21 Aralık 2012 Cuma

Gül Tatlısı...

     Dün akşam işten döndüğümde bana koşarak geldi ve elinde tuttuğu resmi gösterdi, benim için çizmiş, benim, babasının ve kendi ismini yazmış(yani karalama yapmış). Resmin en üstünde, benim bulut sandığım ve sorduğum şeyler: ''hava tufanıymış'' :))) Çok güldüm duyunca, hava tufanı nedir yaa :))) Sonra bu güzel resmi buzdolabına astı miniğim :)
                                      Mor çiçekleride, minik elleriyle kendi yapıştırmış resmine :)
     Akşam yemeğimizi yedikten sonra aynen şöyle söyledi;'Yinemi tatlı almadı babam?' Kızım istedinmiki dedim :))) Kızım isterde ben yapmazmıyım, tamam dedim etrafı toparlayayım, hemen bir kıyamet tatlısı yaparım, malum ertesi gün kıyamet kopacak ya :)))
 
 
                    Şu meşhur anne-kız mutfak önlüklerinden almanın zamanı gelmişte geçiyor bile :)
       Hem şekilli hemde gül tatlımız fırına girmeye hazır...sonrasında da şerbetini yapıp döktük üstüne ama soğumasını bekleyemeden yedik :) Çok beğenmiş...hımmmm diyerek yedi maşallah :)
       Tatlı yapımına başlamadan önce evcil balığımız Yıldız hanımın evini temizledik bir güzel :)
      'Anne neden Yıldız bu kadar kötü kokuyor, kakasını yapmamasını öğrenmedi, böğğğğgg' diyen küçük hanım, temizlik sonrasında epeyce konuştu Yıldız hanımla 'bak temiz oldun Yıldız, kakanı yapma bundan sonra evine' dyerek. Ben Yıldız a bez takmayı önerince epeyce güldü :))) 'çok komiksin anneee' diyerek.
     Dün gece epey geç yattık maaile, Umutsuz Ev Kadınları vardı TV.de, izledim, o arada karda yağınca baya heves ettik, seyre daldık. Hatta bir ara hava kızıllaştı iyice, bende bir anda olsa korkmadım desem yalan olur, acaba mı dedim...hani kıyamet falan.... töbe töbeee :)))
     Sonra sarmaş dolaş yattık hepberaber :)
     Sabah uyandım ama yatağın dibi olsa dibinde sıkışıp kalmak, kuzumun nur yüzüne bakarak dalıp gitmek, sıcağında uyumak isterdim. Ellerini yukarıya uzatmış, öyle güzel uyuyordu ki...işe gidiyor olmaktan büyük bir acı duydum.
     aşkım yolcu etti beni :) Akşam bir ara bana döndü ve 'Canım eğer yarın kıyamet varsa, bilki seni çok seviyorum, söylemeye fırsatım olmaz belki yeniden' dedi. Aklımda bu sözlerle öpüp ayrıldım evden. Dışarı çıktığımda harika bir tablo vardı karşımda, daha bahçe kapısından çıkmadan makineme sarıldım, çektim 2 poz :)) Baktım aşkım camdan bana sesleniyor, halime gülüyor, foto manyağıyımya :))) Sonra 1-2 de sokakta çektim, kar kokusunu içime çekerek işyerime vardım.
 
      Tabiata bayılıyorum, muhteşem birşey seyretmesi, her mevsimi ayrı bir güzel, şükürler olsun bu günümüze, sağlıkla huzurla ve muhtaç olmadan yaşayacağımız nice yıllara  :)



2 yorum:

Ada ve biz(ama ıssız değiliz) dedi ki...

O minik eller neler yapmış çok güzel ellerine sağlık Naz'cım tatlılar harika görünüyor:)

Naz'ın Annesi dedi ki...

Tşkler Öznur cum :) Bize de afiyetle yemek düştü :)