2 Kasım 2012 Cuma

Balık Sırtı

 
                                                           Çizgi film izliyor
 
           29 Ekim Cumhuriyet Bayramı bizim için buruk geçti. Kızımı Anıtkabir e, çok sevdiği Atatürk üne ziyarete götüremedim.
      Bizde hadi dedik, hem yoldan gelen arabamızı yıkatalım, hem kuzum Çınar ı çok özlemiş, gidip onu görelim, hem ablamın kirasını alalım, hem alışveriş yapalım vs. diyerek geçtik Etlik e. Tam parka geldik, kuzum uyku hallerine büründü, hadi dedim pusetinde uyusunda bizde diğer işleri halledelim.
 
 
 
 
      Yukarıdaki park fotolarında konu şöyle: kuzum herzamanki gibi, etrafında yaşıtı kız yada erkek çocuk gördüğünde yaptığı hava-civa olaylarını gerçekleştiriyor. Sesli şekilde şarkı söylüyor, dans ediyor, bir gözü hep o çocukta. Aslında bir tür 'oynayalım mı' mesajı veriyor karşısındakine :)))
      Tatilin bitip, kreşin başladığı ilk gün sabah sorun çıkarmadı, hatta 'arkadaşlarıma koşuyoruuuum' diyerek çıktı gitti evden. Akşam da harika bir şarkı ezberlemiş 29 Ekim ile ilgili. Hepsi bu kadar mı bilmem ama, söylediği kadarıyla;
      29 Ekim de bir bebek doğduuuu
      Annesi adını Mustafa goyduuuu
      Büyüdü büyüdüüü, Atetük olduuuu.
      Çok kez söylettim kızıma bu şarkıyı, çok sevdim, çok duygulandım, ertesi günde öğretmenini arayıp teşekkür ettim. Birde Atatürk posteri vardı elinde, renkli kartondan çerçeve yapmış, üzerine pullar yapıştırmış. Kendin mi yaptın bunu dedim; kendi yapmış, üstelik 'arkadaşlarıma yardım ettim' dedi.
 
 
      Öğretmenine sordum 'tam tersi, arkadaşı ona yardım etti, makas olayında pek başarılı değil' dedi :)) Bunu biliyorum, hatta küçük kas gelişimi pek içaçıcı değil dedim.
     31 Ekim sabahı çoook kötüydü, kuzum hıçkıra hıçkıra ağladı gitmiycem okula diye. Zar zor ikna ettik, arabada da ağlamış. Öğretmeni: 'bu 10 günlük tatil sonrası kreşe dönüş ve adapte, bizler için dahi zorken, çocuklardaki bu kötü etki çok normal' dedi. Haklı, bende aynı durumdayım. Haftaya alışırlarmış.
     Akşam sorunsuz geldi, hatta saçlarındaki balık sırtı örgüden dolayı pek havalıydı. Lale öğretmeni örmüş, bende çok sevdim ama hayatta beceremem ben bu örgüyü. saçları konusunda çok beceriksizim, tüm saçları bir araya getirip at kuyruğu yaparken dahi kan ter içinde kalıyorum :)))
     aşkım 'bu senin küçüklüğünden geliyor, hani dersinya; annen sizin süslenmenizi istemezmiş, saçlarınızı kısa kesermiş' diye :))) güldüm epeyce ve evet doğru bu konuda beceriksizim, lise 2 den sonra saçlarımı uzattım ve ondan sonrada hiç beceremedim bu işi. Kendi saçlarım içinde aynı şey geçerli, kuaför benim tek kurtarıcım...
                                                         Çok yakışmış kuzuma, maşallah :)
             NOT: bu saçlar hafta sonunda kısa küt olucaklar, sanırım son uzun saçlı fotoları :)





Hiç yorum yok: