21 Mart 2011 Pazartesi

Hafta Sonu

          Cumartesi çok sevdiğimiz arkadaşlarımız Hülya, Onur ve minik kızları Nil bize hamsi yemeye geldiler. Nil kocaman olmuş, maşallah çokta güler yüzlü, kuzu, Nil ile çok ilgilendi, özelliklede emziği ile :)) Bir ara baktım ağzına almış emiyor, yavrum bebekken emmemişti, çok uğraşmamıza rağmen. Gece 1 e kadar oturduk, sohbet muhabbet çok güzel bir akşam oldu :)
                 kuzu o gün toplam 1 saat uyumasına karşın, gece 1 e kadar uyumadı Nil için :)
Cumartesi hiç dışarı çıkmadık, sadece babası alışveriş için çıktı. Böyle olunca da pazar günü bize park bahçe yolları gözüktü. Anneannemizi de alıp yürüyüş yoluna gittik, kuzum parkta epeyce oynadı. Kaydıraktan kayan, kendinden büyük çocukları kaymamaları için engellemeye çalıştı. 'omas, dit' diyerek elleriyle indirmeye çalıştı onları :))) Tabi anlatıp engel oldum.
En büyük kaydıraktan kayar hanfendi, aşağısı kurtarmaz, salıncak baya baya hızlı sallanacak, yaşına göre şiddette sallanmak yetmez :))) Hatta salıncakta sallanan çocuğa ki abisi sallıyordu çocuğu, korkmadan 'sen dit, sallanma,menim sallaycak' bile diyebiliyor cadı :))) Çocukta tuhaf tuhaf bakakaldı yüzüne kuzumun :)))
     Koştu oynadı tüm gün gönlünce ama koşarken farkettim ki, çizmesi sanırım dar gelmeye başlamış, sık sık düştü, ayakları birbirine dolandı, tabi birde ayaklarında çizme olunca bilek hareketi kısıtlandı. Anlaşıldı spor ayakkabı zamanı gelmiş kızımın. hiç bir ayakkabısı varken diğerini almadık, yani bilerek değil ama zaten en fazla 4 ay giyebiliyor bir ayakkabıyı, alınca da ayak sağlığı açısından iyisini almaya çalışıyoruz zaten.
     Şimdi bahar sezonunda spor ayakkabı alırız, yaza doğruda havalar ısınınca yazlık açık bir ayakkabı alırız diye düşünüyorum. Geçen sene terlik kullanamıyordu, bu sene farklı olarak birde belki terlik alırız kullanabilirse. Ama kızımızın KIRMIZI renk takıntısı olduğunu daha öncelerde yazmıştım, sırf bu nedenle yeni ayakkabısının kırmızı renk olmasını istiyor. Hatta akşam konuştuk; 'Ben: kızım çizmen sana dar geliyor, sana yeni ayakkabı alalımmı, ne renk alalım? N: kimızı' deyiverdi hemen :))) ama calliou da ki gibi ayak numarasını ölçme aletini istemiyormuş 'omas' diyor, bende ağzını yiyorum, iyice mıncırıyorum.
     Çok işveliydi, iyice işveli oldu. İstemediğimiz birşey yapınca yanımıza yaklaşıp, kollarını açıp sarılıyor ve 'seviyom' deyiveriyor veya poposunu sallayıp, yüzünüde gülümseme ile şirin hale getiriyor :))) Gülmeyip hata yaptığını anlatmaya çalışıyorum ama çoğunca dayanamıyor ve sarılıp seviyorum, tabiii yakalayabilirsem, yıldırım hızıyla ortamdan uzaklaşabiliyor :))) Hareketler çok seri hanfendi de, konuşması bile çoğu kez çok hızlı :))) Maşallah kızıma...
Yaklaşık 2 haftadır ara ara aklına gelip istiyordu bizden, 'tien, anne tiene bineliiiim' diyordu. Bizim yakınımızdaki AVM.lerde yoktu diye gidememiştik. Yürüyüşe çıkınca, birazda alışveriş yapmamız gerektiğinden Antares e girdik, Real kısmına geçerken gördü kuzum treni, kaçırırmıyım, alışverişi yapınca bizde bindik kızımla, çok eğlendik, her önümüzden geçene el salladık, tren efektleri çıkardık ağzımızla :))) Trene binerken aşkım kıskanmış olacak ki bize serzenişte bulundu biraz 'hep sen biniyorsun kuzum la trene, bak babalarda binmiş, bu sefer ben binmek isterdim' diye. Gel sen bin dediysemde kabul etmedi, bir dahaki sefere dedi. Zaten bu eğlenceyi kaçırmak istemezdim :))))
Dünya kadar video birikti ama ben hala bloguma yükleyemiyorum malesef. Kaç kez denedim ama olmadı :(

2 yorum:

feyza dedi ki...

ikinizde çok tatlısınız naz!a bayılıyorum çok şeker

Ferda ÜLGEN dedi ki...

Feyza teşekkür ediyorum,ne güzel sözler :)