B´lerin birleşmesiyle oluşmuştur. Sonuç ise tinsel, yaşamın özellikle sonuçlarının pek farkında olmadıkları bir takım etkenlerini kucaklayan, biraz parça parça bir karakterdir. Kompleks mizaç özelliği gösterirler. diğer üç mizacın tüm özelliklerini, karmaşık ve karışık bir biçimde bu kümede yer alan kişilerde görülür. Bu üç özellik, farklı yoğunluklarla bir arada bulununca, kişi birbiriyle uyuşmaz eğilimlerin elinde adeta oyuncak olur.

Böyleleri, dengeleri için gerekli olan dinamik bir düzenleme, güçlü bir irade ve iyi bir disiplinle karşılaşana değin, çelişen, karmaşık duygu, düşünce ve eğilimlerin elinde bocalayan, kaprisli, kararsız ve tutarsız bir kişi olur çıkarlar. Bununla birlikte çevrelerine önem vermeleri, sosyal tutum ve yargıları önemsemeleri, mantıklı düşünme yetisine sahip olmaları gibi olumlu yönleri onları başarıya ulaştırabilir.”
Çoğu kez onlar detaylarla uğraşıp kendilerini yormazlar. AB grubu, kan grupları arasında en çekici ve en ilginç olanıdır. Ama onların doğal karizması ardında hep kırık kalpler bırakır.

Kan grupları arasında AB çok ender görülür.A grubuyla B grubunun karışmasından meydana gelen bu kan grubuna dünya nüfusunun ancak %5 ´i dahildir.Ve de bu grup,kan gruplarının en yenisidir.Bundan 10-12 yüzyıl öncesine kadar böyle bir kan grubu yoktu.Doğudaki istilacı güçlerin batıdaki ülkeleri ele geçirmeleri üzerine farklı uluslar birbirlerine karıştılar. Doğuyla batı uygarlığının karışması sonucunda AB kan grubu ortaya çıktı. M.S. 900 yıllarından itibaren AB kan grubu oluştu. A ve B gruplarındaki Avrupalılar´ın evlilik yoluyla bir araya gelmedikleri kesindi. Ancak doğudan batıya akın başladıktan sonra farklı kan grupları birleşebildi.

Kan grubu-Kişilik ilişkisi

Kan gruplarının insan kişiliği ile yakından ilgisi olduğu anlaşıldı. Japon uzmanlar farklı kan gruplarının erkekler ve kadınlar üzerindeki etkilerini konu alan bi araştırmasının sonuçlarını açıklarken, “İnsan vücudunun kimyası ile kişilik arasında önemli bağlar var. Kan grupları bunlardan biri.” dedi

A Grubu Kadını

Para harcamasını çok sever. Seksi iç çamaşırlarına düşkündür. Çocukları çok sever ve çocuk sahibi olduktan sonra eşini ihmal eder. Değişikliği seven biridir.
.
A Grubu Erkeği

Düzenli yaşamayı sever. İyi bir dost ve konuşmacıdır. Birlikte olacağı kadını seçerken çok titiz davranır.

B Grubu Kadını

İstek doludur. Sekse hiç hayır demez. Para konusunda eli ya çok açıktır ya da cimridir.

B Grubu Erkeği

Özgürlüğünün sınırlanmasından nefret eder. Kadınlara saygısı sonsuzdur. Hep neşe dolu bir aileye sahip olmak ister. Yemek konusunda son derece titizdir.

AB Grubu Kadını

Erkeklerin yüreğini hoplatan elbiseler giymeye bayılır. Para konusunda tutumludur. Yemek pişirmekte, mükellef bir sofra hazırlamakta üzerine yoktur.

AB Grubu Erkeği

Aile içinde mutlaka sözünün dinlenmesini, isteklerinin yapılmasını ister. Hoşgörülü ve kararlıdır. En iyi aşıklar bu gruptan çıkar. Eşine ev işlerinde yardım etmekten çekinmez.

0 Grubu Kadını

Mutfak masraflarından kısarak kendine hoş elbiseler alır. Çocukları biraz ele avuca geldiğinde hemen çalışma hayatına dönmek, toplumdaki yerini almak ister. Yemek yapmakla fazla uğraşmak istemez. Pratik yemekleri tercih eder.

0 Grubu Erkeği

Aşık olduğu zaman birlikte olduğu kadını çok kıskanır. Kalabalığı sevmez. Son derece hareketli, çalışkan ve hırslıdır. Sevgilisine veya eşine sık sık hediye almayı sever.

27 Haziran 2012 Çarşamba

Çınar Kuzum&Doktor Kontrolü&Botanik Parkı&Halide Edip Lisesi 92 Mezunları

     Çook yoğun bir hafta sonu daha :))) Cuma dan başladı yoğunluk, ailece buluştuk Kanuni de, çayımızı içip, çocukları kaynaştırdık.
Ertesi gün erkenden randevusu vardı kuzumun Akay da Dr. Öğe Hanım ile. kuzu sırasını beklerken, oyun alanında oynadı ve hayrete düştük doğrusu, çünkü sıra bize geldiğinde koşarak girdi muayenehane ye :)) Öğe Hanım sağolsun, öyle güzel iletişime geçiyorki hastasıyla, kuzumun hayır demesi mümkün değildi. kuzuyu böyle görmek bizi şaşkına çevirdi yine de, enson aylar oldu doktora gittiğimizde kıyameti koparıyordu, sızlanıp huysuzlanıyordu ama sözde dinliyordu sağolsun. Hemen tartıya çıktı minik kızım, ardından boy ölçerin önünde asker gibi durup doktorunun verdiği talimatlara harfiyyen uydu kuzum :) 
Evet boy:97 cm., kilo:14.200 gr.







    Bu genel bir kontroldü, uzun zamandır muayene olmamıştı doktora ve bizde tatile gitmeden görünsün istedik, ayrıca henüz kan gurubunu da bilmiyorduk, yanı sıra B12, Demir, TSH, Kansızlık, Çinko vs. hep bakıldı. Uzun uzun doktoruyla sohbet ettik, kusmayı bırakması, pütürlüye geçişi, kreşe başlaması ve kreşi bırakması sürecini... Doktorumuz %25 lik persantilde olduğunu söyledi, iyi hatırlıyorum, geçen yıl yaz sonu gittiğimizde %50 de idi. Tabi çok üzüldüm bu duruma ama yapılacak bişey yok dedi Öğe Hanım, siz elinizden geleni yaptınız gelişimi açısından. 
     Doktorumuzda aynı kanıda kreş konusunda:evet yedirmiyorlar genelde, bu konuda çok sorun yaşıyor aileler dedi. Yani önüne yemek konulmasıyla bitiyormu herşey, yüreğin sızlamıyormu hiç...yani hepimizin çocuğu var, ben başkasının çocuğunun yemediğini gördem, müdahale etmeden duramıyorum...
    Bundan sonra tek yapabileceğimizin iyi beslenmesine dikkat etmek ve yüzmeye yollamakmış...gerisi genetik dedi. Anneannede kalsa iyi beslenmeye kefilim ama eylül de yine kreşte ama kışa ne yapıp edip bir yüzme kursu bulmalıyım kızıma, 4 yaş için yüzme kursu bilen var mı??
NOT: Bu arada evdeki tartının bozuk olduğunuda anlamış oldum :(
Kuzum kan aldırırken çok ağladı ve ilk defa ben yanında durdum miniğimin, hatta ayaklarını ve tek kolunu ben tuttum, hemşire damar yolunu hemen tutturamadı malesef ve 5-6 giriş yapmak zorunda kaldı, canı çok acıdı kuzumun çook, içim dağlandı resmen :((( İşi bitincede hastanede herkese şikayet etti onları hemde ağlayarak. ' o iki kız bana iğne yaptılar, ağlattılar beni' diyerek :(( Sonuçlar Çarşamba belli olucak.
Akay dan çıkınca Tunalı ya gittik, henüz kahvaltı yapmamıştık, birazda turladık ne var ne yok diye bakındık. Ordan da doğru Botanik Park a gittik, epeydir istiyordum, hatta geçenlerde bir blogta rastladım, gezip görmüşler oraları, bende dedim en son lise de gitmiştim, ayağımın dibinde ama ben 20 senedir görmedim, gidelim istedim, kızımında fotosu olsun orda istedim :)
 Ama malesef hayal kırıklığına uğradım doğrusu, 20 yıl sonra çok daha güzel olmuştur, değişiklikler yapılmıştır oralara diye hayal ederken, yıkık dökük, bakımsız, aşağılara indiğinizde daha bir izbe, değişik tiplerin dolandığı(içici) bir Botanik Parkı ile karşılaştım. Üst taraflar daha iyi olduğundan, önceleri hoşuma gitti, patika yollardan ilerledikçe içim ürperdi, resmen terkedilmiş, hemde Çankaya nın göbeğinde bir yer...çok şaşırdım çok, çok ta üzüldüm :( Biraz kuş-böcek bakındık ve üst kısmındaki çocuk parkında oyalandıktan sonra toparlanıp çıktık ordan.


     Kızımın uyku saatide geçince arabaya biner binmez uyuyakaldı, bizde eve gitmek istemedik, hadi dedik Etiler e gidelim, orda yemeğimizi yeriz, kuzuda uyanınca karnını doyurup parkta oynar özgürce. O Etiler de uyurken biz karnımızı doyurduk, malesef bira içemedik, restoran harici alkol yasaklanmış :((( kuzum da uyanınca bir güzel yedi, ardından oyun parkında epeyce oynadı.



     Pazar günü de, benim lise arkadaşlarımla buluşma günümdü, saat 13:00 de buluştuk Antares AVM.de, Küçük Ev e oturduk. Öyle güzel bir duyguki bu anlatamam, 20 yıl sonra biraraya gelmek lise arkadaşlarımla, neler yaşadıklarını öğrenmek...ve okurken bunları asla tahmin edememek...hem eğlendik hem sohbet ettik bol bol, Ayten in kızı Zeynep ile kuzum hiç anlaşamadılar..taki gidiş yoluna düşene kadar :))




20 Haziran 2012 Çarşamba

Yine çok eğlendik,yine coştuk :)

     Harika bir hafta sonu daha geldi geçti....yaz geldi, havalar ısındı, kanımız kaynıyor, istiyoruz ki hafta sonlarımız dolu dolu geçsin. Öyle de oluyor, sağolsun sevenlerimiz, sevdiklerimiz :)
     Cumartesi heyecanla uyanıp, güzel bir kahvaltı yaptık, ardından da kalan piknik malzemelerini hazırlayıp düştük yola :)
     Arkadaşım Hatice ile harika bir sofra kurduk, mangal aşkımın ellerinden öptü :))) Nefis bir mangal partisi oldu, hem Hatice ye, hemde aşkıma çok tşk ediyorum, ikisininde ellerine sağlık. Gerisini fotolar anlatsın, siz izleyin :)

























     Pazar günü ise babalar günü kutlaması yapmadık, çünkü biz geçen haftadan kutlamıştık kendi aramızda :)) aşkımın anne-babası gelmişlerdi İzmir den, anneannesi ameliyat olduğundan, onun bakımını üstlenmişlerdi, oraya gittik bizde. Geçmiş olsun dedik anneanneye. kuzum çok eğlendi, çok seviyor onları, senede bir görüyor olsada dilinden düşürmüyor onları. Büyükannem bana şunu öğretti, bunu anlattı...hep hayali ama anlıyorum ki eksikliklerini hissediyor hep.
     Dolu dolu bir hafta sonuda böylece sonlandı, darısı diğerlerine olsun :))
 Not:  kuzu ile ilgili gelişmeleri hep yazmayı unutur oldum, sanki burası kuzumun blogu değil, bizim günlüğümüz gibi oldu. Kızım 1 aydır ev adresimizi tam olarak ezbere biliyor, babası ezberletti, şimdiye kadar ezberletmediğimiz içinde hatalı buluyorum kendimizi. Neyse Allah korusun tabi ama temkinli olmakta fayda var. Başka başka gelişmelerde var ama kızımın kendi bloguna dahi yazarken korkuyorum artık, kendimiz dahi o kadar çok nazar değdiriyoruz ki ...yazamıyorum şimdilik...
     Haftaya kısmetse İstanbul taraflarında olucaz...iple çekiyorum o 4,5 günü :)))