16 Eylül 2010 Perşembe

ANTALYA-BAYRAM TATİLİ ve DENİZ KIZI

Çok büyük bir heyecanla tatil hazırlıklarını yaptık,bir güzel haber de iş yerinden gelince (bayram öncesi tatil edildi), bize çifte bayram oldu. Pazar sabah 6 suları yola çıktık, öncesinde çok düşündük seninle gündüz yolculuğu nasıl olucak diye ama bir cesaret geldiki sorma. Hem babanla ilk kez Antalya ya beraber gidicektik ve yolu gündüz gözüyle gidip,molalar vererek bitirmek istedik. Teşekkürler kızım,ne giderken nede dönerken bizi pişman etmedin. Maşallah sana kuzu gibiydin,tabi bizde seni sıkmayacak şekilde molalar verdik. İlk 2 saat uyudun zaten,kahvaltı molası yine uyku,öğle yemeği ve yine uyku,oyun derken Antalyaya vardık.



Bunlarda mola yerlerindeki fotolar. Ne güzeldir böyle yerler,bayılırım sedirlere,doğal ortamlara. Babanın yayılışına bakarmısın?



Antalya girişinden ablanı alarak kalacağımız yere gittik. Eşyalar yerleşir yerleşmez yemek yemeye çıktık.

Hava o kadar sıcak ve nemliydiki kendini suya verdin, hiç durmadan şişe şişe su içtin;



Antalyanın içini ilk günler didik didik taradık nerde ne var diye. Ben gitmeyeli tam 10 yıl olmuş Antalya ya. Unutmuşum baya.Sonrasında kampta denize girdik birkaç gün.

Kumdan kaleler yaptık,kumda havuz yapıp içine su doldurduk. Sen boyuna su isteyip 'anne fu koy' dedin durdun.bende ablan ve babanla emrin üzere koşturup durduk :) Denize hep beraber girdiğimizden deniz içinde resmimiz yok ama anlatmam gerekirse; sen tam bir deniz kuşuymuşsun be kuzucuk. Simitle seni denize sokmak bir ölüm, 'anne aşa, anne balak(bırak)' dedin durdun. Bazen sözüne dayanamayıp bıraktık ama bu seferde elimizden kayıp denize düştün 3 defa, suyun içinde debelenip çıkarttık ama yinede korkmadın,tekrar istedin bırakmamızı. Tam bir DENİZ KIZIsın sen. İki taraftanda memleket deniz memleketi,sende İstanbul doğumlu olunca Deniz Kızı olmaman mümkün değildi :)

Ne kadar mutlu olduğunu kelimelerle anlatmam mümkün değil, adeta uçtun. Denizi çok sevdin,9 gün bizimle yattın kalktın,ablanla görüştün,oynadın. Yemeklerinide çok güzel yedin, uykularında düzenliydi,  Maşallah sana birtanem.
 
Senin minicik dişlerini severim ben (aynen babanın dişleri).

Hergün 1 dondurma hakkınız vardı ablanla, çok güzel değerlendirdin,yüzünün her tarafı dondurma oluyordu :) Bu arada dondurmaya 'dondo' diyorsun hala :)

Antalya dada bol miktarda kedilerle haşırneşir oldun kedici kızım :) peşlerinden koşturup durdun,bazen sevdin,bazen kuyruğunu çekip kendini dalattın :)
Bu kedicikte senin gibi sarı ve narindi,bizde adını Minik koyduk :)
Su buldunmu başlıyorsun şapır şapır basmaya,heryerin su içinde kalıyor,birde o suları elleyip yalıyorsun ığğğğ...


Baban birşekilde her ortamda sana biyerlerden çorba ve benzeri yemek bulup getiriyor,sende şapır şupur yalayıp yutuyorsun,tabi bazen 'asker abi geliyor hadi yemeğini ye' demek zorundada kalıyoruz :) Sahilde çok güzel uykularda uyudun.Uykun gelince 'anne salla' diyorsun.

Babişinle oyunlar oynuyorsun;
Bu arada babanda acayip dinlendi ve çok zevkli bir tatil geçirdiğini söylüyor,Allah herkese versin,çok mutluyduk ama çoooook...


Eğer tatilin iyi geçmişse insanın yüzüne nasılda yansıyor,hepimiz çok bronzlaştık ve yüzümüz dingin,mutlu ve sağlıklı görünüyoruz;

Arefe günü sabah Şengül teyzenle Uğur eniştenlerde bize katıldılar.Kahvaltıyla başlayan günümüzü akşam geç saatlere kadar sürdürdük. Çok eğlendik,sohbet ettik ve birazda dedikodu :)


Ablanla hopladın zıpladın durdun...

Buda Kadir İnanır-Türkan Şoray pozumuz :)

Babasının kuzuları;


Her ortamda kolunu takıyoruz uyku zamanını geçirmiyoruz :)






Burası Antalya merkezde biryer; bu alanda bulunan yerdeki küçük deliklerden su fışkırıyor,ama ansızın çıkıyor ve nerden çıkacağı belli olmuyor yani çok eğlenceli birşey. Sizi attım ortaya;aman bir eğlendiniz bayada ıslandınız, babanın ikazı ilede aldım sizi ordan.

Bunlarda songün resimlerimiz;ablan sürekli sana sarıldı,ayrılacağınızı bildiğinden;


Uğur eniştenle şengül teyzenle çok anlaştınız;


Birde arkadaş sahibi oldun: Doruk...Çok kaynaştınız;annesiylede ben kaynaştım;

Oyuncaklarınızı değiş-tokuş yaptınız,koşuşturdunuz ortalıkta,ablanda seni kolladı bişey olmasın sana diye :)
Bende Şengülümle çok eğlendim çok;

Babanda Uğur eniştenle sardırdı gitti :))))

Masada rakı-balık ikilisi oluncada şarkılar türküler çoştuk doğrusu...

Ertesi gün kahvaltıdan sonra ablanla hüzünlü bir veda yaşadık,sen herne kadar anlamasanda ablan sana sarılarak çok ağladı. Baban ablanı dedesine teslim etmeye gidince seni uyutarak babanı bekledim,tüm eşyalarımız hazır yola koyulacaktık çünkü.Geldiğinde seni yedirdik ve doğru Ankara...
Bu sefer Alanya üzerinden Isparta tarafına döndük,yol çok güzel ve manzaralıydı. Melek yengenin memleketi olması münasebetiyle daha bir ilgiyle dolaştık oralarda. Isparta girişinde bir göl vardı,sanırım baraj orası. Molayı orda verdik.

Hiç yerinde durmadın,parmaklıklardan düşeceksin diye ödümüz koptu

Bu nedenle bize isyan bayrağını çektin :)


Buda artist babamız;

Sıklıkla mola vererek akşam saat 22:00 sularında dönebildik evimize,tabi sağsağlim döndüğümüz için şükrettik ve babamıza teşekkür ettik :)

3 yorum:

Adsız dedi ki...

Görüldüğü üzere çok güzel bir tatil, duygularımın doruk noktasına eriştiği ve mutlu olduğum en güzel anlardan biri belli olmuyormu. Canımdan çok sevdiğim ve değer verdiğim eşim ve dünya tatlısı kızlarımla beraber bir rüya tatili geçirdik. İnşallah her zaman böyle mutlu günler nasip olur, ailece güzel ve mutlu günler hep bizimle olur inşallah. Üçüde okadar güzel ve değerli ki benim için hayatımın anlamları ve beni hayata bağlayan en güzel üç şey onlar, sizi çok seviyorum canlarım. Bence tatillerin en güzelini geçirdim, kısa sürdü ama her günü çok güzel ve önemli geçti benim için.baban

Adsız dedi ki...

süper

Adsız dedi ki...

istanbul güzeline...... seni seviyoruz NAZ