30 Nisan 2013 Salı

4,5 Yaşında (55 Aylık)

Çok güzel diye diye, seve seve aldığım bu kıyafeti sevmedi kızım :( Neymiş...çok bolmuş kolları. 'kızım bu yarasa kol' desemde, ikna edemedim cadı kızımı, sevmedi,yatarken çıkardı üzerinden ve sakladı. Ertesi gün bana sakladığı yerden çıkarıp gösteriyor 'annecim özür dilerim bu bluzu sakladığım için ama bana bunu sakın giydirme' diyerek. Cumartesi harika bir yürüyüş yaptık, kuzum uyurken, bizde temiz havayı içimize çektik :) Pazar günü de hava süper olunca, sabahtan çıktık evden piknik alanına. Kuzum doya doya dondurma yedi, hemde damlata damlata...Bol bol parka bahçe yaptı. Geçenlerde kuzuma çok beğenerek aldığım kıyafeti giydirdim(bu başka);uçuk pembe ve arkada minik beyaz kanatları var, görüntü süper ama, üzerinde, ablasının kıyafeti gibi durdu, kocaman :))) yinede çok sevdi, hem rengini hemde kanatlarını 'melek mi oldum anne ben' diyor :)

24 Nisan 2013 Çarşamba

23 NİSAN ÇOCUK BAYRAMI

19 Nisan da izinliydim, tüm evi indirdim aşağı, kaldırdım tekrar yukarı :))) Tam bir temizlik yaptım, akşam için nefis yemekler pişirdim, sonra da tatlı ve kek yaptım. Neden mi? Erzincan dan ablam, eniştem, oğlu ve kızı geliyorlardı aynı günün akşamı. Akşamdan kuzuyu kreşe yollama planlarım, gece yatmadan önce son buldu, kıyamadım kuzuma, kalsın benimle, yesin içsin, uyusun istedim. Herşey ucu ucuna yetişti ama şükür istediğim gibi oldu herşey. Ablamlar bu yeni evimize ilk kez geliyorlardı, eşyalarımı da evimi de görmemişlerdi. Güzel bir masa hazırladım onlara, hoşbeşten sonra oturduk yedik, çok çok sohbet ettik, çokta eğlendik sayelerinde. Keşke dedik hep...keşke hep dönebilseler hayırlısıyla...birarada olsak, görüşsek sarılsak... Ertesi gün aşkım nöbetçi olduğundan, 1 eksikle Kızılay a gittik, halletmeleri gereken işleri vardı ablamların. Hepberaber Metro deneyimi yaşadık, heranı birbirinden eğlenceliydi. Dönüş yapıp evin önünden arabasını aldı eniştem, anneme gittik. Annemin haberi yoktu ablamların geleceğinden, sürpriz yaptı ablam onlara. Annem ağlamakla gülmek arasında kaldı resmen. Her günümüz ayrı bir güzel geçti. Ablamlar hep bizde kaldılar, eskiden her gelişlerinde annemde kalırlardı, şöyle özel görüşmeler yapamazdık, geç saate kadar sohbetimiz olmazdı. Böylesi çok daha güzelmiş. Hava da sağolsun, bize izin verdi, balkonda 2 kere kahvaltı yaptık şükür, açık havada gezdik, AVM dolaştık, anneme ve kardeşime gittik. Babam biraz rahatsızdı, bizi epey korkuttu ama şükür önemli birşeyi yokmuş, ilaçlarını bitirince gastro ya göstericem bakalım. Salı sabahı birlikte son kahvaltımızı yapıp çıktık evden. Biraz çocuklar parkta oynadılar, onlar giderken kuzu epey ağladı, 'Azra ablam delsiiin' diyerek. Sonrasında mahallemizdeki okulun 23 Nisan gösterilerini izletmeye götürdük. Öyle güzeldiki kuzular, nasıl güzel gösteriler yaptılar, bayrağımızı dalgalandırdılar...anlatılmaz bir duygu bu...sanki kuzum söylemiş, oynamış vs. gibiydi bizim için. Bayramlarımız hiç bitmesin, bayrağımız dalgalansın, ATAMIZ hep yaşasın yüreklerimizde. Yoğun duygular hissettik, duygulandık eşimle... Eve dönünce 3 saatlik bir uyku uyumuşuz. Malum 24 Nisan tatil oldu çocuklara, bu nedenle anneme götürüp bıraktı aşkım, bizde evdeki boşluğu hissetmemek için alt komşuya gittik...dolu dolu 4 gün geçirdik ablamlarla, benim için unutulmaz oldu o günler, çok zevk aldım her dakikasından... Kuzucum bugün annemde, Cuma ya kadarda orada olacak, daha akşamında özledik birtanemizi...

15 Nisan 2013 Pazartesi

Grip & Ihlamur Zencefil Limon Bal...

Cuma hafif ateşli idi,ölçecek kadar yüksek değildi. Hemen Aferin Plus şuruba başladım. Bol bol ıhlamur(zencefil,limon,bal) içirdim. Erken uyutup dinlenmesini sağladım. Yanısıra olan burun tıkanıklığı(kreş hayatı boyunca peşini bırakmadığından alışığız) ve hapşurukta cumartesi devam etti ama ateş genel olarak geri gelmedi. Bizde davet üzerine anneannesine gittik, kardeşim ve aileside geldiler. Akşama kadar eve girmedik, çarşı-pazar ve park-bahçe gezmesi yaptık. Yukarıdaki fotoğraftaki karışık stil giyim tarzı, kendi seçimi, bu aralar iyice coştu, kendi seçmeye başladı ve benim seçtiklerimi daha dolabının önünde eliyor cadı :)) Tırmandığı bu oyuncağın hemen arkasında bir direk var, itfaiyeci direğine benzer birşey. Hani itfaiye elemanları burdan aşağıya dönerek inerlerya...işte öyle bişeye tırmandı ama istediği gibi inemedi diye nasıl göz yaşı döktü anlatamam :( Birkaç kez denedi ama olmadı 'anne neden ben bunu yapamadım, ben neden bu kadar beceriksizim' diye ağladı ama beni şok etti bu sözleri. O kadar çok hırslı olması iyi gelmiyor bana. Dedim ki;'kızım,senin yaşındakiler bunu yapamaz ama seneye 5 yaş olduğunda sende yapabileceksin.' Dinledi beni ama orada daha fazla kalmak istemedi... Akşam Çınar la beraber çok güzel eğlendiler, dönüş saati gelince,bu sefer tembihlerimi dinledi ve arıza çıkarmadı anneannemde kalıcam diye şükür :) Babam, erkek kardeşim ve kardeşimin oğlunun fotoğrafını birarada çekmeye çalıştım(3 kuşak): Pazar günü, güzel bir kahvaltı sonrası giyinip kuşanıp çıktık evden. kuzu park istedi ama parkta sadece salıncaka bindi, halsizdi epeyce kuzum. Ancak ateşi hiç çıkmadı, sadece biraz öksürük ve hapşuruk vardı. Uyku saati gelince, pusetine yatırdık ve kuzum hemen uykuya daldı, bu fırsatta bizde güzel bir Emek yürüyüşü yaptık. Tam tamına 2 saat yürümüşüz ve kuzum 2 saat uyumuş bu esnada. Evin önüne geldiğimizde uyandı kuzucum. Ne iyi geldi açık hava ve yürüyüş, keşke hergün biraz yürüyebilsek. Alttaki foto bu sabahtan, baktım kuzum pek işveli, pek canlı, dinlenmiş, birde akşamdan hazırladığım kıyafeti dolabına tepip yenilerini seçiyor...hemen el attım ve seçip giydirdim, yeni seçimimi kendi de beğendi ve poz verdi :) Öğleden sonra aradım öğretmenini, bir sorun var mı diye? Yokmuş, hatta eşim hasta dememiş ve ben söyleyene kadar da anlamamışlar, gayet enerjik ve mutluymuş şükür. Allahım herkesin yavrusunu esirgesin, hastalıklardan korusun inşallah...Amiiin.

10 Nisan 2013 Çarşamba

En Son Babalar Duyar!!

Akşam yemeği yiyoruz, kuzum yerinden kalkınca, oturmasını söyledim. N: Babamın kulağına bişey dicem. Gider, babasının kulağına sessizce birşeyler söyler,ardından da 'sakın anneme söyleme baba' der. C: Ama kızım -en son babalar duyar- BEN: Ne söyledi aşkım? N: Anne sanada söyliyeyim- der ve kulağıma 'Ali Kaan bana aşık olduğunu söyledi' der. Bunun üzerine bir kahkaha patlattım, bir kısmı aşkımın 'ama kızım, en son babalar duyar' sözü içindi, diğeri ise bir delikanlının(?) kızıma ilan-ı aşk etmesiydi :)) hemde bu yaşta. BEN: (ciddiyetimi korumaya çalışarak) Peki sen ne dedin? N: Hayır aşık değilsin dedim. BEN: Peki o ne dedi sana? N: Hayır aşıkım dedi :( BEN: 'Arkadaşlar birbirlerini severler kızım, bunda birşey yok, diğer arkadaşlarında seni seviyorlardır' diyerek noktayı koydum. Gözlemlediğim kadarıyla, özel şeylerini önce babasına söylüyor, ilk tercihi ben olmuyorum, oysa ben kızımla arkadaş gibi olamasamda, yakın olmayı istemiştim. Yani önce benimle paylaşsın, dertleşsin..vs. aşkımı daha yumuşak başlı, anlayışlı taraf oluyor hep, ben kural koyucu, karar verici merciyim evde. Babasıyla birşey konuşurlarken dinliyorum, aşkım hep 'annene soralım, o karar versin veya annen ne der bilmiyorum,soralım...vs. şeklinde yaklaşıyor. Belki bu etkili oluyordur üzerinde. Mesela, şakacıktan boğuşuyoruz evde, ben bayan olduğum için aşkım alttan alıyor ve fazla karşılık vermiyor. Bunu gören kuzu, babasının tarafına geçip, bana karşı oluyor :))) Eskiler:'kız çocuğu, annesinin kumasıdır' derler, bilmem duydunuz mu bu sözü? :))) Dün anlatmaya çalıştığım hanım kafası işte şu yukarıdaki hanım oluyor :)))Dün gece denemedim çünkü yine sızıp kalmışım kanepede, sabaha kaşı 5 gibi uyanınca da gerek görmedim kafayı yatağa koymaya,bir iki yastık koyup kalktım yerime :) Aşağıdaki foto ise bu sabahtan, kuzum mutlu mutlu uyandı şükür, kahvaltı masasında, babasına hikayeler anlatıyor.

9 Nisan 2013 Salı

Küçük Ergen (2)

Dün akşam nerden estiyse, kreşten gelir gelmez 'bana elbise giydir' dedi, yemek yer yemez giydirdim kendi seçtiği elbiseyi. Havalı havalı gezmeler, poz vermeler, üzerine de takılar takmalar :) aşkım ile birbirimize bakıp bakıp güldük akşam akşam :))) Ne oldu bu kıza, ergen mi kesildi başımıza diye... Akşam uyku vakti geldiğinde yine yatak krizi başladı:'bu kanepeyi babam neden burdan dötürmedi,istemiyorum bunu...üüüüüü' şeklinde. Neyse bir geceyi daha kazasız belasız atlattık, alışacak inşallah bu şekilde. Gece uyuduktan sonra kendi yatağıma geçme planları yapmıştım aslında. Kalktığım yere, bedenimin yerine yastık koyacaktım, kafamın yerine de saçlı, koca bir oyuncak kafası vardı, makyaj yapıyor ona, saçlarını boyuyor falan...onu koyacaktım. Gece uyanıp beni yoklar hep yıllardır, işte yine yoklasa ben sanacaktı kafayı :))) Malesef uyuyakalmışım kanepede, plan yattı ama bu gece yapıcam kesin. Biliyorsunuz, hafta sonu oyuncak odasından kanepeyi almıştık, böyle olunca odanın halısı yetersiz kaldı, 2 küçük halı vardı odasında, şimdi çıplak çıplak kaldı oda. Birşeyler düşünmeli ora için ama ne?

8 Nisan 2013 Pazartesi

ODTÜ Yüzememe Kursu :)))

Biraz erken çıktık Cumartesi evden, kahvaltı sonrası baktık hava süper ötesi...ODTÜ de turladık, çayır çimen...rahatladık, kuzum çiçek topladı, scoter ile gezdi, bol bol hava aldık hepberaber. Yüzme kursunda bir arpa boyu yol alamadı malesef. İlk gün suya batması sonucu, güveni kaybolmuş diyor öğretmeni :( Bakalım ilerleyen günler neyi gösterecek. Ne yaptıysa kandıramamış bizim kızı;' kafa biraz fazla çalışıyor, kandıramadım' dedi öğretmeni :))) Pazar günüde hava süperdi, aklımda Ahlatlıbel, Gölbaşı ve Bahçelievler vardı ama ben ne yaptım: hadi evde değişiklik yapalım moduna girdim. kuzumun yatak odasına, oyun odasındaki kanepeyi geçirdik, herbiryerleri temizledik, ev elden geçti resmen ve balkonun resmi açılışını yaptık, aşkım temizledi bir güzel, masamızı hazırladı, kahvelerde benden :) kuzu uyuyup uyanınca, gün bitmeden dışarı havamızı da alalım dedik, biraz alışveriş, biraz park :)      yanında yatmamak için heryolu deniyorum. Odasına geçirdiğimiz kanepede uyuduk dün gece, kendi yatağında ama yatağının bize enyakın ucunda geçirdi geceyi. 'ben sevmedim bu kanepeyi, yarın babam dötürsün burdan' dedi durdu gece boyu, en son sızmış kalmış şu şekilde; Söz verdiğim üzere(geçte olsa),bebek evinin fotoğrafını çektim;

3 Nisan 2013 Çarşamba

İlk Uçak Yolculuğu - Erzincan

Ben geldiiim ve tabi kızım ve ailemle birlikte :))) 19 Mart da izne ayrıldım 1 haftalık. Kuzumla güzel vakit geçirdik beraber. Cumartesi yine havuzdaydı. Bu sefer biraz gelişme oldu, suya girdi ama öğretmenine sıkı sıkı sarılarak :))) 26 Mart ta kuzumla hazırlandık, babasını Ankara da bırakıp, Erzincan a, ablam ve eniştemin yanına uçtuk. O nasıl bir heyecandı öyle anlatamam. Kuzucum ilk kez uçağa bineceğinden çok sabırsızdı. Biz öncesinde çekin(türkçe) yaptırmadığımızdan, erkenden Esenboğa Havaalanına gittik. hadi diye diye bitirdi bizi. 'Ne zaman didicez' dedi durdu. Gitme vakti gelince, uçağı yakından görünce çığlıklar attı, merdivenin önünde foto istedi çektim. Heyecanla yerine oturdu, cam kenarı tesadüf etti :) Birtürlü havalanmayan uçağa söylendi...sonra beni çok güldüren sözünü yazayım;'doğru uçağa bindiğimizden eminmisin anne?' :)))Yakınlarda oturanlarıda güldürdü bu sözü. Uçak havalanınca kahkahalar attı, küçük evlere baktı, bulutları sevdi. Çizgifilmdekiler gibiymiş, bulutları hayvanlara benzetti, benimde benzetmemi istedi, uyumadı, gözünü kırpmadan dışarı baktı. AnadoluJet yetkililerini kınıyorum. Yiyecek servisi geldiğinde kızıma kek, kendime de sandiviç istedim, içecek kısmı beni sinirlendirdi, sadece çay ve kahve vardı. Sanırım yetkililer çocukları hiç düşünmemiş. mema(meyva) suyu istedi ama yokmuş, yanımda su vardı, su kabul etmeyince, yarım bardak çay istedim, üzerini suyla tamalayıp içirdim mecburen. Bol konuşmalı, incelemeli bir 1 saat 20 dak. geçirdik kuzumla. Eniştem ve Azra cım karşıladı bizi, güle oynaya gittik evlerine. 4 gün hem eğlendik, hem sabahladık ama kuzumun varlığı hissedilmedi nerdeyse. Azra ablasıyla oynadı, yedi, uyudu. Azra ablasının hediyesi Şirine ile uyudu hep :) Harika bir yere götürdüler bizi; ismi Ekşisu. Yemek yedik, pedalli motora bindik, harikaydı. O kadar güzel geçtiki anlatamam, hergünümüz bayram havasındaydı, gündüz sürekli dışarda, akşam mutfakta bol sigaralı ve boool sohbetliydi, günler saatler bitmesin istedim(k). Canlarım benim, biran önce Ankara ya dönüş yapın, sizi çoook seviyoruz, herşey için tekrar tekrar tşkler :) 27 Mart ta döndük kuzumla, bu sefer bizimki uçağı kanıksamış, neler olduğunu, olacağını bildiğinden...takmadı uçak muçak...direk yattı uyudu, ben yorgunum dedi. 'Bak bulutları görücez' falan desemde tınmadı :))) İnişte zor uyandırdım. aşkım karşıladı bizi, kuzuma barbie sözü vermişti, ayrıca karnımızda açtı, aşkım yemek yapmamış bize, dışarda yemeyi teklif etti. Dooğru Armada AVM. ye gittik. Önce Joker de aldık soluğu, birbirinin tıpkısı olan barbielerden birini seçti, baktım 64tl. değermi dedim, çoktandır istediğimiz bebek evi indirime girmiş, gerçi biz barbie bebek evi istiyoruz ama o çok pahalı. Sanırım ismi Polly bebek eviydi, aldık çıktık, kuzu istemedi, ikna edemedik birtürlü ama eve gelince hemen oturup kurdum, sonra kendiside çok sevdi, kaç gündür oynuyor onunla. Foto çekmek aklıma gelmemişti, yarın eklerim kısmetse :)