5 Kasım 2012 Pazartesi

İlk Misafir - Cepa - Mogan Park - Saçlar Gittiiii

     Cuma sabahı işe giderken arkamdan biri beliriverdi (alt komşum), günaydınlaştık, meğer akşam bize gelmişler ama evde yokmuşuz (dışarda yemekteydik). Akşam bize kahve içmeye gelmek istediklerini söylediler, çok memnun oluruz dedim. Çünkü taşınalı 3 ay oluyor ve hoşgeldine gelen olmamıştı, sadece eve giriş çıkışlarda selamlaşıyorduk apartman sakinleri ile.
     İşten o akşam yarım saat izin aldım ve hazır birşeyler alayım çayın yanına dedim. Gün içinde de yemek sitelerine, bloglarına baktım, pratik ne var ne yok diye. Küçük pizza yapımını gördüm, şu pastane usulü olanlardan. Nerden aldım şimdi hatırlamıyorum, ayıp olmasın. Buldum buldum işte bu siteden: Peri'nin Marifetleri Mutlaka deneyin, tıpkısının aynısıydı :)
     Alışveriş sonrası attım kendimi eve. Hemen mutfağa girdim, hamuru mayalayıp, üzerini kapadım, mercimek çorbam ve palamut kızartmasından kalmıştı, yanına da hemen bezelyeli, havuçlu, mısırlı bir pilav döktürdüm, ayranda çırptım. Bu arada evi bir güzel sildim, accık etrafı topladım. aşkım gelince, ben sofrayı hazırlarken, eline toz bezini tutuşturdum, tozları aldı. Hemen yemeğimizi yiyip kalktık. Çarçabuk sofrayı kaldır, masayı düzelt, kurabiye ve mini pizzaları servis tabaklarına hazırla, Türk kahvesi malzemelerini hazırla vs.
     Zırrrrrr...ilk apartman komşularımızı karşıladık ailece. Elleri dolu gelmişler sağolsunlar. Komşumuz Ayaş lı. Ayaş ta bahçeleri de olunca, elma, ceviz ve domateslerden sebeplenmemiz kaçınılmaz oldu haliyle :))) Öyle konuşkan bir aile ki, ne biz sustuk, ne de onlar. kuzum bayıldı komşularımıza, yaşıtı torunları var. Böyle olunca da iyi anlıyorlar kızımın dilinden. Eğlenceli, bol sohbetli bir akşam geçirdik, hiç gitmesinler istedik.
     Ertesi sabah kahvaltı sonrası ki öğleyi buldu bizim uyanıp kahvaltı yapmamız...hazırlanıp Cepa ya gittik, küçük hanıma peri kızı aramaya. 2. kattaki oyuncakçıda bulamadık. Hadiii indik -1 e. Bu arada kuzumunda uykusu geldi mi? vız vız vızzzz durmadan. Nezir miydi neydi ismi oyuncakçının, sadece Barbie nin kanatlı bebeği var, oda 49Tl. Mecbur aldık, birde CD sözümüz vardı, onuda alıp çıktık, kuzumun uyku krizi geçti, yerini uyuyup kalkmış gibi duran cadı aldı. Eve dönüş ve yeni CD. yi izlemece...
     Pazar günü baktık hava çok güzel, dedik yemyeşil, havadar bir yerlere gidelim ama parkı bol olsun. Bu sene hiç gitmemiştik Mogan Park a. Hazırlanıp çıktık, kuzu tüm göl kenarı boyunca ne kadar park varsa hepsine uğradı, tüm oyuncakları denedi. Oturduk çay içtik, miniğimde hamburger yedi, Ayaş cevizi yedi, portakal suyundan içti. Akşamüstü biraz üşüdük ve sonuç: sağ burnum tıkalı :(
 
 
 
 
              
 
 
                                                     'Anne bak nasıl yürüyorum burdan'
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
                                                       İlk kez tırmandı butür bir oyuncaktan.
                                                              'Oleeeeey' diyor.
                            Önce benim yardımımla tırmanıp indi, sonra kendi başardı :)
 
 
 
 
 
 
     Çok sevdik bu küçük kuçuyu, hatta kuzum sevdi okşadı, sonra da diğer çocuklara anlattı, 'biz küçük köpeği sevdik, oda bizi hiç ısırmadı, sonra da gülüştük' diye.
 
                                 Bu fotoyu çekerken, birkaç saniye sonra köpek kuzumun yüzünü yaladı :)))
 
                                                       'Bu ağaç evi çok sevdi kuzucuğum'
 
 
 
 
 
 
 
     Bu kale, kuzumun diş doktorunun muayenehanesiydi. Gitti geldi dişlerini yaptırdı, bizde tavuk ve horozuyduk. Arada gelip bize yem verdi, bizde ü ürüüüü üüü, gıt gıt gıt gıdaaak diye bağrındık :)))
     NOT: kızımın saçlarını kestiiiiiiiiiim. Pazar günü son kez uzun saçlarıyla salındı sokaklarda. Saçlarını kesmek için doğum gününün geçmesini beklemiştim, yani bu bir anlık bir karar değil. Dün akşam banyo sonrası oturttum önüme kestim saçlarını, aşkım bizi izledi.
     Sanırım 2 hafta oldu, yok yok bayramdan önceydi, arkadaşıma gitmiştik ailece. Arkadaşımın annesine anlatıyordum kuzumun küçük doğduğunu vs. Sonra dedi ki; ''benim kızın saçı çoktu, işinde ehil bir dr.umuz vardı, bana bunun saçı çok, kestir, kızın büyür, saçlarına gidiyor yedikleri demişti. Bende kestim, bak işte sonra nasıl büyüdü benim kız.'' Kararımı oracıkta vermiştim. Dedim ki; Teyze, büyükler bişey biliyor ki söylüyor, ben inanırım büyüklerin sözlerine. Hele bir doğum günü geçsin, keseyim saçlarını kısacık.
     Şöyle kulak hizasında birşey oldu, aslında istediğim, kulak hizasında kısa küt idi ama bu biraz değişik oldu, ne küt, ne katlı, biraz da yamuk oldu malesef ama biz hepimiz beğendik :) kuaföre gitmeyi hiç sevmiyor, bu nedenle uçlarını da düzelttiremem. Kalsın böyle ne var :))) Şirin bir küçük surat oldu bizim ki. Hani nerdeyse 2 yaş civarı kuzucuklar gibi oldu  :)))

Hiç yorum yok: