13 Aralık 2012 Perşembe

12.12.12

     aşkım 2 haftalık iznine Pazartesi başlamıştı ve kuzuyla 2 gün geçirdiler güzel güzel. 2 gündür de anneannesinde kuzucum. Bu akşam alıp gelicez, bakalım yine gelmemek için ne kadar ağlayacak...
      kuzununn ayağındaki şişlik için dün Hacettepe ye gitti aşkım, bir aradı beni...ağzından ateş püskürüyor, nasıl kızmış nasıl anlatamam. 'burda adamı öldürürler' diyor. Meğer Çocuk Cerrahisinden randevu almak için, öncelikle Pediatriden randevu almak lazımmış, Pediatri ayın 20 sine gün veriyor, orası Cerrahiye sevk edicekmiş, orasıda ne zamana gün verecek, işlem için ayrı gün...vs. vs... Sinir olmuş çıkmış hastaneden...Minicik bir işlem için bu kadar beklersek diyor...diyor da diyor...
     Bugün gitmiş Fatih Hastane sine. Yarın 09:30 a randevu almış, cildiye ye yönlendirmişler. Bakalım yarın küçük hanımla maceralarımız nasıl olucak, inşallah canı acımadan hallolur. ben işteyken kuzuyu ikna edip, ayağını incelemiş biraz ve görünen şey nasıra da benziyor dedi. Allah Allaaaah bu yaşta ne nasırı, acaba yanlış ayakkabımı giydirdik kuzuma? Yazın şöyle rengine şekline bayılıp aldığım, ancak markasız, kalitesiz yazlık terlik, ayakkabı giydirmiştik. Onlarda yapmış olabilir diye düşündüm...neyse vesveseye hacet yok, yarın sabah çıkacak herneyse.
     Dün malumunuz 12.12.12 idi :) kuzu yok, bizde hem dışarda yiyelim yemeğimizi, hem alışveriş yapalım mutfak için, hem de kumar oynayalım dedik :))) Tabi kumar benim fikrimdi. Çıktık girdik sayısalcıya, birer tane oynadık 12.12.12 şansına. kuzunun oyuncak almama cezası bitti, istediği barbi duru ve ada bebeklerini aradık, Armada da ama bulamadık. Dışarda nefis bir yağmur yağıyordu, eve gelince dedim ki; alalım kahvelerimizi, üzerimizi giyinip balkonda içelim bir güzel, yağmurun sesini dinleyelim, otların, ağaçların kokusunu çekelim içimize... Çok güzel oldu, mis gibi kahve kokusuda eklenince keyfimize...yeni hayaller büyüttük içimizde, yeni planlar yaptık geleceğe dair. Sonra içeri girip yılbaşı ağacımızın ışıklarını yaktık, abajuru açtık, tavan lambasını söndürdük, loş ortamda hayallerimize devam ettik. Herşey bu kadar güzelken dahi hep bir tarafımız eksikti...kuzunun sesi yok, bize sokuluşu yoktu. İçimiz sızladı resmen, çok özledik kuzumuzu...
     Bu pazar, bizim evlilik yıldönümümüz, bakalım ne yapıcaz, henüz net bir plan yok, çünkü yavrumun ayak durumundan kaynaklı beklemedeyiz. Sonra gelsin yeniyıl gecesi...o gece için de plan yapamadık, aileyle evdemi geçirelim, dışarı kimlerle çıkalım vs. Bu ara herşey belirsiz. Nedeni var aslında; Salı akşamı tatil rezervasyonumuzu yaptırdık, erkeninden olmuş oldu, böylece de ucuza kapattık tatili diyebilirim. Kemer de güzelce bir otel, Erzincan dan ablamlar ve Eskişehir den de ablamın görümcesi gelicek ailece, hepberaber aynı tarihlerde aynı yere rezervasyon yaptırdık. Böyle olunca da paralar suyunu çekti :))) yıldönümümüz ve yılbaşı planları da bu nedenle beklemede, bakalım kısmet, bizde son anda dahi değişiklik olur, kararlar verilir :))
     Ama içim kıpır kıpır, bu sene nereye gidicez derdimiz kalmadı. Geçen yıl tatili akraba yanına giderek halletmiştik, 2013 te beleş akraba yanında tatil yapma şansımızda kalmamıştı, böyle içim çok rahatladı ve en sevdiğim canım ablamla birarada tatil yapacak olmak çok mutlu etti beni.

2 yorum:

azra ecrin dedi ki...

geçmiş olsun umarım şimdi itidir kızınız ayağı..

http://azraecrin.blogspot.com/

Naz'ın Annesi dedi ki...

Tşkler,bakalım 10 gün sonra ayaktaki cisimi alacaklar ,inşallah :)