7 Mayıs 2012 Pazartesi

Mutluluk Yeniden...

     Harika bir gündü yine :) aşkımın iş yerine ait yeşil alan, piknik alanı, açık havuz, spor kompleksi...herşey var işte...
     Hava güzel...hadi dedik gidelim, orda atıştırırız, annemde yeşillikte dolaşmaya, oturmaya bayılır, tabi bizde öyle, kuzu desen..tam onluk oralar...
     Önceden yer ayırtılan bir yer burası, yani kapalı çardaklar için, biz boş bulduğumuz bir çardak altına çöktük, annem hemen ağaç altına uzanıverdi, bizde hamak kurduk, yatırdık, bir taraftan sallıyorum, aşkımada pide siparişi verdik alsın diye, yani çadırı kurduk biz kendiliğimizden :)))
      İki asker yaklaştı yanımıza...çimlerde yatmak, ağaçlara hamak kurmak yasakmış, hatta çimlere ayak basmakta öyle!!!! Bulunduğumuz yer piknik alanı, mangal öteberisi hep var...tabi sinir olduk, dedimki kuzuma(askerlerin yanında);'kızım bu asker abiler senin hamağını sökmemizi istiyorlar, yasakmış!!' kuzu çok üzüldü, ağlamaya başladı, askerin biri 'burası çok göz önünde, belki aşağılarda olsanız görmezden gelebilirdik'.
     Tamam dedik kendi kendimize, şu pideleri hüpletelim, aşağılara gidelim derkeeen...bulunduğumuz yer önceden ayırtılmış, sahipleri geliverince kalkmak zorunda kaldık, topla öteberiyi...başka yer bul, hemen yakınında başka boş yer bulduk, hadiii göçü oraya at, bu arada pideler geldi, biz yiyip içmeye başladık, daha yarılamamıştık ki...buranında sahipleri gelmesin mi?...toplan yeniden, başka yer ara....bulamadık ta :( Gittik bir bank bulduk...haaa bu arada çay bahçesi, bar var ama oralara pideleri sokturmuyorlar :)))) Biz artık siniri geçtik te...patlama sonucu gülmeye başladık sürekli....Bulduğumuz bankta otururken yemeye devam ettik...aşkım yemedi artık, karşı ağacın altına oturdu...Derken yanımıza bir asker daha geldi ...
aşkım askeri görür görmez; 'yasak mı?' deyiverdi :))))
Asker; 'yasak k....' dedi,

Biz kahkahayı bastık, bura 4. kovulduğumuz yer dedik :))) ama artık katıla katıla gülüyorduk...
      En son güzel bir yer bulduk, hemde minderli falan, orda bari keyif yapalım dedik, aşkım, anneme çay, bize de bira almaya gitti...o sırada hava çiselemeye başladı, askerin biri burnumuzda bitiverdi, bunları kaldırmam gerek dedi :))) Yine miiiiii? :)))) Kaldırırp masanın üzerinde topladı minderleri, biz oturmaya devam ettik, içecekler gelince de içmeye... Bu sırada tuhaf bir fırtına, rüzgar ve yağmur başladı, biz bişey anlamadan minderler tepemize çıktı, biralar döküldü, üzerimde ıslandı....Annem gülmekten konuşamıyor du...artık bizde gülüyorduk zaten...bu arada annem birde Allah, kitap demeye başladı...bira içiyoruz ya, işte ondan :))))


      Neyse inat ettik kalkmadık ordan, sohbet muhabbet....
     Şimdi baştan okudum da sanki hep felaketler bizi kovalamış gibi görünüyor ama öyle değil...biz çok eğlendik durumumuzla :))) Sonra etraf o kadar güzel ki, cennetten bir köşe ayrılmış gibi, seyretmeye doyamazsınız...İşte dedim, buralarda yatırsalar, hamak kurdursalar, kalırmı bu güzelim çimler, ağaçlar, çiçekler...
     Pazar günümüzde anneannede geçti, misafirleri gelicekti, yardıma gittik kızımla, orda uyuduk biraz, misafir gelince ben kalktım yanından, bir süre sonra baktım uyanmış ama ne göreyim, yatağa kaçırmış, yani buna kaçırmak demekle haksızlık etmiş olurum, resmen şakır şakır işemiş bücür :))) Kadının yatağı batmış, yorgan batmış...Neyse sessizce üzerini değiştirip salona getirdim hanımı, bide ne desin ortaya doğru; ' anneanneee ben yatağa çiş yaptııım' ayyyy :)))) Annem 'olsun kızım kaçırmışsın, ben temizlerim' dedi, misafirler; 'aaa hiç olurmu sen ablasın, niye yaptın' dediler, bende ; 'yanlışlıkla olmuş, uyanamamış, yoksa yapmaz benim kızım' dedim.
     Eve gelir gelmez yıkandık kuzumla, ütüleri yaptım, iş-kreş günü için hazırlık yaptım, saat 11 i bulunca, uyuduk hepberaber :)

Hiç yorum yok: