26 Mart 2012 Pazartesi

Hafta Sonu

     Geçen hafta 2 gün kreşe gitmedi, anneannesi göndermedi, 'kreşte aç bırakıyorlar kızımı, bak beli kopacak açlıktan, nisan sonu gönderme daha, ben bakıcam' dedi. Bu arada kendisi kuzum kreşe başlayalı hastaneden çıkamadı, hastane yolları ana yolu oldu ama tık demiyor kadın...yinede bakıcakmış. Hatta aşkım ile hayalimizdi, kuzu kreşe başlayınca hafta sonları anneme vericek ve bizde gezicektik bol bol ama daha sanırım 1 yada 2 kere bıraktık anneme, oda ben nurti arkadaşlarımla buluşayım diye. 1 günde ben işe gitmedim ve kuzumla geçirdik günü, etti 3 gün.
     Cuma günü işim yoktu, başkanlarda olmayınca evde kalmak istedim. Cumartesi de misafirler gelicek diye cuma dan evi temizledim, kendimizi temizledim derken koca gün gitti ama kuzu çok mutluydu.
     Cumartesi akşamı aşkımın arkadaşları geldiler 2 aile. Birinin 3 çocuğu vardı ama yaşları epey büyüktü kuzum için, diğer ailenin ise 2 oğlu var hemde kuzumdan 7 ay kadar küçük ama çok iyi anlaştılar. Bu iki bıcırık ikizler, fotosuna bakarsanız görürsünüz, birbirlerine hiiiç benzemiyorlar :))
     Bizim kızda yeni bir huy gelişti son günlerde; kimi görse, kim gelse bize, tüm şarkılarını söylüyor, alkış bekliyor ve alıyor, sonra elbise değişikliği istiyor, hava atacak haspam :))) Cumartesi de aynını yaptı, önce tüm şarkılarını söyledi, (unutmadan: onlar gelmeden tütü takımını giyinmek istedi, giydirdim) sonrada horon elbisesini giymek istedi(Trabzonlular gününden almıştım), giydirdim tabi. Birde horon şarkısı istemesin mi :))) rınnınnııın rııın rınnınnıııın... diye diye ağzımla kemençe çaldım, o da oynadı :))) alkış aldı tabi kocaman...
     3 böcük evi birbirine kattılar ama gıkım çıkmaz böyle hallerde, yeterki mutlu olsunlar...Çok eğlendi kuzular, bizde sohbet muhabbet, güzel bir akşam oldu.
     Ertesi gün öğlene doğru ancak uyanabildik, kahvaltı sonrası kuzuyuda alıp kiralık ev bakmaya çıktık, önce Beştepe, ardından da Batıkent dublekslerini gezdik, henüz kiralıklar çıkmamış. Sadece batıkentteki evlerin bahçelerinde yapılan mangal kokuları yanımıza kar kaldı, eve gider gitmez ufak çaplı bişeylerde biz pişirdik, yoksa biyerlerimiz şişecekti :))) Pardon (hafıza zayıflığı başladı bende) beştepe sonrası Dikmen in konya yoluna bakan kısımlarını gezdik ama o kadar dik yokuşlar varki, mümkün değil kış aylarında çekilmez bu yollar diye vazgeçtik.
     Hadi dedim ordan Ahlatlıbel e gidelim. Geçen sene en son Ezgi lerle gitmiştik ailece, ne güzel bir yaz geçirmiştik sayelerinde, inşallah yine olucak, hep beraber tatillerde görücez. Beraber oturduğumuz yerlerde dolandık, bira mekanımız henüz açılmamış, bahçesinde öbek öbek karlar vardı, hemen her yer halen karla kaplıydı ama güneşi görende ordaydı, nasıl kalabalık, hiçbir yerde oturamadık, kuzu parkta oynadı ama çoğu oyuncak ıslak yada karlıydı. Neyse en azından hevesini aldı, yanımda götürdüğüm börek,kek ve ayranı hüpletti. İşte ordan da batıkent e geçtik. Daha Ahlatlıbel de otoparkta uyuyuverdi kuzum ve 1 saat kadar yolda ve Batıkent te evlerin arasında turlarken uyumaya devam etti.
     Akşam da  yemek sonrası banyo faslını erkene aldım ki Umutsuz Ev Kadınları nı rahat rahat izleyelim ama diziyi sonlandıramadan uyuduk 



   

2 yorum:

ezgi-duru dedi ki...

Ah kuzummm... yine birlikte gidicez inşallah Ahlatlıbel'e. Uçurtma uçurucaz (ya da uçuramayacağız:) yine biralarımızı içeceğiz kahkahalarımızı katıp... İnşallah.......

Naz'ın Annesi dedi ki...

Uçuramıyacağız ama yine yine yeniden çoook mutlu olucaz :))İnşallah...