6 Mayıs 2013 Pazartesi

Mim(ama benimki kısa çocukluk hikayesi oldu)

Öncelikle Bahar cım çok tşkler, bu güzel jestin, mimin için. Cevaplamayı çok istediğim bir konu bu, ancak yazarken kafam dağalıp çok başka yerlere gelebilir konu, şimdiden affımı diliyorum(konuşurken daha rahatım). Allahım, nerden başlasam...budünya da yaşadığım en güzel anılarım...çocukluk anılarımdır, oyunlarım, arkadaşlarım, tüm sevdiklerim... Oyuncak mı? Oda neki? Ben bilmezdim...arkadaşlarımda bilmezdi, oyuncakçı kavramını, dükkandan oyuncak bebek vs. almayı :)))Ne güzel günlermiş aslında...oyuncak demek, sokaktaki çamurdu, taşlardı, ağaçlardı benim için yada ennemin dikiş makinesinden artan kumaşlardı, sokakta bulduğum cola, fanta kapaklarıydı(ilik denirdi onlara). Sabah kahvaltımı yapar yapmaz dışarı atardım kendimi, herkes toplanırdı bir bir...evimizin önünde kocaman bir arsa vardı, haftada 2 gün pazar kurulan. Pazar kurulduğu günler çok üzülürdüm, olmasa olmaz mı, kurulmasa olmaz mı pazar? derdim :( 1 topumuz, birde ipimiz olurdu. Ben daha çok erkek oyunlarını severdim, daha hareketli olduğu için. Kızlar inemediyse aşağıya, ben erkeklerle basket oynar yada koşu yarışı yapardım, ilik yada misket(bilye) oynardım. Ama ençok koşu yarışını severdim, erkekleri yenmek zevk verirdi bana :))) Kızlarla yakar top, tombik, ip atlama, çember çevirme, seksek oynardık. En çokta evcilik oynamayı severdim. Allahım...kocaman bir terasımız vardı...bütün kızları toplardım oraya, bulduğumuz tüm kumaş parçalarından bebek dikerdik, sonra ona kıyafetler diker, iplerden mini elbiseler örerdik tığ ile(baya da hamaratmışız). Sonra, evde ne kadar yastık yada battaniye varsa terasa yığardım, onlarla ev oluştururduk kendimize. İçinde oda, mutfak olanlardan :))) Kendimizce misafirlik yapardık, konuştururduk bebeklerimizi, herkes anne olmak isterdi :)))Sanırım tek bu yüzden kavga çıkardı :))) En sevdiğim, çocukluğuma dair hatırlayınca kendimi beğendiğim şey: arkadaşlarla ne oyun oynamak istersek isteyelim, takımına beni almak istemeleriydi. Esnek bir çocuktum, iyide oynardım her oyunu :)Şımardım yine :))) Annem, evin tüm yükünü üstlenen eski annelerdendi, 4 çocuk, akşam eve yorgun ama sevgi dolu gelen bir baba. Akşama kadar mutlaka annemden 3-4 posta fırça yerdik biz, herbirimiz ayrı bir yere saklanırdık annem sinirlenince. Sert bir kadın annem, halen de öyle, Çevre çocuklar dahi annemden çekinirdi. Hatta ben, hiç annemin beni kucağına alıp öptüğünü hatırlamıyorum, mutlaka alıp öpmüştür ama hatıralarım arasına yer etmeyecek kadar az demek ki...buna karşılık babam...babam beni kucağından hiç indirmezdi, hep konuşup severdi. Akşam babamız eve gelir gelmez, annemi şikayet ederdik ona, oda bize 'yok kızım anneniz öyle yapmaz, siz yanlış anlamışsınız' der, konuyu kapardı :)) başlardı oynamaya bizimle. Babam namaz kılarken hep önüne otururdum, dudağımı ördek gibi yapar, namazda güldürmeye çalışırdım babamı. Tepesinden inmezdim, benim ev oyuncağım babam...Tek bir defa dahi babamın bize kızdığını hatırlamıyorum. Pamuk gibidir benim babam, sevgi doludur, annemde tam zıttı, evdeki otoriteyi sağlamak için hep dik dururdu, canım ailem... Ben mahalledeki tüm çöpleri karıştırırdım(bunu kimseye söylemeyin), acaba evcilik için işime yarayacak birşey bulabilirmiyim diye...o hooo neler bulurdum neler :)))kapaklar,tam birmemiş ojeler :))) hepside evcilik malzemesi olurdu, içlerine çamur, yaprak doldururdum, yemek olurdu onlar. Çöp karıştırmanın en kötü yanı; ekşam eve gidince lifle sürtüle sürtüle kızarmış bir vücut oluyordu, annem çok feci yıkıyordu beni öyle günlerde :))) Akşam olupta eve gitme vakti gelince, eve en uzak yerde dururduk, annem çağardığında duymuyormuş gibi yapmak için :))) Daha çoook anlatacak şey var aklımda ama aşkım okuyunca söyleniyor bana, ne varsa dökmüşsün ortaya diye :))) BUnu okuyunca da söylenecek :))) Bende güzel annelerime gönderiyorum bu hoş mimi: Ada ve Biz, Anenden Mektubun Var,Aslı Elif Malcı...ve cevaplamak isteyen herkese...

4 yorum:

Bahar dedi ki...

Canımm ne tatlı,ne içten anlatmışsın..orada kalayım dönmeyeyim istedim seninle oyun oynayayım istedim..
Çocuktuk büyümek için uğraşıyorduk şimdi de içimizdeki çocukları öldürmemek için direniyoruz...
Güzel yüreğine sağlık,cevapladığın için teşekkür ederim,sevgilerimi bıraktım...

Naz'ın Annesi dedi ki...

:) Canımsın,yorumunu okurken,bıraktığın sevgiyi,taa içten hissettim :)
asıl ben tşk ediyorum,konuyu dağatıp,ordan oraya geçsemde, cevaplarken çok mutlu oldum gönderdiğin mimi :)
öptüm canım.

Ada ve biz(ama ıssız değiliz) dedi ki...

Ablacım çok güzel anlatmışsın çocukluğunu .çok içten ve doğol yazıyı okurken o anı yaşadım resmen ne güzel bir çocukluk geçirmişsin şimdi herşey çok farklı ama .Bu aralar bloguma fazla giremiyorum paylaşacaklarımda birikti özellikle iş yerinde hiç giremiyorum artık diyebilirim,mimini aldım teşekkür ederim öptüm çok sizi:)

Naz'ın Annesi dedi ki...

Tşkler canım :)
daha anlatacak çokşey vardı aklımda aslında ama yazarken zor geliyor, çoğunu unutuyorum kelimelere dökerken,ahhh sesli kayıt yapabilip,buraya atabilsem de mimiklerimle, el kol hareketlerimle anlatabilsem sizlere :)))
Dikkatimi çekiyor zaten,eskiye nazaran daha az post yayınlıyorsun.evde bende hiç yazmadım,vakit olmuyor,hele havalar düzeldi,evde vakit geçirmiyoruz hiçbirimiz.ancak işyerinde yazabiliyorum.sende işlerini kolayla da,yeni postlarını okuyayım,ayrıca Aada cığımın yeni fotolarını koy canım :)
mime cevap bekliyorum.
sevgiler :)