17 Haziran 2008 Salı

İKİZLER


10.03.2008Kuzucum canım bebeğim diyerek iş yerinden izin alıp ilk muayenemizi yaptırmaya Akay Hastanesine gittik.
Babanda bende sağlıklı bir hamilelik için gerekli herşeyi yapmak ve senin anne karnındaki günlerini en iyi şekilde geçirmesini sağlamak istiyorduk.
Heyecanla Dr.Seçil Hanımı gördük.Gerekli bilgileri verdikten sonra beni muayeneye aldı.
Allah'ım inanamıyordum,bebeğimi göremedi doktor hanım.
Neden dedim neden kuzucum yok karnımda, yoksa hamile değilmiyim.
(İlk testimizi evde yapmıştık.Biri silik iki çizgi çıkmıştı.
Bunu netleştirmek, gördüğümüz şeyi belgelemek için Etlik'te Ankara Polikinliğinde kan testi yaptırdık.Pozitif çıktı.)
Peki şimdi ne oldu.Babacın bana belli etmesede rengi solmuştu bir anda.(ben anlarım aşkımı.)
Dr.kan tahlili istedi,belki erken olduğu için ultrasonda çıkmayabilir dedi.
Sonuçları beklemek bir ölüm,eve gittik.Akşam telefon ettik sonuçlar çıkmış ama tlf.dan söylemiyorlar.Yarabbim bize güç ver hemen hastaneye gittik(saat akşam 10.30)bize gebeliğin olduğunu değerlerin normal olduğunu söylediler.
11.03.2008Yine doktorun karşısındayız.Yine bakıyor ultrasonda yine bebişim yok.Yine kan testi istiyor.
Yine bekleyemeyip gece doktorumuzu arıyoruz, kan değerleri düşüyor.(düşük göstergesi)
Biz sabahı sabah ediyoruz,ağlamak,sızlanmak uyku girmiyor gözlerimize...
12.03.2008
Dr.Hanım Yine bebeği göremedi.Kendisi dahi şaşırıyor.Sanki o hasta,benmi bilicem?
'Sizin kanınızda birşey var sonuçları etkileyen,kan testi almayalım bu sefer' diyor.
Başka bir (Dr.Gamze Hanım)doktoru çağırıyor.Oda bakıyor, anlam veremiyor benim durumuma.Kan sonuçlarım bir çıkıyor,bir düşüyor.
Tabi iki doktorda bizim güvenimizi kaybediyor.Gece ablam 'başka bir hastane,doktor deneyin)diyor. Bizi Zekai Tahir Burak Hastanesine yönlendiriyor.
Gitmez olaydım.Gerçi ilk umut ışığı orda belirdi ama.Anlatması çok uzun olan bir gün geçirdim orda da.Babanı hiç içeri almıyorlar,hastane bahçesinde bekliyor orda erkekler(Kendimi Irak'ta filan hissediyorum).
Görevlilerin tavrını hiç sorma bitanem,insan birşey sormaya korkuyor.
Şunuda söylemeden edemiycem miniğim; senin annen öyle şirret bayanlardan da deyilki bağırıp çağırsın,öylece ne denirse yaptım.Kendimi Yahudi,onlarıda Almanlar olarak ilan ettim.
Birdaha Allah düşürmesin, muhtaç etmesin beni oraya..(Amiiiiiiin)
Sonunda kan testimin iyi çıktığını, ultrasonda ise milimetrik bir kitlenin göründüğünü öğrendik.
Yani yine bebek varmı yokmu bilinmiyor.Ama ben o milimetrik kitleye tutundum o gün :)
Babanla ben bir gün ağladık, birgün güldük birtanem.Düşün seni ne çok istemişiz bebeğim.
O gece felaket birşey yaşadım,yani yaşadık aşkımla.Gece 11.00 de birden kanamam başladı ve ben çocukluk yıllarımda yaptığımın aynını yaptım.(Anneannen hastalıklara çok duyarlı bir kadın bebeğim.Biryerimize birşey olsun,çizik,kesik,yarabere vs. bizi hemen polikliniğe götürürdü.öyle evde kocakarı ilacı filan yapmazdı :) Sen bilmezsin tabi o zamanlar yarabereyede hemen tentürdiyot sürerdi sağolasıca doktorlar,öyle yakardıki sorma.) aşkıma görünmeden yatağa öylece girip sanki gizlendim.Korkudan ne yapacağımı şaşırmış vaziyette sessizce ağlarken baban geldi yanıma.Canım kocacım bir kaç dakika yanından ayrılmamı istemez hemen gelir beni bulur evde.Ne oldu dedi ben kenetlendim konuşamıyorum,doktoru arıyoruz ve hemen hastaneye...
'Bebek düşüyor' diyor hain kadın, 'arka tarafta büyük bir kanama var,eve git' diyor.Mecburi haller dışında kalkmadan 10 gün yatış veriyor.Tabi teyzelerin dururlarmı,Derya teyzen bize eski bir iş arkadaşı,aynı zamanda Azra ablanın 3,5 aylıka kadar doktoru olan GATA emeklisi Opr.Dr.Ümit Göktolga'yı ayarlıyor.Biz salya sümük doktorun kapısındayız.
Bebeğim o anı bilemezsin,annelik babalık duygusunu anlatamam,Allah sanada tattırsın.
Ultrasonda baktı baktı baktı....Sanki bana o bakışlar bir ömür gibi geldi.
'Ailenizde ikiz var mı' dedi............................................... Ben ,neden sordu, ben ne demeliyim,zaten o an ağlıyorum..
Ağzımdan 'anneannem ikizmiş' sözü çıktı,hala ağlıyorum,soramıyorum.
Bebeğiniz ikiz ve birini kaybediyorsunuz dedi.Ben hayatımda ağlamadığım şekilde çok sesli olarak belkide bu bir rahatlama haykırışıydı,bilemem ama ağladım,hemde çok ağladım.Bir taraftan da komik şekilde güldüğümü hatırlıyorum.
Masadan kalktım, doktorumu öpmek sarılmak geldi içimden :) bunu baban duymasın :))
Doktorumuz bize öyle bir ışık verdiki yolumuz zihnimiz aydınlandı,herşeye yeniden tutunduk.
İki kesenin birbirine çok yakın olduğunu sağlam olanında gidebileceğini söyledi Ümit bey.
Allah'a kalmıştı senin yaşama tutunuşun,dua etmekten başka yapılacak birşey yoktu birtanem.
1haftalık bir rapor daha yazdı.
Mutluluk,korku ve sessiz bir bekleyiş başladı bizde.
Böyle günlerden birinde elime aldığım kağıt ve kalemle şu satırlar döküldü dudaklarımdan;
26.03.2008
Bugün 6 hafta 5 günlük biricik bebeğimiz.
Dün 10 günlük rapordan sonra doktorum 1 hafta daha verdi.
Çok korkuyorum birtanem,üzme anneciğini sakın.
24-25.03.2008 de bebişimizin kalp atışını gördük.
Seni seviyoruz bebeğim,lütfen anneciğini üzme olur mu,lütfen kuzucuğum.
Babanda çok üzülüyor,sakin duruyor ama korkudan ölüyor eminim.
Kardeşin gitti ama seni bıraktı bize,seni kuzucuğum.
Bizim bebeğimiz,fasülye tanesi bebişimiz...
İşte bu duygularla geçti raporlu günlerim,bekleyişlerim.
Sonunda doktorumuz kardeşinin tamamen gittiğini,tehlike kalmadığını söyledi.
Kocaman bir ohhh... çektik.
Bu bizim için yeni bir başlangıç oldu.
Hiçbirşey yaşamamış gibi mutlu seni gözlemeye başladık miniğim.
Ümit bey 2 haftada bir kontrole çağarıyordu ve babanla her seferinde inanılmaz mutlu oluyorduk seni görünce.
Öyle tatlısın ki birtanem,dakikalar geçmesin istiyorduk,seni seyre doyamıyorduk.
Halen öyle miniğim,yanlız korkuyoruz ki çok hareketlisin, pek yaramaz dedi doktor senin için.
Bende biz çalışan anne-babalarız dr. bey iyi bakın öyle değildir dedim :)
Sen yaramazda olsan uslu da seni hep seveceğiz meleğim.
Bir defasında Doktorumuz 'ne kadar güzel bir kafası var' demiştide bizim ruhumuzu okşamış, çok hoşumuza gitmişti.Sen çok güzel minik bir kuzusun bebeğim.

Hiç yorum yok: